• 28776
    burada terim’in istifa etmesini isteyenler aynı zamanda istiyor ki ligde tempolu, ilerde basan, avrupa’da haddini bilen, oyunu tutan, geçiş oyunu oynayan bir takım olalım. siz böyle bir takımı nerede gördünüz arkadaşlar? ya da perşembe avrupa maçı oynadıktan sonra pazar günü rotasyon yapmadan takımın aynı eforla oynamasını mı bekliyordunuz? ya da bu takımda oyun sıkışmışken kilidi açacak oyuncu var da terim mi faydalanamıyor?
    bu takım 2-3 takviyeyle uçuşa geçme potansiyeline sahip, belki puan tablosunda istediğimiz yerde değiliz ama doğru yoldayız. değilsek de bunun muhasebesi sezon sonunda yapılır, yangıncı tayfayla hareket edenlerin akıbetini görüyoruz.
  • 28779
    oynadığı oyuna göre ligde iyi puan toplamış olan takımdır. liderle arasındaki fark tamamen trabzon'un über başlangıç yapmasından dolayı oluştu. avrupa'da da lider durumdayız. kağıt üzerinde bir sorun görmüyorum.
    oyun konusunda ise takım savunmasını iyi yapıyoruz. birçok kişi josef gibi gustavo gibi 6 numara istiyor ancak ben işin savunma konusunda bir problem olduğunu düşünmüyorum. berkan 6 numarayı gayet iyi oynuyor.
    şu an en büyük problemimiz hücum olarak gözüküyor. zar zor bulduğumuz pozisyonları cömertçe harcıyoruz. istek, mücadele güzel ama yetmez. biraz daha kreatif olmamız lazım. bu da ancak çok çalışarak ve tekrar yaparak olur.
  • 28780
    her sezon aynı olaylar yaşanmasına rağmen anlık reflekslerle haksızlık edildiğini düşündüğüm takımdır. arkadaşlar baştan söyleyeyim tarihe bir not düşmek amacıyla bu entryi yazıyorum.
    biz sezonu 1 temmuz 2021 de açtık. 21 temmuz 2021 de psv deplasmanında ilk resmi maçımızı oynadık. bu maçta ilk 11: muslera, luyindama, alpaslan, marcao, sekidika, arda turan, aytaç, emre kılınç, ömer bayram, kerem,babel.
    hepmizin bildiği üzere bu maçtan sonra avrupa liginde iki eleme oynadık.
    05/08/2021 tarihinde oynadığımız st johnstone maçında ilk 11: muslera, boey,luyindama,marcao, pva, aytaç, taylan,berkan, kerem,babel,muhammet. yalnızca 2 hafta içerisinde 3 yeni transfer ile birlikte ilk 11 de 5 oyuncu değişmiş.
    19/08/2021 tarihinde oynadığımız randers maçı 11: muslera, yedlin,luyindama,alpaslan,pva,taylan,berkan,emre k. kerem, emre akbaba, muhammet. 2 hafta içerisinde ilk 11 de 4 oyuncu değişmiş.
    04/11/2021 tarihinde oynadığımız lokomotif moskova maçı 11: muslera,yedlin,nelsson,marcao, pva, berkan, morutan,cicaldau, soso, kerem,halil.

    bu takım 21/07/2021-04/11/2021 tarihleri arasında yaklaşık 100 günde 22 tane resmi maça çıkmış. bu dönemde milli maç aralarını da sayarsak neredeyse 3 günde bir maç oynadığımız görülebilir. ayrıca 100 günde kadroda muslera ve marcao dışında herkes değişmiş. açıkça görüleceği üzere yeniden bir kadro oluştururken sezonu erken açmamız nedeniyle çok fazla maça çıktık. gelinen noktada, avrupa liginin en zor grubunda yalnızca bir gol yiyerek ve namağlup şekilde grup lideriyiz. ligde ise 4. sırada, liderin 9 puan arkasındayız.

    biz değil dünya üzerinde herhangi bir takım, 100 günde kaleci hariç ilk 11 den 9 oyuncuyu değiştirecek bir dönüşüme girerse bu dönüşüm sancılı olur. ayrıca biz bu kabuk değişimini yaparken yukarıda da belirttiğim gibi son derece fazla maça çıktık. ister istemez oyundan çok skorun önemli olduğu maçlar da oynadık. ligde henüz 12 hafta geride kalmasına rağmen fenerbahçe haricinde ilk 8 sıradaki tüm takımlarla oynadık ki trabzon, beşiktaş ve karagümrük ile deplasmanda oynadık. şimdi tüm bunları üst üste koyup değerlendirdiğimizde umutsuz olmamızı gerektirecek herhangi bir durum olduğunu düşünmüyorum. bizim gibi bir futbol ikliminde kolay olan, yaşanılan güne yatırım yapmak ve günü kurtarmaktır. bu ortamda günü riske ederek geleceği planlamak kolay kolay kimsenin başarabileceği bir şey değildir. fatih terim'in bile sorgulandığı bir ortamda başka bir kişinin de bu dönüşümü yapması ne yazık ki mümkün değil. kaldı ki, biz neredeyse tüm mevkilere transfer yaparak kabuk değiştirirken de bu değişimin sancılı olmasını engellemek adına hazır ve tecrübeli oyuncular transfer etmedik. hepsi ayrı bir potansiyel olan çok genç ve dinamik bir futbolcu grubu inşa ettik. eğer, sıfırdan bir futbol takımı kurup, bu futbol takımının hem çok genç ve potansiyelli hem de çok kısa sürede sonuçlara da yansıyan bir başarı elde etmesi hedeflenmişse bu durumun çok mantıklı olmadığı aşikar. arkadaşlar bu takım milli maç aralarının olmadığı dönemlerde pazar-perşembe-pazar oynuyor. henüz iki gün üst üste taktik idmanı yapma fırsatı olmadı. oyunumuzda özellikle set oyunumuzda eksiklik olduğu herkesçe malum. ancak roma da bir günde keşfedilmedi. 2021-2022 galatasaray futbol takımı da dahil olmak üzere ne yazık ki haftada 3 maç temposunu kaldırabilecek bir türk takımı yok. geçmişe bakıldığında da bu tempoyu kaldırabilen belkide 2-3 türk takımı olmuştur. avrupadaki maç temposu azaldığında ve oyuncuların birbirine uyumu arttığında her geçen gün iyiye gidecek bir oyun izleyeceğimizi düşünüyorum. kaldı ki, bu takım 100 günlük periyotta dahi bizlere taktik esnekliğe sahip olduğunu gösterdi. ligin namağlup takımına karşı ilk 45 dakikada 2-0 önde kapattık. marsilya deplasmanını farklı, lokomotif moskovayı ağırladığımız maçı çok daha farklı taktiksel anlayış ile oynadık. ligin tüm istatistiklerde en üst sıralarında olan ve hepimizin takdir ettiği karagümrük maçında rakibin tüm planını bozduk. bu 100 günlük süreçte, takımın değişilmezi ve en tecrübelisi fernando musleranın yalnızca bireysel hata yapmadığı düşünüldüğünde şu an çok başka şeyler konuşuyor olabilirdik. potansiyeli konusunda hemfikir olduğumuz bu takımı henüz 3.5 ayda bu kadar hırpalamanın da herhangi bir mantığı yok. bu ülkede baştan sona planlı ve programlı herhangi bir süreç idare edilmesi çok zor. ancak bizim diğer takımlardan farkımız, derwall ile 96-00 dönemlerinde ft ile bu yapılanmaları yapmış, genç oyunculara sabretmiş ve karşılığını almış bir takım olmamız. suyun karşı tarafının bu şekilde bir yapılanmaya girerek geleceğini kurtarmaya yönelik bir planlamaya girmesi mümkün değil. bizim onlardan farkımız ve son tahlilde bizi başarıya götürecek olan ise bu oyuncuları yıpratmadan arkalarında durabilmek olmalı. 100 günde ilk 11 den 9 oyuncu değiştiren ve bireysel hatalar nedeniyle bir çok puan kaybeden bir takım avrupada başarısız olsa dahi sabredilmeliydi. ancak avrupa liginin en zor grubunda namağlup liderken ligdeki konumumuz neticesinde bu denli eleştiri mantıklı değil. zira bu lig, çok basit bir lig. son 8 haftasına 8 puan geride girip şampiyon olduğumuz bir düşünüldüğünde, 12. haftadan yangın yapılmasına anlam veremiyorum. 4 hafta önce lider koltuğunda oturan fenerbahçe, 4 hafta neticesinde liderin 10 puan arkasında. lig, ocakta başlar ve mayısta biter. unutmayın ki mayıslar bizimdir!
  • 28781
    berkan 6da gayet iyi oynuyor, 8den 6ya evrildi ve iyi de uyum sağladı. cicaldau zaten canımız ciğerimiz her şeyimiz. devre arasına kadar yanına morutanı eklememiz gerektiğini düşünüyorum. morutan, beklentilerin aksine savunma kısmında çok disiplinli ve inatçı çıktı. kendisinin verdiği savunma katkısından çok memnunum. forvette mohammed, kanatlarda halil kerem ikilisiyle oynarsak gol problemini çözeriz. devre arasında gedson, solbek ve bünyamin transferiyle kafamız rahat eder.

    kaybettiğimiz hiç bir şey yok, liderle fark, 6 puan. içerideki maça 3 puan yazdım, zaten alamıyorsak o maçı, şampiyonlukla ilgili konuşmak mantıksız, şu pozisyondayken.
  • 28782
    bence kadromuz gayet iyi. van aanholt, yedlin, taylan, mostafa-diagne-halil gibi ara ara aksayan parçaları olsa da, bence her biri gayet iyi ve verimli oyuncular. hem yeni takım olmanın zorluklarını hem de aynı zamanda genç ve tecrübesiz olmanın dezavantajını yaşıyoruz.

    fakat bence en büyük eksiğimiz takımda lider bir karakterin olmaması. muslera her ne kadar galatasaray futbol tarihine geçmiş birisi olup, yaşı da epey ileride olsa da, karakter olarak takımı ayaklandıracak, ağırlık koyacak bir isim değil. ayrıca kalede olması da doğal mevki dezavantajı yaşatıyor.

    bence takımın en büyük dezavantajı bülent korkmaz, gheorghe hagi, gheorghe popescu gibi lider komutanların eksikliği. tamam bu oyuncular çok büyük isimlerdi, büyük kaptanlardı doğru, ancak bize lazım olan tam da bu. başarılardan bağımsız dediğim. yani tomas ujfalusi, felipe melo, wesley sneijder, dider drogba da olabilir. 2011'de kurduğumuz takım da çok yeniydi, kimse birbirini tanımıyordu -trabzonspor'dan beraber gelenler hariç- ancak özellikle ujfa ve melo'nun liderliği ve ağırlığı onların daha fazla zorluk yaşamasını engelledi.

    hatta van aanholt transferi de bence bu sene biraz bunun için yapıldı, ancak orada belli ki hatalı hamle yapmışız. düşünce doğru, isim yanlış. devre arası yine 30'lu yaşlarda, bu kez atağı yönlendirecek ve daha ilk maçtan hiç korkusuzca kaptanlık pazubandını verebilecek, mümkünse orta saha, 10 numara ya da ön libero bir oyuncu almamız daha iyi olabilir. sneijder veya melo'yu kastediyorum yani.

    genç takım olmak harika bir şey, ancak böyle zorlukları da var. 1-2 tane kaşarlanmış serpersek hiçbir problem kalmaz bence.
  • 28783
    son darbeyi indiremeyen, bir türlü skoru alamayan takım. bunca tantana bundan. moskova maçında kaçan onca pozisyondan bir tanesini içeri atabilsek ya da ligin en iyi takımlarından olan rakip ceza sahasında en çok fırsat yaratan üçüncü, kaçan büyük fırsatta ikinci olan, topa en çok sahip olan karagümrük'e her alanda üstün olup, 70. dakikaya kadar tehlikeli şut fırsatı bile vermeden gol yememiş olsak şu an skor taraftarlığı yapan herkes sakindi.

    yeni kurulan ve avrupa'da herkesin ortalama 3-4 puan alacağını düşündüğü yerde namağlup lider, ligde henüz 12. hafta oynanmışken bu kadar silme eleştiri hiç mantıklı gelmiyor. en ufak şeyde insanları kategorize edip belirli terimlere oturtup başlıklar açıp saldıracak seviyeye gelmeyi zaten hiç anlamıyorum. neyse konuyu dağıtmayalım.

    oyun olarak sorunlarımız var, lig ve avrupa arasında fark var doğru. ancak yeni takımız ve bence şu hafta itibariyle önemli olan şey biraz da takımın vadettiği. 3 gün önce oynanan avrupa maçından sonra ligin en iyi takımlarından birine pozisyon vermedik. istatistiklerde silip geçmişiz ama son darbeyi indirememe sorunumuz devam etmiş. avrupa'da olmayan ve tek sezon şampiyonluk için kurulan trabzonspor'un suni puan farkı olmasa şu tantana olmayacaktı eminim. beşiktaş ve fenerbahçe bizden çok daha zor durumda. momentumu kaybetmişler. bizde ise öyle bir durum yok. milli ara sonrası bir derbi var. bambaşka bir ivme yakalama şansına sahibiz. avrupa'da yola devam ediyoruz. hani yapılanma, genç takım, scout transferi?

    oyun olarak çok daha fazla gelişmeli ve istikrar yakalamalıyız buna yüzde yüz katılıyorum, hocanın avrupa ve lig arasında maç sonu demeçlerinde bile fark olduğuna katılıyorum ama ilk sezonun ilk dönemi için hiç de umutsuz bir yerde değiliz ya? devre arası yapılacak bir 6 numara takviyesi ve daha da oturmuş bir takımla her şey konuşulabilir. sakin olmakta fayda var. biz ne 8 sezondur şampiyon olamayan tek kupa görmeyen fenerbahçeyiz, ne tek sezonluk kurulmuş trabzonspor, ne de 3 milyon euro üzeri maaşlarla kadroyu yıldızlarla dolduran beşiktaş. odaklanalım, destekleyelim, eleştirelim ama yapıcı olalım.
  • 28785
    bir türlü aradığı bek ikilisini bulamayan, buldum dediği anda dediğine bin pişman olan takımım. bunda bizim oyuncu tercihlerimiz kadar şanssızlığımız da etkili.

    -saracchi müzmin sakat geldi iyi kötü bir şeyler gösterirken tekrar sakatlandı.
    -olympiakos'tan omar'ı bonservissiz aldık. tam aradığımız kalitede bir bek derken elinde havai fişek patladı futbol hayatı karardı.
    -deandre yedlin omar'ın sakatlığı sonrası ffp hesaplarının yapıldığı dönemde sıfır maliyetle mecburiyetten geldi. tıpkı bugün dedirttiği gibi eh işte bir performans gösterirken sakatlandı, sakatlıktan döndükten sonra uzunca süre halı saha topçusu olabilecek seviyede oynadı.
    -pva transferi bile isteye yapılmış yapyanlış bir hamleydi. olup olabileceği en üst seviye deandre yedlin'in birkaç tık üstü olan vasat bir futbolcu işte.
    -son olarak da sacha boey... yine tam aradığımız beki bulduk diye ağzımızın suyu aka aka izlerken sakatlandı. kariyerinde sakatlık geçmişi olmayan bir oyuncuydu üstelik.

    oynamak istediğimiz oyunda beklerin oyuna katılımının çok önemli olduğunu düşünürsek ligde yaşadığımız puan kayıplarında ve kısır bir takıma dönüşmemizde ideal ikiliye bir türlü kavuşamamamızın etkisinin çok büyük olduğunu düşünüyorum.
  • 28786
    uzun bir süre sonra bana entry girdiren, gönül verdiğim takım, takımımız.

    kendi adıma konuşmak gerekirse ben sahada izlediğim galatasaraydan en son ne zaman bu kadar memnun olduğumu hatırlamıyorum açıkçası. önceki senelerde maçı izlerken aklımdaki tek şey kazanmaktı. skor tablosuna ve maçın dakikasına bakmaktan maçı izleyemiyordum. ama şimdi neredeyse hiç bakmıyorum. özellikle önde olduğumuz, güzel futbol oynadığımız maçlarda. bitmesin istiyorum çünkü.

    hayatım ne futboldan ne galatasaraydan ibaret. galatasarayın maçlarını kaçırdığımda çok üzülürüm ama artık çok daha fazla üzülüyorum. içimde nedensiz bir huzur var. aklımda şampiyonluk yok, sadece sonraki maçı bekliyorum. takımı izlemek istiyorum. uzun bir aradan sonra bana böyle hissettiren herkese, hocasından başkanına kadar herkese müteşekkirim.

    doğru yolda olan takımdır. yürümeye yeni başlamış bir bebek gibidir. şimdilik sendelediği zamanlar olsa da gelecekte yere daha sağlam basacaktır. sonra da elbette koşacaktır. herkes gönlünü ferah tutsun.
  • 28787
    iyi yolda olan takım.
    çok bariz şekilde futbolunda gelişme var.
    takımdaki babalar gidince daha iyi yerlere gelecektir.
    kim o babalar?
    babel ve soso.
    kadroda görmek istemediğim yegane 2 isim.

    takım neden iyi yolda?
    alışılmış bir oyunu var artık takımın. istese de istemese de bol paslı yerden sakin oynamaya çalışıyor. kerem derinde topla buluşmak yerine daha çok defans arkası koşu yapıyor. bu liste uzar aslında çok fazla olumlu yön var.
    marcao döndüğünden beri takım pozisyon vermiyor mesela. berkan 6 numara oynama alıştı. gibi gibi fazlalaştırılır bunlar. ofansif yönü güçlü bir bek ile takım hücum sürekliliği artacaktır.
    yedlin ve aanholt defansif ömer yetersiz. ömer daha çok orta saha üçlüsünde yer almalı diye düşünenlerdenim hala daha.

    terim'de de değişim var.
    maç içi hamleleri hariç her maça farklı sistem ile oyun yapısı ile çıkmaya başladı.
    şu babel ve soso aşkında vazgeçse daha iyi olacak ancak bekliyoruz bakalım.
    terim'de olan olumsuz yön oyun içi müdahaleleri ve oyuncu istikrarsızlıkları.
    bir kere bu takımda 2 adet nokta santrafor var.
    diagne ve mohammed.
    halil bunların yanında daha çok aşağı inen,içeri gelen ve topu ayağına yapıştıran hücum oyuncusu.
    halil bir forvet değil bana göre. takım oyununa farklı hücum varyasyonları ekletebilecek bir hücumcu. ona keza kerem de öyle.
    tam bir kanat diyemeyiz ancak harika bir hücum oyuncusu. üçüncü bölgenin her yerinde ikisi de topla rahat buluşuyor.
    peki ne yapmak lazım da bütünlük oluşturmak lazım?
    bir kere "x" kişisi bu takımın ana forvet oyuncusudur demeli ve onun üzerinden oyunumuzu akıtmalıyız.
    bana göre bu "x" kişisi mohammed.
    daha haraketli ve 23 yaşında gelişime açık bir oyuncu.
    ya da terim forvetlerden memnun değilse ceza sahası içinde bitirici ve olgun bir forvet almalıyız.
    bu takımın kalitesi eksik dediğimiz olay aslında tecrübe. babel ve soso işi kotaramadılar. tecrübeli bir ayak bu takıma can verir. bu tecrübe hakkını da ofansif futbolcu olarak kullanmak gerekli bence.
  • 28788
    hiç maç izlememiş birisi tarafından ligde ve avrupadaki puan durumları uzerinden degerlendirildiğinde ortada yangın cıkarılacak bir durum yok.
    rakiplerinden trabzonla deplasmanda beraber kalmış, beşiktaşa penaltı kaçırdığı maçta yenilmiş, avrupada lider durumda.
    gel gelelim maç izleyen birisi olaya farklı bakıyor.
    kazanılan rize, konya, hatay maçlarının nasıl zorlanılarak kazanıldıgı ortada, avrupa icin kabul edilebilir olsa da surekli geride bekleyerek alınan galibiyetler var. kaybedilen maçlarda da oyun olarak cok geride bir galatasaray var.
    maalesef haftalar geçtikce de iyileşen bir şey yok.
    marcao donunce sorun ciddi anlamda cozulecek diye dusunuldu, iyileşme var ama hala galatasaraylı olmasan izlenmeyecek bir takım var, simdi oyunun iyileşmesi icin umut 20 yasında ikinci ciddi sezonunu geciren haftalardır sakat olan boeyin donmesinde.
    objektif bakılırsa fenerbahce, lazio ve marsilya maçları ile şu an bulunulan olumlu durum tam tersine donebilir.
    kotu senaryo gercekleşir de avrupa elden gider, ligde de bir kac puan kaybı ile 4-10 arasına yerleşirse kimse genc takım falan dinlemez.
    su an konsantre olunması gereken bir sekilde su durumdan daha kotuye gitmeden ilk yarıyı bitirip, terimin çözüm üretmesini beklemek, eğer üretemeyecegini dusunuyorsa da iyi bir galatasaraylı olarak aradan çekilmesine izin vermek.
  • 28791
    bu sezon ligde 12 maçta 18 gol atan takım. bu ortalama ile devam edilirse sezonu 57 gol ile tamamlıyoruz. 38 maçlı sezonda bu gol sayısı ile yarışmacı olmak mümkün değil. bu takıma hala gedson fernandes ya da herhangi bir 6 numaranın transferi ile sorunların çözülebileceği yanılgısı var. uzun uzun anlatmaya da mecalim kalmadı ama şunları sorayım, aksini düşünen yazar arkadaşlar özel mesajla cevaplarını yazsın bana rica ediyorum. berkan gedson cicaldau kerem morutan halil 6lısından bu sezon ligde toplam 40 golden(şu an toplam 9 gol) fazla alabileceğimizi düşünen var mı? yabancı sınırı sebebiyle ara sıra oynatabildiğimiz mohamed ve diagne'den toplam 15 golden(şu an toplam 5 gol) fazla alabileceğimizi düşünen var mı, ya da şöyle sorayım bu oyuncuların daha fazla oynaması gerektiğini düşünüyorsanız nasıl oynayacağına dair yabancı sınırı sorununu da çözen gerçekçi çözümünüz nedir? ara sıra forma verdiğimiz babel, feghouli, barış alper, emre kılınç, taylan gibi oyunculardan toplam 10 golden(şu an toplam 3) fazla alabileceğimizi düşünen var mı? peki bu takım sezon sonunda 60-65 gol bandından öteye nasıl geçecek, geçemezse nasıl yarışmacı olacak?
  • 28792
    oynatılmak istenen sistemde gol beklentisinin altında kalan temel oyuncular kerem aktürkoğlu, tüm forvetler (ama özellikle halil dervişoğlu), alexandru cicaldau, ve bence sol bekte patrick van aanholt.

    kerem şu an sadece akıcı kontra ataklarda tehlikeli pozisyonlar buluyor, ama o kadar hızlı gelişiyor ki sene sonuna kadar küçük bir raheem sterling olacağına şüphem yok.

    forvetler hakkında diyecek bir şey yok. biri oyun akışını çok rahatlatıyor ama kesinlikle gol atamıyor, diğer ikisinin golcülüğü var ama günlerinde değilseler tüm hücumu aksatıyorlar. kolay rakipler ard arda gelmeye başlayınca biri form tutturur diye düşünüyorum.

    cicaldau'nun yeterince gol atamamış olması bizim teknik ekibi de şaşırtıyor gibi. gol atmamaktan ziyade ceza sahasına kadar gelemiyor. aslında şut/gol performansı fena değil, ama tehlikeli bölgede top ile buluşamıyor. bunun çok bariz nedeni bence van aanholt'ün arkasını kapama görevinin kendisinde olması. oyuncu sola doğru oynamayı sevdiği için genelde pva'nın saçma sapan boşlukları için savaşıyor. romanya milli takımı'nda da bu göreve dahil ediliyor ama aslında romanya ligi'nde 10 gol+ performansı var son 3 yılda. teknik ekibin şu anki çalışmalarının kendisini oyuna daha çok dahil etme şeklinde olduğunu düşünüyorum.

    patrick van aanholt benim kendi düşüncem. o bölgeye bek seçilirken hep golcü beklere bakıldı, laywin kurzawa da bunlardan bir başkasıydı. sanki kerem ile bir türlü uyuşamadıkları için kaleciyle çok karşı kalamıyor. aslında tam bindirme beki tipi bir oyuncu. sezon başında ya hazırlık maçında, ya da avrupa'da çok güzel bir golü vardı, bir de son 4 kasım 2021 galatasaray lokomotif moskova maçında ofsaytta kaleci ile karşı karşıya kalıp aslında iyi bir bitirici vuruşu yaptı. tüm dişlilerle ilerleyen bir galatasaray'da van aanholt'un 5, hatta 10 gol katkısı olabileceğini düşünüyorum ama bunu daha göremedik.
  • 28794
    bu sezon orta sahadan* gol katkısı alamadığı gibi sürpriz koşu katkısı da alamayan takım. sebebi ise ceza sahasına girecek ve çevresinde etkili olabilecek tek adamımız cicaldau, geçiş savunmasında elek olmayalım diye riskli işlere giremiyor. gedson fernandes gibi geçiş savunmasını toparlayacak bir adam cicaldau'nun ön alandaki haraketliliğini arttırır hem kerem'in hem halil'in hem de morutan'ın gol-asist sayılarını yukarı çeker. özellikle gedson gelirse ekstra hücum etkinliği de oluşturacaktır.
  • 28795
    gol konusunda sıkıntı çektiğimiz bir gerçek ancak sadece biz değil süper ligin geneli aynı durumda. süper lig takımlarının büyük çoğunluğu kalabalık savunmayı tercih ediyor. trabzonspor dışında bizden daha fazla gol atan 2 takım var sadece. bu takımlardan biri hatayspor(20 diğeri de beşiktaş(21). bütün sezon "aynı gol ortalamasıyla gitmek" diye bir şey de olamaz zaten. beşiktaş ve fenerbahçe lige farklı galibiyetler ve gol yememe serileriyle başladı ancak şuan ki durumda bambaşka bir yerdeler. kısacası lig başındaki gol ortalamasına bakıp, sezon sonu aynı ortalamayla bitireceğimizi düşünmek ve takımı bunun üzerinden yorumlamak çok mantıksız.

    edit: örnek olsun diye bir ekleme yapmak istedim. aslında ingiltere ligi ile kıyasladığınızda güncel gol sayısının ligimiz ile çok fazla bir fark olmadığını görüyorsunuz. ortalamayı aşan sadece 2 takım var.
  • 28796
    süper lig 2021-2022 sezonu 'nda 12 haftada yalnızca iki kez iki farklı kazanabilmiş, yalnızca üç kez kalesini gole kapatabilmiş, yalnızca bir defa bir maçta üç gol atabilmişiz.
    bu gidişat hiç iyiye değil. kadro yeni olabilir. ancak hoca yeni değil. 2010-2011 sezonunda da hocamız olan efsanemiz fatih terim. o sezonda da kadro yeniydi. üstelik o sezon bir önceki sezonun travması takımın üzerinde idi. üstelik 7 aralık 2011 galatasaray fenerbahçe maçı 'na kadar da oyun olarak bazı şeyler oturmamıştı. ancak takım arzulu bir oyun oynuyordu. zaten o maçtan sonra rüzgarı arkamıza alıp ardına bakmadan sezonu lider tamamlamıştık. oyun karakterimiz ikinci bölgede bütün topları kazanarak dikine paslarla pozisyona girmek, topu kaybettiğimiz anlarda rakibi prese boğup üstünlüğü ele almak üzerineydi. eminim ki şimdiki kadar pas yapmıyorduk, ama en az iki misli pozisyon bulabiliyor mutlaka öne geçiyorduk. en önemlisi takım olarak ileride cogalabildiğimiz için pozisyonlar yavan değil bilakis çok tehlikeli pozisyonlar oluyordu. rakip ceza sahasında en azından beş adam ile gol arıyorduk. bugün oynadığımız futbolun o dönemden en önemli eksiği kanımca budur. evet oyuna hakim oluyoruz, evet top genellikle bizde kalıyor, ancak pas temposu o kadar yavaş ki topu rakip ceza sahasına getirene kadar rakip takım on iki kişi oluyor. bir türlü rakibi eksik yakalayamıyoruz. çünkü topla mesafe kat etme anlayışına sahip değiliz. top rakip yarı sahada bulunan tüm oyuncuların ayaklarına değmeden ileri uç oyuncusuna temas etmiyor. sağ çizgiye iniyoruz, tekrar yuvarlağa dönüyoruz, sol çizgiye iniyoruz tekrar yuvarlağa dönüyoruz. ceza yayı çevresine indiriyoruz, tekrar yuvarlağa dönüyoruz. ben yazarken sıkıldım, okurken sıkılanlardan özür dilerim. ama fatih terim hocam kulübede izlerken sıkılmadı. alternatif üretmedi. haliyle kısır futbol altın günlerinde ikram edilen kısır gibi oturdu bağırsağa kabız etti. mücadele anlamında çok mücadele ediyoruz, ancak bir türlü üretemiyoruz. sanki çamura saplanmış bir aracın çamurdan çıkmasını seyrediyoruz her doksan dakikada. öte yandan top rakipteyken rakibe ceza yayı çevresine kadar refakat ediyoruz. amaç kesinlikle rakibi bozup topu kazanmak değil, rakibin açısını daraltmak. rakip de biz onu sıkıştırmadığımız için rahatlıkla oyun kuruyor. dolayısıyla rakibe sürekli müsaade buyuruyor, şans tanıyoruz. eh rakipler de bu şansları en azından bizim kadar değerlendiriyorlar. o nedenle arkamıza bakmadan maçı koparıp alamıyoruz. maç içinde öne geçsek de rakip eşitliği buluyor. çünkü oyun olarak eşit oynuyorlar ve karşılık veriyorlar. maçın sonucundan ve skorundan bağımsız olarak bir tane maç izleyemedik "rakip acaba buradan döner mi" diye düşünmeden.
    takımın yolu uzun. genç bir takım ama maalesef heyecanı yok. silkelenmesi gerek.
  • 28797
    yeniden yapılanma adı altında şampiyonluktan uzak bir sezon geçireceksek kulüp yöneticileri, teknik heyet baştan ifade etsin de bilelim. en azından eleştirilerimizi o doğrultuda yaparız.

    ben şampiyonluk istiyorum. bu kadro da onu alacak güçte. yeter ki oyuncuların ayarları ile oynanmasın. herkes mevkiinde oynasın ve kafası rahat olsun.

    liglerde şampiyon olan takımların ilk 11 leri hemen her futbolseverin gözü kapalı 7-8 tane oyuncusunu sayabildiği 11 lerdir. kafası karışık, diken üstünde futbolcularla şampiyonluk gelmez. bugün marcao rotasyon adı altında bir oynasa bir oynamasa aynı formda olmaz.

    gencecik morutan sezonda 40-50 maç 90 dakika oynar. kendisi geldiğinden beri doğru dürüst 90 dakika oynamadığı gibi bir de rotasyona giriyor. bence oynatmamak için bahane bunlar.

    geçmiş terim yazılarım ortadadır. ama artık yaptığı kaba hatalardan ve yanlış oyuncu ısrarlarından gına geldi. bende bardak taşmak üzere. eğer göz göre göre şampiyonluk giderse o koltukta eskisi kadar rahat olabileceğini sanmıyorum.

    bu takım bu sene şampiyon olmalı. çünkü biz çok daha zayıf kadrolar ile şampiyon olduk.
  • 28798
    9 aralık 2021 - 14 mart 2022 arasındaki periyot cok ciddi şekilde konsantre olunmalı ve planlaması cok iyi yapılmalıdır.

    eğer avrupa liginden lider çıkarsak 10 mart 2022 tarihine kadar avrupa maçımız olmayacak.

    9 aralık 2021 lazio galatasaray maçından sonra 10 mart 2022 tarihine kadar ligde 13 maçımız bulunuyor. hadi lazio maçı sonrası oynanacak olan lig macini es gecelim ve 12 diyelim.

    bu 12 maçta tamamen lige konsantre bir galatasaray olacaktır. 12 maç 36 puan demek. bu periyoda olabildigince az puan farkıyla girmek bu periyotta o puan farkını kapatmak icin büyük fırsat olacaktır.

    ayrıca 10 mart 2022 tarihinde eslestiğimiz avrupa takımını maglup edebilirsek veya avantajlı sayılabilecegimiz skor alırsak ardından içeride beşiktaş'la çok moralli şekilde karşılaşacağız. buradan da alınacak galibiyet ya lideri kovalama motivasyonumuzu artıracaktır ya da hali hazırda evvelden almış olduğumuz liderliği perçinleyecektir.

    15 mart 2022 günü ligde liderlik veya liderin ensesinde nefesimizle* ve avrupada avantajlı skoru elimizde bulundurma durumunu yaşarsak 2021-2022 sezonunu eminim çok büyük başarılarla anacağız.
  • 28799
    bu sezon açıkçası 3 büyüklerin geçen seneden futbol açısından pek bir farkı yok. sadece biz avrupa'da iyi gidiyor gibi gözüküyoruz. tabi bir ya da iki yenilgiyle işler orada da tersine dönebilir? oyuncu kalitesi açısından bir eksiğimiz olmadığını düşünüyorum. geçen sezon da bu lige yeten bir kadromuz vardı. trabzonspor bu sezon açıkçası hesapta olmayan puanlar aldı. yoksa al birini, vur ötekine. aslında biraz gol atabilsek, şu an çok farklı yerlerde olabilirdik.
App Store'dan indirin Google Play'den alın