9
deplasmandaki prag, alkmaar ve juve maçları. bu maçların birbirinden bir farkı yok aslında. ilk ikisinde hezimet yaşarken üçüncüsünde bireysel performans ve ilk maçtaki skor ile turu geçtik. hepsinde de temel sorun psikolojik olarak sağlam kalamamaktı.
tabii aynı kırılganlığı prag ve alkmaar gibi alt seviyede takımlara yaşarken şimdi bir dünya devine karşı yaşıyor olmak seviye atladığımızı gösteriyor.
ancak galatasaray futbol takımının deplasmanlarda geriye düştükten sonra helva gibi dağılmasından bir sonuç çıkarmalı artık teknik ekip. bu güne kadar prag ve alkmaar maçlarını 10 kişi kaldığımız için berbat oynadık diye düşünüyorduk ama dün rakibimiz 10 kişi kalmasına rağmen aynı durumu yaşadık. yani sorun sayısal olarak azalmak değil, böyle anlarda oyuna karakter koyamıyoruz.
zaten okan buruk dönemiyle ilgili benim bir çırpıda aklıma gelen deplasmanda comeback hikayesi yok. içerde de çok sınırlıdır. belki de ben hatırlamıyorum bilmiyorum ama skor olarak geriye düştüğümüzde "biz bu maçı alırız" dedirttiğini pek hatırlamıyorum takımın.
okan hoca oyuncularına verdiği rahatlık ve huzur sayesinde içeride sevgi iklimini oluşturabiliyor. ancak malesef bunun bir dezavantajı da var, disiplini sağlayamıyor. hayatın hiçbir yerinde sevgi disiplin getirmez, disiplini getiren saygı ve korkudur. galatasaraylı futbolcularda bu iki duygu eksik. ceremesini de böyle günlerde çekiyoruz.
tabii aynı kırılganlığı prag ve alkmaar gibi alt seviyede takımlara yaşarken şimdi bir dünya devine karşı yaşıyor olmak seviye atladığımızı gösteriyor.
ancak galatasaray futbol takımının deplasmanlarda geriye düştükten sonra helva gibi dağılmasından bir sonuç çıkarmalı artık teknik ekip. bu güne kadar prag ve alkmaar maçlarını 10 kişi kaldığımız için berbat oynadık diye düşünüyorduk ama dün rakibimiz 10 kişi kalmasına rağmen aynı durumu yaşadık. yani sorun sayısal olarak azalmak değil, böyle anlarda oyuna karakter koyamıyoruz.
zaten okan buruk dönemiyle ilgili benim bir çırpıda aklıma gelen deplasmanda comeback hikayesi yok. içerde de çok sınırlıdır. belki de ben hatırlamıyorum bilmiyorum ama skor olarak geriye düştüğümüzde "biz bu maçı alırız" dedirttiğini pek hatırlamıyorum takımın.
okan hoca oyuncularına verdiği rahatlık ve huzur sayesinde içeride sevgi iklimini oluşturabiliyor. ancak malesef bunun bir dezavantajı da var, disiplini sağlayamıyor. hayatın hiçbir yerinde sevgi disiplin getirmez, disiplini getiren saygı ve korkudur. galatasaraylı futbolcularda bu iki duygu eksik. ceremesini de böyle günlerde çekiyoruz.

