resim
Okan Buruk
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:52
Uyruk:Türkiye
  • 25089
    türkiye’de 4 sene üst üste şampiyon olmasına rağmen repütasyonu fatih terim’den düşük hoca.

    hatta ve hatta arda turan’dan da düşük hoca.

    4. senenin sonunda öyle hatalar yapıyorsun ki sevgili hocam, insanların sana güvenini öyle derinden sarsıyorsun ki sana inanan, başarılı olduğunu düşünen destekçiler bile “ icardi, mertens, osimhen gibi üst düzey futbolcuları başka bir teknik direktöre verseydik yine zaten bizi şampiyon yapardı heralde” oluyor.

    hataları saymak için uğraşıyorum ama yoruluyorum daralıyorum.

    bu sene ligde işin çok zor. karşında mala bağlayan fenerbahçe yok. orta düzey bir tomas reis, bir de kendine iyi bakan salah seni hat-trick ledi. besiktas ile herkes “wishful thinking” derdinde, ama şampiyonluk adayı oldukları net. onlar karşısında oynayacağın maçta da skor olarak değil oyun olarak net bir mağlubiyet alırsan işin biter. o zaman insanların kanaati daha pekişir, italiano dalgası başlar.

    kendisi giderse yerine hoca bulunmaz diyenlere ithafen de şunu demek gerekir.

    bu kadroyu oynatmak icin o kadar hoca sıraya girer ki, trabzon gibi ligde 5 maçta sadece 2 galibiyeti olan takımdan 4 yiyecek kadro mu bu?

    ha yönetim bu plana uygun hoca getirir mi, onu bilemeyiz.
  • 25090
    ligin en uzun takımı göztepe’ye karşı takımı içerideki maçta ilk yarıda 20 toplam 30 orta yapan teknik adam. top yere inmedi neredeyse ilk yarıda.

    lizbon maçı öncesi “şampiyon olmalarında benim de katkım var” gibi garip demeçler verip, madara oldu.
    --- alıntı ---
    okan hoca'nın esprili girişi portekizlileri güldürmedi
    --- alıntı ---

    dün de geçiş oynayacağını bildiğini söylediği trabzonspor’dan birbirinden güzel geçiş golleri yiyerek mağlup oldu.

    ne yapmak istiyor bilmiyorum ama işin ciddiyetinde değil gibi gözüküyor. şu tercih ve açıklamaların başka izahı yok.
  • 25092
    önde baskı oyununu leao ve sane ile deneyen, 10 numaraya yunus’u inatla zorlayan, sara hiç bir şey oynamazken 73 dk ona tahammül eden, torreira’yı sürekli açık alanda bırakan, batrakov’u inatla yedek bırakan ve ilk oyuncu değişikliğini santrfor çıkartarak yapan bir şuursuz teknik direktör. osimhen veya icardi yokken gerçekten evde yok. ben bıktım usandım artık kendisinden. insanların dediği şuydu yıllardır: “ilk iki şampiyonluk icardi & mertens, son iki şampiyonluk osimhen ile geldi”
    bu iddiaları doğru çıkartmakla meşgul büyük maçlarda.
    (bkz: 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı)
  • 25093
    formsuz, çözümsüz, üretimden uzak, osimhen’e bağlı hale gelen teknik direktörümüz. geçmiş 4 sene kendi oyununa oyuncuları entegre etmeyi başaran ancak geçen sezonun son kısmı ve bu sezon itibariyle yöntemleri sonuç veremiyor hale geldiğini düşünüyorum. kendisi hakkında aksiyon alınsa itiraz edilmeyecek noktaya da gelmiştir. taktik teknik dışında mental yönden de yônetimi eksik hem oyuncular üzerinde hem de transferler öznesinde istediklerini yaptıramaması nedeniyle herkese mavi boncuk dağıtması sonuç veremez hale gelmistir.
  • 25094
    ne kadar formsuz olsalar da, takımda sane, leao, barış gibi çok hızlı futbolcular var, osimhen de yokken bir deplasman derbisinde, top kendisinde olduğunda ne yapacağını şaşıran trabzon a topu biraz bırakıp, blok olarak karşılasak, hem kanatlarımızın defansif zaafları azalacak, hem de kontraya çıkmak için bir çok opsiyonumuz olacak.
    her durumda her maçta aynı şeyi yapmaya çalışarak, biraz ezbercilik yapan hocamız.
    ilk geldiği zamandan beri kendisini en çok eleştirdiğim konu ikinci planının olmamasıydı, 5. yılda hala aynı noktadayız.
    bir şeyler yapmazsa, dursun özbek tüm hata okan hocadaymış gibi afyetle yer.

    (bkz: 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı)
  • 25096
    kendisinin dönemini ikiye ayırmak lazım. herhalde 12 kişi oynayacağız‘dan öncesi ve sonrası değişiminin ve dönüşümünün kerteriz noktası.

    raşitsa’larla, midtsjö’lerle, emre taşdemir’lerle no name oyuncularla adaletli, performansa dayalı, belli bir oyun felsefesinden, 24 yaş altı yasaklı, takıntılı, forma adaletsiz ve hatalarından asla ders almayan bir profile giriş, gelişme ve sonuç.

    (bkz: 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı)
  • 25097
    bu maçla alakalı kendisine en çok kızdığım şeyler takımın aynı geçen senede olduğu gibi inanılmaz konsantrasyonsuz maça çıkması, orta sahayı teslim ettiği bir 11 ile çıkması ve golden sonra takımın yine yere düşen bardak gibi dağılması.

    bu şekilde madara olup yenilmeyi içime sindiremiyorum. rakibin yeni hocası geleli 1 hafta olmadı bile. nasıl bu kadar çabuk teslim olabildin?

    (bkz: 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı)
  • 25098
    (bkz: wilfred zaha)
    (bkz: hakim ziyech)
    (bkz: tete)
    (bkz: nicolo zaniolo)
    (bkz: leroy sane)
    ve sırada (bkz: rafael leao)
    bir futbol takımının kanatlarında oynayan her futbolcu istisnasız kötü oyuncu olamaz. saydığım oyuncular yeri geldiğinde tek başına maç da aldı, skor katkısı da verdi. ancak günün sonunda ayrılanlar yetersiz oldukları gerekçesiyle ve gerçekten de formsuz olarak taraftar protestosu takımdan ayrıldılar, devam edenler ise kıyasıya eleştiriliyor, unuttuklarım da illaki vardır.
    4 koca sezonun ardından 5.sine giriş yapmışken hâla bir takım kanat oyuncularından verim alamıyorsa üzgünüm ama ben bu takımın oyununu sorgularım.
    (bkz: mauro icardi)
    (bkz: victor osimhen)
    (bkz: dries mertens)
    3 tane futbolcunun insanüstü performansı ile fark yakaladık ancak rakiplerimiz de bizi kendi silahımız ile vurmaya başladı ve bahsi geçen isimler kalitesinde futbolcular olmayıp iş gerçekten hocalık yapmaya gelince bütün yaldızlar döküldü.
    bu önde basma press futbolunun kitabını yazan fatih terim bile eldeki malzeme yetmeyince geçiş oyununa pas oyununa dönmek zorunda kaldı. şimdi kadromuzda olsa burun kıvıracağımız isimlerle, bomboş tribünlere, finansal fair play transferler ile 1 golle şampiyonluk verdi.
    hocanın yaptığı işler ve başardıkları gerçekten insanüstü 4 sene üstüste şampiyon olmuş bir takımdan bahsediyoruz. bu hocaya başarısızlık kredisinin kralını sağlar. ama ciddiyetsizlik, maç seçme, her transfer döneminde aynı hatalar, senelerdir eksik bölgelere ısrarla transfer yapılmaması taraftarın sinir uçlarıyla oynar ki bu sıkıntılı bir duruma sebep olur. çünkü biz kaybettiğimiz maçlarda sadece kaybetmiyoruz "rezil oluyoruz" yenildiğimiz her maçı tekrar izleyin rakipler biraz ciddi olsa her maçta en az 5 gol yememiz işten değil.
    hoca her işini kaybetme tehlikesi yaşadığında doğruyu buluyor. umarım çekirge bu seferde sıçrayabilir.
  • 25099
    yangın tayfanın "hoca istifa", polyannacıların da "4 sene şampiyon yaptı laf edemezsiniz" ezberini bir kenara bırakıp sahada ne olduğuna bakmak lazım.

    ​maçın özeti çok basit: sahadaki oyuncu profili ile okan buruk'un 4 yıllık oyun hafızası birbirini tamamen reddetti.

    ​senelerdir bu takımın alametifarikası neydi? önde şok pres, rakip stoperleri hataya zorlayan yırtıcı kanatlar (barış, ilk sezon rashica), dönen topları süpüren dinamik bir merkez. peki sahaya sürdüğün 11 ne? kanatlarda leao ve sane.

    ​leao ve sane dünya çapında açık alan ve bitirici silahlarıdır ancak bu adamlara simeone vari bek kovalatamazsın, 90 dakika ön alan presi yaptıramazsın. yaptırmaya kalkarsan ne olur? işte dün trabzon'da olan olur. merkezde sara ve torreira gibi fiziken ezilmeye müsait iki adamı 50 metrelik koridorda tek başlarına bırakırsın. arkalarına da 10 numara oynayamayacağı a takıma çıktığından beri belli olan yunus'u monte edince, trabzon orta sahası her ikinci topu topladı, güle oynaya geçiş hücumu yaptı. salah gibi bir adama 80 metre bomboş otoban verirsen adam da gelir hat-trick'ini yapar.

    ​okan hoca'nın en büyük zaafı maç önü planı çöktüğünde bunu kabul edip rasyonel bir b planına geçememesi. thomas reis dersine çalışmış, ikinci bölgede bekleyip uzun vuracağını bas bas bağırıyor. sen neden savunma çizgisini santraya çekip taç atışında bile 10 kişiyle ceza sahasına yığılıyorsun? osimhen yokken bu takımın sırtı dönük top saklayamayacağını, set hücumunda tıkandığını görmek için daha kaç maç 4 yememiz gerekiyor?

    devre arasında deniz'i çıkarıp yerine yine ezbere barış'ı forvete atmak çözüm değil, çaresizliktir.
    ​ha, bu hezimet okan buruk'un derhal bavulunu toplayıp gitmesi gerektiği anlamına mı gelir? tabii ki hayır. 4 sene üst üste şampiyon olmuş bir hocayı eylül ayında trabzon deplasmanında kaybetti diye kovmaya kalkmak kulübü 2015 kaosuna geri fırlatır. rakip trollerin ekmeğine yağ sürmekten başka işe yaramaz.

    ​ama hoca da artık şu romantizmi bırakmak zorunda. elinde 400 milyonluk kadro varken 4-2-3-1 fetişinden vazgeçeceksin. leao ve sane'den verim almak istiyorsan merkezi ugochukwu veya batrakov ile 3'leyecek, takımı 4-3-3'e evireceksin. bu oyuncu grubuyla amele presi oynanmaz, topa sahip olma ve doğru yerleşim oyunu oynanır.

    ​milli ara son şanstır. hoca taktiği güncellerse bu ligi yine süpürür; yok inat eder "ben bildiğimi oynatırım" derse, barcelona ve ligin devamı çok daha ağır faturalar keser.

    (bkz: 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı)
  • 25100
    hatalarından ders almayarak 14 sene sonra ucl son 16, 26 sene sonra üst üste 4. şampiyonluk almış hocamız. 26-27 sezonu ve muhtemelen önümüzdeki sezon galatasaray’ın değişip dönüştüğü sezonlar olacak riskli bir oyun oynuyoruz gerideki oyuncularımız formsuz ya da düşük konstantrasyon ile mücadele ettiğinde oyunun defoları rakiplerce işleniyor her sezon en az bir maçta bunu yaşıyoruz rakip şanslı ya da üst düzey bitirici ayaklara sahipse maç farka gidiyor. seneye savunma dörtlümüzün mümkünse iki tanesini yenileyip oyunumuza daha uygun hale getirmeyiz.

    okan hocaya en büyük eleştirim ise kenardaki tavrı ve futbol yerine hakem konuşması. son zamanlarda sakinliğini kaybetmiş gibi görünüyor ve bu kendisini çok kötü ve plansız gösteriyor. 4. hakemle ağız dalaşına girip kırmızı göremezsin hocam sana da galatasaray’a da yakışmıyor. fatih hocayı da bu konuda çokça eleştirdik.
  • 25101
    tabiki hataları var ve umarım düzeltir ve yine bizi şampiyonluğa her şeye rağmen taşır. ama bugün rakiplerin bile saydırdığı okan hoca gittiğinde milli takıma en uygun adam diye hortlayacaklar. adama bir türlü transferleri zamanında vermezler, getirdikleri de hep ilk alınmak istenenler değil. evet takım yine de lige bakıldığında kaliteli ama tek suçlu kendisi değil. yönetim okan hocayı yer sonra da elimizden geleni yaptık der iş işten geçtikten sonra.
  • 25103
    4-3-3'e geçip geçmeyeceği kendi kaderini belirleyecek gibi duran hoca. leao transferiyle konfor alanından çıkmaya zorlandı. 4-2-3-1 kendisi için konfor alanıydı bu çok açık. şimdi konfor alanından çıkıp 4-3-3 gibi sahaya dizilip kanatların savunma yükünü üzerinden almalı. 3 haftada kafayı buna yormalı ve ortaya tatminkar bir oyun gücü çıkarabilmeyi başarmalı. batrakovu takımın değişilmezi yapıp takım savunması kısmını da halletmeli. takıma tekrardan bir denge oturtmayı başarmalı ve çok güvendiği isimleri yanına almayı düşünmeli.
  • 25104
    galatasaray’ın futbolcu ve teknik direktör olarak nice zaferlere sahip hocası. kendisine mütemadiyen saldıran rakiplere ve ona sosyal medya çukurunda eşlik eden haterlarına inat eşi benzeri belki bir kez daha yaşanmayacak başarıları bize yaşatmaya devam edecek.

    gerçekten tökezlediği an takımda ne bir yönetici kalır ne bir iyi futbolcu; rakiplerimiz bunu görebilecek algı kapasitesinde olduğu için kendisini hedef alıyor fakat galatasaray taraftarında bu farkındalıkta olmayanlar var ne yazık ki.
  • 25106
    ben kendisinin yerinde olsam -ki mümkün değil- şu an istifayı basar, "alın, çok biliyorsanız buyurun!" der giderim.

    neden?

    1. bakın dün biz 10 kişi kalmadan ve okan hoca atılmadan evvel savic denen kasabın atılması gerekiyordu ki zaten diğer kartların fitilini de bu pozisyon ateşledi. zaten maç boyu takdir haklarını rakipten yana kullanan bir hakem izledik. trabzon sert oynadı, göz yumdu. biz alsak onların aldığı topları %99'una faul çalardı batuhan gibi hakemler. okan hoca kızmasın da kim kızsın?

    2. maalesef kadro tercihleri berbat, ilk 11 yanlış vs. diyoruz da takımın eksik bölgelerinin neredeyse hiçbiri düzgün doldurulmadı ve burada tek suçlu okan hoca olamaz. daö yönetimi transfer yapamıyor. sıkışınca da 5'lik adama 50 verip almak zorunda kalıyor. bu da mı hocanın suçu? transfer gelmedi, eksik kapanmadı diye adam sezon başlamadan istifa etmez. hiçbir teknik direktör bunu yapmaz. eldekiyle en iyisini bulmaya çalışır ki zaten yaptığı da bu hocanın. neredeyse son 2 sezondur bu böyle. bu 3. sezon ve artık bir yerde patlayacağını hoca da biliyordu.

    3. yunus'un, davi'nin, apokerim'in, sallai'nin bu kadar sı...ıp batıracağını daha doğrusu hepsinin sı...ış gününün aynı maça denk geleceğini tahmin edemezdi. tek hatası yunus ısrarıydı bence. kesinlikle batrakov ile başlamalıydı. barış yedek kaldı ama leao yerinde olsa dün bir şey değişmezdi. yunus gene aynı hatayı yapacak ve 3. dakika golü yiyecektik. yunus iyi bir yedekten başkası değil. bunu inşallah herkes anladı artık. yunus'u 60'tan sonra hareketlilik getirsin diye atarsın sahaya ancak.

    4. barış - deniz gül değişikliğini ben de anlamadım. hoca bence herkes sı...ış modunu açınca üstüne tüyü ben dikeyim bari demiş olabilir. saygı duyarım. dediğim gibi maç zaten kopmuştu. ne yapsa ikinci yarı dönmeyecekti.

    özetle, bırak git hocam. dinle kafanı. zaten maks diğer sezon başında herkes sana gelecek, yalvaracak. en azından sen gidince daö'den kurtulmak daha kolay olur.
  • 25107
    hatırlananın aksine tam olarak bir ön libero değil, savunmaya ve merkeze çok fazla yardım eden, sahada basmadık yer bırakmayan bir sağ kanat oyuncusuydu. ya da zaman zaman kalabalık, zaman zaman sayıca az ama kuvvetli orta sahanın sağ tarafa en yakın kısmında oynardı.

    hocam, sen 1995-96'da özellikle savunmaya ve merkeze destek hususunda yetersiz olunca yedek kaldın, yerine ufuk talay oynadı. fatih hoca başladığında da yedek kalıyordun ki daha fazla mücadele etmen gerektiğini anladın, şu an hatırlanan okan oldun. sen, sara'nın oynadığı gibi temassız oynasan fatih hoca sana hayatta şans vermezdi. suat size yani sana ve emre'ye oranla daha sakin oynardı ama o da rakibi ısırırdı. fatih hoca ne kadar "serbest bırakırdım" dese de hagi asla yanından geçip giden rakibi izlemezdi. kanatların savunmaya yardım ederken canı çıkardı. zira lucescu'da da, bizden ayrılıp gittiğin inter'de de bu temponu sürdürdün. bu dönemleri yaşamış biri olarak savunma ve santrfor arasında oynayan oyuncularının helva gibi olmasına, geçip giden rakibe eşlik bile etmemesine nasıl izin veriyorsun anlamıyorum.
  • 25108
    yani bir hoca günden güne nasıl bu kadar geri gidebilir aklım almıyor.
    açıklama falan bulamıyorum. özür beklemiyorum, ders çıkardık açıklaması beklemiyorum.
    4 yıllık şampiyonluk nasıl ki oyuncularda doymuşluğa yer açıyorsa aynı durum hoca içinde geçerli.
    galatasaray’ın zorluk seviyesi bütün deplasmanlarda bu kadar silik, çaresiz sahada ne yaptığını bilmeyen 11 oyuncu halini düzeltsin. düzeltmek için gerekli enerjisi, açlığı yok ise ara versin.

    ben hocayı çok seviyorum ama bu halini ona yakıştıramıyorum. ilk iki sezon ki derbi canavarı adamdan eser kalmadı. deplasmanlarda daha iyi oynayan takımlarından eser kalmadı.

    kötü günde eleştirmek tabi ki kolay ama bizim şampiyon olamamak gibi bir lüksümüz yok. hele hele bu maliyetlere hiç yok.
  • 25110
    maç 3-0 olmuşken, ikinci yarıya 3-4 değişiklikle çıkıp, rakibe ve takıma bir şok yapmasını beklerken, oyun sistemini değiştirmeyip sadece barış’ı oyuna alarak, “artık yoruldum, oyunu okuyamıyorum, takımı yönetemiyorum” sinyalini vermiştir. takım muhteşem oynasa bile ki öyle olmadığını izleyen herkes gördü; fark yemişken oyuna elindeki orta sahaları dizip topa sahip olmaya çıkarsın. hiçbir şekilde, oyuncuların sürpriz yapmasına izin vermeyen bu anlayışla ne oyuncu kazanabiliyor ne de maç çeviriyor. sezon başlarken en büyük güvencemiz okan hoca demiştim ama sözlerimi her seferinde yedirmekten geri durmuyor. maalesef gelişimini tamamlamış ve konfor alanından taviz vermeyen bir hocadır artık. umuyorum toparlar ama 4 sene üst üste şampiyon olan takımın hocasının muhtemel sonu pek iyi görünmüyor.
  • 25111
    bir mağlubiyete göre bu kadar eleştirilmesi normal mi tabi ki değil ama sorun mağlubiyet mi o da değil.

    herhangi bir mağlubiyette hocanın başlığının bir anda bu kadar köpürmesi aslında mağlubiyet odaklı değil sistemsizliğin ve plansızlığın taraftar üzerindeki rahatsızlığının patlaması oluyor. bazılarımız bunu göremiyor bazılarımız da hocayı gerçekten sevdikleri için görmezden geliyor, sonuçta bu tarz hezeyanlı mağlubiyetler sonrası gelen patlamalarda şaşırıyoruz.

    oynadığınız oyun oyun planı tamamen oyuncu performanslarına bağlı ve kondisyon odaklı sadece press oyunu olunca alınan mağlubiyetler de genelde böyle aşırı ezilerek gerçekleşiyor. bu oyunu sezon boyunca sürdürmeniz de bizim gibi kadro mühendisliği de yapamayan takımlar için mümkün bir şey değil. kadrodaki önemli oyuncuların eksiklikleri direk bütün takıma ve oyuna etki ediyor. çünkü zaten oynadığımız oyun o oyuncuların performanslarına odaklı gelişen bir sistem. en önemli oyuncunuz yoksa yerine koyduğunuz oyuncu iyi bile olsa bir oyun sisteminiz olmadığı için o oyuncunun yerini dolduramıyor. ya da zor bir deplasmana oyuncularınızın kondisyonu veya performansı düşük bir şekilde çıkıyorsanız madara oluyorsunuz. performansıyla ve mücadelesiyle ön plana çıkan barış alper bir sistem oyuncusu mu alakası bile yok, oynadığımız oyuna mücadeleciliği katkı verdiği için bizde iyi gözüküyordu. şimdi eski mücadele gücü olmadığı için kimse oyunda katlanamıyor bile barış’ı izlemeye. oshimen’den bahsetmeye bile gerek yok.

    böyle olunca insanlar her mağlubiyetten sonra aşırı bir patlama yaşıyorlar aslında sezon içerisinde alınabilecek bir sürü mağlubiyet var. insanlar alınan galibiyetlerde bile genelde hep aynı kastırma oyunu hatta 2 gol yiyip zar zor 3’ü atıp zorla kazanılan maçlarda bile patlamaya yer arıyor zira oyun tatmin etmemiş oluyor.

    işte hocanın başlığının bu kadar kaosa girmesi de maalesef bu yüzden ki bu da çok şaşırtıcı değil. hocanın bu oyunu ligi kazanmaya yetiyor mu şimdilik yetiyor. ama kabul etmek gerek sadece bizim başarımızla değil rakiplerin de başarısızlıklarıyla yetiyor. en büyük rakibiniz afedersiniz ama geri zekalı bir taraftar grubu ve onlardan daha geri zekalı yönetici ekipleriyle ilerliyor. federasyon ve siyasi destek olmasa şuan muhtemelen mali krizden 2-3 sene transfer edemez durumda olurlardı.

    hoca kötü bir teknik direktör mü tabi ki değil iyi bir kadro yakalarsa bu lig için gayet iyi bir teknik direktör. ama bir sistem ya da ekol oluşturabilecek bir teknik direktör mü, 5 sene içerisinde bunu yapabiliyor olsaydı şimdiye yapardı heralde değil mi?

    farih hoca 4 sene üst üste şampiyon olurken sadece galatasaray’a değil dünya futboluna bir literatür ve oyun sistemi kazandırmıştı zira. aynı zamanda da dünya devlerini yenerek bir avrupa kupası getirmişti bu ülkeye. ki bir daha bir örneği de muhtemelen gelmeyecek.

    (bkz: 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı)
  • 25112
    anfield deplasmanından bu yana son 17 maçta 31 gol yiyip 27 gol atmış takımın hocası.

    yani averaj eksi.

    o maçtan beri kötü gidişat sürüyor. trabzon deplasmanı iki kez, samsun deplasmanında 4 yemek, antalya’nın güç bela geçilmesi, lig başlangıcı. fenerbahçe maçında talisca o penaltıyı kaçırmasa halimiz haraptı, uyarıları hiç almadı, dersleri hiç çıkarmadı.

    oyunumuzda çok ciddi sıkıntılar var.

    1 ay daha düzelmez ise yeni hoca homurdanmaları başlar.
  • 25113
    dünden beri (19 eylül 2026) hem camiamızın hem de ellerini ovuşturarak en küçük hatasını kovalayan fenerbahçe, beşiktaş ve diğerlerinin kendisi hakkında yaptığı ağır eleştirileri, hakaretamiz paragrafları, suçlamaları iyi okuması gereken teknik direktör. önünde kafasını toparlaması için koca 20-25 gün var. barcelona maçı kendisi için allah'ın bir lütfudur. trabzon'da alınan hezimetin affı sadece barcelona karşısında olur. milli aradan sonra saha dizilişi, kadro yapısı ve oyuncu tercihleri ile ilgili radikal çözümler göremez ve barcelona'ya kaybedersek kendisi için bu sonun başlangıcı olur.
App Store'dan indirin Google Play'den alın