• 1851
    fazlasıyla pasif kalışına benim de artık tahammül edemediğim yönetim.
    açıkçası 3-4 gün sonra, toplu bir imza töreni ile, her birini ayrı ayrı beğeneceğimiz bir kaç futbolcunun transferinin açıklanacağını falan hiç sanmıyorum. bence elimizde umut bulut ve dany dışında herhangi bir transfer yok.

    olacağı da yok.

    engin baytar, emre çolak ve hakan balta tarafından yedek bırakılacak 2-3 göstermelik transfer yapılmasından korkuyorum. üstelik melo'suz şekilde.
  • 1854
    bir sözüm de transfer için transfer isteyen taraftara polyannacı bir yaklaşımla "siz transfer taraftarısınız yeaaaa, bi susun" diyenlere. arkadaşım kulüp şampiyon olmuş kulübün kasası parayla dolmuş, taraftar da üstüne düşeni fazlasıyla yapmış kombineler tavan yapmış, storelar full çekmekte, iyi bir taraftar elbette ki yönetimden kaliteli transfer isteyip takımının ligde uçuşa geçmesini isteyebilir. bu kadar mı zor bunu anlamak acaba. bunu anlamamak takımının iyiliği için transferi kaliteli transferi bekleyen taraftara siz gidin yeaaa demek neden? ortada uygun şartlar varsa ve uygun şartları yönetim kullanamıyorsa tabii ki eleştiricem ve başarısız dicem bu benim hakkımdır. asıl elinde fırsat varken küçük paralar uğruna bu takımın uçup gitmesini önleyen bir nevi fren olan yöneticiler suçludur. başka sözüm yok hakim bey. inşallah bize de allah bir gün tuttuğunu koparan bir yönetim layık görür ne diyeyim...
    edit: transfer yapılmazsa da takımımı sonuna kadar desteklerim! ama transferde ciddi sorunlar var ve bunu demek benim taraftarlık hakkım!
  • 1857
    12 ağustos 2012'de alınacak kötü bir sonucun altından kalkamayacak yönetimdir diye ifade edelim. rakip 12 ağustos'a neredeyse tam kadro hazırlanıyor. transferin büyük kısmı bitmiş, son 1-2 takviyelerini alacaklar. lige iyi başlarlarsa biz onları yakalamakta zorlanırız.
    yönetimin kadro şampiyon olduğu için gevşek davrandıklarını düşünüyorum. ancak bu takıma direk oynayacak isimleri getirmemeleri affedilir gibi değil. umut ve dany ya olursa oyuncularıdır. direk 11 oynamaları için bu yaz kendilerini ispatlamalılar.
    lige kötü başlarsak eylül ayında başlayacak avrupa maçları ile birlikte çöküşe geçeriz. trabzon geçen yıl şampiyonlar ligindeydi, bu yıl yok. bu bize bazı şeyleri gösteriyor.
  • 1859
    yoğun telefon görüşmeleri sonucunda almanya ve avusturya devletlerinin aldığı "türk takımlarının hazırlık maçı yapmaması" kararından galatasaray'ın muaf olmasını sağlamışlardır. wörgl kentinde 11 ve 15 temmuz tarihlerinde olmak üzere iki adet hazırlık maçı yapacakmışız. güzel haber.

    edit: kaynak; avusturya kampımızdaki ntvspor muhabiri ırmak kazuk.
  • 1862
    satılan 40 bin kombine..(bu bir rekordur) ve localar..

    şampiyonlar ligine giriş parası..

    lig tv havuz parası..

    bedelli sermaye arttırımından kasaya inen 280 milyon tl..

    rüçhan hakkı işlemlerinden kasaya giren 4 milyon liralık kar..

    reklam gelirleri..store gelirleri..

    galatasaray para basıyor..ama transferler..dany , sabri,necati, umut ...

    galatasaray yönetimi hedefini sadece türkiye ligi olarak koymuş gözüküyor..
  • 1865
    selçuk inan'dan sonra aynı takımdan engin baytar'ı daha sonra sercan yıldırım ve yiğit gökoğlan transferlerini yapan bir de bonservissiz olarak ceyhun gülselam'ı kadrosuna katan yönetim.

    selçuk ve engin'in şampiyonluktaki payı ortada. yiğit ve sercan transferleri beğenilmeyebilir ama yerli kalitesini arttırmak için bir şey yapmadılar denemez. mustafa sarp gitti ceyhun gülselam geldi. bence bu bile bir iyileştirmedir. yerli kalitesini arttırmak bir anda olacak bir şey değil. kaldı ki fatih terim, eldekilerin* değerinin fiyatları şişirilmiş anadolu takımı topçularından daha fazla olduğunun zaten farkındaydı. şu an alper potuk'a 5 milyon euro gibi uçuk bir fiyat verilmemesinin nedeni de tahmin ediyorum ki budur.

