• 41451
    kaldığı yerden değil çok daha gelişerek ve çalışarak aradan dönmesi gereken takım.
    evvela okan hoca çok daha fazla odaklanmalı ve çözümler üretmek zorunda.
    2 test maçı yaptın (sporting ve trabzon) ikisinde de ağır çuvalladın.
    ite kaka yendiğin veya evinde puan kaybı yaptığın çorum, basaksehir ve göztepe maçlarını saymıyorum bile.
    maç başına ortalama 2 gol yemişsin. savunman çok sorunlu gözüküyor. bitiricilikte de iyi olduğumuz söylenemez.
    bence en büyük eksik takımdaki kararlılık sorunu. 4 sene üst üste şampiyon olan takımın, onu da geçtim galatasaray forması taşıyan bir takımın bu kadar kırılgan olma seçeneği olamaz.
  • 41452
    kendi kendine düzelecek, zamana bırakılarak halledilecek problemleri olmayan takım. okan buruk geçmiş sezonlarda o krizleri yaşadığında muhakkak ekstra bir çözümle çıktı oradan. sonra yeniden ezberine, konforuna döndü bir şekilde ama o kriz anlarından çözümle dönmüştü. lemina ile çözdüğü bir kriz oldu mesela, üçlü savunma ile kriz çözdüğü bir dönem oldu. fenerbahçe derbilerinde ezber bozarak çıktığı 11'ler oldu. osimhen zaten genel kriz çözücü. hoca yine çözüm düşünecek, birkaç kere olsun 4-3-3 denenmeli mesela. kadromuz buna daha uygun olabilir. hoca kriz yok derse hata eder. bazılarımız nadasa bırakılarak takımın düzeleceğini zannediyor, çok büyük hata olur.
  • 41454
    deplasmanda ve tarafsız sahada oynadığı ve herhangi bir noktasında geriye düştüğü maçlardaki istatistiği şu şekilde olan takım;

    2026-2027 sezonu: 0 galibiyet 0 beraberlik 2 mağlubiyet (0 beraberlik golü)
    2025-2026 sezonu: 0 galibiyet 0 beraberlik 11 mağlubiyet (1 beraberlik golü)

    önceki sezonlara da şöyle bir baktım, galibiyet ve beraberlik alınan maçlar var. son 2 sezondaki 13 maçın 6 tanesi şampiyonlar ligi, 1 tanesi süper kupa ve 6 tanesi de lig maçı.

    bu maçlarda geriye düştüğümüz gollerden itibaren beraberlik golünü bulduğumuz tek maç 4 nisan 2026 trabzonspor galatasaray maçı. hatta maçlara tek tek baktığımızda geriye düştükten sonraki halimizin ne denli fecaat olduğu daha iyi ortaya çıkıyor;

    1- 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı: 2-1 geriye düştükten sonraki skor 3-0.

    2- 9 kasım 2025 kocaelispor galatasaray maçı: 1-0 geriye düştükten sonraki skor 0-0.

    3- 9 aralık 2025 monaco galatasaray maçı: 1-0 geriye düştükten sonraki skor 0-0.

    4- 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı: 1-0 geriye düştükten sonraki skor 1-0.

    5- 28 ocak 2026 manchester city galatasaray maçı: 1-0 geriye düştükten sonraki skor 1-0.

    6- 21 şubat 2026 konyaspor galatasaray maçı: 1-0 geriye düştükten sonraki skor 1-0.

    7- 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı: 1-0 geriye düştükten sonraki skor 2-2.

    8- 18 mart 2026 liverpool galatasaray maçı: 1-0 geriye düştükten sonraki skor 3-0.

    9- 4 nisan 2026 trabzonspor galatasaray maçı: 1-0 geriye düştükten sonraki skor 1-1.

    10- 2 mayıs 2026 samsunspor galatasaray maçı: 2-1 geriye düştükten sonraki skor 2-0.

    11- 17 mayıs 2026 kasımpaşa galatasaray maçı: 1-0 geriye düştükten sonraki skor 0-0.

    12- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı: 2-1 geriye düştükten sonraki skor 1-0.

    13- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı: 1-0 geriye düştükten sonraki skor 3-0.

    geriye düştükten sonra atılan gol: 3 (2 tanesi 70 dakika 10 kişiyle oynayıp dünyaları kaçıran juventus'a atıldı)

    geriye düştükten sonra yenilen gol: 18

    ve bu maçları eminim tek tek hatırlayacaktır herkes. bu 13 maçın neredeyse hiçbirinin hiçbir noktasında geriye düştükten sonra reaksiyon verip rakibi kapatan, üst üste pozisyonlara giren bir galatasaray görmedik. aksine maçların birçoğunda rakibin dalga dalga geldiğini, oyuncularımızın korkunç bireysel hatalar yaptığını ve takım olarak tamamen dağıldığımızı gördük.

    bu maçlarda geriye düştükten sonra attığımızın 6 katı gol yemişiz, muhtemelen gol beklentisi hesabı yapılsa ürettiğimizin 6 katından da fazla gol beklentisi vermişiz olduğumuzu görürüz. hadi 6 güçlü rakiple oynadığımız şampiyonlar ligi maçlarını es geçelim, geri kalan 7 maçta da benzeri bir kadere boyun eğmek zorunda kaldık.

    okan hoca döneminin çeşitli bölümlerinde bizi yaralayan "işler kötü gittiğinde reaksiyon verememe" halimiz son 2 senedir tavan yapmış durumda. hocanın ve dolayısıyla takımın en büyük aşil topuğu bu.

    futbolda özellikle deplasmanda geri düşmek gayet mümkün olan bir durum. takımın geri düştüğü anda tamamen panik bir ruh haline bürünmesi, oyuncular arasındaki mesafelerin gittikçe artması, yoğunluğun tamamen düşmesi kabul edilemez. bu durumun oyuncu grubundan kaynaklı olduğunu düşünmüyorum, bu ekip bence gayet yenilgiye isyan edebilecek bir ekip. bence problem okan hoca'nın kafa yapısından başlıyor, bu antrenmanlara ve oyunculara verilen telkinlere de yansıyor. çözüm de aynı şekilde hocanın kafa yapısını değiştirmesiyle mümkün olacak.

    umarım hoca bu konudaki inadını artık bırakır ve daha sağlıklı bir deplasman oyunumuz olur. yukarıda listelediğim türden travmatik maçları yaşamaktan ancak böyle kurtuluruz.
  • 41455
    geçtiğimiz sezon bittiğinde ihtiyaçlar çok netti. 10 numarada oyuncumuz olmaması dışında birde lemina ve abdülkerim’in yaşlanmaları ve fiziksel olarak düşmeye başlamaları sebebiyle orta saha ve stopere ilk on bir seviyesinde birer transfer yapılmalıydı. bunların üzerine birde torreira’nın senede 50 maçı kaldıramaması ve geniş alanlarda dağılmasını da eklersek takımın taşıyıcı kolonları yıpranmıştı ve mutlaka güçlendirmek gerekiyordu. orta sahanın şampiyonlar ligi deplasmanları ve ligde samsun gibi deplasmanlarda yediği dayağı görünce oraya agresiflik ve yoğunluk katmak elzemdi. peki biz ne yaptık? bu ihtiyaçları öteleyip transfer bütçemizin büyük çoğunluğunu leao’ya aktardık. yani taşıyıcı kolonları yıpranmış takıma gidip taşıması gereken ekstra bir yük ekledik. işin kötü yanı trabzon herkese bizi zaaflarınızı, nasıl yenilebileceğimizi çok erkenden göstermiş oldu.

    peki bundan sonra ne yapabiliriz? abdülkerim tekrardan form tutarsa, lemina’yı ekonomik de olsa bir şekilde kullanabilirsek gemiyi bir şekilde ocak ayına kadar götürebiliriz. ancak ocak ayında da bu ihtiyaçları ertelemeye devam edersek sezonun geri kalanı felaket olacaktır. işin kötü yanı dursun özbek’in yine ihtiyaçları sezon sonuna erteleyeceğini hepimiz biliyoruz. yani karşımıza çok uygun bir fırsat çıkmazsa para harcayacağımızı zannetmiyorum. ha düşük ihtimal de olsa bitshiabu ve lesley ilk on biri alıp götürecek bir performans gösterirler, ya da ocak’ta çok iyi satış yapıp transfere kaynak yaratırız. o zaman farklı şeyler konuşuruz.

    kısacası yaz transfer döneminde çok kötü bir planlama yapıldığı için sezonun akıbeti tamamen ihtimallere bağlı. galatasaray’ın talihinin bu kez hiç olmadığı kadar güçlü bir şekilde devreye girmesi gerekiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın