6434
en pesimist ve eleștirisel bakıș açısı ile bakıldığında dahi kabul etmek gerekir ki galatasaray bugün sportif anlamda zirveye yakın bir noktada. voleybolda kazanılan avrupa kupası, futbolda olası dört yıl üst üste şampiyonluk ve avrupa’da yakalanan rekabet seviyesi… daha fazlasını istemek gerçekçi olmayabilir. ancak mesele yalnızca saha içi başarı değil.
saha dışında ise aynı güçlü duruşu göremiyoruz. kulübün scout verilerinin güvenliğiyle ilgili iddialar, federasyon nezdinde yaşanan saygı problemleri, hakem kararlarında hissedilen adaletsizlikler, balık hafızalı benim aklıma dahi bir çırpıda bir sürü örnek geliyor… tüm bunlar karşısında galatasaray yönetiminin yeterince net, güçlü ve etkili bir duruş sergileyemediği ortada.
başarı yalnızca kupalarla ölçülmemeli. bir kulübün haklarını koruyabilmesi, kamuoyu oluşturabilmesi ve gerektiğinde sesini yükseltebilmesi de en az saha içi performans kadar önemli olmalı. bugün galatasaray yönetimi ne yazık ki bu refleksi göstermekte yetersiz kalıyor.
daha dinamik, daha proaktif, daha güçlü bir yönetim anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluk bana göre.
saha dışında ise aynı güçlü duruşu göremiyoruz. kulübün scout verilerinin güvenliğiyle ilgili iddialar, federasyon nezdinde yaşanan saygı problemleri, hakem kararlarında hissedilen adaletsizlikler, balık hafızalı benim aklıma dahi bir çırpıda bir sürü örnek geliyor… tüm bunlar karşısında galatasaray yönetiminin yeterince net, güçlü ve etkili bir duruş sergileyemediği ortada.
başarı yalnızca kupalarla ölçülmemeli. bir kulübün haklarını koruyabilmesi, kamuoyu oluşturabilmesi ve gerektiğinde sesini yükseltebilmesi de en az saha içi performans kadar önemli olmalı. bugün galatasaray yönetimi ne yazık ki bu refleksi göstermekte yetersiz kalıyor.
daha dinamik, daha proaktif, daha güçlü bir yönetim anlayışı artık bir tercih değil, zorunluluk bana göre.

