• 4
    trailerı yayınlanan oyun. bu futbol video oyun trailerları 20 yıldır falan aynı. fıfa 2011 trailerını koysan kimse anlamaz sadece "abi kaka'nın falan ne işi var?" dersin işte. fıfa 2016'ya kadar her yıl alırdım sonra baydı be abi. zaten ileri kapitalist tekniklerinde ders veren şirket, bir de koyu şekilde kumara çalan mekaniklere ağırlık verince sadece futbolu seven birisi için heyecan duyulacak şeyler azalmıştı.

    https://www.youtube.com/watch?v=o1igaMv46SY
  • 5
    muhtemelen son yıllardaki en düşük oyuncu ve takım ratinglerine sahip olacağımız oyun. transferlerimizin çoğu kendini fifa nezdinde kanıtlamamış genç oyunculardan oluşuyor. rating ve potansiyel rating tahminlerim:

    muslera 81/81 (downgrade yemesi kesin, 80'e de düşürebilirler)
    boey 70/80
    yedlin 72/72
    luyindama 75/78 (hız statları 60'lı puanlara düşecektir)
    marcao 76/81 (fifa 21 potansiyeli 83'tü)
    nelsson 75/82 (21'e göre upgrade alır)
    alpaslan 70/70
    van aanholt 76/76 (değişiklik yok)
    taylan 75/78 (küçük bir rating upgrade'i, potansiyeli değişmez)
    berkan 70/78
    aytaç 70/70
    cicaldau 74/80
    ömer 71/71
    akbaba 71/71
    kılınç 74/75
    morutan 73/82
    arda 70/70
    babel 75/75
    feghouli 77/77
    kerem 72/82
    barış 68/79
    halil 72/80
    mostafa 74/81
    diagne 75/75
  • 6
    bugün ea play ile 10 saatlik deneme imkanı sunup, 27 eylül tarihinde oyunun ultimate sürümüne sahip olanlara, 1 ekim itibariyle ise oyuna sahip olan herkes için çıkacak oyundur. ultimate team hastalarına şimdiden sabır ve bol şanslar diler, diğer modları oynayanlara ise iyi eğlenceler dilerim. xbox yeni nesil platformunda olup da sene içerisinde paslaşmak isteyenler özelden yazabilirler.
  • 8
    fifa 13'ten beri bir geri bir ileri yapan serinin muhtemelen en iyi oyunlarından biri. next-gen versiyonu için konuşmak gerekirse ciddi keyifli bir gameplay sunuyor. hypermotion dedikleri olayın dişe dokunur bir yanı olmayacağını düşünüyordum ama kontrolleri çok olumlu anlamda etkilemiş.

    online olarak sadece seasons oynuyorum, oyun hala fazlaca hızlı ama oynanıştaki geliştirmeler kendini hissetiriyor.

    offline modda ise;
    top fiziği olumlu anlamda çok değişmiş. kanattan kanada uzun toplar çok güzel görünüyor. boey'den aanholt'a uzun pas gönderip duruyorum.

    kale ağları ve direklerin tepkisi, gol sesi inanılmaz iyi. yediğim gollerde bile mest oluyorum.

    zayıf-normal-yapılı oyuncu vücutlarını sonunda düzeltmişler, 21'de mostafa ayıboğan gibi görünüyordu.

    sliderlarla ve yeni kamera ile oynanınca oyun tv'den maç izlendiğini düşündürebilir. ea gamecam denen kameraya alışmak biraz zaman alsa da alıştıktan sonra başka kameralarda oynayasınız gelmiyor. gerçekçi gameplay için os community sliders'ı kesinlikle deneyin: https://forums.operationsports.com/...mmunity-sliders.html

    tam gerçekçi oynanış için devre süresini minimum 8 dakika yapmanız gerekiyor ama, bu herkese göre olmayabilir. ben kendi keyfime göre birkaç slider'ı değiştirdim, oynanış o kadar rafine oldu ki akşam olsa da giresun deplasmanına çıksam diye bekliyorum.

    skill hareketleri, nihayet, etkisini büyük oranda kaybetmiş. hem online'da hem offline'da skillere abana abana gitmek mümkün değil artık. benim gibi gerçekçilik takıntılılar için büyük nimet.

    sorunlara gelirsek;

    kariyer modda resmen hiçbir yenilik yok. aynı tas aynı hamam. sadece artık oyunda stadı olmayan bir kulüp seçerseniz stadı azıcık customize edebiliyorsunuz.

    savunma çizgisi maç içinde aşırı geri çekiliyor. rakip koşu attığında tüm savunma rakiple birlikte geriye gidiyor. ofsaytı bozuyorlar ve ceza sahanızın içinde hapsolabiliyor oyun. bunu çözebileni daha görmedim. taktikler ve direktifler de fayda etmiyor, oynanıştaki en salakça şey duyebilirim. muhtemelen patch'le düzeltirler, çünkü baya şikayet var.

    oyuncu animasyonlarındaki yapaylık biraz giderilse de hala robotik hareketler var. maç kamerasında çok belli olmuyor ama replay sırasında çok yapay görünuyor bazi animasyonlar.

    ufak tefek hatalar mevcut. bazen rakip serbest vuruş kullanacağı zaman mal gibi bekleyebiliyor. bir oyuncunun formasında, kramponunda falan değişiklik yapınca oyuncu otomatik olarak eldiven ve uzun kollu forma giymeye başlıyor. ağustos ayında bile öyle çıkıyorlar maça.

    **

    şimdilik çok keyif alarak oynuyorum. umarım patchlerle oynanışı daha da hızlandırıp skill hareketlerinin etkisini artırmazlar.

    seasons'da kapışmak isteyen renktaşlar ps5'te nitratdarjan adıyla şahsıma davet gönderebilirler.

    edit: pc ve eski jenerasyon konsollarda maalesef oyun fifa21'in aynısı. övdüğüm yanlarının çoğu yeni nesil konsollara özgü. hadi ps4 ve xboxone'ı anladık da pc'ye neden üvey evlat muamelesi çekiyorlar anlamak mümkün değil. şu gameplay pc'de olsa modlama avantajıyla oyun efsane olabilirdi.
  • 15
    co-op seasons modu oldukça keyifli olmuş. tek can sıkan yanı fifa 21'de de olduğu gibi orta sahadan/santradan topu alıp herkesi çalımlayıp gol atmanın futbol olduğunu sanan rakip oyuncular... ayrıca yıllardır bekliyorum; zeminden çim kalkması, kale direğinin sallanması vb. ufak tefek bir dolu detay eklendi oyuna yıllar içinde, ama bir türlü sakatlanan oyuncunun kaşına dikiş atılıp, kafasına bandaj yapılıp vs. sahaya dönmesi gibi oyunu enteresan kılacak detayları düşünemedi gitti ea ekibi. hatta hakemlerin ofsayt olan bir golü, ya da başta sarı kart verdiği kırmızı kartlık pozisyonu var'da izleyip değerlendirmeleri falan da eklenebilir bence...
  • 16
    oyunun bir kaç değişen olayı var 21 serisine göre. öncelikle ortalar ve uzun topların isabeti çok yükselmiş. bitiricilik saçma sapan seviye de. bazı açılardan vurunca gol olmama ihtimali yok. yerden sert paslar normal paslara göre op durumda. oyuncuların refleks değerlerini çok net hissediyorsun bu arada.

    bunun dışında halen 5 değişiklik hakkı yok. püü yapacağınız oyuna. kural değişikliğini getirmemek ne demek.
  • 17
    fifa 21'e göre oynanış açısından bambaşka olan oyun ve açıkçası bu durum benim çok hoşuma gitti. fifa 21'de 5 yıldızlı skill puanı olan oyuncuları alıp analoga tecavüz ederek sahayı boylayan rakipler kafada siyah saç bırakmamıştı.

    fifa 22'de oyun biraz daha oturaklı, biraz daha günümüz futboluna benzer işliyor. pas oyunu ve adam kaçırmanın önemi çok daha fazla. ama tabii ki maalesef fifa'da farklı bir futbol dünyası var, fifa'da gerçek dünyadan farklı bir futbol oynanıyor. fifa 22'de de oyundaki en önemli stat hız olduğu için lewandowski çıkınca sevinemiyorsunuz. oyunun en iyi stoperleri kounde, upamecano falan. bu konuda ne zaman bir şey yapılır veya yapılır mı bilmiyorum. beş değişiklik hakkını getirmeme sebepleri de bunun gibi competitive amaçlıdır diye düşünüyorum. senelerdir süregelen bir hız metası var ve gerçeklikten uzaklaştırdığı bilinmesine rağmen kimse sesini çıkarmadan devam ediyor.

    fut'ta ben kendime yine bundesliga'dan bir yol çizdim. kadrom uçuk kaçık olmasa da fazla kasmadan div3'e kadar getirdi. şimdi geliştirmeye nereden başlasam diye düşünüyorum. bu arada fut oynayan varsa ve yeni başladıysa bu tarz bir kadroyu tavsiye ederim. özellikle reyna kartı ucuz olmasına rağmen üstüne kadro dizilecek bir kart. çocuk tam bir evlat.
    https://www.hizliresim.com/7jetxgg
  • 18
    galatasaray adına, mustafa mohammed’i çok iyi yapmışlar, genel anlamıyla fifa serileri, git gide pes 13’e benziyor. eskiden fifa’da gol atmak çok zordu, bu da oyunu gerçekçi yapıyordu. bu tercih nedeniyle, oyunda gol atmak çok kolaylaşmış, özellikle kaleciler çok basit goller yiyorlar, yedekten giren oyuncuların etkisi bariz biçimde belli oluyor. sprint özelliği iyi olan oyuncular, yorgun defans oyuncularına karşı bariz bir şekilde üstün geliyorlar.
  • 19
    kariyer modunda steven gerrard role play'i yaptığım oyun. her yeni fifa'da olduğu gibi 22'de de galatasaray ile başlayan teknik direktörlük kariyerimde bu kez cimbom'dan erken sıkıldım. ocak taransferlerinden sonra bir kez daha başlayacağım.

    tam kariyer modu salıp online seasons'a sarıyor gibiyken birçok türk gencinin idolü, büyük kaptan gerrard'ın aston villa'nın menajerliğine getirildiğini öğrenmemle villa kariyeri açmam bir oldu.

    menajer yüzü düzenleme ekranında gerrard reyizin suretini analog tuşum döndüğünce adeta bir heykeltıraş gibi işledim. önümde en az 5 sezonluk bir kariyer vardı. villa'da bir buçuk-iki sezon takılıp anfield road'un yolunu tutacaktım. klopp'un ayağının kayacağı günü sinsice bekleyecek ve o an geldiğinde orada olacaktım. kariyere doğrudan dev takımlarla başlamayı zaten sevmiyordum. aston villa muhteşem bir sıçrama tahtası olacaktı.

    birmingham'da ilk günüm oyuncuları tanımakla geçti. hiç yabancılık çekmedim. zaten liverpool arabayla 2 saat mesafedeydi. kafam esti mi çoluğu çocuğu doldurup benimkileri ziyarete giderdim. keyfim gıcırdı.

    jack grealish'in satışı sonrası leon bailey, danny ings, emi buendia gibi kağıt üzerinde mükemmel takviyeler yapılmıştı. kadroda hali hazırda emiliano martinez, matty cash, ezri konsa, douglas luiz ve ollie watkins gibi kalburüstü adamlar vardı. bu iyi kadrodan yönetimin beklentisi ise ligi orta sıralarda bitirmek ve fa cup'ta son 16 turuna kalmaktı.

    başarı baskısı bulunmayan, köklü bir geçmişe sahip, heyecan verici bir kulüpteydim ve anlı şanlı stevie g olarak hayli kredim vardı. daha ne isterdim ki?

    oyuncuları biraz tanıdıktan sonra 433'e dönüp buendia'yı cm pozisyonuna yerleştirdim. sağ uçta bailey, sol uçta watkins ve ilerde ings hücum gücümü oluşturdu. geride tyrone mings gibi bir fakir van dijk'ına sahiptim. kalede ise ligin en iyilerinden biri, martinez vardı.

    ilk 10 hafta hayli vasat bir performansla 8-12. sıralar arasında gidip geldik. zayıf rakiplerimize karşı şov yapıyor, big 6'e karşı rezil olup dönüyorduk. arsenal sağ olsun emirates'te bana yenilerek camiayı kenetledi.

    derbide wolverhampton wanderers'a içerde yenilmemizle taraftarlardan söylenmeler yükselmeye başladı. ings ve watkins'in sakatlıkları sonrası forvetsiz kaldık ve lig kupasında sunderland'e elendik. 15. hafta gibi the sun'da gerrard out manşetleri atılmaya başlanmıştı bile.

    bu sırada liverpool ligi domine ediyordu ve korkunç bir grafik çizen aston villa'yı, yani efsane kaptanlarının takımını ağırlayacak, belki de öldürücü darbeyi vuracaklardı.

    70. dakikası 3-0 liverpool üstünlüğüyle geçilen maçın son 20 dakikasında olacakları şüphesiz hiç kimse tahmin edemezdi. namağlup liverpool artık minamino'yu, tsimikas'ı oyuna almış, klopp hocam benim için "ayıptır, o kadar efsane kaptan, çok atmak olmaz" diyerek oyunu rolantiye almıştı.

    derken leon bailey ile bir gol bulduk. bu sırada sakatlığını atlatmış olan ama kondisyonu yerlerde sürünen ollie watkins oyuna girmek için son hazırlıklarını yapıyordu.

    ollie'nin ilk dokunuşunda top ağlara gitti ve klopp "gülüyoz ediyoz da maç gitmese aq" korkusunu gizleyemiyordu.

    uzatmalar işaret edilmeden önce ollie watkins mucizeyi gerçekleştirdi ve skoru 3-3'e getiren golü attı. mutluydum, gururluydum, ama biraz buruktum da. liverpool tribünleri de benzer hisler içindeydi kuşkusuz.

    liverpool sanntrayı yaptı, olur mu olur taktiği şok presle baskıya başladık ve mcginn ile topu kazandık. o da ne? watkins ceza yayı üzerinde bomboştu. van dijk sağdan yardıran bailey'in peşine takılmış, joe gomez mcginn'e baskıya gelmiş, alexander arnold ve robertson son bir şans için benim yarı sahaya yerleşmişti. watkins topu aldı. bir dokunuşla düzeltti ve allison'la birlikte binlerce taraftarın şaşkın bakışlari arasında uzak köşeye, 90'a plaseyi bıraktı. tıpkı euro 2008'de nihat'ın çeklere attığı 2. gol gibi top önce üst direğe, sonra zemine çarptı ve bir bilardo topu gibi ordan oraya sekerek, kaleyi adeta döverek gol oldu.

    o gün o statta bulunan klopp dahil herkes liverpool'un müstakbel hocasının orada olduğunu biliyordu. tüm kameralar gerrard ve klopp'a dönmüş, adı konmamış mücadeleyi, o kaçınılmaz elektriklenmeyi çekiyordu.

    son düdükle birlikte mağrur gözlerle beni alkışlayan ve adımı haykıran tribünlere baktım. yakında dedim, yakında sizinleyim. klopp beni tebrik ederken işi şakaya vurdu ve 32 diş sırıtarak gelip sırtımı sıvazladı. bana , gerrard'a sen dünkü çocuksun der gibi, 100 maç oynasak birini alırdın onu da aldın der gibi bakıyor, hakir görüyor, dostluk kılıfı altında ağalık taslıyordu. bozuntuya vermedim. içime attım. sevincimi abartmadım. yakında dedim sadece. yakında.

    devre arasına kadar toplanan 12 puanla puan tablosunda 6. sıraya kadar yükselmiştik. taraftarlar avrupa ligi veya konferans ligi bileti alacağımıza inanır olmuştu. transfer sezonu açılır açılmaz tek ayaklı bertrand traore'yi şutlayıp eski takımım rangers'tan ryan kent'i getirdik. bu çocuk aynı zamanda eski bir liverpool'luydu. üstüne liverpool'dan neco williams'ı kadromuza kattık. bir mesaj vermek istiyordum belki de. midlandsta kendi küçük liverpool'umu kuruyor, klopp'un üstündeki baskıyı her geçen gün artırıyordum.

    villa taraftarı iyi gidişi takdir etse de liverpool'a unutamadığım eski sevgili gibi saplanıp kalmış olduğumu fark ediyorlardı. ama villa'daki günlerim sayılıydı. bunu onlar da biliyorlardı.

    yönetimin koyduğu hedefleri aşacağımız ocak ayı bitmeden kesinleşti. aston villa, spurs ve arsenal'in önünde, 6. sıradaki yerini iyice sağlamlaştırıyor, bol gollü ve keyifli maçlar oynayarak taraflı tarafsız herkesin beğenisini topluyordu. villa park'ta atılan goller te liverpool'da yankılanıyordu.

    yakında diyordu gerrard. yakında oradayım.
  • 22
    fifa serisinin son oyunu. ps sisteminde de indirime girmiş. hatta iş bankası %20 iade veriyor.

    sanırım bu sene ps4 ile uyumlu değil oyun. hem ps5 hem ps4e kurulabiliyordu. aydınlatan olurda sevinirim.

    düzenleme: kardeşlik üzerinden arkadaşla oynuyoruz onda 4 bende 5 var. 21 gibi hem 5 hem 4 uyumlu mu demek istemiştim :)

    düzenleme 2: ultimate sürümü hem ps4 hem ps5 içinmiş. standart sürümler de sadece 4 veya 5 için alınıyormuş.