• 28676
    doğru yolda olan takımdır. bu süre zarfında da herhangi bir şekilde ekstra sinirlenip, gerilmemek gerek diye düşünüyorum. herkesin söylediği gibi, çok genç bir takımız. ilk 11'deki oyuncularımızın yarısından fazlası tecrübesiz kategorisine de girmektedir.

    buna rağmen; henüz ligin başında liderle aramızdaki fark 7 puan, 2. ile aramızdaki fark 3 puan. gidişat kötü değil. bu halimizle, baskıyı kıramadığımız halimizle bile beşiktaş'tan puan alacak/beşiktaş'ı yenecek durumdaydık. 60 dakika boyunca deli gibi baskı uyguladılar, belki yapmak istediğimiz şey olan "baskıyı pasla kırmak" işini doğru düzgün yapamadık ama takım üstüne koydukça bunları da aşacağız. zira, lokomotiv, marsilya ve lazio maçlarında bu işi çok doğru yapmıştık.

    peki avrupa maçlarındaki maç ile dünkü maç arasındaki fark neydi? cevap: kasap oyunu.

    ben hiçbir şekilde hakemi bahane etmeyi sevmem bana aşırı çaresizmiş gibi hissettiriyor ama dün oynanan oyun bambaşka bir şeydi. dün izlediğimiz müdaheleler, çalınan düdükler hiç ama hiç normal değildi. sokmuşum yugoslav faulüne falan, bu böyle bir şey değildi. aynılarını avrupa'da yapamadığı için, beşiktaş 0 puanla grubunda sonuncu sırada. bu müdahalelerin yarısı bizim avrupa maçlarımızda çalınsaydı kartlar havada uçuşur, rakip biraz daha tedirgin olur biz de pas oyunumuzu daha rahat yapardık. neden? çünkü oyun, kuralına göre oynardı.

    velhasıl, avrupa'da aldığımız 7 puan mesela bir şans faktörü değil. böyle diyen 3-5 kişi var sağda solda, hatta burada. avrupa'da aldığımız puanlar sizi kandırmasın diyorlar, artık neremle güleceğimi bile kestiremiyorum. o arkadaşlar, fikir özgürlüklerini kullansınlar ama siz de pek ciddiye almayın. burak elmas başkan ve teknik heyet, onları ciddiye almıyor. siz de almayın. onlar sinirlenmiyor, siz niye sinirleniyorsunuz? bu tür ifade kullananlar, rakip takım taraftarı gibi argüman kullandıkları fark edeceklerdir umarım.

    varsın takımımızdaki gençlik aşısı yüksek olsun, biz böyle böyle yeni bir dna kazanacağız. ben devre arası sonrası, oyun anlamında makine gibi bir hale geleceğimiz konusunda inanılmaz ümitliyim. galatasaray, geçtiğimiz senelerde avrupa'yı sikine takmaz, lige yönelirdi. bu sene tam tersi, ben avrupa ligi'nde son 16, çeyrek final görmek istiyorum. ligde bu sene şampiyon olamazsak -ki hedefimiz tabii ki şampiyonluk- ben çok üzülmem. zaten bu sene şampiyonluk yarışında olacağımızı hepimiz biliyoruz. eğer baskı faktörü olmazsa bu çocuklarda, ben şampiyonluk konusunda sürpriz işler yapabileceğimizi düşünüyorum.

    ayrıca burada çoğu kişinin dediği şeye de katılıyorum. temiz yüzlü çocuklarımız var. bize çirkef bir adam lazım. sadece bir adam yeterli. bunun dışında hücum varyasyonu, orta saha ile hücum arasında yaşadığımız geçiş sorunu falan bunların hepsi aşılır.

    hiçbir şekilde karamsarlığa kapılmaya gerek yok. isterseniz guardiola'yı getirin, bize lazım olan tek şey zaman. bu çocuklara desteğim benim sonsuz. olacak olacak.

    müsterih olun, panik olmayın.
  • 28677
    25 ekim 2021 beşiktaş galatasaray maçında hakemin rezil performansından ve hakeme ve kötü oyunumuza rağmen neredeyse kazanabilecek olmamızdan bağımsız olarak söylüyorum;

    bu takım pas yapamıyor. takımda pas yapabilen 3 oyuncu var bunlar cicaldau, marcao ve nelsson'. takımın pas ortalaması gerçekten çok çok düşük. dün aanholt'dan taylan'a, taylan'dan berkan ve diagne'ye kadar 5 metre önündeki adama pas atamıyor bu oyuncular.

    özellikle taylan'da ki bu inanılmaz düşüşü hayretle izliyorum. bu adam geçen sene pas ve top kesme istatistiklerinde zirveye oynuyordu. bir oyuncu nasıl bu şekilde düşebilir anlam veremiyorum... taylan'a güvenip yola 6 numarasız çıkmamız bize çok pahalıya patladı. tabi bu tek 6 numara ile olacak iş de değil çünkü takımın genelinin pas kalitesi çok düşük.

    bizim bu aşamada topa sahip olmayan, topu rakibe bırakan ve hızlı hücumlarla gol bulmaya çalışan bir takıma dönüşmemiz tercih değil, mecburiyet. bu net şekilde belli oldu. fatih hoca gibi topa sahip olmaya takıntılı birini de eminim çok rahatsız ediyordur bu durum. umarım yapılacak takviyelerle bir şekilde çözeriz bu sorunu. gençlerimize güvenim tam, zamana ihtiyaçları var ve pek çoğu böyle bir atmosferde derbi mücadelesine ilk defa çıktı. ancak bu pas sorunu zamanla değil, takviyeyle düzelebilecek gibi duruyor maalesef.
  • 28678
    rakip yarı alanda yapılan pas hataları ile beni hayrete düşüren takım. inanılmaz basit top kayıpları yapıyoruz. bunda oyuncuların senkronizasyo hataları olduğu gibi, 5 metre önündeki adama pas atamama, baskı altındaki kişiye pas atma veya tercih hataları gibi hatalar dikkatimi çekiyor. umarım çalışmakla ve iyi bir plan ile azaltılır bu hatalar. bir de morutan ve halil dışında adam eksiltemiyoruz. özellikle orta sahada net bir adam geçen oyuncuya ihtiyacımız var. kanatlardan biri mutlaka halil olmalı. diğeri morutan. beklerimiz üzerinden de pas, oyunu geliştirme işini bırakmalıyız galiba çünkü ikisi de doğru düzgün pas atamıyor. hem pas tercihi hem de becerisizlikleri göz kamaştırıyor...
  • 28679
    ligin sonunda hem avrupa’da hem ligde başarılı olacağımıza inanıyorum. dün akşam takım olarak derbide deplasman takımı nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynadık. güzel savunduk golü bulduk. hakem sayesinde dayak yememize rağmen oyuna gelmeyip ortalığı germedik. muslera’nın beşiktaş deplasmanlarındaki şanssızlığı ile beşiktaş’ın erken gol bulup havaya girmesini sağladık. top biz de değil diye yüzde 35 topla oynadığımız için kötü oynadığımızı düşünüyorlar, fakat geçen hafta sporting nasıl oynadıysa bizde öyle oynadık, geride sağlam durduk özellikle nellson marcao ikilisi güven verdi, orta sahada gedson tarzı oyuncunun eksikliğini yaşadık, bunu bekliyordum çünkü bu anlarda sorumluluk alacak yıldız oyuncumuz maalesef yok. beşiktaş josef ve pjanic ile bunu iyi kotarıyor. bizim orta sahaya üstünlük kuracakları belliydi, sırf bu yüzden sergen stoper tandemine necip’i atıp risk aldı. duran topları beklendiği gibi verimli kullanamadık. verilmeyen faulün neticesinde kornerden saçma bir gol yedik. devamında aynı pozisyonda kerem çaprazdan kaçırdı altı pastan halil kaleciye nişanladı ve pozisyon penaltı verildi. bu seferde mohammed penaltıyı değerlendiremedi. burada dikkat çekilmesi gereken şey üç ileri oyuncumuzunda golü kaçırması, yazık oldu. tabi fatura en net pozisyon olan penaltıyı kaçıran mohammed’e kesildi fakat sezona kötü başladığı tam form tuttuğu dönemde ivmesini aşağı çekebileceği için çok üzüldüm. özellikle maç sonu fatih hocanın bence gereksizce akbaba medya ve yangıncı taraftarın üzerine mohammed’i atması amatörce bir hareketti. ayrıca morutan ve kerem ikilisinin aynı anda ilk 11’de olması maç başında fizik olarak ezilmelerini sağlıyor, yardım konusunda gerekli desteği sağlamadıkları için çok eziliyoruz. 60’dan sonra ikisi de diri şekilde olduklarında daha etkili oluyorlar. bu yüzden barış alper’in maç başı rakibi yıpratma açısından oynamasını bekliyordum. fakat son maçı kazandırdıkları için ileri üçlüyü ödüllendirdi takılmıyorum. doğru yoldayız, doğru bir kadromuz var lig uzun maraton, fatih hocanın dediği gibi “8 de kapanır 18’de yeter ki biz kazanalım.” böyle bir seriye ihtiyacımız var. ense karartmaya gerek yok.
  • 28681
    (bkz: 25 ekim 2021 beşiktaş galatasaray maçı)
    galatasaray'ın ilk yarım saatteki gibi mahkum oynadığı, sürekli baskı yediği, kontraya çıkamadığı ve net pozisyonlar bulamadığı karşılaşmalar bu takıma yakışmayan performanslardır.
    bir taraftar olarak insanın içi acıyor ve çok üzülüyor.
    bu kadar genç ve ilk defa bir araya gelen bir ekibin bir anda lig ve avrupa arenasında iyi olması çok olası bir durum değil.
    bu süreçteki tek tesellimiz ciddi bir yapılanma içinde olmamızdır.
    yapılması gereken doğru olan bu yapılanmayı devam ettirerek kötü sonuç veya futboldan dolayı vazgeçmemektir.
  • 28683
    potansiyelinin çok parlak olduğu ancak sisteminin eksik olduğu futbol takımımızdır. futbol takım oyunudur ve eğer sizin takımınızda aksayan noktalar varsa o takımdan tam verim alamazsınız. sol bek, sağ bek ve orta saha bölgesinde yaşanan eksiklikler takımın kalanının performansını etkiliyor. eğer bu eksiklikleri kapatabilirsek takımın gerçek performansını izleyebiliriz diye düşünüyorum. örnek vermek gerekirse keremin arkasında net bir sol bek olduğu zaman, keremin performansı olumlu anlamda çok daha fazla artar. net bir 6-8 kombinasyonunda alexin omuzundan kalkacak yük ile alexin performansı artar. morutanı doğru bölgede oynatırsak çok daha fazla etkin kullanırız ve performansı artar. bu değişiklikler ile takımın uyumu artar ve herkes sadece kendi işini yapar. devre arası saydığım mevkilere yapılacak yerli-yabancı takviyesi ile çok daha iyi bir galatasaray izleyeceğimizi düşünüyorum. eğer eksik bölgelere takviye gelmezse işimizin çok zor olacağı büyük bir gerçek.
  • 28687
    hücum aksiyonu olarak ne yapacağını bilemeyen takım. kaç maç oynadık, kapanmaktan başka iyi yaptığımız konu yok. topla çıkamayan, ilerde belli bir planı uygulayamayan bir takımız. kerem'in kontrolsüz denemeleri dışında rakibe tehdit oluşturamıyoruz. buna ek olarak da çok kolay gol yiyoruz yada pozisyon veriyoruz gol aradığımız anlarda.

    genel kanının aksine ben pek umutlu değilim, sana karşı kapanan takımları hangi silahınla açacaksın, nasıl bir kurşunun var, ben bunu hala göremedim. duran top konusu başlı başına bir tez konusu, kocaman bir aptallık ve tembellik. bu kadar zor maç çözerken, bu kadar zor gol atarken bu konunun üzerine hem yazın personel konusunda hem sezon içerisinde çalışma anlamında gerek teknik ekip, teknik ekipten kastım elbette ki hoca, gerekse de oyuncu grubuna kocaman bir eksi. çok uzağa gitmeye gerek yok, 20-26 ekim 2021 tarihleri arasında fenerbahçe ve beşiktaş'ın duran top temelli hem attığı hem de yediği bir çok gol oldu. biz neyin kafasındayız anlam veremiyorum ve sinirleniyorum.

    28 maç var, daha bu kazan çok su kaldırır ancak benim galatasaray futbol takımı özelinde ne bir sonraki hafta ne de ocak ayı adına bir beklentim yok. avrupa'da iyi duruyoruz çünkü defansımız hem geride karşılıyor rakibi ve özellikle marsilya ve moskova deplasmanlarında oyun oynama adına hiç bir şey yapmadık, rakibi bekledik ve 4 puan aldık. yazın harcanan onca paranın karşılığı bu izlediğimiz futbol olmamalı, kimse kimseyi kandırmasın.
  • 28689
    lig maçları konusunda konuşmak gerekirse, yaşadığımız puan kayıplarının büyük çoğunluğu tecrübesiz oyuncular topluluğu olmamıza bağlıyorum. takımda 1-2 tecrübeli, ama takıma katkı verecek lider oyuncu bulundurmalıydık. örnek vermem gerekirse hagi ve popescu tarzı oyuncularımız olmalıydı? arda ve babel gibi verecekleri katkılar çok sınırlı olan oyunculara bel bağladık. hata ettik.

    ayrıca özellikle 2. yarılarda yaptığımız kötü oyuncu tercihleri de bizi kötü etkiledi. ligde bulunduğumuz konumu hakettiğimizi düşünmesem de, daha da puan kaybı yapmamızı muhtemel görüyorum. avrupa'da şu an iyi gidiyor gibi gözüksek de, elenirsek ve ligde de kötü gidiş devam ederse, bizi sıkıntılı günler bekleyecek.

    oyuncular genç olduğu için, bireysel hataları hani bir bakıma kabul edilebilir, ama muslera gibi cidden tecrübe abidesi kalecimiz de bizi ne yazık ki çoğu maçta yaktı. yani sadece genç oyuncular değil, tecrübeliler de maçı kaybettirecek hatalar yapabiliyorlar.

    fatih terim'in ocak ayına kadar sabredin sözüyle de, takım uyumunun ve kondisyonunun ancak o zamana hazır olacağını öngörüyor. genelde fatih terim yönetimindeki galatasaray, ocak ayından sonra form tutuyor. yani bu sürpriz bir şey değil. ama bu gidişle iş işten geçecek. çok gereksiz puan kayıpları yaşadık. oyuncular değişti, ama resmen geçen senenin kopyasını yaşıyoruz.

    takımın planlı organizasyonlara özel olarak çalışması gerekiyor. duran top, taç, serbest vuruş gibi gole bazen direkt, bazen de dolaylı yoldan katkısı olarak organizasyonlarda ciddi eksikliğimiz var. gerekirse antreman bitişi özel olarak bu konuda çalışmak gerekiyor.

    bir de bu takımda 1 ya da 2 tane penaltıcı olmalı ve lafta değil, bu futbolcular özel olarak çalışmalı.

    gelelim takımın oynadığı taktiğine. açık konuşmak gerekirse ne oynamak istediğimiz ortada, malum pas futbolu. ama bu futbolu oynamayı bir türlü beceremiyoruz. zaten ısrar edilecek bir taktik olduğunu da sanmıyorum. hele süperlig için çok gerekli bir taktik olduğunu hiç sanmıyorum. ocak ayında kadar boşa zaman kaybediyoruz.

    karalar bağlamayı düşünmeden, geleceğe umutla bakmak istiyorum. zaten yapacağımız başka bir şey de yok.
  • 28690
    selçuk inan gibi duran top ustası bir ismi teknik kadrosunda bulundurmasına rağmen duran toplarda tehlike yaratamaması düpedüz yeterli özverinin gösterilmediği çıkarımını yapmamıza sebep oluyor. teknik ekip yeterli çalışmayı yaptıracak zaman yaratamıyor olabilir. yanlış ama ihtimal dahilinde. bu noktada futbolcuların antrenman sonrası bireysel penaltı, frikik, korner çalışması yapmaları artık özveri değil gereklilik halini almıştır.

    bunun dışında genel anlamda takımın fizik gücü bir yere kadar geldi denebilir. rakiplere fizik güç anlamında cevap veremediğimiz kısımlar azalıyor. sakatlıktan çok çekmiyoruz. taktik gelişim konusunda ise çok yavaş da olsa ilerleme devam etmekte. set hücumu hala yapamıyoruz. anca hızlı hücumla rakipleri vurabilmekteyiz. ama en azından sene başına göre ileriye gittiğimiz söylenebilir. taylan ve muslera gibi birkaç isimdeki ciddi düşüşler dışında futbolcular olumlu yönde performans gelişiminde.

    geleceğe umutla bakmak için kazanma alışkanlığına devam etmeliyiz. beşiktaş maçı üzdü ama kahrettirmedi. iyi olacağız. daha iyiye gideceğiz.
  • 28691
    öncelikle bu entry oyunculara gömmek için yazılmamaktadır bunu en baştan belirteyim. gözlemim gereği en büyük sıkıntımızın rakip tarafından önlem alınacak oyuncularımızın azlığı olduğunu düşündüğüm takımımız. bunun sebebi de sağ bekte oynayan yedlin, sol bekte oynayan pva, orta sahada oynayan taylan ve berkan. sezon boyunca bu dortlünün toplam gol ve asist katkısı çift hanelere çok zor ulaşır. böyle bir durumda zaten rakibin eli çok rahatlıyor. çünkü bu oyuncular hücum anlamında yetersiz futbolcular. yedlin yıllardır savunma yapan takımların beki olarak oynadı. bindirme yapsa dahi sonuç kısmında bize bir katkısı olmuyor maalesef. pva hücuma çıkışlarda dönemediği için savunmada bizi eksik bırakıyor. yetmemiş gibi hücumdaki karar mekanizması da çok kötü. taylan sezona çok kötü girdi. sakatlık, geçen senenin yorgunluğu derken şu anda ilk 11 oynayacak seviyeden çok uzak. zaten hücum gücü de çok kısıtlı. berkan takımda en sevdiğim oyuncuların başında gelir ama 3. bölgede berkan size hiçbir zaman ekstra bir şey katmaz. bu pozisyonlar için acilen çözüm üretmemiz gerekiyor. yoksa önlem alınan değil önlem almaya çalışan taraf olacağız çok uzun süre daha.
  • 28692
    mevcut kadromuzla 4-2-3-1 seçeneği bana çok uygun geliyor.

    elde bu kadar iyi ve sağlam kanat oyuncusu varken iyi verim almak gerektiğine inanıyorum. morutan ise forvet arkasında muhteşem bir silah olabilir.

    forvette kim formdaysa ya da hangisi maç stratejisine uygunsa o oynasın.

    -----------------------x------------------------
    kerem-------------morutan-------------oğulcan
    (emre kılınç)-------(arda)---------------(barış)
    ------------cicaldau--------berkan--------------
    ------------(gustavo)------(taylan)------------
    pva--------marcao---------nelsson------sacha
  • 28693
    mevcut kadro ile şartlar ne olursa olsun daha fazla ofansif aksiyonlar yaratabilmek adına halil'i forvet arkası muhammed'i de en uçta kullanması gereken takımım.

    maalesef ki yaz transfer döneminde gedson carvalho fernandesi takıma kazandıramadığımız için en mantıklı tercih halil'in forvet arkasında konumlandırıldığı diziliş gibi gözükmekte. berkan - taylan - cicaldau orta sahası ile tempoyu ve baskıyı sağlayabiliyoruz ama yaratıcılık anlamında ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. halil'in 60 dakika sahada kaldığı 17 ekim 2021 galatasaray konyaspor maçında en fazla atakları yönlendiren oyuncu olması ve özellikle maçın ilk yarısında net pozisyonlar bulmamız bu tezi doğrular nitelikte. konyaspor'un bu maç boyunca önde 2 kişi ile stoperlerimize baskı yaptığını düşünürsek.

    şöyle ki ligde geride kalan 10 haftada biraz da marcao'nun yokluğundan kaynaklı içeride dışarıda tüm rakipler geriden başlattığımız kısa pas oyunundan dolayı hep bize ön alan baskısıyla maça başladılar. hatta çoğu zaman 2 oyuncu ile baskı yaparak bizi hataya ve çıkmamaya zorladılar, başarılı oldukları anlar da çok fazla. dolayısıyla halil'i forvet arkası ve daha orta sahaya yakın konumlandırdığımızda o bölgede sayısal olarak bir fazla olduğumuz için hem baskıyı kırıp hem de daha fazla ofansif opsiyonlara sahip olabiliyoruz. first touch'u çok iyi olan ve oyun aklına güvendiğimiz cicaldau da bizim için bu diziliş de önemli bir avantaj.

    2019 - 2020 sezonu pandemi öncesi 8 maçlık seri yakaladığımız ve güçlü bir oyunla bağıra bağıra geldiğimiz dönem de donk - marcao tandeminin tam önüne lemina'yı koyarak belki de pas oyununun en güzel dönemini yaşamıştık ve artık bir süre sonra rakipler bizi ön alanda karşılamayı bırakıp kendi sahalarında kapanarak beklemeye başlamıştı. en güzel örneği de bu serinin sonu olan15 mart 2020 galatasaray beşiktaş maçına beşiktaş'ın bile 6-3-1 dizilişiyle başlaması diyebiliriz.

    hocanın da bir kaç hafta önce söylediği, zamanı geldiğinde rakipler artık ön alanda bize baskı yapamayacak söylemini de hatırlatmakta fayda var. bunun için de en azından lemina gibi bir oyuncu bulabilecek ya da bu kadro içinden çıkarabilecek miyiz orası muamma. ya da konyaspor maçının ikinci yarısında ve beşiktaş maçının belli bölümlerinde pas oyunundan vazgeçip uzun toplarla çıkmaya mecbur mu kalacağız zaman gösterecek.
  • 28694
    https://twitter.com/...339077856595974?s=20
    çok üzülüyorum oyuncularımıza. hakemler bir yana, birde böyle sahtekar meslektaşları ile uğraşmak zorundalar. savaşta va aşkta nasıl herşey mübah değilse sporda da değil. hepsi çok temiz çocuklar. bir maç değil, her maç bu manzarayı yaşıyorlar. sonra neden oyuncularımız kırılgan. bu duruma sebep olan hakemler ve arkalarında ki herkes umarım beter olurlar.
  • 28695
    desteklediğimiz ve iyiliğini istediğimiz takımımız. 25 ekim 2021 beşiktaş galatasaray maçındaki tartışmalar özelinden yola çıkarak muslera başlığına bir şeyler yazarken konunun çok dağıldığını gördüm ve buraya yazmaya karar verdim. galatasaray'da işler yolunda gitmiyor, ama bunlar gerektiğinde konuşulamıyor.

    geldiğim yer itibarıyla şöyle bir girizgah yapayım, muslera uzun süredir istikrarsız ve kötü performans sergiliyor. keşke geçen sezon kontratını 2024'e kadar uzatmasaydık da piyasada görünen tek potansiyelli genç kaleci doğan alemdar'a yatırım yapsaydık, muslera'dan çok daha fazla hata yapabileceğini sanmıyorum genç kalecinin de. ama bugün burdayız, piyasada genç potansiyelli yerli genç bir kaleci görünmüyor, muslera gitmek istemezse muslera'nın maaşını öderken yedek oturtacak halimiz de zaten yok. kaleci rotasyonu gibi bir şeye de asla inanmam, umarım devre arasında potansiyeli de tartışmalı bir kaleci transferi yapılıp öyle bir saçmalığa girilmez. muslera iyi değil ama mecbur gibiyiz muslera'ya. pva iyi değil ama mecburuz pva'ya. taylan, kerem, halil ve berkan hepsinin çeşitli sorunları ve eksikleri var ama bu oyunculara mecburuz. birçok konuda olduğu gibi bu konuda da eleştirmemek çözüm değil, pva'yı eleştirmeyelim, muslera'yı eleştirmeyelim, fatih terim'i eleştirmeyelim. bunlar bomboş laflar, ben yanlış görürsem bunu yazmak ve söylemek zorundayım. sol bekim 3. bölgede henüz isabetli pas/orta yapmadıysa benim eleştirmemem çözüm değil, belki doğru saha içi organizasyonu ve antrenman ile çözülür. kalecim her maç baskı altındaki orta saha oyuncusuna kötü paslar atıyorsa bu da saha içi organizasyonu ve antrenmanla çözülür çözülürse. takımım son 5 sezonda maks 5 korner golü attıysa bu konuda benim eleştiri yapmamam bir şeyi çözmüyor. orta saha oyuncularım sürekli baskı altında sırtı dönük top alıp top kaybı yapıyorsa bu da saha içi organizasyonu ve antrenmanla çözülür. takımımız genç oyunculardan kurulu, tecrübeli iki futbolcumuz pva ve muslera tecrübeli oyuncu gibi oynamıyorlar, yanlış kararlar alıyorlar. bu takımın ihtiyacı oyun ezberi ve her konuda setlerle oynamak. oyuncu karar vermek zorunda kalmaz ve ezbere oynarsa daha az hata yapar. sol bekim, sol içim ve sol ön oyuncum arasında uyumsuzluk varsa burada doğru bir set oyunu yok anlamına geliyor bu. güçlü set oyunu oynamaktan bahsediyorsak bunun yolu antrenmandan geçiyor, beraber oynamaktan geçiyor. karar vermekten ve ısrar etmekten geçiyor. bu konuları konuşmak, bu konularda eleştiri yapmak yerine türkiye'de bir derbide bir hakemin ev sahibini kayırmasını sanki ilk defa yaşanıyormuş gibi konuşmak zorundayız burada; takımın sorunlarını konuşursak gereksiz eleştiri yapıyoruz, yeterince galatasaraylı değiliz. bu psikoloji çok tehlikeli bir psikoloji, bunun sonu galatasaraylı bülent uslu'lar. galatasaray böyle saçmalıklara girmeyecek kadar büyük bir kulüp, kendinize gelin rica ediyorum. galatasaray her zaman şampiyon olabilir, yarışabilir; fakat çözülmeyen sorun kötü futbol. derdimiz süregelen kötü futbolu çözmek olmalı. bu da "takımın hakkını savunarak" değil, takımın sorunlarını çözerek oluyor.
  • 28696
    planlamayı doğru yapan ancak bazı eksikleri de yamayamayan takımımız. takımımızda oynayan oyuncuların birçoğu çok genç oyuncular ve temel eksiklikleri mevcut. bunu en azından saha içinde onlara liderlik yapabilerek birazcık da olsa giderebilecek deneyimli ve pozisyonunun iyilerinden oyuncu veya oyuncular almalıydık. dünya üzerinde tamamıyla genç oyunculardan kurulu olup da başarılı olan birtakım hatırlamıyorum. umarım devre arası gerekli takviyelerle bu takımın ivmesi daha da artar. aksi halde bu genç kadro ile başarılı olmamız biraz zor gözüküyor çünkü bu oyuncuların çok gelişmesi lazım.
  • 28698
    şampiyon olmak için puan toplamaya başlaması gereken takım. galatasarayın fatih terim dönemlerinde yaşadığı şampiyonlukları biraz inceledim. özellikle sezonun ilk ve ikinci yarısındaki fark nedir görmek için sezonların puan ortalamalarına baktım.

    galatasaray 96/97 sezonunda 34 maçta 82 puanla şampiyon olmuş. son 13 maçta 35 puan toplamış, ilk 21 maçta 47 puan toplamış. ilk devre maç başı puan ortalaması 2,25. kalan 13 maç ise 35 puan almış, maç başı puan ortalaması 2,70. 0,45’lik bir yükseliş var.

    97/98 sezonunda ise 75 puan ile şampiyon olmuş. ordaki durum daha enteresan, son 15 maçta 39 puan toplamış. yani bu demektir ki ilk 19 maçta 36 puan ile puan ortalaması 1,89. kalan son 15 maçtaki ortalaması ise 2,60. burada 0,71’lik bir yükseliş var.

    98/99 sezonu biraz daha dengeli
    ilk 17 maç ortalama 2,17, son 17 maç ortalama 2,41, fark sadece 0,24.

    2000 senesinde ise durum, son 2 maç kala şampiyon olunduğu için o maçları dahil etmedim. ilk 17 maç ortalama 2,47 ve ondan sonraki 15 maç 2,40 puan ortalaması alınmış. 99-20 sezonu uefa sezonu oldugu için ligin ikinci devresi daha az puan toplamaları normal.

    2011/2012 sezonunda uydurulan play-off kısmından öncesini değerlendirdim.
    ilk 17 maç 37 puan. 2,17 ortalama, sonraki 17 maç 40 puan. 2,35 ortalama ile pek bir şey farketmemiş aradaki fark sadece 0,18. bu sene 98-99 sezonuna benzer bir sene olmuş.

    2012/2013 sezonu 71 puanla şampiyon olduğumuz ve kadıköye 33.hafta şampiyon olmuş bir vaziyette gittiğimiz sene lakin o maçı da hesaplara dahil ettim. ayrıca bu sezon şampiyonlar liginde çeyrek finale çıktığımız sezon. değerlendirme yapılırken bu bilgiyi göz önünde bulunduralım. ilk 17 maç 33 puan 1,94 ortalama iken, sonraki 17 maç 38 puan ile 2,23 ortalama.

    2017/2018 tudorla başlayıp fatih terimle bitirdiğimiz sezon. tudorun karnesi 16 maç 32 puan almuş, ortalaması 2.00 iken fatih terimin 18 maçta topladığı 43 puan ile ortalaması 2,38.

    son şampiyonluğumuz olan 2018/2019 sezonunda ise son maç şampiyonken yedek kadroyla çıkıp kaybettiğimiz sivas maçını dahil etmedim. bu sezonun ilk yarısında şampiyonlar ligi macerası 3.lükle bitmiş ve uefa avrupa ligine düşüp benfica’ya elenmiştik. ayrıca ocak ayına kadar forvetsiz idare etmiştik, ocak ayında mbaye diagne alınmıştı. ek olarak bu sezonun devre arasında marcao ve luyindama kadroya katılmıştı.

    ilk 17 maç 29 puan ile ortalaması 1,70 iken sonraki 16 maçta 40 puan. maç başına puan ortalaması 2,50.

    burdan çıkarılacak sonuç 25.hafta göztepe deplasmanından dönüldüğünde 49 puanımız olduğu taktirde ben şampiyon olacağımızı düşünüyorum çünkü sonraki 13 hafta 31 puanı alacağımızı yani toplam 80 puan ile şampiyon olacağımızı düşünüyorum. ikili averajda da trabzon ve fenerbahçeye karşı üstünlük sağlarsak oldu bu iş.

    göztepe maçına kadar olan fikstürümüz ve kaba tahminlerim şu şekilde;

    galatasaray - gaziantep fk ✅
    karagümrük - galatasaray ⭕️
    galatasaray - fenerbahçe ✅ / ⭕️
    y. malatyaspor - galatasaray ✅
    galatasaray - altay ⭕️
    sivasspor - galatasaray ❌
    galatasaray - başakşehir ✅
    adana demir. - galatasaray ✅
    galatasaray - antalyaspor ✅
    galatasaray - giresunspor ✅
    hatayapor - galatasaray ❌
    galatasaray - kasımpaşa ✅
    galatasaray - trabzonspor ✅ / ⭕️
    alanyaspor - galatasaray ❌
    galatasaray - kayserispor ✅
    göztepe - galatasaray ✅

    iç sahada fenerbahçe ve trabzonsporu yeneceğimizi düşünüyorum ancak olası hakem dahlilini hesaba katmak adına iki seçenek bıraktım. eğer birinde berabere kalmışsak diğerini kesin kazanmış olmalıyız hesabıyla bu 16 maça toplam 33 puan yazdım. 32 puana da razıyım, yeter ki son düzlüğe yarıştan kopmamış bir şekilde girelim.

    not: sözlük tarafından hayalci taraftar olarak görünmek istemem. hayal değil temenni diyelim.
  • 28700
    lig ve avrupa görüntüsü arasında çok kopuk olan takım. bugün avrupada lider olmasak fenerbahçeyle aynı konumda olacağız. fatih hoca gönderilsin diye serzenişler üst boyutlara çıkacak.

    ilk hedef ilk yarı bitiminde liderin maksimum 4-5 puan arkasında olup ilk 3 içerisinde kalabilmek olmalı. sonrasında yapılacak iki-üç takviye ile olumlu anlamda sezonu başka noktada bitirebiliriz.
App Store'dan indirin Google Play'den alın