• 551
    galatasaray'ın 2018'den beri kadro istikrarı tutturmasının önünde engel olmuş kurallar çerçevesi.

    yanlış hatırlamıyorsam galatasaray anlaşmanın ilk 3 sezonuna sadık kalırsa 2021-22 sezonunda kısıtlamalar kaldırılıyordu. tabi yanlış hatırlamıyorsam. bu durumda haziran'dan itibaren şampiyonlar ligi için güzel bir kadro kurabiliriz diye düşünüyorum.
  • 553
    ffp bitse bile sanki varmış gibi kısıtlamalara uyularak hareket edilmesi gerektiğini düşünen binlerce taraftardan biri olarak işimize çok yaradığını, kulübü batmaktan kurtardığını ve en azından gelen başkanların kişisel reklamlarını yapmak için bol keseden savurup ondan sonra ortadan toz olmalarını engellemiştir. sırf bu yüzden bile dursun özbek den sonra güçlü profilde birileri aday olmamış ve çok sevgili mustafa cengiz başkanımız görevi devralmış ve bu kısıtlamalar doğrultusunda sevabıyla günahıyla kulübü düzlüğe çıkarmaya çalışmıştır.

    evet ffp anlaşması biterse ve sanki varmış gibi yönetilirse eminim çok daha iyi kadrolara kurulacak ve başarılar gelecektir. sırf bu kısıtlamalar yüzünden alamadığımız gençler gibilerini umarım alacağız ya da sırf bu kısıtlamalar yüzünden ederinden düşük fiyata oyuncu satmak zorunda kalmayacağız. ancak tam ffp biterken seçim olması ve hiç güven vermeyen birilerinin adaylığa hazırlanması beni derin endişelere sevk etmektedir. yine gelecekler şovlar yapacaklar, sidik yarıştırıp, ceplerini doldurup gidecekler düşüncesi maalesef yabana atılır bir düşünce değildir. hele de ozan korkut gibi birilerinin yanında maaşlı çalışan bir profilin başkan olabilme ihtimali daha da düşündürücüdür.
  • 557
    benim anlamadığım; son 10 yılda en çok şampiyon olan, en çok şampiyonlar liginde yer alan takım olmamıza rağmen nasıl oluyor da biz meteliğe kurşun atarken rakip camialar mesut özil, mandzukic diye taklalar atıyor. sadece biz mi yüksek kontratlar imzaladık? fenerbahçe, beşiktaş futbolcuları karın tokluğuna mı oynatıyor? yahu trabzonspor'un bile hiçbir başarısı olmamasına rağmen her sezon 15 oyuncu alıp 25 oyuncu gönderiyor. bir irfan can için kaç türlü satın alma varyasyonu deniyoruz. sözde türkiye'nin bayern münih'i olma sevdalısıyız ancak bir futbolcuyu basıp parayı alamıyoruz. nasıl büyüklük bu, gerçekten anlamıyorum.
  • 558
    artık tüzüğe mi eklenir yoksa genel kurula söz mu verdirilir bilemiyorum ama galatasaray futbol takımına buradan ceza aldıran kişiyi kapıdan içeri bir daha sokmamak, pilav gününe bile davet etmemek lazım. misal metin öztürk'ün çay piskivi kafe yerinde "herkese benden çay, sana yok" denmeli.
    mustafa cengiz yönetimi bunu yaparsa, dursun aydın özbek ile aynı köşede oturmalılar...
  • 560
    bu yaptırımların uygulandığı ne ilk ne de son kulübüz. bu yaptırımlara maruz kalan her takım bir menajerin kucağına oturarak bu süreci minimum zararla atlattı. en olmadık oyuncularını bile satıp bütçe yaradılar. bizim kucağına oturduğumuz menajer ise suudi arabistan'da yönetim değiştiğinden beri hiç bir oyuncuya dişe dokunur bir teklif getiremiyor. asıl sıkıntı bu işte. adamlar tosic'i, atınc'ı, jailson'u falan sattılar. cenk gibi bir balon rekor bonservisle gitti. açık söyleyeyim cenk ayarında bir topçuma 25 milyon euro teklif getirsin ben o menajere 5 milyon euro bile komisyon veririm, sakınmam. adamın ederi o değil zaten. 19 yaşındaki haaland'ı değil, tank gibi ağır, hava hakimiyeti de olmayan cenk'i satıyorsun. menajer ittirmesi olmadan o paraya satabilmenin imkanı yok. bedelsiz kiralık oyuncu bile bulamadık ve çok ciddi bir miktarda rakamı kiralama ücreti olarak dağıttık. kiraladığımız hiç bir oyuncudan ise kiralama bedeli elde edemedik, ettiklerimizin de maaşını cepten ödedik. şu süreçte bunları yaşayan tek kulüp olabiliriz. sebep menajerlerin kucağına oturmamak mı? hayır biz de oturduk. ama yanlış menajerin kucağına oturduk.
  • 561
    eğer basinda geçen rakamlar ve transfer haberleri doğruysa 1 haziran itibariyle bize baya pahalıya patlayacak uygulama.

    onyekuru: 5 milyon euro

    irfancan: en az 8-9 milyon euro.

    yousuf : 3 milyon euro

    yeni yönetim gelir gelmez güzel bir şekilde bu futbolcuların şimdiki kulüpleri ile uğraşacak. altı aylık dönemi güzel atlatmak için altı ay sonraya veresiye yazdırdık. bakalım sponsor desteğinden ne kadar para toplayacağız.
  • 564
    ffp bittiğinde her şey güllük gülistanlık olacak sanıyor bazı insanlar.

    ffp anlaşmasında yapmamız gereken tek şey oyuncu satıp oyuncu almak yahu. maaşını falan 100 milyon euro civarına çıkarmadığın sürece sana bir şey demiyor uefa.

    2021-2022 sezonu yaz transfer döneminde ffp bitecek ama bu ocakta gereken hamleler yapılmazsa kasada kuruş kalmayacak, satabileceğin oyuncular yerin dibine girecek.

    bu sene şampiyonlar ligi hakkı kazanamazsan neyle yapacaksın transferi? ali koç gibi sana milyon euro'lar akıtacak başkan mı gelecek?

    bankalar birliği anlaşması, tff limitleri bizi ffp'den daha çok zorlayacak. üstüne satacak futbolcumuz da kalmadı marcao hariç. onun da sözleşmesi yenilenmiyor göz göre göre.

    beşiktaş ffp'nin göbeğinde uefa çeyrek final, şl son 16 yaptı ya. cenk'i sattıklarında vagner love yerine cesur olup daha yüksek bonservise adam alsalar 17-18'in de şampiyonu olacaklardı.

    ne diyelim, allah yardımcımız olsun. uçuruma sürüklediler kulübü 2 transfer dönemiyle. *
  • 568
    platini döneminde büyük bütçeli kulüpler ile küçük bütçeli kulüplerin arasındaki farkı korumak için getirilmiş bir sistem olmasına rağmen farkı daha da açmış olan sistemdir. özellikle sattığın kadar al cezası bunu tetiklemektedir. örneğin; bu ceza diyor ki 5 milyon euro bonservisle yıllık 1 milyon euro verebileceğin forvet alamazsın ama bonservissiz yıllık 5 milyon euro ödeyerek forvet alabilirsin. hangisi kulüplere daha çok zarar veriyor?

    özellikle fatih terim'in dördüncü gelişinden bu yana ismi geçen ama alamadığımız isimler herkesin malumu. bu sattığın kadar al cezası olmasa şu an daha kaliteli, maddi durumu daha oturmuş, elinde genç yetenekleri olan bir takımımız olacaktı. beşiktaş örneğinde olduğu gibi "sattığın kadar al" cezasına uğrayıp, maddi olarak belini doğrultan kulüp görmedim. olmaz çünkü kural bonservisi elinde şöhretlere yöneltiyor seni. bu cezanın bitiminden sonra gelecek için daha ümitli olacağım.
  • 569
    saçma sapan bir sistem. tff'nin uyguladığı limit sistemi çok daha doğru ve uygulanabilir bir sistem. mesele benim ne bonservis verdiğim değil, toplam limitim olmalı. tff'de bunu bulan kimse gerçekten ekonomiden ve sistemden anliyormus. ama türkiye de insanlarin zararına olacak yasalar, hayatın olağan akışına aykırı olarak çıkar ve uygulanır. insanların yararına olan yasalarsa, herşeye uygun olarak çıkar ama uygulanmaz. bu da bizim sorunumuz.
  • 570
    her yasak gibi ffp de kendi kaçış noktalarını doğurduğu için aşılması hiç de zor olmayan bir sistem. önemli olan doğru planlamayı yapabilmek. ac milan gibi kulüpler oyuncuları 2 yıllık kiralama ve 2 yılın sonunda zorunlu satın alma maddesiyle etrafından çok güzel dolaşıyorlar bu sistemin. bu şekilde de büyük harcamayı taa 2 yıl sonraya ötelemiş olabiliyorlar.
  • 571
    halihazırda yapmamız gereken şeyleri bize dayatan sistem. bahane olarak kullanılması ise saçma kimse size toplam 2.5-3 milyon euroya ömer bayram'ın nijeryalısını alın demedi. hocanın sene başı listesinden berat-coulibaly-mert hakan 3lüsü muhtemelen bu fiyatlara yakın şekilde kadroya katılabilirdi. ama bizim yönetimimiz normal sezon boyunca hiçbir şey yapmamakla o kadar meşgulki transfer konusu transfer sezonu açılana kadar akıllarına gelmiyor bile.
  • 572
    --- alıntı ---
    nevzat dindar : fenerbahçe mesut özil transferinde uefa’da sorun yaşayabilir.
    gürcan bilgiç : neden yaşasın. bir sponsor bulmuş.
    nevzat dindar : sponsor ve reklam gelirlerinde olağanüstü durumları uefa inceliyor.
    gürcan bilgiç. : psg-neymar transferinde incelendi ama bir şey çıkmadı.
    nevzat dindar : ama inceledi ve uyardı. üstelik psg’nin sahibi reklam konusunda ikna etti uefa’yı.
    gürcan bilgiç : emre akbaba’nın bonservisinin 2 m eurosunu sponsor verdi.
    nevzat dindar : ama galatasaray dört m euro bonservis bedelini kap’a bildirdi.
    gürcan bilgiç : ama ödemenin yarısını sponsor verdi.

    a spor - transfer raporu

    --- alıntı ---

    bir-iki kelime farklı olabilir ama mealen bu konuşmalar yapıldı. hem de ciddi ciddi yapıldı. şimdi bunların spor programında yorum yaptığı türkiye’de futbol nasıl gelişsin? gürcan bilgiç sap ile samanı birbirine karıştırıyor nevzat dindar ise net bir cevap vermekten aciz.

    önce şu emre akbaba ve sponsor konusunu açıklayalım. uefa, transferlerde ffp kuralları gereğince paranın nereden bulunduğunu inceliyor. olağan reklam ve sponsor gelirlerini kabul ediyor ama olağanüstü gelirleri kabul etmiyor. uefa ayrıca, futbolcuya ve kulübüne yapılan ödemenin tam olarak ve şeffaf bir şekilde beyan edilmesini istiyor. örneğin siz bir futbolcuya yıllık on m euro verip dört m euro verdim diye bildirim yaparsanız uefa bunu inceler ve ihlali tespit ettiğinde cezayı keser. bonservis olarak ödediğiniz para için de aynı şey geçerli. emre akbaba transferinde ödenen bonservis bedeli dört m euro ve kap’a beyan edilen rakam da bu. yani bu konuda her şey şeffaf ve çok net. sponsor’un ödediği iki m euro da gayet normal bir rakam. zaten sponsor firmanın reklam anlaşması vardı ve yıllık ödediği rakam da bu civardaydı. (belki daha da fazlaydı) yani emre akbaba transferinde her şey şeffaf ve yasaldı. hiçbir şey gizlenmedi. yani ödediği bonservis ücreti neyse onu net bir şekilde bildirdi ve zaten ffp onayından da geçti.

    mesut özil olayında ise durum çok farklı. arsenal’den yıllık 12 m euro net ücret alan bir futbolcunun ilk altı ayı ücretsiz olmak üzere üç buçuk yıl için, yıllık 3 m euro’ya oynaması hem mantık dışıdır hem de hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur. yani açıklanan ücretler gerçekçi ve şeffaf değil. fenerbahçe, acun’un x şirketi çekeceği bir film karşılığı olarak mesut’a oniki m euro ödeyecek diyor. yani diyor ki biz aslında mesut’u üç buçuk yıllığına 21 m euroya aldık ama bu paranın 12 m eurosunu acun ödeyecek. bu durumda fenerbahçe hileli bir transfer yapmış oluyor. eğer acun, fenerbahçe’ye sponsor olsaydı ve bunun karşılığı fenerbahçe’ye oniki m euro para ödeseydi ve bu parayı da fenerbahçe mesut’a ödeseydi normaldi ama öyle yapmadılar. neden yapmadılar? çünkü bu durumda da sponsorluğun hem olağan dışı olduğu ileri sürükecekti hem de sponsorluk gelirinin sadece %33’ü transferde kullanılabilecekti.

    işte fenerbahçe böyle bir hülle ile mesut’u transfer etti. şimdi uefa ffp kurulu mesut’a soracak, arsenal’den yıllık 12 m euro net kazanırken ve birçok takım da sana buna yakın para vermeye hazırken neden fenerbahçe’ye altı ayı ücretsiz 3,5 yıllık imza attın. (yıllık ücret 3 m euro olmak üzere) mesut’un buna mantıklı bir cevap vermesi mümkün mü? o zaman dönüp fenerbahçe’ye neden gerçek ödenen rakamı şeffaf bir şekilde bildirmedin ve hülleye başvurdun diye soracak. fenerbahçe de cevap veremeyeceğinden çok ağır bir cezayla karşılaşacak. tabi ben bunları şimdiden uyarmak için yazıyorum. benim kanaatim böyle. ancak uefa’daki hakimleri de ikna ederlerse! orasına karışamam.

    yani bence fenerbahçe bu sefer baltayı taşa vurdu.

    son bir cümle: mesut özil gibi yıldız bir futbolcu, fenerbahçe’nin hileli transferine nasıl alet olur anlamıyorum.
  • 573
    an itibariyle transfermarkt sitesinde yazanlara göre 1.25 milyon € ekside olduğumuz kural. ama mustafa kapı'dan kazandığımız 300.000€, celil yüksel'den kazandığımız 100.000€ ve telles'ten gelen 1.35 milyon €'luk gelirler buna eklenmemiş. acaba sitenin hatası mı yoksa bu kurala onlar dahil değil mi?

    eğer öyle olursa 500.000€ artıdayız demektir. diagne ve sekidika'dan da kiralama bedelleri kazanırsak ndayishimiye transferi için kaynak oluşur. yedlin bonservissiz*, irfan da bedelsiz kiralık + satın alma opsiyonuyla alınırsa ffp'den yana sorun kalmıyor.

    tabii ki bunlar bitince tff limitleri başlıyor.. onun detaylarını bilmiyorum artık. yönetimin işi biraz zor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın