4651
aptal yerine konmaktan sıkılmıştır. kimseyi kolay kolay istifaya davet etmez ama geçen sene cl rezilliğinden sonra takımdaki eksiklerin yerine adam akıllı transfer bekler. gözü yıldızda değil düzgün transferdedir. zira bu taraftar grubu türkiye'de ve dünyada sayıca oldukça fazladır. maçlara gider, ürün alır, takımını her yerde desteklemeye çalışır. doğal olarak beklentisi de iyi bir takımdır. alman rakibine karşı 2 maçta 8 gol yiyerek ne yurtdışında bulunan alman arkadaşlarının ne de yurt içindeki ezeli rakip taraftarlarının dalgasına maruz kalmak istemez. gururludur. yalapşap değildir, bir hata yapılmışsa bedelinin ödenmesini ister, şike yapmışlar gibi 'kim yapmadı ki yeaaaa' demez. efendice 'bizi küme düşürün' der. hak edene hak ettiğinin verilmesini ister. demokrattır. kimseye boyun eğmez. yüzünü hep batıya dönmüştür. garbın güçlü takımlarının yapısında olmak ister, tineri derinden çekip de 'şampiyon yap bizi .ötümüzden mik bizi' demez. gerçekçidir, domestik şampiyonluklar bu taraftar grubunu hiçbir zaman kesmez. işi gücü avrupadır. yenemiyorsa bile yenilirken rezil olmamak ister. bilmem anlatabildim mi?
4652
bilgisayar oyunları oynaya oynaya vicdanları azalan gençler hakkında bir makale okudum. en genç taraftar profili de bizim taraftar. hocanın kellesini isteyen taraftar da bu taraftar. allah hocaya sabır versin.
4653
sagmal inek olmaktan daral gelmistir. adam yerine konmak ister adam! karsisinda delikanli gibi yonetici gormek ister. cilek degil yildiz alacagiz diye artistlik yapip sonra ölü taklidi yapan adamlardan bikmistir. vizyonu papermoon'da sampiyonluk paylasmak olan adnangillerden de o sampiyonluklara tav olan biatci kufurbazlardan da ileridedir. formasi ikinci olan takima sampiyonlugun basari olarak pazarlanmasi ancak yeni bir kadroya sabir icin kabul edilir. ikinci senesinde bu yeni kadro gruptan cikiyorsa, ucuncu senesinde de ayni basari tekrar edilebiliyorsa dorduncu senesinde de besinci senesinde de bu sinirin altina dusmek istemez. cunku o kupa ve borclar sadece minimum avrupa basarilariyla hallolabilir. buyumenin de yolu yatirimdan yani borclarin buyumesinden gecer. taraftardan para isteyen ve ona sampiyonlugu buyuk basariymis gibi pazarlamaya kalkisanlar hesap etsinler ki mevzu bahis taraftar kitlesi yolu ve hedefi gostermistir. pazarlanan sozde basarilar bu taraftari asla tatmin etmeyecektir. bu basarilara guvenerek taraftarin askini ellerinde rehin tutanlarin devri gecmistir. skorlar ve kisa vadeli basarilar icin susmayi destek zannedenler buyuk amaci kucuk zaferlere tercih eden fenerli arkadasina caka satmayi galatasaraylilik zanneden taraftarlaridir ve uyanmalari ise ancak ve ancak galatasaray'in basarisizligiyla mumkun olacaktir. buna ragmen, gercek galatasaray taraftari, cetelere ve berbat yonetimlere ragmen takimini desteklemistir. gelmis kotunun iyisi basari ise yonetim endeksli kanaat onderlerinin kufurbaz ve ad hominem goygoyuyla skor taraftarini uyutmaya devam etmistir. gelecek donem ortasahasinda direncli futbolcusu olmayan takim, sag beki olmayan takimin en atesli skor taraftari tarafindan bile sampiyonlar liginde umut vermemektedir. olasi lig felaketi ise borclarin odenememesine ve bu fakir edebiyatinin devam etmesine, sevgilinin sozde para babalarinin zincirlerinde daha da tutsak hale gelmesine sebebiyet verecektir. 