30907
top kaybı hastalığına tutulmuş futbol takımı.
1- takımda başta yerli futbolcular olmak üzere ciddi bir first touch problemi var. son oynadığımız maçta bir yerli futbolcumuz mertens’in attığı ve süzüle süzüle gelen topu zoru başarıp taca atacak kadar kötü kontrol etti.
2- muslera’nın ayaklarının kötü olması, geriden oyun kurulumunda marcao’nun eksikliğinin hissedilmesi. marcao’dan oyun kurduran galatasaray’ın artık ısrarla nelsson üstünden oyun kurmaya çalışmasını da sıkıntılı buluyorum zira nelsson’un ayakları ortalama seviyede. (bu geriden oyun kurulumu torreira sonrası başımıza çok iş açmaz eskisi gibi, dolayısıyla top kayıplarının dağılımındaki payı bu sezon azalacaktır) yine de fatih terim’in sıkça denediği gibi patrick van aanholt’un merkeze kayıp oyun kurulumuna yardımcı olması iyi fikir olabilir. ligde bunu çoğu hoca denemeye başladı. torrent de pva’yı o rolde kullanıyordu. doğruda ısrar etmek lazım.
3- beklerimizin profili. hem pva hem boey’in kötü günlerine denk gelince oldukça sakar futbolcular olduğunu itiraf etmek lazım.
4- ön alan oyuncularımızın özellikler sol ve sağ açıktaki kanatlarımızın sürekli final işlerini yapmak istemesi, takım daha sete oturmadan kilit paslar denenmesi sıklıkla top kaybına neden oluyor. oyunu bilmek ve tecrübe eksikliği yaşıyoruz. bunun kısa vadede düzelecek bir sorun olduğunu sanmıyorum. özellikle sol kenardaki yerli futbolcumuz geçiş futboluna yatkın, set oyununda ise güvenilir bir istasyon değil.
5- seferovic’in ilk hazırlık maçlarına oranla daha az hareketli olması ve bunun ön alandaki pas opsiyonlarımızı daraltması. daha hareketli ve sprinter bir forvetle rakip hatlar arasına sızmalar kolaylaşacak ve top kayıplarını biraz azaltacağız.
6- teknik direktör faktörü. okan buruk’un ne oynatmak istediğine hala karar vermediğini ya da karar aşamasında olduğunu düşünüyorum. bu karar aşaması da sancılı geçiyor. net ve sınırları iyi çizilmiş bir şablonu ortaya koyamadan takımın bu top kayıplarına devam edeceğini düşünüyorum. hem yoğun pres hem yüksek kalite pas futbolu olmaz. olur ama 20 yılda 1 özel kadrolarda denk gelir.
kendimce gözlemlediğim nedenler bunlar. top kayıpları bazen bireysel bazen de kolektif yetersizlikten doğuyor. bizde her ikisini de gözlemlemek mümkün. açıkçası beni ürküten de bu.
1- takımda başta yerli futbolcular olmak üzere ciddi bir first touch problemi var. son oynadığımız maçta bir yerli futbolcumuz mertens’in attığı ve süzüle süzüle gelen topu zoru başarıp taca atacak kadar kötü kontrol etti.
2- muslera’nın ayaklarının kötü olması, geriden oyun kurulumunda marcao’nun eksikliğinin hissedilmesi. marcao’dan oyun kurduran galatasaray’ın artık ısrarla nelsson üstünden oyun kurmaya çalışmasını da sıkıntılı buluyorum zira nelsson’un ayakları ortalama seviyede. (bu geriden oyun kurulumu torreira sonrası başımıza çok iş açmaz eskisi gibi, dolayısıyla top kayıplarının dağılımındaki payı bu sezon azalacaktır) yine de fatih terim’in sıkça denediği gibi patrick van aanholt’un merkeze kayıp oyun kurulumuna yardımcı olması iyi fikir olabilir. ligde bunu çoğu hoca denemeye başladı. torrent de pva’yı o rolde kullanıyordu. doğruda ısrar etmek lazım.
3- beklerimizin profili. hem pva hem boey’in kötü günlerine denk gelince oldukça sakar futbolcular olduğunu itiraf etmek lazım.
4- ön alan oyuncularımızın özellikler sol ve sağ açıktaki kanatlarımızın sürekli final işlerini yapmak istemesi, takım daha sete oturmadan kilit paslar denenmesi sıklıkla top kaybına neden oluyor. oyunu bilmek ve tecrübe eksikliği yaşıyoruz. bunun kısa vadede düzelecek bir sorun olduğunu sanmıyorum. özellikle sol kenardaki yerli futbolcumuz geçiş futboluna yatkın, set oyununda ise güvenilir bir istasyon değil.
5- seferovic’in ilk hazırlık maçlarına oranla daha az hareketli olması ve bunun ön alandaki pas opsiyonlarımızı daraltması. daha hareketli ve sprinter bir forvetle rakip hatlar arasına sızmalar kolaylaşacak ve top kayıplarını biraz azaltacağız.
6- teknik direktör faktörü. okan buruk’un ne oynatmak istediğine hala karar vermediğini ya da karar aşamasında olduğunu düşünüyorum. bu karar aşaması da sancılı geçiyor. net ve sınırları iyi çizilmiş bir şablonu ortaya koyamadan takımın bu top kayıplarına devam edeceğini düşünüyorum. hem yoğun pres hem yüksek kalite pas futbolu olmaz. olur ama 20 yılda 1 özel kadrolarda denk gelir.
kendimce gözlemlediğim nedenler bunlar. top kayıpları bazen bireysel bazen de kolektif yetersizlikten doğuyor. bizde her ikisini de gözlemlemek mümkün. açıkçası beni ürküten de bu.

