• 22077
    bence oyuncu profilleri göz önüne alındığında oynaması gereken formasyon 4-4-2 ya da 4-4-1-1 olmalıdır. bununla ilgili kaideyi taciz eden istisna da yazmıştı. dün de twitterda futbol bilgisine güvendiğim sinan yılmaz da bu diziliş ile ilgili bir flood yayınladı.

    -----------------------muslera------------------------
    mariano------- luyindama--marcao-------nagatomo
    feghouli---------seri--------nzonzi---------belhanda
    -------------------babel------falcao------------------

    bekler ve stoperler rahatlar, belhanda'nın gereksiz top kayıpları merkezde olmaz, babel falcao ile birlikte gol yollarında bence etkili bir ikili olur.
  • 22078
    çok daha iyi olacağını düşündüğüm takımdır. bu kadar kaliteli ayak ile en azından şu ligde ölümüzün önceki senelerde olduğu gibi tepeye oynaması lazım. sosyal medyanın da etkisiyle olumlu ya da olumsuz tepkiler çok daha ses getiriyor artık.

    transferin bitimine 13 gün gibi bir şey var. as takımdan hala oyuncu göndermek isteyenler var. bu durum hem ekonomik olarak bizi daha çok sıkıntıya sokar, hem de sattığımız adamdan iyi para alsak bile yerine alacağımız oyuncu draması ile uğraşacağız, maaşı 3'ten başlayacak, menejeridir, geldisi-gittisi mi derken bu zamanı aşacağız. diagne'nin gidişi dışında bir hamle yapacağımızı beklemiyorum ben şu saatten sonra. bize hem para kazandıracak hem de gidince olası falcao transferi sonrası en az arayacağımız isim kendisi olacak. bu sebeple diagne dışındaki oyuncuların gitme ihtimali yok bana göre. her yerde vurulan oyuncularımız sene ilerledikçe ritimlerini bulacaktır, 2 senedir bizi şampiyon yapan oyuncular bu kadar kısa sürede ipe gönderilmemeli.

    hepimizi gönlünde bir aslan var. hepimizin kafasında bir 11 var ancak gerçekler de ortada. dışarıdan oyuncu getirmek çok zor, menejerleri beslesen de zor. yerli piyasada ise fahiş fiyatlar çeken kulüp başkanları var. eldeki oyuncuların değeri bilinmek zorunda.

    avrupa hedeflerini ise ben pek gerçekçi görmüyorum açıkçası. ffp var iken kadro genişliğini sağlamak pek mümkün değil. eldeki dar kadro bile şampiyonlar ligi destekli dönüyor. şampiyonlar ligi olmasa eldeki oyuncuları da takımda tutma durumumuz zorlaşacak. galatasaray 6 puan ve üzeri alır ise benim gözümde başarılı bir avrupa sezonu geçirmiş olacaktır. hayallerimiz için maalesef para gerek, iş yapan oyuncu sayısının 16-17'lere çıkarmak demek. onu da tam yapamıyoruz çünkü mevcut yabancı kuralı bu duruma engel, bir de mevcutu da daraltacaklar. geleceğin bu konuda karanlık olduğunu öngörmek zor değil.

    son olarak hocaya gelelim. hoca elbet eleştirilebilir ancak ortası da olmalı. eleştiri bir kere yapıcı olmalı. yangıncı taraftar durumundan ben haz alanlardanım, hoca yokken bende çok yaktım gemileri rahat rahat. ama camiayı kenetleyen yegane isim hoca. formsuz olur, başarı getirmez ama her sene herşeyin doğru olmasını ve her sene başarıya ulaşmamızı bekleyemeyiz, bunun olduğu herhangi bir camia yok. başarıyı sportif olarak sürdürülebilir hale getirebilen bir tane takım olmadı. her takımın inişleri ve çıkışlarının olması fazlasıyla normal. galatasaray'a 20 adet kupa kazandırmış bir adamı bir maç ile, bir sezon ile, şampiyonluklar kaybetti diye vurmamalıyız. her camia böyle bir karakter arıyor, sahip çıkmamız gerekiyor. yapıcı eleştirileri de okumaktan büyük keyif alıyorum ben zamanım oldukça.

    sonuç olarak enseyi karartacak bir şey yok. uzun vadeli düşünülmeli. 2. yarıya başlarken yukarılarda olmak ocak ayına kadar ki hedefimiz olmalı. devamını nasıl getirteceğini en iyi bilen hoca var, sonunu bitirebilen bir iskeletimiz var.
  • 22079
    2019-2020 sezonunun muhtemel şampiyonu.

    süper lig de ilk 6 ve son 6 hafta çok önemli oldu hep. ilk 6 haftayı minimum 12 son 6 haftayı da minimum 16 puanla kapatan kafa takımlar genellikle şampiyon olur.

    ilk haftalardaki kayıplar üzerinden takım eleştirilerini çok doğru bulmuyorum. geçmişten gelen ve hala devam eden sıkıntılar eleştirilebilir(örneğin mariano nun defans zafiyeti, yönetimsel hatalar vs) ancak ilk haftalardaki performanslarını eleştirmek yersizdir. gerek yeni takviyeler gerekse ağır kamplardan dolayı ufak bir süreye ihtiyacı olur takımların. çok büyütmemek gerek.

    hepimizin istediği transferler vardı sezon bittikten sonra. diagne satılsın , sola oyuncu alınsın, alternatif bir kanat alınsın , orta sahaya kaliteli ayaklar alınsın vs. şimdi alınanlara baktığımızda forvet hariç tüm mevkilere iyi takviyeler yapıldı. özellikle orta saha kalitesi (seri ve nzonzi)inanılmaz. belki uzun süre türkiye'ye öyle oyuncular gelmez.

    o yüzden ilk haftalarda biraz yapıcı olmaktan zarar gelmez.
  • 22080
    https://galatasaray11.com/i/51906.jpg

    belhanda'yı pres gücünden daha fazla yararlanmak adına sola atıp, babel'i daha serbest bir rolde kullansak nasıl olurdu acaba.
    4-4-2'ye geçişli 4-4-1-1.

    savunma anlamında daha oturaklı olacağımızı düşünüyorum. tabi dizilişler işin görünen kısmı. daha önemlisi bu dizilişlerden maksimum fayda sağlayacak oyun planımız.
  • 22082
    66 farklı teknik direktörle çalışmış yegane karşılıksız sevdamdır. vazgeçilmezim, saplantımdır.

    işte galatasarayıma teknik direktörlük yapmış kıymetli isimler. ve galibiyet, mağlubiyet sayıları.

    (takımımızdaki ilk sezonlarına göre sıralanmıştır. o sebeple fatih hocamızı sonda göremeyince şaşırmayınız.)

    isim -----> yönettiği maç sayısı - galibiyet - beraberlik - mağlubiyet sayıları

    (bkz: boris nikolof) 2-0-2-0
    (bkz: horace armitage) 10-10-0-0
    (bkz: hasan basri bey) 2-2-0-0
    (bkz: hasan bey) 2-1-0-1
    (bkz: ali sami yen) 1-1-0-0
    (bkz: necip şahin bey) 4-2-0-2
    (bkz: sedat kantoğlu) 1-0-0-1
    (bkz: nihat bekdik) 19-13-4-2
    (bkz: billy hunter) 16-14-2-0
    (bkz: jül lamberg) 16-12-3-1
    (bkz: fred pagnam) 1-1-0-0
    (bkz: syd puddefoot) 14-6-4-4
    (bkz: hans baar) 40-32-3-5
    (bkz: peter szabo) 47-27-7-13
    (bkz: peter tandler) 32-22-5-5
    (bkz: ceslav zaharczuk) 16-10-3-3
    (bkz: hayman) 12-9-0-3
    (bkz: john begget) 122-88-15-19
    (bkz: miço dimitriyadis) 17-5-6-6
    (bkz: jozsef schweng) 31-13-11-7
    (bkz: peter molloy) 17-11-1-5
    (bkz: duggie lockhead) 33-18-10-5
    (bkz: gündüz kılıç) 369-218-96-55
    (bkz: laszlo szekelly) 10-5-3-2
    (bkz: george dick) 54-35-12-7
    (bkz: musa sezer) 9-7-2-0
    (bkz: coşkun özarı) 97-50-23-24
    (bkz: leandro remondini) 19-10-7-2
    (bkz: bülent eken) 43-21-11-11
    (bkz: toma kaloperovic) 85-42-25-18
    (bkz: brian birch) 214-103-66-45
    (bkz: jack mansell) 40-21-7-12
    (bkz: doğan koloğlu) 1-1-0-0
    (bkz: fethi demircan) 69-33-22-14
    (bkz: don howe) 9-2-3-4
    (bkz: malcolm allison) 45-15-18-12
    (bkz: turgay şeren) 31-11-11-9
    (bkz: tamer kaptan) 6-2-2-2
    (bkz: özkan sümer) 78-34-27-17
    (bkz: günay kayarlar) 4-2-1-1
    (bkz: tomislav ivic) 45-20-14-11
    (bkz: jupp derwall) 148-70-55-23
    (bkz: mustafa denizli) 199-119-42-38
    (bkz: siegfried held) 41-21-7-13
    (bkz: karl-heinz feldkamp) 89-54-20-15
    (bkz: reiner hollmann) 50-28-10-12
    (bkz: reinhard saftig) 40-22-7-11
    (bkz: müfit erkasap) 13-5-5-3
    (bkz: fatih terim) 464-280-104-80
    (bkz: graeme souness) 45-25-8-12
    (bkz: mircea lucescu) 107-64-22-21
    (bkz: gheorghe hagi) 71-40-12-19
    (bkz: eric gerets) 91-50-22-19
    (bkz: cevat güler) 7-6-1-0
    (bkz: michael skibbe) 37-20-9-8
    (bkz: bülent korkmaz) 16-8-4-4
    (bkz: frank rijkaard) 67-37-15-15
    (bkz: bülent ünder) 8-4-1-3
    (bkz: roberto mancini) 46-24-13-9
    (bkz: claudio taffarel) 4-1-2-1
    (bkz: hamza hamzaoğlu) 52-33-9-10
    (bkz: cesare prandelli) 16-6-3-7
    (bkz: jan olde riekerink) 41-21-10-10
    (bkz: orhan atik) 3-0-3-0
    (bkz: igor tudor) 34-19-4-11
  • 22083
    ligin ve takımın durumuna göre, steven nzonzi'nin takıma ne katabileceği ve genel bir oyun anlayışı hakkında uzun uzadayı bir entry olabilir bunun için anlayışınızı bekliyorum.

    öncelikle ligin ilk haftası* kötü futbol klasik deplasman fobisi ile geçerken takım sahada varlık gösterememiş kaçan penaltı(evet bildiniz selçuk tarafından) ardından kırmızı kart ile oyundan kopulmuş ikinci yarı biraz hareketlensek bile 3-5 dakikayı aşmamıştır.

    şimdi takıma bakıldığında her şey kağıt üstünde güzel takım şampiyon olur denir fakat burada ilk soru şu olmalı biz ne oynuyoruz? fatih hocam takıma ne oynatmak istiyor? eğer rakip kanatları kapatırsa istenilen pas oyunu bizi kurtarır mı?

    gelelim bu sorunun cevaplarına hoca pas oyunu oynatmak istiyor(görülen köy kılavuz istemez) ve takımı paa oyunana uygun insanlarla dolduruyor. nzonzi, seri, babel bunlara en büyük örnek hatta defans zaafı olmasına karşı mariano'nun değişmez sağ bek olması gibi. bunun yanında zaten pas yapmaya yatkın feghouli, belhanda takımda mevcut oyuncular. geçen sene de mariano ile birlikte üçgenler oluşturarak ilerlemiştik hücuma. bunu nzonzi, babel, seri ile daha geniş alana yaymak istiyor. alternatif olaraksa kanat oyunu oynamayı deniyoruz bekler kanatları kitleyince çok zor olduğu aşikar hatta üstüne forvetsiz* kaldığımız için gol tehlikesi oluşturamıyoruz.

    pas oyunu oynamak için de topu çok hızlı geri kazanmak gerekiyor peki biz geri kazanabiliyor muyuz hayır, kazanamadığımız toplar ne oluyor tehlikeli atak oluyor gol yiyebiliyoruz. 90 dakika baskılı oynayalım demiyorum iki farklı yarıda da ortalama 30 dakika baskılı oynasak rakibi boğup topu çok hızlı kazanabiliriz. tabi gol kralımız diagne ile bu baskı olmuyor çünkü adam koşmaya küsmüş. falcao* bize bu katkıyı verebilir mi inanın bilinmiyorum isterse önde basar istemezse basmaz ama pas oyununda ver kaçta golü atar. bu noktada bize ne gerekiyor pır pır kanatlar. ileri geri çok hızlı koşmalılar çünkü forvetin baskı yapamadığı nokta da var güçleriyle koşmaları şart. peki kim bu pır pır kanatlar geçen senenin yıldızlarından onyekuru :( onun yerine kim geldi babel(babelden verimli baskı yapması beklenir ama oraya buraya sürekli koşmaz) peki diğer pır pır kim emre mor onun önünde kim var feghouli. bu durumda kim öne çıkıyor belhanda ve seri. nzonzi takımın arkasını toplarken belhanda ve serinin bir nebze olsun deli dana gibi basıp, oyunu da çok önde kurması gerekiyor. oyun öne atıldığı an gol tehlikesi yaratırız ama geride oyun kurup pas oyunu denersek topu stoperlerle çevirmeye devam ederiz. topu ayakta tutma süresini düşürüp bu pas oyununda hızlanmamız şart oğlu şart peki biz bunu nasıl çözeriz dersek takımın kondisyonu artmalı bu da benim düşüncem 8. 9. haftadan önce gerçekleşmez. takıma çok ağır bir yükleme yapıldığı için koşmaya mecali yokmuş gibi gözüküyor umarım cidden sonradan form tutabiliriz tek temennim o yönde. olur ya falcao da gelirse 10 kişi değil 11 kişi oynamaya başlarız artık.

    her şeyi kenara bırakıp bu sene de en büyük yük taraftarda. galatasaray futbol takımı galatasaray taraftarıyla bütünleştiği her sene şampiyon olmuştur şampiyonluğa oynamıştır. ümidini kaybedeceği yerlerde takımı taraftar ayağa kaldırmıştır. duygusal adamlarla dolu bu takımı karalamadan önce sezon sonu size yaşattığı duyguları hatırlayın ve ardından bir silkelenin. burası galatasaray beyler takımıyla, taraftarıyla, kulübüyle. bu takım sadece galatasaray futbol takımı adına indirgenemez. birlik olacağız, dik duracağız, kimsenin maşası olmadan takıma destek verecek sıkıntı çıkmazsa bu sene de tertemiz şampiyon olacağız. ve her şeyin öncesinde kendi oyuncumuza karalama kampanyası yapmaktan vazgeçeceğiz.
  • 22084
    süper lig 2019-2020 sezonunun ilk haftasının bitmesiyle birlikte aşağı yukarı her takımın hazırlık kampları sonrası, son durumunu görme şansımız oldu. favori takımların çoğunun tam hazır olmadığını da görmüş olduk.
    bu ilk izlenimler ışığında galatasarayımızın son durumunu analiz etmeye çalışalım.

    uzun yıllardır olduğu gibi kaleci mevkiinde yine sıkıntısız sayılabilecek bir şekilde sezona giriyoruz. artı olarak yine uzun yıllardır eksikliğini hissettiğimiz yedek kaleci mevkii konusunda da neredeyse herkesin içinin daha rahat olduğu genç bir kalecimiz var. beklerimiz ve defans hattımız geçen sene şampiyon olan kadronun aynısı. niteliği tartışılabilir olsa da nicelik olarak sol bekte 4 (nagatomo, linnes, emre taşdemir, ömer bayram) sağ bekte 3 (mariano, linnes, şener) alternatifli bir kadromuz var. defans hattında ana problem stoper yedeği konusunda birinci alternatifimizin orta sahadan geliyor olması. ki o orta sahanın ana parçaları da yeni transferler ve onların da nitelikli yedekleri olduğunu söylemek zor. yapılan transferleden sonra belki de beklentimizi en çok yükselten hat da bu hat. geçen sene ligimizin çok üzerinde miktarlarda bonservis ödenmiş, kariyerli 2 yeni oyuncuyla orta sahada kalitemizi kağıt üstünde yükselttik. hücum hattımızda da ligimizi tanıyan babel ve geçen sene ki şampiyonluğun ana parçalarından feghouli var. falcao'nun da gelmesi ile bu hattın son yılların en efektif hücum hattı olabileceğini düşünüyor neredeyse tüm galatasaraylılar.

    peki biz bu malzeme ile ne oynamayı düşünüyoruz?

    bu günlerde klasikleşen ifade ile topun kendisinde kaldığı bir galatasaray'dan bahsediyor herkes. ayağı iyi stoperler, oyun kurmaya yardımcı en azından bir bek, ayağı iyi ve pas özelliği baskın merkez orta sahaların defans önünde olduğu neoklasik bir defansif orta saha anlayışı. en azından nzonzi gelene kadar kah selçukla kah seri'yle hazırlık maçlarında gördüğümüz sistem buydu. peki bu kurgunun başarılı olduğunu düşünebileceğimiz tek bir hazırlık maçımız var mı? yok.

    topun bizde kalması için defansın önünde konumlandırdığımız oyuncular fiziken yetersiz kaldıkları gibi pas oyununda dahi başarılı gözükmediler. rakip orta sahanın arasında kaybolduğumuz, topu kanatlara aktaramadığımız, defansa yardım konusunda yetersiz kaldığımız bir orta saha izledik. top defansın önünden nitelikli çıkamadıkça orta saha üçlülerinin neredeyse hepsinin defansın önüne gelerek top aldığı ama hiç bir şekilde atak yönü değiştirecek paslarla oyunu açamadığı, kaotik, sahadaki rollerin tam oturmadığı her halinden belli bir galatasaray orta sahası. nihayetinde tüm işin yetenekli futbolcuların anlık kişisel becerilerine kaldığı bir atak organizasyonu.

    peki biz neden top bizde kalsın istiyoruz? başlangıçta saçma bir soru gibi görülebilir ancak topun ayağınızda kalması amaç değil araçtır malum. sahada hiç hareket etmeyen, hızlı paslaşmayan, topun yerini ve atağın yönünü hızlı değiştiremeyen bir takımın ayağında topu tutması neye yarar? kaldı ki biz top ayağımızdayken etkili olamadığımız gibi top rakipteyken de çok etkisiz bir takımız.

    nzonzi, feghouli ve artık geleceğine inandığım falcao'nun katılması ile bu oyun nereye evrilir kısaca tahminde bulunmaya çalışayım. biraz uzattım. nzonzi klasik bir çapa değil. fizik üstünlüğü, uzun bacaklar ve hava toplarında etkili olması, tempo hariç onu defansif orta saha rolünde zaten ligimiz için çok yeterli bir defansif orta saha yapıyor. esas katkı fiziğine oranla üstün bir teknik ve pas yeteneğine sahip olması. top rakipteyken pozisyon alma konusunda da gayet iyi bir oyuncu olması. feghouli de zaten klasik bir kanat oyuncusundan öte topu saklayan, dağıtan bir ekstra oyun kurucu aynı zamanda. bu iki oyuncunun katılımı topun bizde amaçsızca kalmasından topun bizde kalmasının bir sebebe oturacağı oyuna geçişimize katkı sağlayacaktır. falcao ise yaşına rağmen asla çakılı bir sanrtafor olmadı. gelirse onu da sık sık orta sahanın ortasına kadar gelip, ters bir topla topu kanatlara açıp içeri koşu yaparken göreceğiz.

    yaşlı beklerimizin geç form tutma problemi halledilip, seri ve belhanda rakip kaleye daha yakın oynamaya başladıkça, oyunu ilerde de kurabilen ve orta sahaya gelip top dağıtımına katkı sağlayacak hücum hattı ile galatasaray ezici bir güce dönüşebilir. gereken tek şey, doğru rollerde, fiziksel yeterlilikte ve tempolu, hareketli bir hücum takımına evrilebilmek. potansiyel ortada...
  • 22086
    2017-2018 ve 2018-2019 sezonlarında skor olarak olmasa da oyun olarak tatmin etmeyen canım takımım.

    rakamlara ve dizilişlere çok fazla takılan biri değilim ancak yaş sorunu olan (özellikle beklerde) bu takımın 4-2-3-1 veya 4-3-3 sevdasından vazgeçmesi gerektiğini düşünüyorum. sol tarafta babel - yuto, sağ tarafta soso - mariano. ofansif olarak göze hoş gelse de defansif olarak kanatlarımızın otobandan bir farkı yok. bu 4 oyuncu ileri - geri oynayacak yapıda değiller. şimdi dizilişle bunun ne alakası var diyenler olacaktır ancak, dizilişi ve oyuncuların yerlerini değiştirerek çok daha tehlikeli bir takım olacağımızı düşünüyorum.

    çözüm 4-4-2' dir saygıdeğer renktaşlarım. defans bloğunu yazmaya gerek yok, orta saha ve ileriyi aşağıdaki isimlerle aşağıdaki kurguyla oynamamız en azından denememiz gerektiğini düşünüyorum.

    feghouli - nzonzi - seri - belhanda

    ---------falcao - babel-------------

    yukarıdaki dizilişte, nzonzi sağ tarafımıza yardım ederek oynayacak. sol tarafımızda ise belhanda'nın ileri-geri oynayabileceğini hepimizin bildiğimizi düşünüyorum. babel ise sahte 9 misali alan savunmasına katılarak ve belhanda tarafına yaklaşır şekilde defans bloğunu başlatacak. asimetrik bir 4-4-2 ile ve gerekirse yer de değiştirerek tüm futbolcularımızdan verim alabileceğiz. bu dizilişte beklerin de çok fazla ileri geri yapmasına gerek kalmayacaktır. zira çift forvet oynayan takımların savunulabilinmesi için defans yapan takımın beklerinin stoperlere vereceği destek daha fazla olacaktır. karşı takımın beklerinin atağa az çıkması demek yuto ve mariano'nun aktif dinlenebileceği anlamına gelecektir.

    bir başka önemi, seri-belhanda-babel ve soso-nzonzi-falcao üçgenleri hemen hemen birbirileri ile eşit güçteler. bu şekilde bir 6'lıyı karşı takım hem nicelik hem nitelik olarak savunamayacaktır.

    demem o ki takımda illa bir çapa, ön libero bulunmasına gerek bulunmuyor. savunma, kişisel ve sertlikle değil, takım olarak alan daraltarak yapılır. umarım 2019-2020 sezonunda oynamaya çalıştığımız pas oyununu nzonzi ve seri'yi 6 numaraya hapsederek oynamaya çalışmayız.
  • 22087
    ekşi sözlükte sadece bir kaç maç giyilen formlarının bir derlemesi yapılmış yazarının izniyle buraya koymak istedim. buradan da emeğine sağlık diyeyim.
    https://eksisozluk.com/entry/94189039

    her forması ayrı güzel ama metin oktay'ı andığımız forma ile beyaz forma en asilleri olmuş arada bir retro forma koleksiyonu üretsek de piyasaya sürülse keşke.
    edit:entryde yanlışlık yapmışım bunlar sadece tek maç için üretilmiş kullanılmış formalarmış.
  • 22089
    2018-2019 futbol sezonunu şampiyon bitirirken ligin ikinci yarısında şampiyon olarak çıktığı sivasspor deplasmanı hariç oynadığı 16 maçta 39 gol atmış ve bu 39 golün tam 35 tanesi afrikalı oyunculardan gelmiştir (kalan 4 gol: sinan gümüş(göztepe), mitro(akhisar), yuto(kayserispor), fernando(beşiktaş)*). gerçekten ilk kez duyunca şaşırtıcı geliyor ancak doğru bir istatistik. bununla beraber pozisyonu gereği gol sevinci yaşama şansına nail olmasa da savunmamız için çok önemli olan christian luyindama da afrikalı bir oyuncudur. bu da şu demek oluyor ki bu takımın omurgasını oluşturan en önemli oyuncular afrikalı oyuncular. bu oyunculardan badou ve onyekuru sezon bitimi takımımızdan ayrılırken bir başka afrikalı oyuncu jean michael seri transfer edildi. şimdi diyeceksiniz ki kardeş sen neden yazdın bunları? şimdi neden olduğunu anlamadığım bir panik havası oluştu camiada. hem de kusursuza yakın bir kadro kurulmaya çok yaklaşmışken. bunun da en önemli sebebi takımın hem hazırlık maçlarında hem de ligin ilk maçı olan 16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçında göstermiş olduğu yetersiz performanstı. takımın kötü olduğunu ben de kabul ediyorum ancak gözden kaçırdığımız husus takımın omurgasının en önemli oyuncularının afrikalı oyuncular olması ve bu oyuncuların da çok ama çok zorlu ve eforlu geçen sezon bitiminde tatil yapma imkanları olmadan afrika uluslar kupası oynamaya gitmeleri. bu sebepten ötürü fifa kuralları gereği 9 ağustos 2019'a kadar izinliydi bu oyuncular *. ne kamp yapabildiler ne de tatil. fizik güçleri de yetersiz tabi ki şimdilik. bu durumda da takımın istediğimiz futbolu oynaması için bu oyuncuların fiziken yeterli duruma gelip form tutmalarını beklememiz gerekiyor ne yazık ki. biraz da sabırlı davranırsak eylül ayının ortalarına doğru forma girecektir bu takım. tahminim bu sezon çok zorlanmayacağımız(2012-2013 sezonuna benzer bir senaryo bekliyorum) ve ekim-kasım gibi alacağımız liderliği mayısa kadar bırakmayacağımız yönünde. inşallah doğru düşünüyorumdur.
  • 22090
    (bkz: 16 ağustos 2019 denizlispor galatasaray maçı)

    denizli maçının ardından taraftar olarak bir kez daha gördük ki galatasaray şu andaki kadrosu ile sarri'nin senelerdir oynattığı sistemi (sarriball) oynamaya uygun değil. fatih terim gibi bir tecrübenin avrupa'da muhteşem top oynayan takımları görüp sadece tek devre arasında "hadi biz de böyle oynayalım!" demesi gerçekten şaşırtıcı.

    bizim takım city, liverpool, napoli gibi takımların oynadığı oyunlara uygun değil. bu topa sahip olup set oyunu oynamanın belirli kalıpları var en önemlisi belli oyuncu tipleri ile oynanıyor. neden bu dizilişi oynayacak yapıya sahip değiliz?

    1)sarri diziliş olarak defans 4'lüsünün önünde bir adet deep-lying-playmaker'la oynayıp oyunu geriden bu oyuncuyla kurmaya çalışır gittiği takımlarda. geçen sene senelerdir napoli ve chelsea'da jorginho'ydu bu play maker. juventus'ta ise pjanic olacak gibi görünüyor. guardiola geçen sezon fernandinho'nun yokluğunda ilkay'ı geride kullandı. seri kariyerinde zaman zaman bu bölgede oynasa da merkez orta saha olarak görev aldığı maçlardaki kadar iyi bir oyun sergileyemedi.

    https://www.transfermarkt.com.tr/...1/trainer_id/0/pos/6
    (seri'nin fulhamda ön libero olarak görev aldığı maçlar)

    2)bu sistemde merkez orta saha oyuncularının 2 temel özelliği vardır. bu iki özellikten birini mutlaka bulundurmak zorundadırlar. 1.box to box oynayabilme özelliği 2. pas kabiliyeti. manchester city daha çok pas yeteneği olan merkez orta sahalarla oynamayı tercih ederken juventus,liverpool gibi tempolu oynamaya çalışan takımlar deep-lying-playmaker'ın önünde 2 box to box ile oynarlar. bizim denizli maçında bu bölgede oynayan oyuncularımız selçuk ve belhanda'ydı. selçuk pas kabiliyeti olan bir oyuncu olsa da fiziken bitik bir halde. belhanda ise dikine pas konusunda iyi fakat bunu haricinde gerekli olan oyunu kanatlara açma, bekleri oyunsa sokma pasları eksik olan bir oyuncu. bu eksikliklerinin yanında sık sık basit pas hatası yapmasına neden olan oyun içi bir konsantrasyon sorunu da var. sonuç olarak bu oyuncularımız da oynamak istediğimiz sisteme uygun değiller.

    3) bekler. bu konuyu fazla detaylandırmayacağım çünkü sözlük ahalisi de bek sorunumuzun oldukça farkında. özellikle topu oyuna sokma konusunda sol bekimiz, defansif katkı açısından ise sağ bekimiz vasat. konuyla alakasız olarak beklerimizin bu kadar kötü görünmesinin bana göre asıl nedeni takım olarak defans yapamamamız. bu da direkt olarak koşu mesafemizle alakalı. rakip takım oyuncuları özellikle deplasman maçlarında ellerini kollarını sallayarak kanatlarımızdan bindiriyorlar fakat beklerimize gereken destek ne hücumdaki kanat oyuncularımızdan ne de orta saha oyuncularımızdan geliyor. uzun zamandır şöyle bi 3-4 kişi aynı anda pres yaptığımız maç hatırlamıyorum malesef.

    4) belki de en önemli madde. bu biraz istatistiklere ve somut verilere dayalı olmaktan çıkıp kişisel görüşlerimi aktaracağım madde.
    fatih terim ne yapmak istiyor? son 2 senedir oynadığı oyun düzenini değiştirip yeni bir oyun sistemine geçmeye çalışıyor. peki bunu yaparken takımındaki oyuncular kimler? nagatomo, mariano, selçuk, babel gibi yaşını almış oyuncular. bu oyunculara 32'li yaşlarından sonra yeni bir sistem oynatmaya çalışmak gerçekten çok çok zordur. içlerinde fatih terim'in oynatmaya çalıştığı sistemi daha önceki takımlarında oynayan biri de yok. bu oyuncukarın alışkanlıklarını değiştirmesini beklemek yaşadığımız dönemde teknik direktörlerin tercih ettiği bir seçenek değil. guardiola, klopp gibi hocalar kendi sistemlerini öğretip takım olarak oynamak için genç oyuncuları tercih ediyorlar. sarri, simeone gibi hocalar da bu genç oyunculara takımlarının ekonomik durumları yetmedikleri için kendi sistemlerine istedikleri rolde oynayabilen orta yaş oyuncuları tercih ediyorlar. yani öyle transfer listesine bakıp "bu iyi oyuncuymuş, alalım bunu,gelsin öğretiriz" gibi bir kafada değil artık kimse. oyuncunun kendi takımlarında hocaların aradığı rolde oynamaları gerekiyor ilk şart olarak.

    fatih terim'i gerçekten eleştirirken mantıksız da olsa ayıp ettiğimi düşünüyorum ama böyle göz göre göre bambaşka alakasız bir oyun sistemi ile takımı oynatmak intihardan farksız.
  • 22091
    ben de dahil olmak üzere bu sözlükte bazı yazarlar imparator, 4 yıldız, galatasaray dinlemeden objektif bir şekilde eleştiri yapıyor. duygularına yenilmeyen yazarlara saygım büyük.

    bizim yanımızda bir de ne olursa olsun ortamdaki negatif enerjiyi dağıtmaya çalışan, bir dayanağı olmasa da olumlu öngörüler ortaya süren, konu galatasaray olunca her konuya bardağın dolu tarafından bakmaya çalışan yazarlar mevcut. ben bu arkadaşların da bu sözlükte var olmaları gerektiğini düşünüyorum hatta onlara saygım daha fazla.

    en son örneğin diagne konusunda yönetime giydiren, diagne’nin kendisini eleştiren entrylerin arasında bir entry gördüm, diagne’nin 13 değil 10 milyon euro’ya alındığını ve diagne’nin ölüsünün bu ligte 20 gol atacağını emin bir dille söylüyordu yazar arkadaşımız ,arkasında bir dayanağı olmasa da anlık olarak içime bir rahatlama geldi bunları duyduktan sonra :) sözlüğün psikologları gibiler adeta, yazadursunlar :d
  • 22092
    kaleci: muslera, okan, batuhan
    stoper: luyindama, marcao, ahmet, (donk)
    bek: nagatomo, mariano, linnes, şener, ömer, emre
    savunma özellikli orta saha: nzonzi, donk
    ortaya karışık orta saha: seri, selçuk, mustafa(?)
    hücum özellikli orta saha: belhanda, yunus, emre(!), atalay, (feghouli)
    kanat: feghouli, babel, adem, jimmy, emre, (yunus)
    forvet: diagne, erencan(?), (babel)

    mevcut kadrosunda bence kadro derinliği açısından en sıkıntılı yer stoper bölgesi. oraya asıl mevkisi stoper olan bir futbolcu daha transfer edilir inşallah yoksa sezon boyu sakatlık ve/veya kart cezası olmasın diye dua ederiz.
  • 22093
    geleceğini düşünüyorum ama oldu da gelmedi diyelim, falcao gelmezse şöyle bir formasyon beklediğim takımımızdır:

