• 31501
    15 ekim 2022 kayserispor galatasaray maçı boyunca takım saaya geniş yayıldı üstelik takımın boyuda geniş bırakılınca her preste top kaybettik.

    kayseri bizim her prensimizde üçgen kurup topu çıkardı. biz ise tam tersi uzun oynayıp kaybettik. bu takım topla ileri çıkabilecek teknik kapasiteye sahip ya da en kayseri kadar sahip, burada kayıp hocaya yazar.

    kayseri topla çıkıp sen çıkarmıyorsan bu tamamen yerleşiminden kaynaklı, bunu da inşallah hoca çözecek.

    ama sunu görmek lazım bir takım mac boyunca presi kırmak için hiç mi üçgen yapamaz. bu takım boyu ile ve bu genişlikle olmaz. kenarları kullanıyoruz diye iyice geniş oynuyoruz.

    tac bile kullanamıyoruz bu yüzden. dar formasyona gecsek bile bu iş çözülecek birazda takım boyu kısalırsa görün nasıl oynayacaklarını, pas kalitesi düşük futbolculardan oluşan bir takım değiliz çünkü.
  • 31502
    bu sezonun son birkaç maçında ilk kez 4-4-2 oynayabileceğinin emarelerini gösteren takımımız.
    mertens gibi bir sahte dokuz var, defans hattı komple geriye hızlı koşabilen oyunculardan oluşuyor, rashica ve yunus gibi merkez orta saha özellikli kanatlar da var, 4-4-2 için uygun bir takım var. hatta barış alper bile bu sistemin forvetinde denenebilir. oliveira 4-4-2 oynayan porto'da göstermişti kendini.
    alternatif olarak skora göre 4-3-3 oynayabiliriz de. o zaman kerem - yusuf kanatlarıyla oynarsın. yorulmuş rakibe karşı mata'yı oynatırsın vs. vs.
    ama eğer oyun gücümüz yüksek olsun istiyorsak 4-4-2 en doğru tercih gibi duruyor. genlerimizde de var, uygun oyuncular da var. tek gereken şey takım boyunu kısaltmak ve oyunu rakip yarısahada oynayacak şekilde dizayn etmek zira biz tam saha takım boyunu uzatarak oynuyoruz ve yaptığımız pres etkili olmuyor.
  • 31503
    yonetim, teknik ekip ve futbolcularin degismesine ragmen, devam eden izdirap futbolu, gol sikintisi yasamasi ve salak salak goller yenme geleneginin devami artik can sikici bir hal almistir. milletin stoperlerinin, beklerinin bizim forvet hattindan (gomis haric) daha fazla gol atmasi ayri bir sikandal zaten. umarim kisa sure icinde takima sihirli bir degnek falan deger de en azindan oynamaya baslariz. yillardir sabrediyoruz, okan hocaya da edecegiz ama artik ne oynatacagina karar vermesi gerekiyor. ben sahsen hicbir sey anlamadim, ne aldirdigi adamlardan (oynatmiyor bir kismini) ne de oynatmak istedigi futbolun ne oldugundan. gol atamiyoruz ama gol de yemiyoruz diye kendimizi kandirmisiz sanirim, en azindan son mac bunu gosterdi. okan hocam kendin olup, devrim yapamiyoraan biraz cesaretli ol, hala buyuk cogunluk arkanda ve artik bir seyler gostermen lazim yoksa elindeki bu kadro ile cagdas atan'a falan mat olacaksan cok umutlanmayalim.
  • 31505
    3 yıldır hakem-tff-medya tarafından doğranırken hiçbir şekilde kimlik ortaya koyamaması asıl sorundur.
    teknik direktör, yönetim, futbolcu kim olursa olsun 3 yıldır galatasaray ağırlığını sahada göremiyoruz. oyuna ağırlığını koyamamak en basit anadolu deplasmanlarında sinik ve silik oynamak, yıldız veya kariyerli diye alınan adamların anadolu topçuları karşısında afallaması gibi bir çok şey bir kaç yıldır izlemekten gına getiren durumlar olarak ayyuka çıktı.
    iyi giden, kazanmak için birbirine ahengi yakaladığını düşündüğümüz 11le oynamak galatasaray hocaları için bir hobi haline geldi.
    galatasaray maçı rakibe karşı oynamıyor evet tff-medya-hakem faktörlerine karşı oynuyor bu gerçek ama sen oyun olarak pes etmeyen bir kimlik ortaya koyarsan seni durdurmak için yapacakları artık kör göze parmak gibi görünür ve o zaman sen oyunları, planları bozarsın.
    ama galatasarayı galatasaray durduruyor. kimliksiz, özgüvensiz ve çabuk düşen yapısıyla galatasaray futbol takımı sahada rakiplerin ağırlığıyla korkuttuğu o kimliğinden bir hayli uzakta.
    aklıma başakşehir şampiyonluk maçında atılan ama ofsayt diye sayılmayan goller sonrası pes etmeyen ve hep gol aradığımız o maç geliyor. sonunda hadi bunuda iptal edin diye haykırdığımız o gün gösterilen direnç ve azmi istiyorum. o azim galatasaray futbol takımının kafa kağıdıdır, hüviyetidir, kimliğidir, olması gerekenidir.
  • 31506
    birini ve onunla vakit geçirmeyi çok özlersiniz, buluşmak için sözleştiğinizde heyecan ve özenle hazırlanırsınız, çocuklar gibi neşeli şekilde buluşursunuz, fakat o sizi umursamaz ve bir süre sonra bi bahaneyle çıkar gider. 15 ekim 2022 kayserispor galatasaray maçı ile aynen bu şekilde hissettirmiş takımdır. malesef kötü oyundan daha da beni üzen oyuncuların üstündeki bıkkınlık ve isteksizlik oldu. biz iyi mücadele etseydik de kayserispor yine doğru oyunla bizi yenseydi bu kadar üzülmezdim. ama sanki televizyon başındaki ben kadar kimse bu galibiyeti istemedi, kimse benim kadar umursamadı. gururumla oynandı, umutlarım kırıldı sözlük, çok üzgünüm. ilk defa böyle şeyler hissediyorum. :(
  • 31508
    uzun aranın da verdiği etkiyle yaşattığı hayal kırıklığı çok büyük olmuş takımımız.
    sıradan bir deplasman kazası olarak unutulup gidecekken hem beklentilerin çok yükselmesi hem de 1 ayda oynadığımız 2. maç olunca olması gerekenden fazla değer verdik 15 ekim 2022 kayserispor galatasaray maçına.

    ligin 5. haftasından sonra geniş bir kadro kurup avrupa'da da olmayınca bu tür denemeleri yapacak başka mecra kalmadı tabi.
    hazırlık maçı demeyin* mata'yı gördük işte hazırlık maçında, adamı de bruyne yaptık tek bir hazırlık maçıyla. çok gereksiz yükseliyoruz sonra da çakılınca etkisi daha büyük oluyor haliyle.

    okan hoca bu takıma ads gibi çok iyi bir hücum takımına karşı deplasmanda çok fazla pozisyon vermeden ve gol olabilecek pozisyonlara da girecek bir oyun oynattı. keza her ne olursa olsun ts deplasmanını tek bir net pozisyon vermeden geçti.

    yeter ki şu camianın gereksiz ve haddinden fazla gaza gelmesine kendini kaptırmasın.

    öyle uçup kaçacak, rakibi boğacak, 2 yerse 3 atacak bir takımımız ve oyunumuz yok.

    elimizde ligin çok üstünde kale-savunma-orta saha oyuncularımız var. hücumda da herhalde ilk 5'e giremeyecek bir ön taraf (isim değil güncel form durumları)

    o yüzden ts-ads maçlarında olduğu gibi mata-mertens-icardi'den sadece birisi olacak şekilde bir oyun kurgularsak yine zor ve kısır da olsa galibiyetler gelmeye başlar.

    bu hatasından ilk maçla birlikte döneceğini ve gereksiz bir şekilde inat etmeyeceğini umuyorum okan hoca'nın.
    sonuçta torent gibi tazminatımı alayım da gerisi umrumda değil kafasında birisi değil okan hoca, o da bizler kadar üzülmüştür son maçımızda.
  • 31509
    takımda yer alan bazı futbolcuların geçtiğimiz sezondaki gol ve asist sayıları şöyledir.

    kerem aktürkoğlu: 10 gol 5 asist
    yunus akgün: 8 gol 9 asist
    mertens: 11 gol 1 asist
    ıcardi: 4 gol
    seferovic: 3 gol 2 asist

    bu 5 futbolcudan 10 haftada sadece 2 gol 1 asist katkısı aldık. dede diye dalga geçilen gomis olmasa rezil durumdaydık. puan tablosunda hala çok kötü bir durumda değiliz ama bu şekilde gitmeyeceği aşikar. sadece az gol yiyerek (ki artık gol yemeye de başladık) şampiyon olamazsınız. ya bu futbolcuların form tutmasını bekleyeceğiz, ya da oyun planında ve ilk 11 de bazı değişikliklere gideceğiz. doğru şablonu bulana kadar iş işten geçmese bari.
  • 31510
    son 4 teknik direktörü;

    igor tudor mbp 1.79 yarım sezon
    ( görevden ayrıldığında 3. sıradaydık )

    fatih terim mbp. 1.86 dört tam, iki yarım sezon
    ( ilk ve ikinci yıl şampiyonluk, üçüncü yıl 6. , dördüncü yıl 2. , beşinci yıl görevden ayrılığında 12. sıradaydı )

    domenec torrent mbp 1.30 yarım sezon
    (12. sırada aldığı takımı 13. bitirdi)

    okan buruk mbp 1.89 henüz 9 maç*

    olan futbol takımımız.

    bu süreçte tudor ile geçiş, terim ile tudor'un oyununun üzerine geliştirme, ikinci yıl bir önceki seneye göre daha düşük kalibrede futbol ile gelen şampiyonluk, üçüncü, dördüncü ve beşinci yılda statik pozisyon oyunu denemeleri, boşa geçen 3 yıl, torrent ile fatih terim’in oynatmak istediği futbolun devamı, okan buruk ile de zaman zaman geçiş oyunu, zaman zaman da pas oyunu karışımı.

    son 6 sezonda teknik direktör etkisini sahada görebildiğimiz en iyi dönem hangisi diye sorarsanız, 2017-2018 tudor ve terim'in yarım dönemlik yönetimindeki şampiyonluk derim. oynatılmak istenen futbol belliydi, oynatılmak istenen oyuna futbolcuların adaptasyonu belliydi ve sonucunda 34 maçta 24 galibiyet ve 3 beraberlik ile mbp 2.2 oran yakalanarak şampiyon olundu.

    kısacası şöyle bitireyim, uzun döneme yayılmış net ve başarıyla oynanan bir oyunu 5 sezondur seyredemiyoruz maalesef.

    çok çok uzun bir süre.

    gelen giden futbolcuları sayamayacağım elbet, ama 5 sezonluk iyi futbol açlığı tablosunun oluşmasında birinci etken olarak teknik ekip yetersizliğini görüyorum.

    bizim net olarak ne istediğini bilen, taktiksel varyasyonları gelişmiş, oyuncularını ona göre seçip, o yönde verim almaya çalışan bir teknik ekibe ihtiyacımız var.

    bu iki ana parametrenin futbolcu ayağını son 5 sezonda çok eleştirdik, ama maalesef teknik ekip futbolcu grubuna göre çok çok yetersiz ve verimsiz kalmıştır. son 5 sezonun faturası budur. eleştirilerin yönelmesi gereken nokta da burasıdır.

    galatasaray gibi ülkenin en başarılı ve her sene şampiyonluğa oynaması gereken, sürekli zirvede yer alması gereken bir takımda futbolcu grubundan alınan düşük verim net bir başarısızlıktır.

