uzun yıllardır stadın bulunduğu tepenin eteklerinde bir tabela olarak devam eden hayatı 23 nisan 2026 tarihi itibarı ile
aslantepe vadisi adı altında biraz çılgınca bir projeye evrilen salon. yaklaşık 200 milyon dolarlık bir proje maliyetinden bahsedilmesi ve de kulübün başında dursun aydın özbek gibi bir kişinin olması akla ilk olarak rant kelimesini getiriyor ne yazık ki...
onu bir kenara alıp, yönetime olan güncel tepkiden de kafayı kaldırdığın zaman elbette artıları ve eksileri var.
elbette en büyük artısı operasyonel konularda olacak. zaten kulübün idari birimlerinin stadda bulunduğu mevcut durumda diğer şubelerin de buraya taşınması bir artı. galatasaray'ın voleybol ve basketbolda yıllardır sürdürdüğü göçebe ve sığıntı hayatın bitecek olması önemli bir artı. bunun taraftarın el-ayak alışkanlığı olan bir lokasyonda olması bir artı. senelerdir inatla iç saha futbol maçına denk getirilen voleybol-basketbol maçlarının stada iki adım mesafede olması artı.
eksilerin en büyüğü elbette rant meselesi. statükodan ötürü herhangi bir inşaat projesine sempatik bakmak pek mümkün değil. mevcut yönetimden ötürü hele hiç mümkün değil. bu hacimde bir projeyi yürütmek ve bu miktarda bir finansmanı sağlıklı olarak aktarabilmek bir spor kulübünün çapını aşan işler. bunların her biri kocaman soru işaretleri.
bir diğer büyük problem de aslında lokasyon. her şeyin bir arada, hele ki stadımızın yanında olması ilk anda düşününce çok güzel. ama bu haliyle bile yükünü aldığı maçlarda girmesi-çıkması çile olan stadın bu inşaat süresince ne hale geleceğini birkaç dakika düşünmek bile ürpermeye yetiyor...
hele ki bu iş bir sebepten uzar, yarım kalır ya da kısmi olarak tamamlanır da yarım inşaat gibi bir bölümle birlikte açılırsa bu kendi ayağımızıa sıkmaktan beter olur...
1930'larda galatasaray stad yapsın diye arazi verilen mecidiyeköy, o devirdeki istanbul'un dışında bir yazlık köyü idi. galatasaray'ın oraya bir stadyum yapabilmesi 1964 yılını buldu. 1970'li yıllarda boğaz köprüsü ile birlikte hemen dibinde başlayan viyadük inşaatı galatasaray'ı sürgün etti. 14 sene kendi stadına gelemeyen galatasaray 14 sene şampiyonluk hasreti çekti. ondan da bir 20 sene sonra orası şehrin göbeği olup arazi kıymete binince oradan bir şekilde kovuldu...
galatasaray'ın yeni stad projesi 1990'ların sonunda ortaya çıktı. 2003 senesinde şimdiki stadın olduğu arazi galatasaray'a "yer gösterildiği" zaman şehrin dışında bir otoban kenarıydı. galatasaray'ın stadı yapabilmesi 2011 yılını buldu. 15 sene geçmişken bu sefer biz kendi mega projemizi başlatma(!) adımına girişiyoruz.
eğer bu işi de elimize yüzümüze bulaştıracaksak, 5-6 hatta belki 10 senelere yayacaksak tarihin bu anlamda tekerrür etmesi de olası. daha 15 yılda bile şehir stadı içine alacak şekilde korkunç bir hızla büyüdü. o çarpık kentleşmenin bedelini her maç günü 40-50 bin insan çekiyor. oraya bir de çok küçük sayılamayacak bir inşaat sahası koymak bu çileyi katlayacaktır.
oluşacak riskler de cabası...
bütün bunlar bir spor kulübünün misyonunun da çapının da üstünde işler. hele ki daha her maç anasını belleyen hakemin sezon finaline verilmesine bile mani olamayan bir yönetimin bu operasyonu galatasaray'ın çıkarlarını gözeterek yapabileceğini düşünmek aşşırı bir iyimserlik...