    ————————— muslera—————————
    marianoluyindamamarcaonagatomo
    ————————nzonziseri————————-
    emre mor————feghouli————belhanda
    —————————ryan babel————————

    şu formasyon gayet iş görür. sağ kanatta görmeye alışık olduğumuz belhanda-feghouli-mariano üçgeninde emre sağ kanatta tekniği, pas kabiliyeti, oyun görüşü ile feghouli’nin yerini çok rahat dolduracaktır. ayrıca adam eksiltmesi de ek bir avantaj. belhanda’nın da sol kanada kaymasıyla kreatif oyunu sol kanada da taşıyabiliriz. ileri de babel gibi bir akılla hücum konusunda çok sorun yaşayacağımızı düşünmüyorum.

    işin savunma kısmındaysa emre’nin bekine biraz daha gerçekçi yardımcı olması gerekiyor.* belhanda’nın takım savunmasına olan katkısından söz etmeye gerek yok. özellikle belhanda’nın sol çizgiye kayması, nagatomo’nun eksiklerinin göze daha az batmasına vesile olacaktır. babel ise önde pres yaparak rakip savunmayı rahatsız ederken feghouli’de orta sahaya destek atabilir, merkezin top kapma yükünü hafifletebilir. burada seri savaşçı orta saha falan demiyorum ama bir şekilde de top kazanmamız lazım değil mi? gönül ister ki soso; önde bassın, pres yapsın, rakibini kovalasın ama bunları pek fazla yapan oyuncu değil. yapmaz demiyorum, fazla yapmıyor diyorum.

    olasılıklar dahilinde, bu formasyon da denenebilir diye düşünüyorum.
  • 22094
    kadrosunun biraz yaşlı olması dışında herhangi bir eksiği olmayan takımdır. kadronun yaşına göre bir futbol oynarsak hem ligde hem de şampiyonlar liginde, kuraya göre elbette, iyi sonuçlar alabiliriz.

    ama bu takımı 90 dakika koşturmaya, sürekli önde anlamsız baskı yaptırmaya, takımın mesafesini açtırarak oynatmaya çalışırsak bizim için çok üzücü bir sezon olabilir 19/20 sezonu.

    diagne ile 29,18; falcao gelirse 29,72 yaş ortalaması oluyor ilk 11'in. tabii bir mucize olur da emre mor, linnes, ömer bayram gibi oyuncular inanılmaz bir form grafiği yakalar da ilk 11'in vazgeçilmezi olurlarsa orasını bilemem. ama gerçekçi bakarsak bu takımın defansta alan kapatan, çok fazla top kapmakla uğraşmayan, topu ayağında tutan ve kolay kolay top kaptırmayan bir oyun oynaması lazım.
  • 22099
    4-4-2 oynamasından yana olduğum canımız ciğerimiz.

    fakat yine de şöyle bir şey var; benim için mevcut takımla ilgili yapılan sistem tartışmaları son derece gereksiz. sebebi de basit, takım yeterince koşup mücadele etmiyor. geçen sene de * durum böyleydi, hala da devam ediyor.

    durum böyleyken sabaha kadar galatasarayın ne oynadığını/ne oynaması gerektiğini anlatabiliriz fakat bu kadar kötü koşan takımın herhangi bir sistemi çalıştırması mümkün değil. rakiplerin kalemize bu kadar rahat gelmesi buna karşın bizim bir türlü organize olamamamız ve daha bir sürü saha için sorun; hepsinin kaynağı apaçık ortada. takım koş-mu-yor. top kayıplarına gerekli reaksiyon verilmiyor, rakip atak yönü değiştiriyor gerekli reaksiyon verilmiyor, takım atağa çıkacak yine gerekli reaksiyon ortada yok.

    bu işe kafa patlatan hocalar bazı şeyleri sabit alıyor. yani adamlar sana parselizasyonu, presi, adam paylaşmayı, pas hızını vs anlatırken 10 tane koşan mücadele eden adamın varlığını kabul ederek anlatıyor. kaybedilen topların ideal sürede tekrar kazanma sürecini anlatırken koşan basan oyuncuların varlığını kabul ederek anlatıyor.

    futbolun temeli mücadeledir arkadaş. o mücadele azmi, isteği her şeyden önemlisi bunu hayata geçirecek mücadele gücü olmadığı sürece bütün sistemler çöpe çıkıyor.

    takım önce koşup mücadele etmeyi öğrenecek. herkes koşacak, herkes basacak, herkes ikili mücadeleye girecek. bu şartlar sağlansın, sonra sistem tartışması yapalım.

    yine de 4-4-2 candır.
App Store'dan indirin Google Play'den alın