    şu anda bu teknik ekip ihtiyacını okan hoca'dan doldurmasını bekliyoruz, beklerken yine eski alışkanlıklara binaen futbolcu grubunun eleştirilmeye ve isim üzerinden yerilmeye başlandığını okuyorum.

    yapılacak olan iş, futbolcu grubunun artı yönleri ve eksi yönleri iyi tartılarak, verimi yükseltmektir. şu anda zaman zaman iyi yönde emareler verirken, bazen de verimsizlik çok üst boyuta ulaşıyor. bu da 9. haftada kesin bir kanaate varılmasını engelliyor.

    tahminimce dünya kupasına kadar olan 4 maçlık fikstür bu kanaatin oluşması için yeterli bir süre olacaktır.

    edit: şöyle de bir ekleme yapalım.

    en son iyi futbol oynadığımız kadrodan ndiaye-belhada nın şu anda lider konumda bulunan adana demirspor' da oynaması da ilginç bir enstantane olmuş. onyekuru da rodrigues'in ikamesi dersek nereye varıyoruz?

    sorun futbolcu grubunda değil, sorun o grubu oynatmayı başaran ya da başaramayan teknik ekipte.

    eminim yunus akgün adana'da olsaydı şu anda gol-istatistik verileri daha yüksek olurdu.
  • 31512
    beşiktaş futbol takımı 2020-2021 sezonuna felaket derecede kötü bir giriş yapmıştı. avrupa'da rezil bir oyunla elenilen paok maçı sonrasında ligde 4 maçta sadece 4 puan toplayabilmişlerdi. 4 ekim 2020 tarihinde oynadıkları ve 1-0 kaybettikleri gençlerbirliği maçından sonra da hem milli ara, hem de bay geçmelerinden ötürü 22 günlük bir araya girdiler ve bir sonraki maçlarını 26 ekim tarihinde oynadılar. son kaybedilen maçtan sonra ise teknik direktör sergen yalçın 20 günlük arayı iyi değerlendireceklerini ve çok çalışıp geri doneceklerini belirtti. 26 ekim tarihine kadar kimse beşiktaş'ı bir şampiyonluk adayı olarak görmüyordu. sonra aradan döndüler. ilk 4 maçta 4 puan alabilen takım aradan sonra ligin ilk yarısının bitimine kadar oynadığı 16 maçtan 40 puan çıkardı. bu süreçte sadece 2 yenilgi ve 1 beraberlik aldılar ki mağlup oldukları maçlardan birisi tecrübesiz ersin'in kırmızı kart gördüğü gaziantep deplasmani *. takım aradan sonra inanılmaz bir fizik güçle dönmüştü. o takımın kalesinde tecrübesiz ersin, solbekinde rıdvan-nsakala, stoperinde de wellinton souza oynuyordu ve oradan aldıkları özgüven ile sezon sonu şampiyon oldular. bu hikayede transfer döneminin son günlerinde yaptıkları rosier, josef, ghezzal ve aboubakar transferlerinin de hakkını verelim ama o aradan faydalanan hocayı da unutmayalım şimdilik ki söz konusu hoca da türk futbol tarihinin en tembel ve antrenman sevmez futbolcusuydu.

    2022-2023 sezonu başına gerçekten flaş transferler ile girdik. bence gerçekten iyi kadro kurduk ama öyle oyuncular geldi ki hem maç hem de antrenman eksikleri vardı. bu zamana kadar da takımı hep bu yönden savundum eski entrylerime göz atabilirsiniz. bu oyuncular maç ve antrenman eksiklerini giderince takım çok iyi noktaya gelecek diye düşünüyordum. takım yukselerek de gidiyordu gerçekten. toreira, oliveira gibi oyuncular hemen eksiklerini kapatıp form tutmuslardı ve 2020-2021 sezonunda beşiktaş'ın yaşadığı gibi bir ara geldi. bulunmaz bir nimetti aslında. takım zaten iyiye giderken bu arada bütün eksiklerini giderebilirdi. ancak tuhaf bir şekilde arayı izinle geçirdik. vallahi de o günkü beşiktaş'tan daha çok ihtiyacımız vardı çalışmaya ama okan hoca izin kullandırmayı tercih etti. takımda inanılmaz büyük bir gevşeklik görüyorum. herkes kafasına buyruk hareket ediyor gibi geliyor. birisi 2 maç arasında eski takımının şampiyonlar ligi maçına gidiyor, birisi toksik ilişkisinin peşinden arjantin'e gidiyor maça çıkmıyor, yusuf demir 2 haftadır kadroda yok sebebi bilinmiyor... bu şekilde olmaz. böyle gevşekçe bir şey kazanamayız. hele ki karşıda jorge jesus gibi bir kurt varken çok zor. bilmem farkında mısınız ama takımı skor yükünü 9 hafta 37 yaşındaki gomis cekti. o da karakterli topçu olduğundan yani. okan hocam kusura bakma ama olay sadece teknik ve taktik değil. hiç olmadı ve hatta bu ülkede hep de ikinci pland kaldı. 1 gün maç, 3 gün izin sonra maç, arada bir antenman. yabancılar her hafta bir yerlerde... böyle yürümez hocam. şu sözlükte kendisine benden daha fazla destek veren, gelmesini benden çok isteyen çok fazla kişi yoktur ama ben şimdi bunları yazıyorum. bu takım en az fenerbahçe gibi, başakşehir gibi hatta trabzonspor gibi ciddiye almalı bu işi. bunu başarırsak zaten kalite çözer kalanını ama yapamazsak bu sezondan ümidi keserim. ne yazık ki efsane olmasını istediğim okan hoca'dan da keserim. o yüzden bir an önce silkinip ciddiyetle lige asılmak lazım. bu sezon başka bir kulvar da yok zaten.

    son olarak ilk paragrafın sonunda sergen yalçın türk futbol tarihinin en tembel futbolcusuydu demiştim ya işte okan hoca da en çalışkanlarından birisiydi. hocam topçuluğun nasıldıysa aynısını talep etmen lazım oyuncularından. başka türlü olmaz.
  • 31515
    --- alıntı ---
    galatasaray, teknik heyete bir takviye daha yapmaya hazırlanıyor. sarı-kırmızılılar, alman antrenör moritz volz ile yaptığı görüşmelerde son aşamaya geldi.

    galatasaray'da okan buruk'un teknik ekibine rb leipzig'de julian nagelsmann'ın yardımcıları arasında görev yapan moritz volz dahil edildi. nagelsmann'ın bayern münih'e gitmesinin ardından boşa çıkan alman çalıştırıcı ile sarı-kırmızılılar yeni bir planlamaya gitme kararı aldı.

    sarı-kırmızılılarda sargon duran'ın geçtiğimiz hafta duran top antrenörü olarak göreve başlamasının ardından moritz volz hamlesini yapması camiada merak uyandırdı.

    bundesliga’da son dönemde başarılı sonuçlar alan leipzig’de julian nagelsmann’ın yardımcılığını yapan volz’un scouting ve bilimsel çalışmalarda cim-bom’da önemli bir rol üstleneceği belirtildi. daha önce ingiltere premier lig devi arsenal’de de scout olarak görev yapan alman çalıştırıcının altyapı konusundaki yapılanmada da önemli görevler alacağı bildirildi.
    --- alıntı ---

    isimlerden bağımsız, şu hamleler bile aslında neden ligin 4'te biri geçmesine rağmen sanki ligin ilk maçını oynuyormuşuz gibi düzensiz ve karmaşık bir oyun oynadığımızın göstergeleri.

    kağıt üzerinde güzel hamleler ama zamanlaması?

    bizim bir şekilde fener'in çok gerisinde kalmadan dünya kupası arasına atmamız gerekiyor kendimizi.
    kayseri-giresun mağlubiyetleri bu açıdan çok çok kötü oldu. hiç kredi kalmadı neredeyse.
    ve önümüzde çıkışa geçmiş bir karagümrük ile başak-bjk maçları var araya kadar.

    tek avantajımız şu aşamada sakatlık sorunu yaşayan tek bir oyuncumuz bile yok.
    artık kötü futbol, büyük takım böyle mi oynar vs vs demeden şu 4 maçtan bir şekilde 10 puanı çıkarmamız şart.

    fb belki beklenmedik kayıplar yaşar diyordum ama maalesef k.gümrük-a.gücü maçlarını iyi oynamadan kazanmayı bildiler ve bombayı bizim kucağımıza bıraktılar.

    son yıllarda ne kadar çabuk yarıştan kopup pes ettiğimizi düşününce bu 4 maç resmen sezonun en kritik maçları haline geldi bizim açımızdan.

    umarım artık futbol şansı ve yıldızların bireysel becerileri yanımızda olur çünkü saha içi ve dışında maalesef hiç güçlü değiliz.
  • 31516
    iyi bir organizayona ihtiyaç duyan canım kulübümün lokomotif branşı. sadece teknik direktör vb değişikliği değil, topyekün yeni bir futbol yapılanmasına ihtiyacımız var. bu işi yapabilecek doğru hoca ve futbol direktörünü bulabiliriz. biz bu ülkenin avrupa’ya açılan penceresiyiz. ismimiz, markamız gerçekten çok büyük. misal bugün çok övülen jorge jesus’u getirebilmek için ali koç 6 ay uğraştı. emin olun aynı ismi galatasaray 1 haftada buraya getiriridi. eğer doğru vizyonu planlayıp, doğru adamlara gidersek, isimleri büyük olsa da projeyi kabul edeceklerdir. biz 40 sene evvel bu ülkeye almanya milli takımının dünyaca ünlü teknik direktörünü getirdik. bugün jose mourinho’yu, marcelo bielsa’yı veya o kalibrede bir teknik direktörü pekala getirebiliriz.

    kağıt üzerinde en büyük rakibimiz fenerbahçe’yle karşılaştırınca, malesef arada resmen hem fizik hem taktik anlayış olarak uçurum var. fenerbahçe tam bir jj takım olmuşken, bizim ne olduğumuz malesef belli değil, olacak gibi bir ışık da vermiyoruz. neredeyse kasım ayına geldik ve defalarca yazdığım gibi okan buruk’un yetersizliği ortaya çıkmaya başladı. aslında sene başından beri yetersizdi de nedense anlamsız bir bekleyiş içerisindeyiz. herkes fenerbahçe’nin düşeceğini bekliyor da jorge jesus’un ne kadar disiplinli ve türk oyunculardan arıza çıkarabilecek potansiyeldeki elemanları böyle bir durumda duvara mıhlayacak kadar ruh hastası olduğunu bilmiyor.

    ayrıca konuyu hakem ve var seviyesine indirgemek, geçtiğimiz yıllarda yaptığımız gibi hatayı çok saçma yerlerde arayıp bize hiçbir şey kazandırmayacak bir yüzeysellik. açın 2 takımın herhangi maçını yanyana televizyonlarda izleyin, tarafsız bakmayı başarabilin, lacivertli takımın çok daha kompakt olduğunu kolayca göreceksiniz. türkiye’de kayrıldığı iddia edilen takım, uefa avrupa ligi grubunda namağlup lider arkadaşlar.

    bir şeyleri eleştirirken, biraz daha tarafsız bakabilmek lazım. kayrıldığını ya da ‘karşısında iyi takım olsa şöyle şöyle yapardı’ söylediğiniz takım gayet de farklı ve seri galibiyetler alarak gidiyor. bizimse avrupa’da olmamamıza rağmen ne acı ki enner valencia kadar golümüz yok.

    he bu demek değil ki öldük bittik. ilk paragrafta belirttiğim gibi, iyi bir organizasyon her şeyi kısa sürede yoluna sokar. bu lig çok kolay, taktiksel açıdan aşırı zayıf bir lig. yapmamız gerekeni yaparsak toparlanma süremiz camianın büyüklüğünden de mütevellit çok kısa sürecektir. misal aynı durum premier lig’de olsa, liverpool’un yaşadığı gibi 3-4 seneyi bulur ama burada o kadar uzun süreye asla ihtiyaç yok. yapılması gereken ilk ve en önemli iş, ismi üzerinde tartışma olmayacak bir teknik direktörü getirebilmek. sonra da gerçekten ama gerçekten o’na destek olup yapıyı modern futbol normlarına göre dizayn etmeye başlamak.
  • 31517
    yönetimi ve taraftarları tarafından yalnız bırakılan canım takımım. eskiden büyük kulüp ağırlığımız vardı. federasyon mhk ve hakemler operasyon çekmeye çalıştığında reaksiyon gösteren taraftar toplulukları ve masaya yumruğu vurabilen yöneticilerimiz vardı. son yıllarda herkesin yaşanan herşeyi kabullenip sineye çekmesi sonucunda büyüklüğünü yitirdiğini görmek benim canımı çook sıkıyor. bu kadar basiretsiz olmayı nasıl başardık
  • 31519
    şunun farkında olması gereken takımdır; birazcık kıvılcım gösterse bu taraftar ne federasyon bırakır ortada ne mhk ne murat ılgaz. yapmaları gereken tek şey terlerinin son damlasına kadar savaşmak. bir aydır ilk maçına çıkacak takım sahaya hala isteksiz çıkıyorsa burada sorunu biraz da kendimizde arayacağız. bunu yanlış hakem kararlarını konuşmayacağız anlamında söylemiyorum ama bu iş tersine dönecekse bunu okan hoca ve takım başlatacak. ondan sonra zaten taraftar ve camia müsaade etmez hakemlerin istediği gibi top koşturmasına. kılını kıpırdatmadan tüm suçu dış etkenlere atmak hiçbir zaman iyi sonuç vermedi, yine aynısını yaparsak yine vermeyecek.

    sen oyun olarak bir varlık gösteremiyorsun, elinden geleni yaptığın dahi şüpheli ondan sonra taraftar bize sahip çıksın diyorsun. taraftarı elinden geleni yaptığını ikna et ki sana sahip çıksın. olay bu kadar basit.
  • 31520
    artık isimlerden bağımsız kim iyi ve formdaysa onun oynaması gereken takımımız. bir oyun ezberimiz de yok, sistem de oturmadı ama öncelikle kadroyu isimlere göre kurmayı bırakmamız lazım. gerekirse icardi, mertens, mata vs kim olduguna bakılmaksızın oynamayacak. uyum sorununu da çözmek lazım bir an önce. artık kaçıncı hafta oldu, takımda ışık istenilen seviyede değil.
  • 31521
    --- alıntı ---
    bilgi: ligin ilk 9 haftasında süper lig’de bulunan 19 takım arasından var’dan lehine karar çıkmayan ve var’a gidilmeyen tek takım galatasaray.
    --- alıntı ---

    https://twitter.com/.../1582083693216026625

    fazla söze gerek yok sanırım. neler olup biteceğini de az çok biliyoruz. dursun özbek ve heyeti bugün tff'yi ziyaret etti. muhtemelen 5.11.2022 bjk maçına kadar bir kaç maçta bize kıyak geçerler. yani en azından adaletli bir yönetim sergilenmesini sağlarlar. bjk maçı ile birlikte aynı tas aynı hamam olur.
  • 31522
    twitter denen siteye bir üyeliğim hiç olmadı ancak böyle kesit kesit videoları izliyoruz.
    https://twitter.com/.../1582669604085993472
    bu video ne amaçla nasıl yayın edildi anlamadım. şimdi yayınlayanı tanımam, hangi takımı tutar, ne iş yapar bilmem. ilgi meraklısı mıdır, futbol uleması mıdır hiç bilgim yok. ancak bu vermiş olduğu videoda o kadar sallamış ki bu pozisyonun sonunda hücum pres başarılı oluyor. topu kapıp hücum geliştiriyoruz ve neticesinde penaltımız verilmiyor. maç yeni başlamış ve kamera defans bloğunu göstermiyor bile. takım bir kere kötü oynadı diye hemen yerden yere vurmaya da gerek yok. hele hele bu video ile hiçbir şey ifade edilemez.
    10 saniyelik videolar ile bir takımı yerden yere vurmaya gerek yok. terim zamanı da 30 saniye paslaşma videolarıyla terimball adında saçma sapan bir oyun adı konulmuştu. sonuçlarını hepimiz biliyoruz zaten.
App Store'dan indirin Google Play'den alın