1158
(bkz: 25 şubat 2026 juventus galatasaray maçı)
şimdi bak güzel kardeşim, bir takım tur atlamış. hem de zaten kağıt üstünde daha güçlü görülen bir rakibi elemiş. ama bizim bu istatistik sevdalısı, maç bitmiş, tur geçmiş, herkes yoluna bakıyor; adam oturmuş 10 kişi kalmış rakibin xg’sini servis ediyor.
10 kişi kalmış takımın xg’si 4.62’ymiş. eee? kupayı xg mi veriyorlar? tabelaya xg mi yazılıyor?
işin komiği şu: aynı arkadaşlar kendi takımları kötü oynayıp kazandığında “büyük takım refleksi”, “kazanma alışkanlığı”, “önemli olan sonuç” diye 40 takla atıyor. ama konu galatasaray olunca bir anda veri bilimci kesiliyorlar. bağlam yok, maçın hikayesi yok, oyunun psikolojisi yok. sadece seçilmiş bir sayı ve bol bol imalı cümle.
kötü oynanan dakikalar olabilir mi? olabilir. zaten büyük takımlar bazen kötü oynayarak tur geçer. mesele o kötü bölümlerle birlikte sonuca gitmektir. ama bazıları için mesele sonuç değil; başarıyı küçültmenin bir yolunu bulmak.
çünkü başarı kabullenmek zor bir şeydir.
hele ki işin içinde ezeli rekabet varsa.
istatistik paylaşıp altına imalı cümle koyarak “ben sadece veri konuşuyorum” pozu kesmek kimseyi tarafsız yapmıyor. herkes neyin ne olduğunu görüyor.
algı yaparken bari bu kadar belli etme.
şimdi bak güzel kardeşim, bir takım tur atlamış. hem de zaten kağıt üstünde daha güçlü görülen bir rakibi elemiş. ama bizim bu istatistik sevdalısı, maç bitmiş, tur geçmiş, herkes yoluna bakıyor; adam oturmuş 10 kişi kalmış rakibin xg’sini servis ediyor.
10 kişi kalmış takımın xg’si 4.62’ymiş. eee? kupayı xg mi veriyorlar? tabelaya xg mi yazılıyor?
işin komiği şu: aynı arkadaşlar kendi takımları kötü oynayıp kazandığında “büyük takım refleksi”, “kazanma alışkanlığı”, “önemli olan sonuç” diye 40 takla atıyor. ama konu galatasaray olunca bir anda veri bilimci kesiliyorlar. bağlam yok, maçın hikayesi yok, oyunun psikolojisi yok. sadece seçilmiş bir sayı ve bol bol imalı cümle.
kötü oynanan dakikalar olabilir mi? olabilir. zaten büyük takımlar bazen kötü oynayarak tur geçer. mesele o kötü bölümlerle birlikte sonuca gitmektir. ama bazıları için mesele sonuç değil; başarıyı küçültmenin bir yolunu bulmak.
çünkü başarı kabullenmek zor bir şeydir.
hele ki işin içinde ezeli rekabet varsa.
istatistik paylaşıp altına imalı cümle koyarak “ben sadece veri konuşuyorum” pozu kesmek kimseyi tarafsız yapmıyor. herkes neyin ne olduğunu görüyor.
algı yaparken bari bu kadar belli etme.

