1002
daha önce de yazdım, artık üst düzey futbol oynayabileceğini sanmıyorum, tabii sakatlık bu her yerde olabilirdi ama keşke ispanya'da kalsaydı. çok istikrarlı, güzel bir kariyeri vardı, la liga'da 100 gol barajını (52 golü vardı) geçebilecek bir isimdi. yani ben çok isterdim bizde rotasyona gelsin ama artık bu seviyelerde oynayamaz bence.
1003
premier lig veya bundesliga gibi fiziki gücün daha fazla gerekli olduğu lig yerine la liga gibi kısmen daha az fizik isteyen ligde kalmalıydı. çok güzel olabilecek kariyeri sakatlıklar yüzünden çöp oldu resmen. oysa şu an milli takımın da as santrforu olabilirdi ki oyun yapısı da müsait. bundan sonra dönebilir mi bilmem ama artık illa futbolda kalacak ise daha az fizik lazım olan bir ülkeye gitmeli veya futbolu bırakıp işin teknik adamlık kısmına geçmeli.
1004
gelsin osimhen'i yedeklesin, icardi'ye bel bağlama riskinden kurtarsın bizi
1005
son dönemde türkiye'nin yetiştirdiği en kompakt forvetlerden. bence bordalas'ın getafe'sinden hiç ayrılmamalıydı. oranın korkunç anti futbol oyununa çok iyi uyuyordu.
1006
istanbul'un büyük kulüplerinde baskı ortamını görmeden kariyer yapabilmiş tek bir oyuncu bile yok. en yakın örnekleri çağlar ve cengiz belki. onlar bile büyük takım görmeden 27 yaşlarındaki hali 22 yaşındaki hallerinden daha kötü olarak türkiye'ye geri döndüler. zaten çok az yani toplam 3 başarılı örnek var lejyoner futbolcumuz olarak. nihat, tugay ve arda turan. yine kısa sürmesine rağmen tuncay ve burak yılmaz da başarılı. bunların kafaca yurt dışı ortamına hazır olmakla birlikte diğer ortak özellikleri bariz. o da türkiye'deki baskı ortamından başarı ile çıkmış olmaları.
28 yaşına gelmiş bu adam. santrforu olmayan bir milli takımda dahi 1 görüntü dışında enstantane hatırlamıyorum. 18 yaşındaki halini city ve bayern kovalasın. 28 yaşındaki halinin süper lige yedekliği tartışılsın. hayır mesela çocuk düzgün de bir çocuk. tamamen futbola konsantre bir adam. ama olmadı. ozan kabak da böyle. ozan kabak'ın 20 yaşındaki hali 25 yaşındaki halinden iyiyse kimse kusura bakmasın. ozan, galatasaray'dan 22 yaşında ayrılsaydı çok daha iyi kariyeri olurdu.
buradan 18 yaşına gelince altyapıdan kaçmayı kaçırılmayı düşünen futbolculara da bir düşünün derim.
1- okan hoca her zaman bu kulübü yönetmeyecek. yeri gelir başkası tarafından gözü kapalı sahaya bile atılırsınız.
2- galatasaray'da oynamak adamı geliştirir, siz farkında olmasanız bile. yeter ki azimli olun.
3- futbolculuk kariyeri hatalarla geçmiş olsa bile en azından arda turan kadar bekleyin. sonra toksik oluyorsunuz zaten, merak etmeyin her türlü gidersiniz.
4- milli takım kariyeriniz de buna bağlı. bu ülkenin yüzde 90'ı galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş taraftarı. ister istemez lobiniz oluyor.
5- yurt dışında olmak kesin olarak gelişmek demek değildir. türk kafasıyla boşluğa düşerseniz ve sizin nazınızı da çeken olmazsa hayatın gerçeklerini görürsünüz.
son olarak, enes'e neden gittin city'e demiyorum. herkes giderdi, tartışması bile olmaz. ama şanslı değildi, onu diyorum. galatasaray altyapısından şu yetenek çıksaydı çok daha iyi olabilirdi bunu kast ediyorum.
1007
kariyerinde takribi 300 civarı maç oynayıp 100 civarı maçı da sakatlıklardan kaçıran oyuncu. iki kez çapraz bağ koparmıştır. bu sebeple ne kulüp kariyeri beklentilere ulaşabildi ne de milli takım kariyeri. osimhen'i yedekleyecek oyuncu yerli olsun diyorsak bu kendisi değil deniz gül olabilir.
1008
ismi cismi milliyeti her şeyden bağımsız olarak konuşmak gerek. birisi size dese ki "bir oyuncu var 28 yaşında. 10 farklı takımda oynamış kariyeri boyunca. bir kez bile kafa takımda forma şansı bulamamış. iki büyük sakatlık geçirip iki sezon top oynamamış. bu sebeple 90'ın üzerinde maç kaçırmış. milli takıma yükselmiş ama hiç ilk on bir topçusu olamadığı gibi 34 maçta 3 gol atabilmiş." "kalsın abi. gerek yok" dersiniz.
enes'in öne çıkan hiçbir özelliği yok. her şeyden belki biraz yapabiliyor ancak üst seviyede başardığı hiçbir şey yok. açıkçası enes'i alacaklarına altyapı ürünümüz erencan'ı çok isterim.