• 16801
    yenilgiler sonrası girmeyi hiç istemediğim platform. şampiyonlar ligine gidemememiz çok üzücü. hem gelir hemde prestij açısından önemli. oyuncu transferinde bile zaman zaman kolaylık sağlıyor. ama mağlubiyet sonra tepkilerin aşırı olduğu bir gerçek. muslera’ya kızan, hemen kovulmalı diyen var ya! adam 5 dk önce yaşanan gerginliğin etkisinden çıkamayıp yapmaması gereken bir hareket yaptı. eleştirelim anlarımda kovulmalı nedir ya?
    okan kovulmalıcılar var birde. öneri olarakta ciddi ciddi tudor gelmeli falan diyorlar. gittiği hiç bir takımda tutunamamış adam. boşta şuanda.
    tuchel’ciler var birde. o bayern’i şampiyon yapamamış adam.
    fatih terim’cilere ne demeli. kendisi yan pas geri pas bıktırmıştı. ebedi imaparatorumuz ama olmayacak oyuncularla olmayacak işler deniyordu.
    başarı gelecekse istikrardan gelecek.
  • 16802
    her sabah uyandığımda mutlaka girip bir kontrol ederim ne var ne yok diye.
    maalesef galatasaray'ın durumu o kadar kötü ki buraya her girdiğimde canım sıkılmaya başladı.
    2.5 ay önce burada konuşulan konular; daha iyi nasıl oluruz, ne yaparsak bir adım daha öne çıkabiliriz, kadroda nereleri güçlendirmemiz gerek vs...
    şimdi her girdiğimde tostos dursun yine ne işler çeviriyor, yönetim galatasaray'ı nasıl hortumluyor, alınan oyunculara verilen paraların anlamsızlığının altında ne gibi anlamlar var, beşiktaş ve fenerbahçe nasıl bir anda bizden bu havayı aldı...
    gerçekten her şey 180 derece terst dönmüş, her şey çok kötü.
    galatasaray o kadar berbat işler yapıyor ki 3 hafta sonra askere gidecek olan bana gün saydırmaya başladı, keşke yarın gitsem de şu gündemden uzak kalabilsem der oldum.
  • 16803
    bugünlerde okuduğum her entryde okan buruk gömülüyor. hem hakaretle hem de cıvık esprilerle. yapmayın beyler hocanın hatası elbette var, olacaktır da. ancak bunu doğru argümanlarla yapın, ergen twitter kullanıcılarının söylediklerini buraya taşımayın. ayıptır. her değerimizi harcamayı çürütmeyi çok seviyoruz maalesef ancak en ufak bir ihtiyaçta da yine bu değerlerimize sarılıyoruz veya arıyoruz. eleştiri noktalarının birinci müsebbibi kendisinden ziyade yönetimdir.
  • 16804
    sonradan müslüman olan sahabeler “cahiliye dönemi” için: “helvadan put yapar, karnımız acıkınca da yerdik” dermiş. sözlüğün çoğunluğu da öyle. helvadan put yapıldı, “imparator”luk mertebesine bile çıkarıldı, gelinen noktada herkes helvayı yeme peşinde.

    işler yolunda gibi giderken, henüz şampiyonlar liginden bile elenmemişken okan buruk için yazdığım eleştirel yazıyı seri şekilde eksileyen, özel mesajla laf sokmaya çalışan, futboldan hiç anlamadığımı hatta daha da ileri gidip aslında kadın olmadığımı, galatasaraylı gibi görünen fenerbahçeli bir erkek olduğumu söyleyen kullanıcılar şimdi hararetle “okan buruk gitsin” diyor.

    yeri gelmişken hakkını vereyim; o entry sonrası mesaj yazanlar arasında tek istikrarlı kişi var: carcharoth. o gün de okan hocayı hunharca savunuyordu, bugün de savunuyor. dilerim onun da gözleri açılır.
  • 16805
    ciddi bir inceleme ve ardından temizlik yapılması gereken sözlük.

    eleştiri ve düşünce özgürlüğü kisvesine sığınıp galatasaray değerlerine hakaret eden, aşağılayan, taşşak geçen, takıntı yapıp siyaha beyaz diyen ne kadar yazar varsa tespit edilip sözlükten uçurulsun.

    hakkıyla eleştirenler başımızın tacı. olması gereken ve ihtiyacımız olan da o zaten

    yine kurtlar vadisi'nden gelsin
    "bana makosenlerimi giydirdiniz"

    42 yaşında adamım şu sözlüğü okumaktan büyük keyfim yok, sabah ritüelimdir afedersiniz sıçarken sözlüğü açıp gündeme bakarım. hayatımın büyük bir parçasıdır sözlük.

    ama bu saatten sonra işi gücü bırakıp bu tiplerle uğraşıcam.
  • 16806
    maalesef çağın gerisinde kalmaya başlayan sözlük. 2000 - 2010 civarının amatör internet ruhunu korumaya çalışmak iyi niyetli bir davranış ama kuralları güncel ihtiyaçlara göre değişmedikçe ciddi sorunlar doğması kaçınılmaz oluyor.

    kurallar fazla esnek. kişiye göre yorumlanabiliyor. bu da moderasyonun keyfi elemeler yapmasına yol açıyor.

    bazı kurallar artık ciddi şekilde anlamsız. aynı başlığa yazılmış bir entry'e bakınız verilememesi mesela. sözlük kavramıyla forum kavramının ayrıştırıldığı, daha doğrusu sözlüklere gereğinden fazla anlam yüklendiği erken dönem internet kültüründe mantıklı olabilir ama bugünün sosyal medya kullanım şekliyle alakası yok. sözlükler doğduğunda bugünkü anlamıyla sosyal medya yoktu, kullanıcıların beklentisi, iletişim dili ve şekli farklıydı. hatta daha dürüst olalım, bu kurallar büyük oranda ekşi sözlük'ün kendini yeni bir marka olarak konumlama çabasının ürünüydü. biz hala ekşi sözlük'ün 20 yıl önceki ticari kararından muzdarip olmamalıyız. forum mu kaldı da "forum tarzı entry" diye bir silme gerekçesi var? ekşi sözlük kendisi bile bu kuralları terk etti, galatasaray sözlük dışında bir tane sözlük klonu kalmadı ama o dönemin köhne kuralı burada hala dimdik ayakta.

    "sözlük adabına aykırı" gerekçesi tam bir facia. topluluk yönetiminde böyle muğlak kurallar kaos ve adaletsizlikten başka hiçbir şey getirmez. adap ne? sınırları neler? birbirine çok benzer iki entryden birinin adaba uygun birinin aykırı olduğuna nasıl karar veriliyor? moderatörün adabına uymak zorunda mıyız? koyun oraya açık ve net hukuk kurallarını geçin. kavga gürültü istemiyorsanız da her türlüsünü engelleyecek net kurallar koyun, bitti. az biraz tartışabilirler ama çok ileri giderse ben müdahale ederim kafası biraz amatör kalmıyor mu bu çağda? bu kadar muğlak bir şeye ne gerek var?

    burası bir topluluk. sözlük yönetiminin topluluğun huzurunu koruması gerekiyor. ama her dönem birkaç yazar çıkıp kuralları bir şekilde atlatıp formatın topyekun bozulmasına yol açabiliyor. bu da çelişkili bir yönetim doğuruyor. köhne kurallar bunu engellemiyorsa kuralları değiştirin, sorun çıkaran kişi arkadaşınızsa psikologa götürün. sözlüğü doğru şekilde kullanmak isteyen insanların rahatsız edilmesine izin vermiş oluyorsunuz, kime ne faydası var?

    daha önce de söyledim. burası değerli bir mecra. ben mesela senelerdir rafine bilgiyi almak için tercih ediyorum. sosyal medyada milyonlarca yalan arasından doğru bilgiye ulaşmak yerine burada paylaşılmış doğru, kaynaklı bilgileri okumak hem futbolu takip etmemi kolaylaştırıyor hem de ciddi vakit kazandırıyor. çok iyi analizler yapan, farklı branşları takip edip farklı bilgilerle sözlüğü zenginleştiren çok önemli yazarlar var. geçmişte daha da çoktu. burayı haber, röportaj, makale hazırlarken çok defa kullandım. çok kişinin kullandığını da biliyorum. sözlüğün bu değerleri ön plana çıkarıp kendisini güncellemesi gerekiyor.

    2000'lerin başında değiliz. sosyal medyasız bir dünyada değiliz. ekşi sözlük'ün kendisini bir internet markası olarak konumlamaya çalıştığı günlerde değiliz. ama kurallarımız o dönemden kalma.

    kurallar daha güncel ve herkese eşit mesafede olmazsa türkiye'nin yaşadığını bu sözlük de yaşayacak yakında. ve gerçekten çok sevdiğim bu platforma yazık olacak.
  • 16807
    her geçen gün daha da tatsızlaşmış durumda. sitem, eleştiri, tepki başka bir şey, toksik bir hal almak ise bambaşka bir şey. tam olarak toksik bir hal aldı. iyi günde espriler, şakalar, antu'yu makaraya almalar, yaran spor tweetleri ile takılmaca derken keyifliydi. son bir ayda baktığımızda antu'dan ne farkı kaldı? açılan kimi başlıkların pespayeliği de gayet antu ile yarışır düzeyde.

    söze gelince biz farklıyız demesi kolay. uygulamada göstermek lazımdı. zor günde göstermek lazımdı. skor odaklı yorumlar, her an birinin kellesini almaya hazır hale gelmiş futbol üstadları, takımdaki sakat veya cezalı isimlere dahi bakmadan ezberden kadro direktifleri derken sıkmaya başladı.

    her gün en az birkaç defa uğramak alışkanlık haline gelmişti. ancak gidişat iyi değil. üye alımlarında dikkat edilmesi gerekiyor. kimin entry'leri ne zaman girdiğine dahi dikkat edilmesi gerekiyor. 100-150 entry geçmişi olup kötü geçen maçlar sonrası başlıkları dolduran şüpheli kullanıcılara önlem alınması gerekiyor. iyi günde sesi çıkmayıp kaos hakim olduğunda ortalığı daha da karıştırmaya yeltenenler oluyor.

    patagonya'dan bir oyuncunun ismine başlık açsam anında olumlu, olumsuz yorumlar, çekişmeler başlıyor. kaç maçını izlediniz ya? yazın bir cover letter, iletin kulübe madem. gerekiyorsa imza kampanyası vs. düzenleyelim. sözlükte kulübe yakın kişiler, üyeler varsa aktaralım. bu çocuklar her ligin her oyuncusunu ciğerine kadar biliyor, transferde referans olsunlar diyelim. youtube'da 30 saniye skills videosu izleyip oyuncu yorumlamak nedir?

    tüm bu süreçte yönetimin istifa etmesi gerektiği bariz. okan buruk'un kredisinden ciddi ölçüde tükettiği bariz. transferlerin takıma ne denli uyumlu olduğu işareti. oyuncu grubundaki o neşenin, takımdaşlığın kaybolduğu ortada. takımın tadı yokken bizlerin de tadı kaçıyor.

    ancak buraya gelip görüş alışverişinde bulunmak, dinlemek, paylaşmak isterken "burası daha da bunalttı, bi çıkayım" haline soktuğu da bir gerçek.
  • 16808
    son zamanlarda gerçekten çok saçma sapan entryler görüyorum ve bu beni sözlükten soğutmaya başladı. yıllardır sözlükte fikirlerimi beyan ediyorum. sevindiğimiz zamanlar oldu, üzüldüğümüz ve kızdığımız zamanlar oldu. ama hiçbir allahın kuluna saygısızlık ve hakaret etmedim. hele kendi takımımın teknik direktörüne ve oyuncusuna asla. bu bizim edebimize aykırı. kendi takımının hocasına, başkanına, oyuncusuna saçma sapan hakaretler yağdırmak eleştiri değil. saygısızlıktır. umarım moderatörler gereğini yapar.
  • 16809
    eski haline oranla gayet edepli bir yer halini almıştır. hakaret sayılmayan ama hakaretimsi laflar içeren entryler bile direk siliniyor.

    2011 yılından beridir sözlükte yazıyorum, eskiden kahvehane gibi bir ortam vardı. küfür kıyamet. şimdi herkes istanbul beyefendisi gibi.

    mesela açın hamza hamzaoğlu başlığını eskilere gidin, insanlar neler yazmış. ben bile küfürlü bir şey yazmış olabilirim. durduk yere kendimi ifşaladım ama olsun.
  • 16810
    galatasaray ile ilgili duygu dünyamızı, düşüncelerimizi, endişelerimiz ve beklentilerimizi yazdığımız canım sosyal platformumuz.

    son bir kaç gündür uzun süredir aktif olarak yazamadığım sözlükte kaybedilen young boys maçının da etkisiyle sıkı belki de ağır eleştiriler kaleme aldım. buraya kadara sorun yok. ilk dursun özbek dönemi sonrası rahmetli mustafa cengiz, sonra burak elmas ve şimdi yine dursun özbek döneminde benzeri ağır eleştirileri yine kaleme almış, yine daldan budaktan sakınmamıştım.

    young boys maçı kafamda 2 senedir biriken tüm eleştirel düşünceleri patlayacak noktaya getirdi ve önce dursun özbek yönetimini sonrasında da okan buruk’u ağır şekilde eleştirdim, eleştireceğim. fakat tüm bunları yazarken bir yandan mesaj kutumu taciz, uyarı vb mesajlarıyla yeşillendiren kimselerin bundan önceki dönemlerde neden böyle tepkiler vermediğini anlayamadım.

    hoca yemeye çalışmakla mı itham edilmedik, organize bir hareket olmakla mı, fonlanmakla mı… daha neler…

    hanımlar beyler! önce herkes bir haddini bilsin… hakaret olmadığı sürece herkes herkesi eleştirebilir. bunda beis yok! önemli olan eleştirilerin kişileri daha ileriye götürüp götürmediğidir.

    ben galatasaray iyi olsun diye dertlenen bir adamım, yoksa bana ne! sizlerin de öyle birer insan olduğunuza inanıyorum.

    büyüklerimin ellerinden küçüklerimin gözlerinden öper, orta sahasının boşalmadığı bir galatasaray görmeyi cenab ı mevla’dan niyaz ederim.
  • 16811
    son zamanlarda sanki galatasaray'lıların azaldığı sözlük. terimciler, okancılar, mancini hocamcılar hatta tudorcular bile çoğunlukta.

    evet fatih hoca babamız gibi, mancini eyvallah, okan hoca'yı eleştiriyoruz ama hala hocamız. yapmayalım ya hepimizin gayesi ortak değil mi? futbolcularımıza, hocaya edilen laflar eleştiri sınırlarını geçeli çok oldu. hepimizin ortak hedefi yönetimin bir an evvel seçim kararı alıp kulübün yakasından düşmesi olmalı, bunun için çabalamalıyız.
  • 16812
    35 senelik ömrümün 16 senesinde hayatımda olan platform. hayatı envai çeşit kırılmalarla 3 4 senede bir neredeyse sıfırdan başlayan bir adam için korkunç bir süre bu.

    sözlük öncesi dönem artık yok gibi bir şey benim için. konuşmamı, yazmamı, olaylara bakış açımı, taraftarlığımı etkiledi ve değiştirdi. sokakta yaşamanın henüz ölmediği zamanlarda çocuk olsam da hiçbir zaman sokakta yaşayamadım.

    sosyal medya aslında tam da bizim gibi sorunlu vakalar için mükemmel bir icat olsa da arz-talep-piyasa derken hepimizi maymunu etmiş durumda. o yüzden kim gerçekten asosyal, kim trendi takip ediyor belli değil.

    çok emek harcadık demeyeceğim çünkü emek harcamak bile göreceli bir kavram oldu artık. ama çok büyük mesai harcadım, şu entryi telefondan girmeye çalışırken bile harcıyorum.

    bu mesaiyi keşke başka bir şeye aktarsaydım ya da aktarabilseydim pişmanlığı olmuyor değil. hatta muhtemelen buraya giden mesai toplamını 3-4 farklı hobiye bölerek onların her birinde belli bir seviyeye gelmek mümkün olurdu.

    her entryi tek tek okuyup neredeyse her birinin yazarına ayrı ayrı mesaj attığım dönemleri hatırlıyorum. hayat öylesine bir şuursuzluk ırmağında akıyordu, düşünün artık.

    belki de 10 senedir, sözlük sadece önümde açık. yazmak istediğimde yazıyorum, önüme 10 entry düşerse 3 tanesini belki okuyorum. belki de bu yüzden hala daha bir şeyler yazabiliyorum. eskisi gibi baştan aşağı okusam muhtemelen "ne işim var benim burada ya" farkındalığı karşı konulamaz hale gelirdi.

    aynı şey sosyal medya için de geçerli bu arada.

    sürekli zaman geçirince insanlar çok sevdiğini falan sanıyor. alternatifimiz yok ki kardeşim. 35 yaşıma geldim. 15 yaşımdan tek farkı okul yerine işe gitmem ve otobüse binmek yerine araba kullanmam.

    sözlükte zaman geçirmeye ya da içerik üretmeye niyeti olan ama çeşitli sebeplerden bırakan çok arkadaşlar oluyor. 16 senelik tecrübenin getirisi olarak şu tavsiyeyi verebilirim. burada yazılan her şeyi ciddiye alır, kendi düşüncenizi dikte ettirmeye çalışırsanız burada uzun süre duyamazsınız.

    buradaki temel sorun kurallardan ziyade bizim toplumla alakalı. tartışma kültürü ya da bir arada yaşama falan bizim toplumdan geçti artık. değil bir adamın el yordamıyla moderasyonu, tarihin en adil en donanımlı kurulu kararları versin yine o iş olmaz.

    adı galatasaray olduğu için ve ne kadar içinden çıkan yarı celebrityler bile bok atıyor olsa da hala daha bir saygınlığı olduğu için insanları cezbediyor. insanlar bazen uzun zamanlar ve çabalardan sonra girebilip kısa süre sonra ayrılmak durumunda kalıyor.

    üzücü oluyor elbette.

    ama bir yandan insanlar burada var olmak için ısrar ederken bir yandan da sosyal medya varken burası neden kendini bu kadar kasıyor deniyor.

    sosyal medya varken, anlık tepkiler atışmalar için burası gereksiz. hem hantal hem de mantıksız kalıyor.

    sosyal medyada 140 karakterlik bir tweet, doğru yere denk geldiğinde milyonlara bile ulaşabilir. burada uygun başlık bul, entry yaz, gönder, maç sonu o hengamede gündeme girsin falan filan...

    buralardan o düşündüğünüz hayata da adım atılmıyor. başka yerlerde network kanalları, kendine yatırımlar ve meziyetler de gerekiyor.

    biz burada beraber olursak, bir ağız olursak bir yerlere mesaj verebiliriz. destekse destek, eleştiriyse eleştiri; sesimiz gür çıkar derseniz o işler de çoktan bitti.

    o işler courtsideda, localarda, adadaki yemeklerde falan organize ediliyor artık.

    bütün bunlara rağmen burada olmak istiyorsanız içinizden geleni yazın, milletin ne yazdığına düşündüğüne takmayın.

    yoksa deli olur çıkarsınız, gerek yok.
    zaten turko olarak doğmakla hayata yeteri kadar geriden başladınız...
  • 16814
    birçok yazarın sosyal medya ve oradaki ezik hesapların etkisinde kalarak entry girmeye başladığı sözlüğümüz. bu da normal olarak kaliteyi düşürüyor ve okuması çok zor bir yer haline getiriyor burayı. keşke herkes biraz dikkat etse yazdıklarına ve bir kere daha okuyup öyle bassa gönder tuşuna. hani klasik bir cümle var ya, "sosyal medya 96-00 arasında olsa ne dört sene üst üste şampiyonluk olurdu ne de uefa kupası" diye. bence çok doğru. herkes en küçük başarısızlıkta kesecek adam arıyor. resmin geneline bakan çok az. sabır yok. herkes herşeyin en doğrusunu kendisi biliyor sanıyor. normal olarak da çok kirli bir ortam oluşuyor. bu sadece sözlük için geçerli değil. sanırım komple ülke olarak sorunumuz.
  • 16816
    bir ay önceki rezaletten sonra * pilot olmamak için bir aylığına tatile çıkıp 27 dakika önce döndüğüm sözlük. yalnız ben osimhen'le aynı gün geleceğimi hiç düşünmemiştim, çok güzel sürpriz oldu. *

    osimhen sonrası gerekli orta saha, stoper ve kanat hamleleri de gelirse bugün sözlük tarihinin en yoğun günü yaşanabilir. adminler göreve, serverlar yağlansın.
  • 16817
    bir galatasaraylıya yakışmayacak üslupta yazarların arttığı ve dolayısıyla seviyenin günden güne düştüğü sözlüğümüz.

    kulübün aktif yöneticisine bıyıklı diye hitap eden mi ararsınız, yoksa futbol takımının hocasından, olumsuz cümlesinin ardından bu diye bahseden mi? pardon ama siz kendinizi ne zannediyorsunuz? gerçek hayatta böyle konuşabiliyor musunuz çevrenizdeki kişiler hakkında?

    ve moderasyon her entry'yi gözetleme şansı olmadığı için bu duruma yeteri kadar müdahale edemiyor. ihbar şovu başlatıyorum. *

    edit : anlam kayması düzeltme

    edit 2 : moderasyonun bu duruma yeteri kadar engel olmadığı görüşündeydim. sağolsun hagi yazdı. bu konuda tüm yazarların ihbar konusunda sorumluluğu olduğunu hatırlattı. haklı, ben de daha fazla ihbar konusunda aktif olacağım.
  • 16820
    sözlükte uğur karakullukçu başlığına baktığınızda neredeyse %95 oranında eleştiri görürsünüz. yani herkes önemsenmemesi gereken "anlamsız konuşan" söylediklerinin değeri olmadığını iddia eden entryler girmiştir.

    05.09.2024 tarihinde gece yayınını izledim. sürekli bağırdığı için kendimi zorlayarak dinledim. sürekli bağıran, herkesi azarlayan, yönetim ve okan hocaya sürekli saldıran bir tavrı vardı. ancak yayınında söylediği her şeyi ertesi gün gs sözlükte insanların kendi fikri gibi , okan hocayı, yönetimi vs. eleştirmek için o öfkeyle yazdığını gördüm.

    bknz: veretout başlığı, neymiş 4m euroya alınmış tam bize lazım olan adammış. nasıl almamışız?
    bknz: rabiot'a 30m euro vermişiz neden medina almıyormuşuz? medina bedavaya oynayacak sanırım?
    bknz: beşiktaş gidip bedavaya orta saha almış seneye az buçuk paraya satın alacakmış, 32 yaşında adamı neden almamışız?

    daha sayarım ama tamamı bu yayında geçen bağırışlardı. hepsini şu an sözlükte görebilirsiniz.
    kimse gelip kulubü yönettiğini sanıyor diye dalga geçmesin, çünkü taraftarı yönlendirip öfkeyi istediği yöne çekebiliyor. isterse hocayıda yer, yönetimide malesef. kitleleri kontrol etme konusunda sosyal medyanın gücünü gösteren bir örnektir.
  • 16821
    ikilisi ve üçlüsü hakkında yazılan başlıklara da bir düzenlenme getirilmesi gerekiyor. örnekleri aşağıda bırakıyorum. her gelen transfere ikili üçlü başlık açacaksak işimiz var.

    (bkz: osimhen icardi batshuayi üçlüsü)
    (bkz: kerem aktürkoğlu yunus akgün ikilisi)
    (bkz: dursun özbek cüneyt tanman hamza hamzaoğlu üçlüsü)
    (bkz: belhanda feghouli gomis üçlüsü)
  • 16825
    ota boka yangın çıkarıp hocayı eleştiren yazarlarıyla gına getiren mecra. 40 kiloluk jelert için yangın çıkarılıyor. jelert olsa da başka bir bahane bulacaklardı. sürekli kaos çıkarmak isteyen bir kitle var. yazarlık kolay alınsa ali koç’un paralı elemanları basmış diyeceğim ama o da yok. olumsuzluk pompalamayın artık. (bkz: 14 eylül 2024 galatasaray çaykur rizespor maçı)
App Store'dan indirin Google Play'den alın