• 688
    kibir bir canavar gibi bekliyor pusuda. a’dan z’ye herkes az alkmaar’ı küçümsedi. taraftar, hoca, yönetim, yorumcu. zaten hepsini küçümsedik… young boys, kopenhag, sparta prag, dinamo kiev, rfs, malmö… ve hatta elediğimiz zalgiris ve molde, elenmek işten bile değildi.

    kendi ligimizde şampiyon olabilmenin yolu rakibi boğmak. avrupa’da başarılı olmanın yöntemi yeri geldiğinde oyunu dinlendirebilmek. tapa gaz full tempo yapıp da avrupa’da son kez şampiyon olan takım galatasaray olabilir. tekrar olabilir miyiz? neden olmasın…

    ama elindeki kadroda as takımın omurgasını oluşturan osimhen, torreira, davinson yokken bunlara bonus olarak jakops gibi bir atlet daha elinde değilken, atletizmden uzak bir kadroyla, cıva gibi gençlere karşı, sanki tüm takımın çok atletmiş gibi maçı koş koşa çevirme fikri tam olarak nerede beliriyor onu merak ediyorum. bu nasıl bir güç zehirlenmesidir!

    doğru oyunlar, vasat takımlara köprüyü geçirtir, hep böyle olmuştur. doğru oyun rakipten bağımsız ve elindeki futbolcunun toplam yeteneğinden bağımsız düşünülemez. futbolda hayal ettiğin şey ile sahada uygulamaya çalıştığın şey bazen örtüşmemek durumundadır. bunun adı gerçekçiliktir, geri adım atmak değil.

    biz yine kendi ligimizde bu mentaliteyle şampiyon oluruz, olacağız! inancım sonsuz. ancak avrupa için şu açık ki, okan buruk’un maçları çok daha fazla ciddiye alması, rakiplerini küçümsememesi şart. aynı şekilde bizim de. yorumcuların da. ona köy takımı, buna genç takım muamelesi çekiyoruz. bilmem kaçıncı kere ders alabileceğimiz bir maç daha yaşadık sevgililer gününe giriş yaparken. kusa kusa çıkmadı vücuttan zehir, hala uyutmuyor.

    evimizde alnımızın akıyla mücadele edeceğiz. o maç farklı. zira osimhen, torreira, davinson döndüğünde çok farklı bir omurgaya sahip olacağız. ben çok daha olumlu bir maç geçmeye aday olduğunu düşünüyorum.
App Store'dan indirin Google Play'den alın