    3'e 5'e bakmadan mehmet topuz'u, gökhan ünal'ı, gökhan emreciksin'i, zafer biryol'u transfer etmek bize değil karşı tarafa özgü ve sonuçları ortada olan hamlelerdir.
  • 1866
    ( muslera, eboue, ujfalusi, melo, şelçuk inan, engin baytar ) bu adamlar başlarında terim olmasa başarılı olabilirmiydi? bu bir.. ikincisi fatih terim olmasa gs ye gelirlermiydi? hangi açıdan bakarsan bak yolun sonu fatih terim'e çıkar.. o zaman yönetimin payı nerde? son olarak da engin baytarı almak basarıysa veya elmander i biz boşuna konusuyoruz..bunların iyi performans vermesi başka, geçen sezon bir hiç iken alınması başka..bu yönetim başarısı değildir..
  • 1868
    sanırım yönetim uçuk paralar vermemek ile iyi transfer yapabilmek arasında kafası karışmış bir şekilde sıkıştı..evet gökhan ünal'ı, gökhan emreciksin'i, zafer biryol'u transfer etmek bize bir şey katmaz çok doğru ama her sene bonservissiz adamların peşinden koşmak da bize yakışmaz..papaz sürekli pilav yemez..bu tarz on tane adam alırsın iki tanesi iyi çıkar..

    ha bu işin tek yolu sürekli ucuza sıfır bedele topçu almaksa valla bende talibim yönetime o zaman..gayet de güzel yönetirim..
  • 1869
    fubol takımının başarısında fatih terim kadar başarı payı olmayan yönetimmiş.

    üç tane sorum var.

    1. fatih terim'i takımın başına hangi yönetim getirdi ?
    2. fatih terim, rijkaard kovulduktan sonra adnan polat'tan gelen hocalık teklifini neden kabul etmedi ?
    3. adnan polat döneminde hocalık yapsaydı terim 2011-2012 sezonunda yaptığı transferlerin kaçını takıma getirebilirdi ?

    diyeceklerim bu kadar çayım soğuyor hakim bey.
  • 1872
    şampiyonluğun ekmeğini yemeye devam eden yönetim... fakat, o yediğiniz ekmek yakında bitecek ve üzülerek söylüyorum alınacak başarısız sonuçlarda haklı olarak fatih terim'den paparayı yiyeceksiniz. ama sakın bize masallar anlatmaya kalkmayın. zira biz bu dönemleri 2 sezon öncesinde yaşamıştık ve ne tesadüf size çok benzeyen o aciz yönetim sezon sonunu göremedi. medya üzerinden 'fatih terim transfer için aceleci davranmamamızı istedi' tarzı haberler yaptırıyorsunuz. ancak terim'de dahil hiçbir hoca transferlerin kamptan sonra yapılmasını istemez. gelin kabul edin biz bu transfer işinden hatta futboldan hiç anlamıyoruz o yüzden futbol a.ş.'yi fatih hoca'ya bırakıyoruz diyin biz de derin bir oh çekelim.
  • 1873
    gereken transferleri yapacak olan yönetimimiz; yani bu adamların sürüyle açığını gösterebiliriz ama transferde nokta atışı yaptılar ilk sezonlarında. iki haneli sayıda yapılan transferde 2-3 tane gerçek manada yararsız isim alındı. bu sezon beklentiler daha da yükseldiği için strese girmiş olmalılar. hala devam eden borçların nasıl oluştuğunu bilen yöneticiler de bulunuyor bu yönetimde; * yoğurdu üfleyerek yemelerini anlıyorum aslında. melo için juventus ile 8 milyon euro karşılığı anlaşıldığı söyleniyor, yaptığı iş itibarıyla ve kulübün durumunu da göz önüne alırsak bu parayı ödememiz bizim için lüks şu an için. ancak melo kilit bir oyuncu güncel kadromuzda, bu lüks kullanılmalı diyorum ben.

    hamit altıntop da kadroya derinlik ve kalite katacak bir transfer olur ama hamit'in istediği söylenen ücret çok yüksek. bir de hamit son birkaç sezondur takımlarında ilk 11 yüzü göremiyor; bu başarısız demek değildir çünkü bulunduğu kadrolar son sezonlardaki en iyi 3-5 kadro arasında idi. diğer yandan bir futbolcunun sürekli yedek oturması futbolunu köreltir, bu bir gerçek. şimdi hamit fenerbahçe'den 30 milyon tl almayı garantileyen bir sözleşme yaparsa ben bu adamı tebrik ederim çünkü ederinin çok üstünde bir sözleşmeye imza atmış olur. hamit'i şu anda kim alırsa alsın kumar oynayacak çünkü ilk sezonda beklentinin çok altında kalma ihtimali var bana göre yazdığım sebeplerden dolayı. yönetimin hamit'in yüksek fiyatına razı gelmemesini takdirle karşıladım; burası arap veya çin ligi değil, kaldı ki hamit'in sadece burada o kadar ücret alabileceği çok açık. başkan'ın da petrol kuyuları veya rakibimiz gibi kaynağı meçhul yüksek geliri varsa basıp parayı alsın, allah korusun yarın öbür gün beşiktaş'ın haline düşersek gemiyi ilk terk edecek olanlar bugün ateşli biçimde transfer yapmadığı için yönetimi tefe koyanlar olacaktır, eminim.

    bana kalırsa yönetimin en büyük hatası burak yılmaz'ı transfer etmeyi başaramaması oldu; son senelerde bu kadar fazla gol atan bir gol kralı çıkmamışken ligimizde, ayağımıza kadar gelen fırsatı değerlendiremememiz hiç iyi olmadı. baros'un satışından gelecek meblağ, bu transfer için harcanan parayı az da olsa tolare edecekti. hem de takım soru işareti dolu yabancı bir forvet yerine ligi domine etmiş bir forvet kazanacaktı. bu transfer de biraz kumar olacaktı burak özelinde ama en azından etiketi iyi bir forvet almış olacaktık. inşallah son dakikada bize gelir burak; selçuk ile oldukça uyumlular, sürüyle gol attırır selçuk eğer gelirse burak'a.
  • 1874
    ilkönce yönetimi ikiye bölerek başlayalım. ali dürüst, abdürrahim albayrak gibi gelenekçiler ve sedat doğan adnan öztürk gibi yenilikçiler. yönetimin kendi içindeki tartışmaları başından beri bitmedi ve bu farklılıklar bitecek gibi de gözükmüyor. yeni konumuz yönetimin başarıdaki payı ve terimle olan ilişkileri.

    tam tarihler aklımda değil ama kronolojik olarak gelişmeler aşağı yukarı şu şekilde gerçekleşti;

    -ünal aysal başkan seçildikten sonra ntvspora çıktı ve orada terimin heyecanını kaybettiğini ve yabancı bir hocayla çalışmak istediğini söyledi.

    -ali dürüst ve albayrak sayesinde yönetim terimle anlaştı. hatta imza töreninde terim albayrağın verdiği kalemle attı imzayı ve törende ali dürüst vardı sadece.

    -transferler konusunda özellikle isimlerin deşifre olması yüzünden terim ve yöneticiler arasında kavga çıktı. bunu basın toplantısında terimin dile getirmesi üzerine sedat doğan da karşı yönde bir açıklama yaptı.

    -melo transferini terimin çok istemesine rağmen sedat doğan ve adnan öztürk maliyeti nedeniyle karşı çıktı. terimin bastırması üzerine melo gelince bu isimler maliyet konusunu basın önünde dile getirdi. *

    -liverpool'u 3-0 yendiğimiz maç sonrası basın toplantısında terim resmen esti gürledi. "yönetim masasında toplantılar devam ederken, birkaç gazeteci var gibi. kendi içimizde halletmeliyiz bazı şeyleri" diyerek açık açık yönetimi eleştirdi, ki bunu daha önce yaptığını hayatımda hiç görmedim.

    -bülent tulun koordinatör? olarak floryaya yerleşti. terim açık açık onu istemediğini belirtmesine rağmen yönetimdeki diğer isimler tulunun orada olmasını istedi. florya meydan savaşını ali dürüst ve albayrak sayesinde terim kazandı ve tulun arenaya gönderildi. terim ve yönetim arasındaki gerilim iyice arttı.

    -galatasarayın sezona iyi başlamaması üzerine nedense eric geretsin birden galatasaray kayseri maçını arenada izleyesi geldi ve arenada maçı izledi. tabi ki bu işte de yönetimin "terimi istemeyen" kanadının bir etkisi yoktu. tamamen tesadüftü gelişi eric geretsin. ne de olsa gerets sene başında malum kanat tarafından terim yerine istenilen teknik direktördü.

    -akabinde terimle birlikte çıkışa geçen takım, 9 puanlık fark ve şampiyonluk geldi. sezon bitti terim transfer listesini verdi. istediği isimler hamit, burak, gökhan töre, sercan, hiçbiri gelmedi. yüksek maliyetlerinden dolayı hiçbirinin transferi gerçekleşmedi. takım yine kampa eksik gitti. terimin ne kadar moralinin bozuk olduğu gazeticelere söylediği transfer olursa beraber öğreniriz ben de bekliyorum ve taraftara söylediği bende meloyu istiyorum ama ne yapabilirim açıklamalarından belli.

    şimdi bütün bunların üstüne şampiyonlukta yönetimin payı var diyorsanız, ben daha da bir şey demiyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın