• 1029
    daha önce okyanusu geçiyorduk, derede boğuluyorduk. bu galibiyet 5-2 gibi net zaferle sonlanmış olsa da ince ve kritik noktalarda maçı kazandığımızı düşünüyorum.

    1- bu maçta 90 dakika forma giyen sara, torreira, sallai önceki eyüpspor maçında 0 dakika süre almıştır. yine barış alper, davinson, jakobs, lang önceki maçta rotasyona tabi tutulmuş dinlenik oyunculardı. bu çarpıcı bir faktör, çünkü kadro geniş ve hoca geniş kadronun rotasyonunu ilk defa bu derece avantaj olarak kullandı. yorgunluk-dinçlik faktörü bu maçta kesinlikle belirleyici olmuştur. en basitinden, ikinci yarı skoru 4-0'dır.

    2- öne geçiyoruz, 2 gol yiyoruz ve dağılıyoruz. ikinci yarı bir an bile oyuna tekrar giremiyoruz. aynısı bu maçta yaşanabilirdi. çünkü frankfurt maçında yaşandı. bu maçta tam tersi oldu. takım pes etmedi. 5-2'lik bir maçın senaryosunun içinde geri dönüş de var. bu takımın mental olarak olgunlaştığının bir ispatı.

    3- bu takım tottenham'a, bayern'e de aynı topu oynadı. o yüzden aslında bu futbol tesadüf değil. aradaki fark, o zamanlar bu takım 60 dakikalık takımlardı. bu sezon da rotasyon olarak sıkıştığımız maçlarda yine ikinci yarılarda çok zorlandık. usg maçı, monaco maçı ikinci yarılarda yoktuk, çünkü takım yorgundu. ama ajax maçı, liverpool maçı ve bu maç. galatasaray fiziksel futbolunu 90 dakikaya yayabildi. sebebi belli. okan buruk futbolu 90 dakikaya yayıldığı sürece her rakip için ölümcül seviyede.

    4- özel oyuncu ve özel performans faktörü. mesela; barış alper'in acayip sağ açık performansı, sara'nın 1 aydır yükselen formuyla beraber çok ekstra oynaması, takımın osimhen gibi game changer marka bir forvetinin olması. yunus hariç takımın tamamının iyi oynaması. yunus dahil takımda mücadele etmeyen 1 oyuncunun bile olmaması. takımın fiziksel oyuncu ve teknik oyuncu dengesinin gittikçe oturuyor olması.

    5- fener maçlarını izlerken aradaki farkı daha net görüyorum. futbolu bilen, takımını yükselten bir taraftarın varlığı. bir tribün bir takımı ancak bu kadar yükseltebilir. taraftara tek eleştirim; skoru aldıktan sonra takımı yavaşlatıcı etkiye sahip yavaş tempolu-arabesk tezahüratlardan kendini alıkoyamaması. ultraslan da bunu bir düşünsün derim.

    ben bu maçta gördüklerime galatasaray'ın potansiyeli derim. bu performans tekrarlanabilir, geliştirilebilir hatta galatasaray'ın zaten markası olması gereken baskılı hücum futbolunun yeniden milat noktası bile olabilir. ancak unutmayalım ki henüz hiçbir şey başarmadık avrupa'da, daha yeni başlıyoruz. daha fazlasını hayal etmek de hakkımdır, çünkü bunun tesadüf olmadığını düşünüyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın