• 40715
    tam 4 yıldır üst üste şampiyon olan takım. bu süreçte ilk sezonundan son sezon olan bu sezona kadar omurga kalitesini sürekli yukarıya taşıyarak ilerledi. ancak geldiğimiz noktada çok ciddi sıkıntılarımız olduğu aşikar.

    bu sezon ligde yaşananlar bize çok net bir şey gösterdi: önüne geçmezsek kesin bir çöküş süreci ile karşı karşıyayız.

    en önemli sorun yaşlanan omurga ve doymuş oyuncu grubu. ne yaparsanız yapın önümüzdeki sezon o oyuncu grubu 4 yıldır ligi süpürdüklerinin bilincinde ve o rehavetle hareket edecek. zaten altın jenerasyonların düşüşe geçmesinin temel sebebi her zaman bu iki durumdur. omurga aşırı yaşlı değil belki ama normalde kendine çok iyi bakan torreira'nın güncel fiziksel durumundan bile vaktin hızla geçmekte olduğunu anlayabiliyoruz. bununla ilgili yapılabilecek tek bir şey var o da omurgaya ufak dokunuşlar yapıp kalan takımı yenilemek. takımın soyunma odasında ve sahada denge noktalarıyla oynamak.

    icardi, ilkay, sara, sane, kutucu gönderilmeli. boey alınabiliyorsa cüzi bir paraya alınmalı. alınamıyorsa sağ bek as sallai ve onun olmadığı maçlarda singo ile devam etmeli. kiralıkta olan kimsenin dönmesine gerek yok, hepsi üçe beşe bakılmadan satılmalı. singo sağ bek yedeği ve kesinlikle ama kesinlikle as orta saha olarak değerlendirilmeli. singo istemiyorsa bilemem ama orta sahamız delik deşikken bu bölgede her oynadığında, hatta avrupa maçlarında bile iyi performans veren, ayrıca 30 milyon gömdüğümüz bir oyuncu bence kesinlikle oynatılmalı. nhaga oynatılmayacaksa kiralanmalı, kiralanmayacaksa da artık kaan ayhan vs değil kendisi süre almalı. bir yedek stoper kesinlikle alınmalı. ancak bence stoper ikilimiz fena değil, omurga ve çevresi toparlanırsa onlar da kendine gelecektir.

    barış alper kesinlikle kalmalı, lang 10-15 arasına alınabiliyorsa hemen alınsın ancak 30 milyonlar falan çok. bize sane tarzında ama ne vereceği daha belli ve daha stabil bir oyuncu lazım. sane iyi hoş ama fenerbahçe maçındaki sane'yse samsun ve antalya maçındaki kimdi? bu bizim kaldirabileceğimizin üzerinde bir lüks maalesef. bonservis kazandırarak satılırsa harika olur. barış giderse bu defa da barış tarzında hayvani fiziği olan bir oyuncu lazım.

    orta sahaya o bölgeyi olduğu gibi domine edebilecek, bütün orta sahaya basacak, enerjisi asla bitmeyecek, gerektiği yerde kavga çıkaracak guendouzi-melo tarzında bir adam lazım. bu en olmazsa olmazımız. bu adam alınmıyorsa kalan kısımların çok bir önemi yok.

    icardi'nin ayrıldığı ya da kaldığı senaryoda her halükarda osimhen'in arkasına genç, fiziği kuvvetli, gelişime açık, pres yapabilen bir forvet lazım. bu ikinci olmazsa olmazımız.

    bakın bir gerçeğin farkına varmalıyız, galatasaray çok uzun zamandır aynı futbolu oynuyor ve o futbolu hakkıyla oynadığı sezonlarda başarılı oluyor. bunu ekşide bir yazar da dile getirmişti. biz neredeyse 30 yıldır hep baskın pres futbolu oynuyoruz. bütün avrupa takımlarının boş alan ve adam bırakmamak üzerine sistem kurduğu şu dönemde galatasaray tıpkı 2000 döneminde olduğu gibi topu en hızlı şekilde kazanıp rakibi eksik yakalayıp şok gollerle maç kazanacağı oyunu oynamaya devam ediyor. bu oyunun artıları olduğu kadar frankfurt'tan 5 yemek, liverpool'dan 4 yemek, samsun'a rezil olmak gibi eksileri de var. fatih hocayla başlayan bu süreç araya giren birkaç kişi dışında hep benzer şekilde devam etti. tudor'un muazzam başladığı sezonda bile başlangıçta oynattığı futbol ve kurulan takım bunun üzerineydi. son 4 yıldır oynanan oyun da bu. dikkat ederseniz 4 yılda bizde neden olmadığına şaşırdığımız oyuncular hep bu sisteme uyum sağlayamayan oyuncular oldu. mesela zaha, mesela sane. bizde neden şut atamıyor dediğimiz sara her maç 13 kilometre koşmaktan dili dışarda geziyor. eleştirmek için söylemiyorum sistemden memnunum. niye stabil kalamıyor dediğimiz yunus fiziğini ve kondisyonunu gelistirmediği için pres yapmaktan pas verecek enerjiyi bulamıyor. barış alper'in bizde bu kadar başarılı olmasının temel nedeni de bu oyunun fiziki güce dayalı olması. şu haliyle bile ligde 16 gol atan icardi'nin bu sezon bu kadar göze batma sebebi de artık pres yapamıyor oluşu. o yüzdendir ki bize bu oyunu oynatacak fizikli ve ciğersiz oyunculara ihtiyacımız var. orta sahaya çok iyi iki takviye, kanatlara çok iyi bir olmuş takviye ve bir genç yedek, forvete çok iyi bir takviye bizi yine toparlar. ama nasılsa 4 yıllık dominasyonumuz var deyip kadroyu korursak seneye günümüzü görürüz. farkında olmasak da rakipler arayış içindeler ve bir noktada bu arayış başarılı olacak. ideal kadro ve teknik adamı bir rakibimiz bulacak. işte o zaman kadronun 101 puanlı sezonda olduğu gibi kavgaya hazır bir kadro olması gerekiyor.

    ha derseniz ki bu kadar kaliteli adamı bir anda alacak paramız yok, o zaman bir sezon şampiyon olmama riskini göze alıp maliyeti az, daha genç oyuncularla kadroyu besleyip sonraki sezona hazırlık yapmalıyız. bunu da taraftara doğru düzgün anlatmalıyız. okan hoca kimseyi küstürmeyeceğim diye 86'da kaan ayhanı oyuna alma gibi ilginçliklerden vazgeçmeli.

    bunları yaparken en önemli noktamız ciğersizlik olmalı ısrarla söylüyorum. oynadığımız oyun koşmayan en fazla bir oyuncuyu kaldırır. o da çok iyi şut atan bir on numara olabilir. ama ikinci bir oyuncu oyunumuzu bozar.

    galatasaray'ın çok ciddi bir revizyona ihtiyacı var. bunu yapmazsak önümüzdeki sezon yaşlı ve maliyeti çok yüksek bir kadroyla şampiyonluk kaybedilebilir. bu hem mental kayba hem de şampiyonlar ligi-yayın-tribün-store gelirleri açısından maddi kayba neden olur ki bizim adımıza felaketle sonuçlanacak bir tabloya doğru gelişir olaylar.

    bunu 26. sampiyonluğumuzu kazandığımız günün ertesi sabahı yazıyorum, birçok arkadaşımız da benzer fikirleri taşıyor. umarım hoca ve yönetim de işin ciddiyetinin farkındadır.

    galatasaray bu makası açmayı sürdürürse bu ligin bayern'i olabilir. bayern olmanın temel şartı paradır. para da bizde ancak başarıyla gelir. akıllı davranmamız gerekiyor.
App Store'dan indirin Google Play'den alın