14/15 senesinde verilen sartli destegin sarti cope gitmistir. hoca secen oyuncular mukavele yenilenmis zam yapilmis, denge soylemleriyle fakir edebiyatiyla bas taci edilmislerdir. yarsuvat doneminde staj yapanlarin baskanligi 3 aylik degil 1 senelik donemi kapsamaktadir. tum bu ahval ve serait icinde galatasaray taraftari avarel gudumlu taraftar gruplarinin ve onlarin kufurbaz kilcal damarlarinin gayet farkindadir. duzeyli ama inatci muhalefeti de sozluk dahil her platformda sozde romatik taraftarin hakaretamiz protestosuna ragmen devam edecektir. cunku galatasaray'in kurtulusu oncelikle onu esir eden icrek yapinin yikilmasiyla mumkun olacaktir. bu yapinin yikilisi da emin olun ki sahadaki sozde basarilardan bagimsiz gerceklesecektir. basarisizlik sadece katalizor islevi gorecektir. hicbir galatasaray taraftari basarisizlik istemez. galatasaray bugun kupa alacaktir ve bunun icin herkes dua edecektir. ancak kupa alinsa da alinmasa da sampiyon olunsa da olunmasa da avrupa'da basari getiremeyenler, mali yapiyla bas edemeyenler bunun tersini yapabilecek olanlara koltuklarini birakmakla yukumludurler. kavgamiz gelecek yonetimlerin bu futbolcuya dayali duzeni devam ettirmeyen ama en onemlisi de 2 dedenin isaretiyle gelmeyecek bir karakterde olmalarina yoneliktir. bunun karsisinda olan biatci yapiyla da mucadele her platformda devam edecektir.
4654
bugünlerde tam istediğim tepkileri veren taraftardır. geçte olsa gerçekleri görüp ona göre tepki koyabilmektedir. sadece kupalara endeksli olmaktan çıkmaya başladık. futbolun güzel oyundan ibaret olması gerektiğini hatırladık. geçen sene oynanan sikko futbola dayanacak arkadaşlar varsa eyvallah. ama bu taraftar artık güzel futbol izlemek istiyor, kağnı gibi top oynayan takım izlemek istemiyor. elin bebelerinin bizi ne hale düşürdüğünü geçen sene şampiyonlar liginde bol bol gördük. umarım benzer manzaralarla imtihan edilmek zorunda kalmayız bu sene.
edit: ahahahahahah adam lucescu'ya falan gitmiş amk!! sana umut bulut müstehak kardeşim, sen bozma böyle devam.d
edit2: hamza hamzaoğlu fan cluba selamlar.
4655
2002de de güzel futbol isteyip lucescunun gönderilmesine destek veren taraftar. gerçekler buysa çok önceden görmüş yani.
gerçi biraz yanlış görmüş, korkak ve sıkıcı oynatan köylü luce gittikten sonra pek güzel futbol izleyemedi.
genelde yanlış görüyor zaten. örnekleri saysam burdan köye yol olur. hamza hocanın ve lucescunun ortak mevkiine yani.
neyse, yarın son 4 aydaki 3. kupaya da kulp takacaktır inşaallah.
4656
çok ileri görüşlü bir taraftar grubudur, o kadar ki; geçen sezon bugünlerde sinyor cesare ile şampiyonlar liginde başarıdan başarıya koşacağımızı, tark'ın sabri'ye forma göstermeyeceğini söylüyorlardı. siz siz olun böyle ileri görüşlü adamların lafını dinleyin.
4658
bir ay önce "carol kim amk! adam gibi transfer yapın!!" derken bugün ilk resmi maçta carol olmayınca "carol niye yok? #hamzahamzaoğlu istifa!!" diyen vizyonlu kişileri de barındıran topluluk. bu kadar da kendinibilir, çaplı, vizyoner. adamlar şuurlarını kaybetmiş haberleri yok. balık kadar hafıza bile yok bunlarda.
4659
aristokrasi yalakaları tarafından lucescunun gönderilişi bile uzerine yıkılan taraftar. hatırlatalım lucescuyu gönderen faruk süren i indirip stadı tem kenarına taşıyan mezunlar derneğinin başkanı rahmetli özhan canaydın'dı.
4660
artık taraftar olma özelliğini kaybetmeye başlamış, "yenilsen de yensen de taraftarın senle üzüntünle sevincinle seninle birlikte" şarkılarını unutmuş, şımarıkça sadece kendi dediği olmadı diye takımının mağlubiyetinden zevk alır hale gelmiştir. sanırsınız ki hepsi disiplinli, çalışkan, başarılı, söylediği o güzel sözleri hayatına hakim kılmış mükemmel kişiler. sanırsınız ki herşeyi bilen onlar. bir youtube videosu iki gazete haberi bir tv programı biraz da fm oyunu ile uzman olmuşlar. olun, konuşun, yazın çizin, ilk dakkada istifa deyin, önünüze geleni ıslıklayıp yuhalayın bişey demiyorum da siz kendinizi tatmin edeceksiniz diye benim mutluluk kaynağımın mağlubiyetini isteyecek seviyeye gelirseniz o zaman siz galatasaray değil sadece kendi egonuza taraftarsınız demektir.
4661
şu an itibariyle hamza hoca'ya yönetime verilen tepkilerde çok haklı bence taraftar. sınırları aşmadan küfür etmeden eleştirebilmek çok olumlu bir şey. ama sosyal medya bu kadar yaygın olmasaydı taraftar birbirini bu kadar gazlamayacaktı, ibrahimovic haberleri bu kadar yayılmayacaktı ve bunun gibi birçok şey daha var. şimdi merak ettiğim bir şey var petre bratu gibi transferlerin yapıldığı dönem sosyal medya bu kadar yaygın olsaydı ne olurdu?
4662
abi bu taraftar değil miydi "tek eksik o kupa sıra sende avrupa" diyen? ne ara türkiye süper kupası'nı rezalet bi oyunla aldıktan sonra her şeyi tozpembe görür oldu? beyler yapmayın etmeyin, her şey güzelleşti mi şimdi, geleceğe umutla bakmamız için ne sebep var? kendinize gelin.
4664
geçen sene bugünlerde cesare prandelli'den, tarık çamdal'dan umutlu olması gayet doğal olan taraftar. cesare prandelli italya milli takımını 2012'de finallere çıkarmış, 2014'te ise takımın form düşüklüğünden dolayı ilerleyememiş ve kendisi hakkında olumsuz hiçbir şey söylenmeyen bir teknik adamdı. tarık çamdal ise skora etki olarak değil ama oyun olarak müthiş oynamıştı eskişehirde 2013-2014 sezonunda, benim takımda belki de en sevdiğim 2-3 adamdan biri olan telles'in kanadını baya işlemişti hatta.
ayrıca aydın yılmaz'ın sözleşmesinin uzamasını engelleyen taraftardır. ultraslan yüzünden galatasaray taraftarı stadta kendini tam olarak ifade edemiyor o ayrı bir konu bence.
4665
bu sene saçı başı statta, tv karşısında dökecek taraftar. allah sabır versin hepimize.
4666
eminim, şansa bala, rezil bir futbolla yunanistanın zamanında euro 2004'ü aldığı gibi şampiyonlar ligini kazansak '' böyle futbolla alınan kupanın amına koyayım'' diye ortalıklarda dolaşacak taraftar tipini bünyesinde barındıran topluluktur.
4667
hamza hamzaoğlu'nu ve mevcut durumu savunanları görünce la haine filminin meşhur repliği geliyor aklıma. ''bu düşen bir toplumun hikayesi. düşerken kendini rahatlatmak için şunu tekrar edermiş: buraya kadar her şey yolunda. buraya kadar her şey yolunda. buraya kadar her şey yolunda. önemli olan düşüş değil.''
illa yere çakılmamız mı gerekiyor?
4668
kupa aldığımız günde bile eleştirisini esirgemeyen, tatlı su balığı kılıklı iyi gün taraftarı değildir..
4669
kendi takımına kendi oyuncusuna saygısı olmayan taraftar. eminim fenerbahçe ve beşiktaş taraftarı daha çok saygı duyuyordur şu takıma ve hocaya. kazandığı maç sonrası kazandığı kupa sonrası üzülen taraftar mı olur! adam geldiği ilk sezonda çifte kupa kazanmış yeni sezona yine kupayla başlamış ve bu alanda ilk olmuş yine hocaya vuruyorsun yine vurabiliyorsun. okuduğum başka bir şey şu oldu: hocanın hiçbir oyuncunun gelisimine katkısı yokmuşmuş.
bak bunu yazman için ya doğru şeyi izlemiyorsun ya da afedersin geri zekalısın. ben kupa kazandığımız bir akşam bunları değil takımın eksik yönleri nedir, hoca neyi doğru neyi yanlış yapıyor, sahada oyuncu ne oynadı gibi şeylere entry yazmam lazım. anlatıyoruz ama kime ne anlatmaya çalışıyoruz. taraftarlık müessesesi sabır gerektirir az biraz da saygı ve terbiye gerektirir. böyle olamıyorsan da olana, olabilene bari laf söyleme de ne halt yersen ye.
4672
aydin.... tamam!
sercan.... tamam!
melo... tamam!
podolski... tamam!
sirada sag bek var! yuklenin!!!!!
4673
sürekli olarak memnuniyetsiz ve sürekli isyandayız. ama iş kulübe katkıya geldiğinde eleştirdiğimiz galatasaraylı iş adamlarından farksısız.
edit: yazdığım enrty de bir genelleme yaptım, çünkü oldukça fazla taraftarımız bu profile uyuyor ama herkes üzerine alınmış. üzerine düşeni yapana zaten lafım yok onların bu lafı üzerine de alınmasında gerek yok gerekeni yapmayanlar üzerine alınsın yeter.
4674
çok yakında hollanda'da sayıları bir artacaktır.
ulan birinci torbadan eindhoven gelse bir taşla 5 kuş falan vurmuş olurum.
4675
taraftarlık psikolojisine bakınca iki ana tip farketmek mümkün. galatasaray taraftarı olarak biz de bundan ayrı değiliz.
1) sportif taraftar. sporu seven, futbolun bir oyun olduğunun farkında, kendisi de spor yaptığı için bu oyunun içindeki insan faktörünün farkında, buna isyan eden değil, daha çok bu yüzden oyundan keyif alan taraftar. bu oyunun dışında başarılı olduğu veya olmaya çalıştığı bir iş/eğitim/cinsel/sosyal hayatı olduğu , bu yüzden hayatını futbola endekslemediği için koyu taraftar oluyor ama bizim bildiğimiz anlamı ile fanatik nadir oluyor. genelleme yapmak gerekirse, almanya ve alman taraftarlar en önemli örneğidir.
2) egozentrik taraftar. spor yapmayan, bu yüzden sahadaki dinamikleri ancak medyada kendisine anlatıldığı kadar kavrayabilen taraftardır. bir sevgiden de bahsetmek güç, zira burada amaç hayatta sahip olunamayan ait olma duygusunu, birşeyler başarma sevincini ve haklı çıkma tatminini yaşamaktır. özellikle "adam haklıymış" dedirtmek için anti hakancı, anti terimci, anti hamzacı, anti burakcı vb vb olunur. bu taraftarlık tipinde yaşanan başarılar gerçek anlamda ruhsal tatmin yaşatamadığından (eninde sonunda taraftar evine dönüp kaçmaya çalıştığı hayatı ile karşılaşacaktır) kısa ömürlü olur. 1980'lerde bir şampiyonluk sevinci 4-5 ay sürerken, şimdi bu sadece günler ile sayılıdır. ego tatmini (asla gerçekleşmese de) klasik anlamda taraftarlığın ve takımın başarısının önündedir.