*

  • 2602
    son üç senede yaklaşık 70 milyon avro para harcayan efes'ten hem avrupa'da, hem de tr liginde daha başarılı olan takım. tuncay özilhan taraftar yaratamadığı efes'e her sene bu kadar para gömmek yerine ülker'in yaptığı gibi bizimle birleşerek 'galatasaray anadolu efes' markasını yaratsa her sene final-four yapar galatasaray-anadolu grubu işbirliği. 30 senedir kulüp sahibi, o kadar para harcandı salonları bile belli değil.

    'galatasaray anadolu efes' bi de 'anadolu efes' arena yaptın mı bak nba takımı nasıl çıkıyor ortaya.
  • 2603
    (bkz: galatasaray erkek basketbol takımı/@bulunamayan sol bek) in belirttiği gibi " galatasaray erkek basketbol takımı uleb'in avrupa kupalarında son 3 sezona göre yaptığı sıralamaya göre 13. sırada bulunan takımdır."

    ancak bu sıralama eurocup ta alınan galibiyetler ile euroleague de alınan galibiyetler aynı kefeye konulduğu için çok da gerçekçi bir sıralama değildir.
  • 2605
    diğerlerine oranla çok daha kolay bir gruba düştük eurocup'ta.

    dinamo sassari
    galatasaray odeabank
    cai zaragoza
    szolnoki olaj

    ilk maçımız zaragoza ile 6 ocak 2016'da.

    şu anda top 32'deyiz grubu ilk 2 sırada tamamlarsak top 16'ya kalacağız. grupta liderlik için favoriyiz. hatta açık ara favori bile sayılabiliriz. dar rotasyona sahip olduğumuz düşünülürse kolay gruba düşmek harika oldu. yine de eurocup'ta gereğinden çok daha fazla maç oynanıyor.
  • 2606
    (bkz: #1873583)

    caleb green'den uzun süreli bir sakatlık haberi geldi. bir şekilde idare edebiliriz yokluğunu ama ligdeki sıralamamızı etkileyebilir.

    daha kötü haberse fiba'dan transfer yasağı gelmesi. geçen sezonlarda oynayan oyunculara 2.6 milyon dolarlık borcumuz varmış. bu parayı yatırmadan beklenen guard transferini yapamıyoruz.

    edit: https://twitter.com/...s/681507652376068096

    https://twitter.com/...s/681262862657032196
  • 2607
    altı farklı dosyadan transfer yasağı bulunan takım. toplam borç 2.6 milyon euro.
    ergin ataman bir oyun kurucu ve bir de uzun istiyor. ancak şartlara bakılırsa bu transferler pek mümkün değil. 6 ay sonra serbest kalacak 30 yaşındaki ryan donk için 2.5 milyon euro bonservis verdiğimiz konuşuluyor. şu basketbol takımına üvey evlat muamelesi yapmayı bıraksak keşke.
  • 2608
    üvey evlat muamelesi görmemesi gereken takım. futbol olarak havlu atmışken neden dışlanır bu branş. başarı için herşey elimizde bizim. futbola yatırım yapacağımıza buraya yapalım o yatırımı. fener ve karşıyaka'nın üzerinde bitirelim şu ligi. o zaman kupa yakın bize, yönetim çaba göstermeli, akılcı davranmalı. güveniyorum hepsine ve ergin hocama.
  • 2611
    son cumlemi buraya yazayim. ergin ataman'i elestirenler, hem ergin hocaya hem de takima sizden daha fazla inandigi icin elestiri getiriyor.

    bosuna konusuyoruz galiba. daha iyisi olasi ve cok da mumkun demeye calisiyoruz ama vasatlik oyle bir sinmis ki icimize eldeki malzeme bu denmekten oteye gidilmiyor. hayir kardesim, elinde hala turkiye'nin en iyilerinden biri var. kadro darmis, siz hayatinizda dar kadro gormemissiniz.

    basketbolu son 7-8 senede takip etmeye basladiysaniz pek bilmiyor olabilirsiniz fakat benim jenerasyonum galatasaray'in en kotu zamaninda da basketbol maclarini izliyordu. siz o zaman gorecektiniz dar kadroyu. takimin dogru duzgun yabancisi bile yoktu cogu zaman. milli takima cagrilmasi imkansiz adamlara kaptanlik veriliyordu. arada su fark var ki o adamlar her mac canini disine takip oynuyordu. ortada takim olmak icin mucadele eden bir oyuncu grubu vardi. simdi elimizde 8 tane turkiye'de sampiyonluga oynayan her takimda cok rahat ilk 5 yapabilecek adam var. 8 diyorum ya, bu icine tukurdugumun oyunu 5 kisiyle oynaniyor, diger 3'u yedek. lukse bak ya. kadro darmis. nba'de senede 80 sezon maci ustune play off oynayan takimlar ust uste bir cok maca 8 kisiyle cikiyor. rotasyonu garanti maclarda ya da dinlendirme gereken maclarda yapiyor, biz turkiye liginde 8 tane sampiyonluk oyuncusuna az diyoruz.
    1-blake
    2-micov
    3-lasme
    4-dorsey
    5-mccollum
    6-sinan
    7-caleb
    8-goksenin

    bu 8 adamin yaninda yanci oyunculara bakalim bir de. 2 ocak itibari ile yenildigimiz telekomdan evren buker'i mi yoksa safak edge'yi mi takimda gormek istersin diye 100 galatasarayliya sorsan hepsi safak der. peki neden bu adami degerlendirmeye calismiyoruz?
    telekom veya dengi takimlarda ege arar potansiyelindebir genc oyuncu, yok yok, o denkte bir turk oyuncu var mi? neden ege'ye yeterince sure vermiyoruz?

    vasatliktan oleceksiniz, malzeme buymus. delirtmeyin adami, bu malzeme mucadele mi ediyor ki malzeme bu kadar diyorsunuz. savasmayi denemeden bu kadar savasilir ancak nasil denir ya?

    basketboldan da anlamiyor genelde bu yorumlari yapanlar. mccollum'un hangi dakikalarda nasil is yapacagini biliyor olsa zaten ona gore yorum yapar. ergin ataman'in hatasi mccollum'u oynatmak degil, mccollum'u dogru zamanlarda oynatmamak. mac sonu ondeysen mccolum'la oynarsin ama stres rakipteyken bunu yaparsin. stres sendeyken mccollum uzerinden oynanmaz, temel basketbol bilgisi olan herkes bunu soyleyebilir. cunku topun degerini bilerek oynamaz mccollum. iki ucu keskin bicak gibidir. sut mekanigi de berbat otesi. gecin 2lik atislari iyi sacmaligini. sadece ve sadece dengeyi rakipten mudahale alarak atarsa normalin uzerine cikiyor. aksi halde berbat sut mekanigi olan dengesiz bir sutor. bu nedenle de stres uzerindeyken son dakikalari bu adam uzerinden oynamazsin.

    son dakikalar icin micov bile yeterince iyi bir aday degil. bizim takimda buna en iyi aday adam blake. sadece atmasi icin degil, attirmasi icin de. takimdaki en sogukkanli karar veren kisi blake. sen blake uzerinden oyna, bitirisi gerekirse mccollum yapsin.

    siz ergin hocayi savundugunu sanip aslinda galatasaray basketbol takiminin nasil ilerlemesi gerektigini goremeyenlerin ve buna kostek olanlarin en buyuk hatasi da su: bu takimin potansiyeli turkiye liginde sampiyonlugu cok rahat kazanir. euro cup'i kesin kaldirir. fakat bu sekilde devam edersek takim kimyasi iyice bozulacak ve takim yaratmak icin cok gec kalmis olacagiz. iste bu nedenle basketboldan anlayan, bu boku daha once oynamis kisiler ergin hoca'ya sitem ediyor, neden hala takim kimyasini oturtmadi diye. cunku takim sporlarinda en onemli sey once takim kimyasini oturtup ortaya bir takim cikartmaktir. bunu yapamadigin muddetce ne kadar transfer yaparsan yap karar aninda sicarsin. olympiakos gibi takimlarin kuculmeye gittigi halde euroleague'i kazanmasinin sebebi bu takim olabilme olgusunda bitiyor.
    sene sonu tabi ki takim daha iyi oynamaya baslayacak. fakat soru su, daha iyi oynayip yari finalde sampiyonlugu, finalde de euro cup'i mi kaybedecek, yoksa daha iyi duruma gelip iki kupayi birden mi kaldiracak.

    size yari final ve final yetiyorsa bosun konusuyoruz demektir. cunku ergin ataman'i elestirenler, hem ergin hocaya hem de takima sizden daha fazla inandigi icin elestiri getiriyor. cunku biz biilyoruz ki ergin hoca konsantre olup bu takimi mucadele eden bir takima donustururse iki kupayi da kazaniriz. siz ise vasat basketbol bilginizle, vasat inancinizla, vasat hayal dunyanizin tezahuru olarak takimi yeterli buluyorsunuz. ne diyelim, her gun pilav, afiyet olsun.
  • 2614
    doğan hakyemez'in arşivinden 1970-1974 yılları arasında galatasaray erkek basketbol takımı;

    https://pbs.twimg.com/media/CX-G6TxUMAAQ_oB.jpg
    https://pbs.twimg.com/media/CX-G606UAAAfeT-.jpg
    https://pbs.twimg.com/media/CX-G7BpUQAAvoFD.jpg
    https://pbs.twimg.com/media/CX-G65CUEAI_sdt.jpg

    son fotoğrafta birine oturmaya mı gitmişler artık doğum günü müdür nedir anlamadım ama sol tarafta bulunan abla, gerek gözlüğü gerekse saç kesimi ile o dönemlerdeki yeşilçam aktrislerini andırıyor.
  • 2615
    futbola sağlanan maddi imkanların %10'u şu takıma, galatasaray kadın basketbol takımına ve engelsiz aslanlara sağlansa neler olacak neler diye iç geçirdiğim kulübümüzün transfer yasağı bulunan erkek basketbol takımı. yani maddi imkanlar olmadan efsane başarılar elde ediyorlar, bir de olsa yani tam "düşünemedi" kariktatürü.

    6 ocak 2016 galatasaray zaragoza basketbol maçında televizyonun köşesinde sponsor nedeniyle "gso" yazıyordu fakat sanırsın sahada nba'de 33-2 yapmış olan gsw vardı.

    hücumda bildiğin 21 pare top atışı yaptık her taraftan üçlük yağmuru vardı, savunmada desen fark 30 küsür sayı iken halen tüm hırsıyla savunma yapıyordu takım. tamam zaman zaman savunmayı saldığımız anlar oldu ama genel olarak kendilerine diyeceğimiz tek cümle "helal olsun yenilmez armada". umarım hem ligde hem de eurocupda böyle devam ederiz.

    bu arada bizim taraftar gsw de olsa demek ki 35-0 yapacak adamlar yalnız şimdi orada da taraftar ne diyecek "los angeles ananın ahı ananın ahı" çok güzel olmuyor yani taraftar burada kalsın, o zaman bir kez daha faa: http://gss.gs/naP
  • 2617
    baştan söyleyeyim bu bir ergin hoca eleştirisi. niye bu başlığa yazıyorum da ergin ataman başlığına yazmıyorum derseniz kadro üzerinden bir değerlendirme yapacağım.

    öncelikle hocanın niye "kadrom dar." dediğini anlayabiliyorum ama bu söylemi kabul etmiyorum, edemiyorum.

    pg: sinan güler -- şafak edge -- doğukan şanlı
    sg: errick mccollum -- göksenin köksal
    sf: vladimir micov -- blake schilb
    pf: caleb green -- izzet türkyılmaz -- ege arar
    c: joey dorsey -- stephane lasme

    öncelikle bu sıralamaya katılmayan arkadaşlar olabilir. zira benim nazarımda sinan, micov, schilb 3'lüsü kısa pozisyonları döne döne oynuyor. ama bu 3 oyuncu dışında yazılan oyuncuların mevkilerinde herhalde bir tartışma olmaz.

    benim burada karşı çıktığım 2 nokta var.

    önce uzun konusuna gelelim. dorsey iyi hoş, benim umutlu olduğum bir isim ama savunmada adamı çıldırtır öyle bir adam. green'de benim çok beğendiğim bir adam eli tutarsa şutu var atletik. peki izzet? izzet ne alaka. şutu var 2 mevkide oynuyor diye aldık ama green'in sakatlığında dahi adam akıllı süre alamayacaksa biz niye bu adamı aldık. daha önce chuck davis'e teklif yapmıştık, şimdi de alıyormuşuz. neden daha önce izzet yerine almadık. sene başı alsaydık uzun konusunda çok daha rahat olurduk, itirazı olan olur mu bilmiyorum. ege'yi de nadiren görüyoruz zaten.

    2. nokta ise oyun kurucu ve şafak edge. takımda net oyun kurucu eksiği var. buna bir şey diyemem zira huertas transferine çok uğraşıldı ama olmayınca mccolum ile farklı bir plana gidildi. benim için sıkıntı değil. ekstra bir oyun kurucu olsa gayet güzel olurdu ama o bambaşka konu. benim derdim aldığı her sürede bir taraflarını yırtan kendini bu takımın bir parçası yapmaya çalışan şafak'ın net 1 numarası olmayan bir takımda bu kadar kullanılması. şafak iyi bir oyuncu. doğru özgüven ve planla şafak bu takımda daha verimli olabilir. ama kullanmıyoruz. hele büyük maçlarda resmen 6-7 kişiyle oynuyoruz.

    evet bütçe öyle yüksek bir bütçe değil. bu bütçe içerisinde gayet iyi transferler ile yeni bir takım yapıldı. ki bu tek başına nazarımda başarıdır.

    ama geçen sene bu takımda oynayan oyuncular micov, sinan, ege bir de oynamasa da bizim olduğu için göksenin'i sayıyorum. bunun dışında 9 oyuncu transfer edildi. doğukan ve ege'yi kullanmıyoruz. izzet yer yer azcık kullanılıyor. şafak da bazen. yani 8 oyuncu kullanıyoruz. zaten ergin hoca çok oyuncuyla oynamıyor. peki biz niye oyun kurucusu olmayan bu takımda gayet verim alınabilecek şafak'ı kullanmıyoruz. kalite olarak yeterli olmayacak doğukan ve izzet'i neden transfer ettik. zaten ergin ataman çok oyuncuyla oynamıyor. az para varken daha dikkatli davranmak gerektiğini düşünüyorum açıkçası. sene başı planında zaten kullanılmayacak üç adam almaktansa bir guard veya bir uzun alsaydık daha mantıklı olurdu benim açımdan. (yeniliyorum, şafak adam akıllı kullanılsa bu üçlüden çıkartacağım.)

    gördüğünüz gibi çok major bir şey değilmiş gibi gözüküyor. ama bazen 1>3 hatta o 3'lüden birini kullanabilsek 2 çok büyüktür 2'den. şu an ergin hocada kadrom dar demek zorunda kalmazdı.
  • 2618
    6 ocak 2016 galatasaray zaragoza basketbol maçını harika oynamasına rağmen hala transfere ihtiyacı olan basketbol takımımızdır. dünkü maç bizi yanıltmamalı. ergin ataman'ı da yanıltacağını sanmıyorum. zaten yakın zamanda şöyle bir açıklama yaptı:

    --- alıntı ---

    "takımın genel havasından memnunum. olumsuz olarak şunu söyleyebilirim ki geniş bir kadromuzun olmayışı sıkıntı yaratıyor. bu sebeple ligde şu ana kadar 5 mağlubiyet aldık. deplasmanda kaybettiğimiz 4 maçın en az 2'si kazanmamız gereken maçlardı. takımda kolektif oyun algısı var; ego sorunu yok. oyuncular iyi anlaşıyorlar. bu esas hedeflerimiz için bize ümit veriyor. özellikle favori olduğumuz bir maçı kaybediyorsak bu benim için çok ağır bir yük oluyor. kendinden kadro olarak daha zayıf olan ekiplere karşı maç kaybedilmesi ise benim kabul edemediğim bir olay. benim şöyle bir felsefem var; iç saha maçları, kazanılması her koşulda zorunlu olan maçlardır. çok şükür bugüne kadar ligde kendi sahamızda efes maçı dışında mağlubiyet almadık ki bu da kabul edilebilir bir durum.

    eurocup’ta neptunas karşısında bahanesi olmayan bir yenilgi aldık ve ben de takıma mesaj vermem gerektiğini hissettim. bu mesajın yerine ulaşıp ulaşmadığını da önümüzdeki eurocup maçları boyunca göreceğiz. green’in sakatlığı tam da eurocup maçları başlarken bizi çok zor duruma düşürdü. şu aşamada transfer yapmamız da imkânsız. izzet türkyılmaz’dan da yunanistan’daki aek maçı dışında verim alamadık. sezon başı mecburen risk almıştık, bütçemiz doğrultusunda uzun türk oyuncu transfer etmek durumundaydık. izzet’e şans verdik. ama şu ana dek 25 kadar maçta 1-2 defa katkı verebildiğini gördük. ege arar ise bu seviyeler için henüz genç bir oyuncu.

    bu sene uzun oyuncuların ana rotasyonunda üç isimle yola çıktık; stephane lasme, joey dorsey ve caleb green. joey dorsey’in sürekli istikrarsızlığının yanında hem saha içi hem saha dışında disiplin sorunu var. henüz kalkmamış bir transfer yasağımız mevcut. o yasak kalkabilirse en kısa sürede o noktaya bir takviye yapmak istiyoruz. mevcut uzun rotasyonumuz ile eurocup’ta şampiyonluktan bahsetmek pek de gerçekçi durmuyor. yine de her zaman gidebildiğimiz yere kadar mücadele edeceğiz. green’in sakatlığından ötürü 4 numara takviyesinin yanı sıra oyun kurucu transferinin de gerekli olduğunu düşünüyorum. türkiye liglerinden herhangi bir oyuncu ile ilgilenmiyoruz. önceliğimiz 4 numara ve bütün adaylarımız yurtdışından."

    --- alıntı ---

    chuck davis ile anlaşıldığı söyleniyor. elimizde o tarz bir uzun yoktu. oyuncu tipi olarak iyi transfer. uzun süredir takımsız kalan chuck davis eski davis mi? çok sanmıyorum. eğer değilse de eski haline dönebilecek mi? veya en azından yaklaşabilecek mi? onu da kestirmek güç. ben ergin ataman'dan aynı geçen sene yaptığı patric young hamlesi gibi nba'de yeterli süre bulamayan, iyi para kazanamayan bir oyuncu sürprizi beklerdim ama bu mali şartlarda ve euroleague'de bile olmadığımız için oyuncuyu transfer edebilmenin de ihtimali düşüktü.

    takımın şu anda takımın enerjisini, dinamikliğini yükseltecek iyi bir oyun kurucuya ihtiyacı var. iyi şutör olmasına bile gerek yok. savunmada aksamasın(iyi savunmacı olmasına gerek yok), iyi oyun kursun, içeri drive edip rakip savunma dengesini bozabilsin, aklı başında olsun, çok enerjik olsun yeterli.

    takımımız çok doymuş, sakin, ekstra isteği sadece büyük maçlarda bulabilen bir takım. bu çok tehlikeli. dar rotasyonla da birleşince ölümcül tehlikeli. birçok nispeten kolay maça kafa olarak hazır başlayamıyoruz. banvit maçında ilk çeyrekten 15 fark falan yememiz, ligde kaybettiğimiz maçların çoğu, sonuncu telekom'a(yalnız çok kötü bir kadro değiller ve koç değişikliğinden sonraki ilk maçtı) yenilmemiz ve bu maçların çoğuna rezalet başlamamız, kafa olarak hiç hazır olmamamız falan akıl alır gibi değil. bu dönemde sinan da pek yoktu ve takımda isyan edecek, enerji yükseltip direnç sağlayacak oyuncu olmuyordu. en çok istekli oyuncumuz dorsey haline gelmişti ki sene başında en isteksizi oydu hatırlarsanız...

    öncelikle yönetim şu transfer yasağını kaldırmalı. aslında minimum 3 transfer gerekli hedefler için ama 2'den fazlasını yapacağımızı sanmıyorum. biri chuck davis oldu gibi. o da soru işaretli çünkü yaşlanmış sayılan, potansiyeli yüksek ve düşüşte olan bir oyuncu. oyuncu tipi olarak takıma ekstra şeyler katabilir ama. dorsey - lasme - green - davis birbirlerinden farklı şeyler yapan uzunlar. yalnız davis transferi yine takımın genel ruh halini değiştirebilecek bir transfer değil. davis ateşleyici değil. bize bir tane de ateşleyici ama akıllı, iyi oyun kurabilen bir oyun kurucu lazım. bu dönemde nasıl olacak bilmiyorum. sinan son maçlarda toparlanmaya başladı ama geçen seneki sinan bile tek başına yeterli olmaz bu durumu düzeltmek için.

    ayrıca lig konusunda haksızlık yapmamamız lazım takıma. efes'in de fener'in de kadrosu bizden daha iyi. hem de maalesef net olarak daha iyi. eurocup ise euroleague'den gelen takımlarla kızıştı. şampiyonluk büyük hayal değil ama biz euroleague takımıyız eurocup bize hafif gelir olayı top 8 hatta belki top4'e kadar doğru. ama oradan sonraı yine çok çok zor maçlar bekliyor bizi.
  • 2621
    aslında fenerbahçe basketbol takımı başlığına yazacaktım ama içim elvermedi. biz eurocup şampiyonluğu hayalleri kurarken ki son 1 aydır bu hayaller biraz suya düşüyor gibi, adamlar euroleague şampiyonluğu hedefliyorlar. geldikleri nokta yüzünden obradovic'e ciddi saygı duymaya başladım. zira aynı paraları harcayıp top 16'da rezil olan bir takımdan, bugün bütün euroleague koçları tarafından final four için en büyük aday konumununa geldiler. salonları da bildiğim kadarıyla her maç dolu oluyor. cidden muazzam bir gelişme.

    peki bu başlığa niye yazdım tüm bunların bizle ne alakası var? 2 sene önce bayer münih, jupp heyncess önderliğinde muazzam bir futbolla avrupa şampiyonu olurken; bayern başkanı veya yöneticisi net hatırlamıyorum, bu başarıda ezeli rakipleri dortmund'un büyük payı olduğunu söylemişti. dortmund'un çıtayı çok yükselttiğini, bu sayede münih'in devamlı olarak kendisini geliştirmek zorunda olduğundan bahsetmişti. keşke bizde basketbolda ezeli rakibimizin ne yaptığıyla ilgilenip aynı şekilde kendimizi geliştirebilseydik.

    ne yazık ki basketbol şubemiz yükselen çıtayı yakalamayı bırakın, son 2 yıldır kendi geliştirdiği çıtayı düşürme derdinde. yıllardır ezeli rakibimizin bütçesinin 3'te 1'i hatta 4'te 1'i bütçelerle mücadele ediyoruz. bu duruma alıştık maalesef. neden alıştık peki? galatasaray'ın, fenerbahçe kadar marka, reklam değeri yok mu? daha fazlası var. hatta edirne'yi geçince aradaki fark muazzam. ama basketbol için konuşursak, obradovic bu muazzam farkı kapattı hatta geçti bile. peki biz bu marka değerini yıllardır neden kullanamadık? şubeye biraz yatırım yapılınca bu takımın ilk kez katıldığı euroleage'de, o yılın şampiyonuna kıl payı elendiğini; ikinci kez katıldığında ise çeyrek finale kadar çıkıp, arroyo sakatlanmasa biz bu takımla kafa kafaya oynardık dediğimizi; ligde şampiyon olup, ertesi yıl haksızlığa uğradığı final serisinde sahadan çekilmese ya da hakemler ve federasyon adil davransa yine şampiyon olacağımızı görmedik mi?

    sonra yakaladığımız bu güzel ivmeyi devam ettirmek yerine yöneticilerimiz küçülme planları yapmaya başladı. avrupa'nın en saygın basketbol takımları arasına yavaş yavaş girme yolunda olan bir takımdan, oyuncularla sürekli maddi problemler yaşayıp adı çıkan bir takıma dönüşmemiz çok uzun sürmedi.

    geldiğimiz noktada taraftar olarak biz ne yaptık; ergin hocanın yeterliliğini tartışmaya başladık. sorunun kaynağını yine yanlış yerlerde arıyoruz. hocanın yeterli olup olmaması önemli değil şu an için. hoca gidince yerine gelen kişi, bu bütçelerle bu yönetimle rakibimizin çıktığı seviyeye çıkamayacak. sonra onun yeterliliğini tartışacağız.

    bu yazıyı yukarıda saydığım başarıların çoğunda imzası olan, çok sevdiğim ergin hocayı savunmak için yazmadım. rakibimizin geldiği noktaya bakarak neleri kaçırdığımız, ne kadar aciz bir şekilde yönetildiğimiz konularında biraz olsun farkındalık yaratayım istedim.
App Store'dan indirin Google Play'den alın