• 1
    her seçim döneminde ortaya çıkan durum. bir grup var "onlarda koç var, bize de sabancı gelsin", "cebinden para koycaksa gelsin", "transfer yapamayacaksa gelmesin" diye yorumlar yapıyor. arkadaşlar sizin vizyonunuzu seveyim. çıkarın o vizyonunuzu bi çeyrek altın takayım.*

    başkan dediğin vizyoner olmalı ve zamanla icraatları kendi gitse de devam etmeli. başkan dediğin doğru hoca profilini çizmeli, doğru transfer bakış açısını getirmeli, kulübü diğerlerinden ayıran özellikleri varsa onlarıı sivriltmeli, kötü yanları varsa onları gidermeli. başkan kulübü hazıra alışmaktan kurtarıp üretken yapmalı ama bu grup ne istiyor? zengin olsun.

    kulübün başına gurrpegi veya kaideyi taciz eden istisnayı getir, ceplerinde yoksa yüreklerinden verirler, kulübe yön çizerler, 3 sene 5 sene sabredersin ama kulübü bir kalıpta görürsün. kalıp dediğim kek kalıbı değil tabi.*

    hatta benim zihnimdeki başkan profili doğru bir sportif direktör getirebilen, teknik direktör ile sportif direktörü ahenkle çalıştırabilen ve kulübü maddi ve sportif başarılarda tedricen artan şekilde ses getirici hale getirendir.

    aziz yıldırım'ın getirdiği "başarılı olanı parayı basıp al" dönemi bitti gençler. kalmadı. dönem hocaya doğru bütçeyi tahsis etmek, kulübün politikalarını uygulamak ve yönetimi ile birlikte kulübü doğru temsil etmek. kazanınca kameralara sırıtan, kaybedince otoparktan kaçanlarla değil, kulüp için harcanan her kuruşu en iyi şekilde kullandığını da şeffaf şekilde ifade edebilecek bir başkandır. kameralar önünde de galatasaray duruşunu gösterebilen bir başkandır.

    evet, kuruş değil duruş.
    evet, transferle ilüzyon değil planlarla vizyon.
    evet, ben başkanım demek değil biz galatasarayız demek.
  • 2
    bu zihniyetten yarar gelmediği halde hala bu görüşü savunan maalesef bir çok taraftarımız var. twitter'da başkan adaylarıyla ilgili atılmış olan tweetlerin altına yazılanları okursanız bunu çok net görebilirsiniz, bir çok kişi ''parası var mı?'', ''zenginse gelsin'', ''transfer yapacaksa gelsin'' şeklinde yazılar yazıyor.

    cebinden para koyacak adamdan galatasaray'a hayır gelmez. dursun özbek bunu yaptı, şimdi en zor zamanlarımızda parasını içeriden geri almaya çalışıyor. mustafa cengiz ve abdurrahim albayrak da bunu yaptı, pandemi ve muhtemel seçim ihtimalinden dolayı içerideki paralarını geri aldılar ve bu yüzden kulüp 2020 yaz transfer döneminde transfer yapamadı.

    bu adamlar paralarını kulübe hibe etmiyorlar, kasa kolaylığı sağlıyorlar. en azından bizim külüpte işler bu şekilde yürüyor, rakip camialarda hibe eden başkanlar da var ama bu bile kurtarmıyor kulüpleri. mümkünse yeni gelecek yönetim kasa kolaylığı sağlamasın, galatasaray şahıslara borçlanmasın. sonra kulüp hisselerine el koyup satmakla tehdit ediliyor kulüp.
  • 3
    ülke futbolu olarak neden 90'ların sonu 2000'lerin başında kaldığımızı ispat eden olgu.

    el oğlu 2020'de altyapısından oyuncu yetiştirme, altyapı geliştirme, özkaynağa dönme derdine düşmüş. biz halen başkan adayının hesap cüzdanından (hesap cüzdanı mı kaldı la, mobil bankacılığından diyelim bari) medet ummaya çalışıyoruz.

    ki ffp diye bir bela var, çakıverirler cezayı öyle gözüne far tutulmuş tavşan misali kımıldayamazsınız bile.

    şimdi diyeceksiniz ki "öö fönörböhçö lömöt" falan. adamlar bu kuralın bir şekilde etrafından dolandı. koç grubunun italya'daki ortaklarını ve onların sponsorluklarını falan üstün körü araştırınca sonuca varıyorsun ancak muriqi transferi + bankalar anlaşması onlara limit rahatlığı sağladı. yani fenerbahçe, koç grubunun bünyesi ve kredi parasını yiyor şu anda afiyetle. yarın öbür gün elbet bunlar patlayacaktır, nasıl fikret orman dönemi patladı değil mi ama? bekleyip görünüz.

    bir diğer olgu kasa kolaylığı. arkadaşım, gerek yok. vallahi yok. siz bu markayı adam gibi yönetin, oyunculara verilecek ücretleri falan abartmayın, bütçeleri düşürün ve "al yıldızı (ölmüş bile olsa al) oynasın" takımından "sistem takımı" durumuna geçiş yaparsan, buna da gerek kalmaz. bizim yönetimlerimiz geliri arttırıp gideri düşürmek yerine kasa kolaylığı sağlamayı marifet sayıyorlar. al işte dursun aydın özbek sağladı kasa kolaylığı, ne oldu sonra? aldı hisseleri gitti "ya paramı verin ya bunları satarım" diye bizi tehdit etti be!

    velhasılı bizim kafaları çok değiştirmemiz gerek çok.
  • 4
    kurtlar vadisinin o efsane ilk 97 bölümünü seyredenler bilirler, iplikçi nedim isminde bir karakter vardır. konseyin kara para makinesidir. konseydekilerin hepsinin toplamından daha fazla parası vardır ama 1 gram gösterişi yoktur. abdulhamit döneminde çıkan renault marka otomobile biner, gram para harcamaz, harcayandan da hoşlanmaz. ''ha paramı ha canımı'' der hatta. ikisini ayrı tutmaz. ''cana geleceğine mala gelsin'' romantizmine girmez, realisttir, olması gerektiği gibidir. hatta gerçek hayatta nesim maliki isminde bir yahudi para babasının tezahürüdür iplikçi nedim. gerçek karakter de renault arabaya binip gram para harcamazmış. her neyse iplikçi diyorduk...

    parayı sevmez, parayı kazanmaktan hoşlanır. onun için para amaç değil araçtır. nerden geldin bu konuya derseniz, ben koç, sabancı, rockefeller falan görmek istemem bize başkan olarak. cem uzana bile siktir çekmiş kulübüz ki cem uzan bu bahsedilen zenginlerden çok daha fazla parayı sayabilirdi bize. onun da önünü kestiler ya, neyse...

    bize iplikçi nedim tarzı başkanlar lazım kardeşlerim. bol parası var denmeyecek, gerekirse çok yakıyor diye tesisteki elektrikleri gece 02.00'den sonra kestirecek adamlar lazım. değilse haydan gelen huya gider. bize para harcatacak değil, tasarruf ettirecek birileri lazım. çok zengin, şatafatlı, o bu şu bunu yapamaz. söz konusu iplikçi nedimse kralını yapar, bulun öyle birini getirin, arkanıza yaslayıp seyredin tüm branşları. o kadar emin konuşuyorum..

    iplikçi nedim'i tanımayanlar için anme hizmeti;

    https://www.youtube.com/...A4cGqJeNE&t=679s
  • 5
    bunu sevenler vardır eminim. ama geldiğimiz noktada bu kulüp beyaz yaka ile yönetilecek durumda değildir. adnan polat, ünal aysal, dursun ozbek, mustafa cengiz; biraz arastirirsaniz hepsinin kendi döneminde kulübe kasa kolayligi saglandigini görürsünüz çünkü başka türlü dönmüyor. ki şimdi iyice kötü halde.
    parası olmayan başkan ve yönetim bu takımı yönetir; fatih terim 1m euro kazanir, bütün futbolcular 1m euro ve altına düşer, galatasaray storelar kapatılır ve online store döner, galatasaray tv kapatılır, bundan sonra 1-2m euroluk futbolcular alınır, elde para edenler satılır (luyindama, marcao), şampiyonluk değil borç azaltma parolası koyulur.
    ama bunun olacağına inancım sıfır olduğu için parası olan yönetimin gelmesi şart gibidir.
  • 6
    fetiş değil, realite...

    tamam koç , sabancı olmasın ama bankada en az 3-5 milyon dolar karşılığı parası ve ciddi gayrimenkulünün olması ş-a-r-t..

    teminat ve kasa kolaylığı sağlayacak başkan olmazsa , bütün işler kilitlenir, iş yapamaz kulüp.
    realite bu..
    duygun yarduvat’ın suya sabuna karışmayan, “ birazcık o da hevesini alsın” mahsuscuktan başkanlığı dışında , bütün başkanlar kişisel teminatların altına imza atıp kasa kolaylığı sağladı.

    burak elmas’mış. siz nerede yaşıyorsunuz yahu?
    ne yapar? aile şirketi iflas etmiş, sonra da godivanın genel müdürü.
    godivanın sahibi murat ülker. hani o fenere koca salonu yapıp hibe edip basket takımına final four hakkını veren adam. nasıl olacak o iş?