37411
sene başında tüm sorunlar nelsson ve ziyechmiş gibi gösterilip fenerbahçe'yi de deplasmanda yenince net bir şekilde kibir başladı takımda, bazen kendini gösteriyor ve saçma sapan sonuçlara sebep oluyor.
bu öyle dar kadro meselesi falan da değil, 3-1 önde olduğun dinamo kiev karşısında bile oyunu ve skoru tutamıyorsan senin zaten tek bir çeşit oyunun var demektir.
dünya'nın en saçma mantığıdır yediğinden fazla atmak, bunu 05/06 sezonunda yaptık mesela ama rakibimize iki maçta da yenildik, birisinde tarihi fark yiyorduk, başka yok. başarılı olmak isteyen takımlar her zaman oyunu tutmalıdır gerektiğinde. öyle bir noktaya geldikki takımda savunma düşünen kalmadı yahu, herkes hücum düşünüyor, böyle olmaz futbol çok değişti, futbol 2000 yılındaki gibi değil. bunun farkında olup neden aynı hataları yapıp duruyoruz artık anlamlandıramıyorum.
23/24 sezonu yarı finalinde real madrid manchester city'i elerken 100 dakika savunma yaptı. manchester city 88 kez ceza sahasına girdi real madrid'in, var mı bu detayları hatırlayan, yok çünkü tarih şampiyonları yazar. kimse detayları hatırlamaz. 99/00 yılında bologna eşleşmesinde son dakikada bologna'nın topu yandan az farkla auta gitmese eleniyorduk mesela, iş oradan döndü de şampiyon olduk.
atletiklik diye diye takımın tekniğinden yediğimizi düşünüyorum ve özellikle stres anlarında sahada sakin kalıp topa basabilen oyuncu pek olmuyor. bunu yenmek zorundayız, okan hoca da buna çözüm bulmak zorunda, geçen yıldan beri gelen kronik puan kayıplarının hemen hepsinin temelinde bu yatıyor.
sorunun kesinlikle transferle çözüleceğini de düşünmüyorum, bugün son 2 sezonun en değerli parçalarında nelsson nasıl demotive haldeyse yarın başkası da benzer sebeplerden bu hale gelecektir, oyunu tutmayı öğrenmek zorundayız, hatalarımızdan ders almak zorundayız.
hedef koymak güzeldir ama mevcut düzenle hedefe ulaşmak mümkün değil.
bu öyle dar kadro meselesi falan da değil, 3-1 önde olduğun dinamo kiev karşısında bile oyunu ve skoru tutamıyorsan senin zaten tek bir çeşit oyunun var demektir.
dünya'nın en saçma mantığıdır yediğinden fazla atmak, bunu 05/06 sezonunda yaptık mesela ama rakibimize iki maçta da yenildik, birisinde tarihi fark yiyorduk, başka yok. başarılı olmak isteyen takımlar her zaman oyunu tutmalıdır gerektiğinde. öyle bir noktaya geldikki takımda savunma düşünen kalmadı yahu, herkes hücum düşünüyor, böyle olmaz futbol çok değişti, futbol 2000 yılındaki gibi değil. bunun farkında olup neden aynı hataları yapıp duruyoruz artık anlamlandıramıyorum.
23/24 sezonu yarı finalinde real madrid manchester city'i elerken 100 dakika savunma yaptı. manchester city 88 kez ceza sahasına girdi real madrid'in, var mı bu detayları hatırlayan, yok çünkü tarih şampiyonları yazar. kimse detayları hatırlamaz. 99/00 yılında bologna eşleşmesinde son dakikada bologna'nın topu yandan az farkla auta gitmese eleniyorduk mesela, iş oradan döndü de şampiyon olduk.
atletiklik diye diye takımın tekniğinden yediğimizi düşünüyorum ve özellikle stres anlarında sahada sakin kalıp topa basabilen oyuncu pek olmuyor. bunu yenmek zorundayız, okan hoca da buna çözüm bulmak zorunda, geçen yıldan beri gelen kronik puan kayıplarının hemen hepsinin temelinde bu yatıyor.
sorunun kesinlikle transferle çözüleceğini de düşünmüyorum, bugün son 2 sezonun en değerli parçalarında nelsson nasıl demotive haldeyse yarın başkası da benzer sebeplerden bu hale gelecektir, oyunu tutmayı öğrenmek zorundayız, hatalarımızdan ders almak zorundayız.
hedef koymak güzeldir ama mevcut düzenle hedefe ulaşmak mümkün değil.

