76
ülkede futbolu düzenleyeh kurumlar, bu kurumları yöneten kişiler ve futbolun aktörleri istemediği sürece yayın gelirlerinin herhangi bir seviyede büyümesi mümkün olmadığı gibi büyüyecek her yayın geliri de içi geçmiş isimlere veyahut yönetici kadrolarının eşine dostuna yani cebine indirilecek para haline dönüşür.
ülkede futbola dair bir hayal veya vizyon yok. bu olmayınca, uygulamaya konan herhangi bir plan yok. federasyon kulüpleri doğru düzgün denetler, ülkemiz gibi güneş ve farklı mevsim cenneti bir ülke için stadların durumunu denetler, kulüp harcamalarını denetler, yabancı kuralını genç oyuncu tranferi odaklı revize eder, aynı teknik direktörlerin yılda 4 takım değiştirmesini, hatta bazılarının aynı takımın başına 2 defa gelmesini engeller, belirli profilin altındaki eski oyunculara teknik direktörlük için katı kurallar getirirse futbolda yeni yüzleri daha fazla görürüz, istikrar ve plan sahibi takım sayısı artar bu da oyun kalitesini yukarı taşır. daha kaliteli bir lig daha izlenebilir bir lig haline gelir. yayıncıya kuralları katı uygularsanız da yapılan yatırımın karşılığının alınabileceğini gösterebilirsiniz. yurtiçinde elde edilecek yayın geliri ülkenin ekonomk şartları ile sınırlı. yayını dışarı açmak lazım ancak bu da adaha kaliteli bir lig kurgusu ile olur. daha düzgün stadlar, daha genç ve potansiyelli oyuncular, yeni yüzler, sürekli heyecan katacaktır. bir miktar geliştirici olabilecek bir lig görüntüsü bile daha fazla potansiyelli oyuncu çekmeye yarar.
ancak, en başta dediğim gibi ülke futbolunun hatta ülkenin en tepesindeki isimlerin ülkedeki futbolun gelişmesine yönelik bir arzu veya istediği yok. futbol sadece toplumları oyalayacak bir aktivite ve üzerinden rant sağlanabilecek bir kanal olarak bakılıyor. bir kulübün rantı yendiğinde diğer kulübe geçiliyor. bu koşullarda herhangi bir yayın haklarından bir gelir beklememek lazım.
ülkede futbola dair bir hayal veya vizyon yok. bu olmayınca, uygulamaya konan herhangi bir plan yok. federasyon kulüpleri doğru düzgün denetler, ülkemiz gibi güneş ve farklı mevsim cenneti bir ülke için stadların durumunu denetler, kulüp harcamalarını denetler, yabancı kuralını genç oyuncu tranferi odaklı revize eder, aynı teknik direktörlerin yılda 4 takım değiştirmesini, hatta bazılarının aynı takımın başına 2 defa gelmesini engeller, belirli profilin altındaki eski oyunculara teknik direktörlük için katı kurallar getirirse futbolda yeni yüzleri daha fazla görürüz, istikrar ve plan sahibi takım sayısı artar bu da oyun kalitesini yukarı taşır. daha kaliteli bir lig daha izlenebilir bir lig haline gelir. yayıncıya kuralları katı uygularsanız da yapılan yatırımın karşılığının alınabileceğini gösterebilirsiniz. yurtiçinde elde edilecek yayın geliri ülkenin ekonomk şartları ile sınırlı. yayını dışarı açmak lazım ancak bu da adaha kaliteli bir lig kurgusu ile olur. daha düzgün stadlar, daha genç ve potansiyelli oyuncular, yeni yüzler, sürekli heyecan katacaktır. bir miktar geliştirici olabilecek bir lig görüntüsü bile daha fazla potansiyelli oyuncu çekmeye yarar.
ancak, en başta dediğim gibi ülke futbolunun hatta ülkenin en tepesindeki isimlerin ülkedeki futbolun gelişmesine yönelik bir arzu veya istediği yok. futbol sadece toplumları oyalayacak bir aktivite ve üzerinden rant sağlanabilecek bir kanal olarak bakılıyor. bir kulübün rantı yendiğinde diğer kulübe geçiliyor. bu koşullarda herhangi bir yayın haklarından bir gelir beklememek lazım.

