• 48
    dünki maçtan sonra yaşadığım olay. mağlubiyet de futbolun içinde var. elbette hep kazanamayız. ancak hakkımız yenilip, ardından hiçbir şey olmamış gibi davranılması ve üstüne bir de ahlaksızca paylaşımlar yapılması, türkiye’de futbola olan inancımızı kaybetmemize neden oluyor. haksızlığa uğruyoruz ve derdimizi anlatabileceğimiz kimseyi bulamıyoruz.

    galatasaray gibi büyük bir takımın başına bunlar gelebiliyorsa, insan erdem timur’un şu anda nelerle boğuştuğunu düşünmeden edemiyor. haksızlığa uğrayan onca insan, derdini anlatamamanın verdiği üzüntüyle nasıl kahroluyordur kim bilir.

    siyasetten o kadar nefret ettim ki her şeyi bir kenara bırakıp futbola, galatasaray’a sarıldım. gel gör ki siyaset futbola da elini sürdü. belki hep sürüyordu ama bu sefer iyice içine ettiler.

    bu sezon bir bitse de hayırlısıyla, bu kirli lige biraz ara vermek gerek.

    (bkz: 21 şubat 2026 konyaspor galatasaray maçı)
  • 50
    zaten gol iptalinden sonra kocaelispor maçındaki sıkıntı içime çöktü, keyfim kaçtı. iptal olur olmaz hissettim yenileceğimizi.
    maç bitti ama yediremedim kendime. kalbim sıkıştı, göz kenarlarım sinirden tir tir titredi tüm gece. uyuyamadım 1-2 saatlik uykuyla sabah kalktım işe gittim.
    hala da etkisi tam olarak geçmedi. bazen düşünüyorum, keşke bu kadar sevmeseydim, bu kadar bağlı olmasaydım.
    bana etkileri uyuyamamaktan çok daha fazlası oluyor.
  • 51
    anlıyorum üzüntüyü, ben de üzülüyorum elbette ancak içinde bulunduğumuz şartlarda bu kadar abartılı reaksiyonları biraz fazla kırılganlığa bağlıyorum. yani takım 3 gün önce tarihi bir zafer elde etmiş, öyle veya böyle ligin son 10 haftasına girerken lider, hala evinde en yakın rakibini ağırlayacak ve hala bu ligin en kaliteli, en güçlü oyununa, kadrosuna sahip. üstelik de bu takım zaten 3 yıldır şampiyon oluyor, ülke futbolunu süpürmüş. yani mutlu edeceği kadar etmiş. ilk fırsatta bu kadar kırılgan bir tavır sergilemeye gerek yok. futbolun içinde mağlubiyetler var. çok iyi bir takım olsan da var, cepten yemiş olsan da var, zor bir fikstüre girecek olsan da var. ne ilk ne son. o yüzden karamsarlığı gerçekten kötü günlere bırakalım.

    tavsiyem şu: yarışta 4 puan geriye düşmediğimiz sürece bırakın karşı taraf dertlensin ''biz sami yen'den çıkabilecek miyiz?'' diye.
  • 52
    futbolculardan 1'i dahi bu durumu yaşıyorsa bu hayatta hiçbir şey öğrenememişim demektir. diyen varsa da inanmayın. hatta diyene ekstra inanmayın. hiçbiri bizim kadar umursamıyor. hiçbiri bizim gibi üzülmüyor, kafaya takmıyor. alayının dini imanı para.

    bu tüm takımlar ve oyuncuları için geçerli, bence %99.9.

    maç seçen bir takımımız olduğu da bariz maalesef.
  • 53
    üzüntüden değil, sinirden uyuyamıyorum. şu maçtan sonra okan buruk ya da futbolcu eleştirisi görmeye tahammül edemiyorum.

    yönetimsiz bir takımın taraftarıyız, elimizdeki tek aset hocamız ve ona inanan futbolcularımız. o zaman biz her türlü haksızlıkta ortalığı yakmalı ve sonuna kadar bu takıma güvenmeliyiz.

    ne oldu ya 5 günde. sümsük rakibimizden mi korkuyorsunuz. onlar da hakemle bir yere kadar gidecekler. istanbulspor, kayserispor maçları tesadüf değildi, tıpkı bu sene gibi tezek gibi futbol oynuyor ancak hakem ittirmesiyle maç kazanıyorlardı lakin bir yerde hakemin de ittiremeyeceği anlar gelmişti son saniyede falan. yine gelecek! çünkü kötüler. saha içiyle değil dışıyla ilgileniyorlar!

    mağlubiyetten çok takımın eleştirilmesine tilt oldum. yönetimimizin acziyetine, ülkedeki kurumun şemsiyesi altına alması gereken takıma düşmanca tavrına deliriyorum, siyahoğlan denen oklava evladına, muhittin denen eski voleybol hakemine, şimdilerin gözlemcisine kuruluyorum, bu adaletsizliğe deliriyorum. bunlar bir galatasaray’ı antipatikleştiriyorlar da, bunların bir derdi de o, çok taraftarı olmasın, aman diyerek…

    tam da bugün takımın yanında olmalıyız! bu takım bu sene seve seve şampiyon!

    bu ülkede takım bırakmayacağız. sadece mert bir şekilde mücadele edenler kalacak, namertleri yok edeceğiz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın