23045
kendisini bu sözlükte defalarca, sertçe eleştirmiş birisi olarak bazı yazılanları aklımın almadığı teknik direktör.
-şampiyonluğu vermek üzere
-şampiyonluktan uzaklaşıyoruz
-oyun planı yok
-hücum planı yok
önce şu şampiyonluk işine gelelim. beyler, bayanlar, romalılar...ya aynı dili konuşmuyoruz ya da kullandığınız kelimelerin anlamlarını bilmiyoruz. "uzaklaşmak" ne demek farkında mısınız acaba? galatasaray şampiyonluktan şöyle uzaklaşır. 4 puan geridedir, gider çok kolay maçını kaybeder ve fark 7'ye çıkar. işte o uzaklaşmaktır. mesela fenerbahçe'nin karagümrük'e 2-0 mağlup olduğu maç gibi. uzaklaşma ona denir. galatasaray'ın trabzonspor mağlubiyetinin ardından en fazla "potansiyel 7 fark avantajını kaybetti" ya da "nisan ayında şampiyonluk ilan etmekten uzaklaştı" denir. takım lider, maçı eksik, neyden uzaklaşıyoruz anlamış değilim. hafta içinde göztepe'ye kaybetsek o bile uzaklaşma değil. zora sokmak denebilir, formda gerileme denebilir de uzaklaşmak başka bir şey ya da siz şampiyonluktan uzaklaşmak nedir bilmiyorsunuz, unuttuysanız 2021-22 sezonuna bakabilirsiniz. o işte her hafta uzaklaşmak.
gelelim oyun planına. ben gerçekten şu sarkastik biçimde söylenen "başka maçı izledik galiba?" lafına cidden inanmaya ve başka maçları izlediğimizi düşünmeye başladım. belki size öyle gelmiyor, ama okan buruk'un birkaç tane oyun planı var, majör ve minör var, dar alanda var geniş alanda var. bunlar oluyor bazen de olmuyor ama "yok" demek, bir akıl tutulması. mesela bakın bu sezon, özellikle 2026'da, uğurcan top ayağında oyun kurarken ve rakip takım baskı yaparken her maç 2-3 kez topu orta sahaya yerden vuruyor. ilk anda görünce "eyvah adamlar kaptı" diyorsunuz değil mi? ama ne oluyor, o sırada forvet arkasında oynayan oyuncumuz deplase olup orta sahaya geliyor ve markajsız topla buluşuyor, yüzünü rakip kaleye dönüp atak başlatıyor. bunu bu sene çok gördük. bakın bu bile bir plan. bekler ve stoperler kanatlara açılıyor, uğurcan topla öne çıkıyor, o sırada rakip ön hattı bizim stoperler ve bekleri tutuyor, sahanın orta kısmı bomboş, bunu kullanıyoruz. minör bir plan bu maç içindeki.
bunu hep söyledim. okan buruk'un rüştünü ispatlaması için iyi bir avrupa karnesi lazımdı. bu sene o performans geldi. daha iyisi olur muydu? e olurdu ama ne kadar olurdu? en fazla ilk 16 yerine ilk 8 olurdu, psg'yi geçemeyecektin. olamamanın sebebi de son 16 maçında en iyi oyuncunun kolunun kırılması, çok kabul edilebilir bir mazeret. ama oynadın oralarda ve hatta elendiğin takımın antrenörü 5 ay boyunca seninle yaşadı. kaybetti ismini andı, kazandı hala ismini anıyor.
ingilizcede bir laf var. "take it for granted". aslında bizdeki çevirisi de çok güzel "kıymetini bilmemek". manchester united, alex ferguson'u took it for granted, mesela. sonra ne olduğunu görüyoruz. bakın atletico madrid de, diego simeone'nin kıymetini gittiğinde anlayacak. göreve gelmeden 10 yıl önce 2. ligdeydi bu takım. sadece 5 yıl önce ilk 6'ya giremiyordu. göreceğiz gittiğinde neler olacağını. okan buruk'la da aynı şeyin olma ihtimali maalesef var.
2017-18'de şampiyon olduğumuzda 12 yaşında olan çocuklar bugün 20, o gün 18 yaşında olan gençler, 26 yaşında. geri kalan 8 sezonda 5 şampiyonluk gördü bu insanlar, futbol bilgilerinin olgunlaştığı, bir takıma ciddi anlamda bağlandıkları dönemde. zaten göremedikleri 3 sezonun 1'i averajla elden gitti, diğerinde de dünyada hayat durmuştu. dolayısıyla bu, yeni kuşağın önemli bir kısmının, şampiyonluk bağımlılığı bir anksiyeteye dönüşmüş durumda. bu sene şampiyon olalım, seneye son 6 haftaya 4 puan önde girip, maç kaybederek 1 puana düşürelim, okan buruk ile ilgili yine aynı şeyler söylenecek, göreceğiz.
adam icardi için, "galatasaray'a gelmiş en ahlaksız topçu, nefret ediyorum, yedekte bırakıp yuhalanarak gönderilmeli" yazmış. onbinlerce takipçisi var.. galatasaraylı bu adam. daha ben dün bu sözlüğe "artık 1 saniye bile süre almamalı" yazmış insanım, ama bunları görünce cidden "yok biz başka şeyleri destekliyoruz" diye düşünüyorum.
herkesi, sakinliğe, ona buna saldırmak yerine düşünmeye ve sosyal medyada tek amaçları etkileşim ve para kazanmak olan insanların gazına gelmemeye davet ediyorum.
-şampiyonluğu vermek üzere
-şampiyonluktan uzaklaşıyoruz
-oyun planı yok
-hücum planı yok
önce şu şampiyonluk işine gelelim. beyler, bayanlar, romalılar...ya aynı dili konuşmuyoruz ya da kullandığınız kelimelerin anlamlarını bilmiyoruz. "uzaklaşmak" ne demek farkında mısınız acaba? galatasaray şampiyonluktan şöyle uzaklaşır. 4 puan geridedir, gider çok kolay maçını kaybeder ve fark 7'ye çıkar. işte o uzaklaşmaktır. mesela fenerbahçe'nin karagümrük'e 2-0 mağlup olduğu maç gibi. uzaklaşma ona denir. galatasaray'ın trabzonspor mağlubiyetinin ardından en fazla "potansiyel 7 fark avantajını kaybetti" ya da "nisan ayında şampiyonluk ilan etmekten uzaklaştı" denir. takım lider, maçı eksik, neyden uzaklaşıyoruz anlamış değilim. hafta içinde göztepe'ye kaybetsek o bile uzaklaşma değil. zora sokmak denebilir, formda gerileme denebilir de uzaklaşmak başka bir şey ya da siz şampiyonluktan uzaklaşmak nedir bilmiyorsunuz, unuttuysanız 2021-22 sezonuna bakabilirsiniz. o işte her hafta uzaklaşmak.
gelelim oyun planına. ben gerçekten şu sarkastik biçimde söylenen "başka maçı izledik galiba?" lafına cidden inanmaya ve başka maçları izlediğimizi düşünmeye başladım. belki size öyle gelmiyor, ama okan buruk'un birkaç tane oyun planı var, majör ve minör var, dar alanda var geniş alanda var. bunlar oluyor bazen de olmuyor ama "yok" demek, bir akıl tutulması. mesela bakın bu sezon, özellikle 2026'da, uğurcan top ayağında oyun kurarken ve rakip takım baskı yaparken her maç 2-3 kez topu orta sahaya yerden vuruyor. ilk anda görünce "eyvah adamlar kaptı" diyorsunuz değil mi? ama ne oluyor, o sırada forvet arkasında oynayan oyuncumuz deplase olup orta sahaya geliyor ve markajsız topla buluşuyor, yüzünü rakip kaleye dönüp atak başlatıyor. bunu bu sene çok gördük. bakın bu bile bir plan. bekler ve stoperler kanatlara açılıyor, uğurcan topla öne çıkıyor, o sırada rakip ön hattı bizim stoperler ve bekleri tutuyor, sahanın orta kısmı bomboş, bunu kullanıyoruz. minör bir plan bu maç içindeki.
bunu hep söyledim. okan buruk'un rüştünü ispatlaması için iyi bir avrupa karnesi lazımdı. bu sene o performans geldi. daha iyisi olur muydu? e olurdu ama ne kadar olurdu? en fazla ilk 16 yerine ilk 8 olurdu, psg'yi geçemeyecektin. olamamanın sebebi de son 16 maçında en iyi oyuncunun kolunun kırılması, çok kabul edilebilir bir mazeret. ama oynadın oralarda ve hatta elendiğin takımın antrenörü 5 ay boyunca seninle yaşadı. kaybetti ismini andı, kazandı hala ismini anıyor.
ingilizcede bir laf var. "take it for granted". aslında bizdeki çevirisi de çok güzel "kıymetini bilmemek". manchester united, alex ferguson'u took it for granted, mesela. sonra ne olduğunu görüyoruz. bakın atletico madrid de, diego simeone'nin kıymetini gittiğinde anlayacak. göreve gelmeden 10 yıl önce 2. ligdeydi bu takım. sadece 5 yıl önce ilk 6'ya giremiyordu. göreceğiz gittiğinde neler olacağını. okan buruk'la da aynı şeyin olma ihtimali maalesef var.
2017-18'de şampiyon olduğumuzda 12 yaşında olan çocuklar bugün 20, o gün 18 yaşında olan gençler, 26 yaşında. geri kalan 8 sezonda 5 şampiyonluk gördü bu insanlar, futbol bilgilerinin olgunlaştığı, bir takıma ciddi anlamda bağlandıkları dönemde. zaten göremedikleri 3 sezonun 1'i averajla elden gitti, diğerinde de dünyada hayat durmuştu. dolayısıyla bu, yeni kuşağın önemli bir kısmının, şampiyonluk bağımlılığı bir anksiyeteye dönüşmüş durumda. bu sene şampiyon olalım, seneye son 6 haftaya 4 puan önde girip, maç kaybederek 1 puana düşürelim, okan buruk ile ilgili yine aynı şeyler söylenecek, göreceğiz.
adam icardi için, "galatasaray'a gelmiş en ahlaksız topçu, nefret ediyorum, yedekte bırakıp yuhalanarak gönderilmeli" yazmış. onbinlerce takipçisi var.. galatasaraylı bu adam. daha ben dün bu sözlüğe "artık 1 saniye bile süre almamalı" yazmış insanım, ama bunları görünce cidden "yok biz başka şeyleri destekliyoruz" diye düşünüyorum.
herkesi, sakinliğe, ona buna saldırmak yerine düşünmeye ve sosyal medyada tek amaçları etkileşim ve para kazanmak olan insanların gazına gelmemeye davet ediyorum.


