24603
kendisinin fanboyu falan değilim. ancak dört sene üst üste şampiyon olmuş bir hocadır. bunu da ligde önüne gelen herkes yapamamaktadır. her başarılı insan gibi iyi olduğu alanların üstüne gidip onları sivrilterek başarılı olmakta, iyi olmadığı ve olamayacağı konuları geri plana atmaktadır. hal böyle olunca taraftar üst perdeden konuşarak hatalarından ders almayı bilmiyor diyor. bunu en son fatih hoca için diyorlardı. uefa şampiyonluğundan sonra adım adım baş aşağı gittik. taraftar o kadar kaypak ki nhaga niye oynamıyor diye ortalığı yakar, üç maç üst üste genç oyuncu oynatıp birinde puan versen yangın çıkarır. sözlerine itibar edilmeyecek insanlara prim vermeyerek doğru yapıyor hoca. taraftarın yönetimden önce kendisini harcayacağını da en iyi bilen o.
galatasaray her şartta küllerinden doğar ama bu durum hocaya gereksiz yere fazla yüklenme hakkını vermez. en nihayetinde hoca üçüncü haftadan liderlik koltuğuna yine oturdu. orta saha konusunda da adamın memnun olduğu bir oyun şablonu var. buna göre de orta sahasını yeterli görüyor. galatasaray set oyunu oynamıyor. bu yüzden de oyun içinde orta sahadan taviz vererek rakip kaleye çullanma gibi tarif edilecek bir tarzımız mevcut. ayrıca şunu da söylemem lazım. hoca kadronun değişilmez parçalarını mümkün oldukça değiştirmemeyi tercih ediyor. bu sayede takım yönetilebilir kalıyor. aksini isteyenler fenerbahçe ve bu sezonki trabzona bakabilir. transfer çılgınlığı ile ilk 11'i tahmin edilemeyen saçma sapan takımlar haline gelip hocanın işin içinden çıkamadığı bir düzen oluşturmaya gerek yok. eğer sürekli şampiyon oluyorsan, zaten şampiyonlar ligi'ne gidebiliyorsun. mevcut ekonomik düzende de zaten görebileceğin en üst tur şu anda çeyrek final. zaten geçen sene son 16'yı görmeyi başardın. bu sene çeyrek finali zorlar. sonrasına bakarsın.
özetle hoca işin doğrusunu yapıyor. eğer yanlış yapıyor olsa idi, bugüne kadar yollarımızı ayırdığımız topçulardan köy veya kasaba olurdu. bunlardan hiç bir şey olmadığını ise görüyoruz. taraftar her transfer sezonunda vuralım geçelim diyor da. fm'de bile beceremediğin işi gerçek hayatta nasıl becereceksin? onu söyleyen yok.
galatasaray her şartta küllerinden doğar ama bu durum hocaya gereksiz yere fazla yüklenme hakkını vermez. en nihayetinde hoca üçüncü haftadan liderlik koltuğuna yine oturdu. orta saha konusunda da adamın memnun olduğu bir oyun şablonu var. buna göre de orta sahasını yeterli görüyor. galatasaray set oyunu oynamıyor. bu yüzden de oyun içinde orta sahadan taviz vererek rakip kaleye çullanma gibi tarif edilecek bir tarzımız mevcut. ayrıca şunu da söylemem lazım. hoca kadronun değişilmez parçalarını mümkün oldukça değiştirmemeyi tercih ediyor. bu sayede takım yönetilebilir kalıyor. aksini isteyenler fenerbahçe ve bu sezonki trabzona bakabilir. transfer çılgınlığı ile ilk 11'i tahmin edilemeyen saçma sapan takımlar haline gelip hocanın işin içinden çıkamadığı bir düzen oluşturmaya gerek yok. eğer sürekli şampiyon oluyorsan, zaten şampiyonlar ligi'ne gidebiliyorsun. mevcut ekonomik düzende de zaten görebileceğin en üst tur şu anda çeyrek final. zaten geçen sene son 16'yı görmeyi başardın. bu sene çeyrek finali zorlar. sonrasına bakarsın.
özetle hoca işin doğrusunu yapıyor. eğer yanlış yapıyor olsa idi, bugüne kadar yollarımızı ayırdığımız topçulardan köy veya kasaba olurdu. bunlardan hiç bir şey olmadığını ise görüyoruz. taraftar her transfer sezonunda vuralım geçelim diyor da. fm'de bile beceremediğin işi gerçek hayatta nasıl becereceksin? onu söyleyen yok.


