resim
Arda Turan
Görev:Teknik Direktör
Takım:Eyüpspor
Yaş:37
Uyruk:Türkiye
  • 1151
    kendi haline kesinlikle bırakılmaması gereken futbolcumuzdur. şöyle ki;
    hani hep elinden tutulması gereken, arkasında bir dayıya, abiye, amcaya ihtiyaç duyan çocuklar vardır ya aynen öyledir arda. peki kendi kararlarını kendi veremediği için mi? hayır. aklı yetmediği için mi? hayır. çünkü o kendisine oyun oynayanları sulu götürür susuz getirir. ama bazen düşmanlar tek tek gelmez. aynen arda nın durumunda olduğu gibi. bir yandan rakip takım başkanı diğer yandan onun yandaş medyası, öte yandan dahil olduğu kulübün tüm düşmanları. hepsi saldırıyor bu çocuğa. bu sebepten oynanan her oyunda kuvvetli birisinin çıkıp onla konuşması gerçekleri anlatması gerekir. onu herkesin gözü önünde savunması gerekir. ve arda ya da bunlardan sebep şımarmaması gerektiğini anlatması gerekir ki, arda zaten şımaracak biri değil. kafası karışık mı? evet. bence çok karışık. bu ortamda bu değeri kaybetmemek için çok destek olmak gerekir. aksi takdirde kurtlar kapıda bekliyor kapmak için. zaten bu oynanan oyunlar da galatasaray taraftarını arda dan soğutmak için oynanıyor. soğusun da biz alalım mantığı güdülüyor. galatasaray taraftarı da aynı arda gibi bu oyunlara kanmayacak kadar zekidir. o yüzden destek verilmelidir;
    (bkz: biz bural-arda-yız)
  • 1152
    görevi forvet arkası olması gereken oyuncudur. ileriye koy baroş'u ve nonda'yı, beslesin her ikisini de. kanatlara doğru çapraz koşuları ve çizgiye inip orta kesmesi de arda'nın ekstrası. topu oyuna sokması gereken adamlar görevini yapamıyor, sıkıntı orada. kaptırılan toplarda da ani tehlikeler yaşıyroruz son maçlarda. özellikle graz ve ankaragücü maçlarında bu zaafımızı gördük. bir de neden tek forvette karar kıldı hoca, bilemiyorum. umarım gerekli tedbirleri almaya, düşünmeye başlamıştır.

    arda'nın karakteri konusuna gelirsek. her galatasaray taraftarı bu çocuğun babasıymış gibi davranmasın. bu çocuk robot değil, bildiğimiz insan. kimlerle arkadaşlık edip etmeyeceğine kendisi karar verir, belki bir nebze ailesi karışır. belki ailesi de karışamıyordur arkadaş çevresine. biz saha içi performansına bakalım. evet biraz bencil oynamaya başladı, performansında bir düşüklük var ama dediğim gibi, makine değilki yağını falan kontrol edip arızaya bakasın. bir insan yanlış yapmadan da doğruya direksiyon çevirmez, bunu da bilelim.

    arda için fatih terim'in ne ifade ettiğini ise, hiç birimiz "tam olarak" anlayamayız.
  • 1156
    "televizyon karşısında oturan bazı kişilerin hakkı varsa, benim onlardan çok daha fazla hakkım var. (türk milli takımı'nın başında türk teknik direktör isterim) dedim. bu da benim türk vatandaşı, milliyetçi bir insan olarak en doğal hakkım. ben fikrimi söylemekte özgürüm'' demiş galatasarayımızın biricik kaptanı.

    son zamanlarda o kadar çok konuşuyor ki, her konuda fikrini söylüyor, röportajlar veriyor. sürekli gündemde... ve bu hoşuna da gidiyor arda'nın gitmese her uzatılan mikrofona konuşmaz. egosu da sürekli şişiyor, umarım böyle devam etmez.
  • 1159
    milli takımın başında türk hoca isterim çünkü ben milliyetçiyim diyerek "boş konuşmak" sözünün anlamını ele güne göstermiştir. yönetimimiz güzel işlere imza atıyor fakat 104 yıllık bir dev camianın, kültür abidesinin bayrak branşı olan futbol takımının kaptanının saçmalamasına izin vermemesi gerekir.

    galatasaray bu ülkenin batıya açılan penceresi, sporun beşiği, kültür simgesi ise bu ne perhiz bu ne lahana turşusu derler adama.
  • 1160
    milli takımın başına kimin getirecileceğiyle ilgili bizim fikrini beyan etmesiyle yine olay(!)yaratmış futbolcumuz. çok çok önemli değildi söylemi bana kalırsa.biz nasıl ki bu konuda görüşümüzü dile getiriyor ,bülent uygun getirilmesin ya da bilmem kim gelsin diyebiliyorsak elbette ki onun da birşeyler söyleme hakkı var. üstelik durup dururken de söylemiyor, soru soruluyor o da cevaben türk teknik direktörü tercih ettiğini belirtiyor. buraya kadar tamam ama işi bozan kısım ben milliyetçi bir insanım söylemi.böyle konulara girmemeli,başına iş açmamalı diye düşünüyorum,fatih terimi savunma işine soyunsun eyvallah ama gerisi ırgalamasın ardayı derim ben.ilerde bi gün yabancı teknik adam gelirse milli takımın başına "bakın bu adam zamanında böyle böyle demişti" diye ayrı bir polemiğin içinde bırakmasınlar kaptanı.zira o günleri şimdiden görür gibiyim.

    insan gençken herşeyi düzeltebileceğini düşünüp birçok konu hakkında yorum yapıyor,debeleniyor dünyayı kurtaracak adam misali.gençliğine vericez kaptanımızın da geçicez.**
  • 1161
    kendisi şu an galatasaray futbol takımının kaptanıdır. dünya haritasını alınız elinize, bir sağa bir sola bir yukarı bir aşağı göz atınız. hah işte gözünüze çarpan bir çok ülkeden insan galatasaray spor kulübünde yer almaktadır. futbolcu, teknik sorumlu vs. olarak. işte arda bu yerli olmayan insanların kaptanlığını yapmakta. çıkıp da 'yerli teknik direktör istiyorum' diyemez. ha şimdi şunu diyen olabilir, 'kendi düşüncesi canım sonuçta'. tıpkı kendisinin belirttiği gibi. kendisi bir türk vatandaşı olarak bunun en doğal hakkı olduğunu söylüyor ya. ama atladığı bir şey var. ben kendisinin söylediği lafı söylerim, çok çok babam kızar 'o ne biçim laf' der, arkadaşım söyler diğer arkadaşı hak verir falan. hiçbiri bir önem teşkil etmez spor dünyası için, galatasaray için. ama arda söylediği zaman eder. ben nereden bilebilirim şimdi arda'nın yerli sağ açık, yerli stoper, yerli forvet istemediğini? o yüzden bu tür bir yabancı yerli ayrımı yapamaz en azından yapmamalı ya. ne demek yerli? niye yerli? bir insanın hocasının yerli olması yabancı olması hangi konuda avantaj/dezavantajdır. önemli olan o hocanın vizyonu, bilgisi, kabiliyeti falan değil midir? yoksa harbiden şu futbol bizim bildiğimiz gibi bir oyun değil mi? oynuyorsunuz işte alt tarafı, yerli nedir yani?

    ha bir de milliyetçi bir insan olduğu için böyle düşündüğünü söylüyor. milliyetçi bir insan olduğunun spor yaşamındaki hoca seçimleriyle alakası nedir? bu kimi ilgilendirir? niye bu konuda açıklama yapma gereği duyuyor arda? daha doğrusu geçen sezon mayıs ayında, beşiktaş maçı* sonrası 'bülent korkmaz kalmalı' dediği gibi, hocaların kaç sene kalacağı, hangi uyruğa sahip olduğu arda'yı ne ilgilendirir? yahu anlamıyorum bu insan 22 yaşında yetenekli bir genç, bu kadar. daha ötesi değil. yani kimse daha ötesi değil. sürekli bir misyon yüklenmeye çalışılıyor arda'ya. kimisi metin oktay diyor, kimisi daha iki günlük kaptanken efsane kaptan. cidden nedir bu acele? yönetimin bu acele konusunda yaptıklarını da es geçmemeli. halihazırda futbolcusu olan, daha sözleşmesi süren oyuncusunun formasını vermeler, törenle kaptanlık vermeler, takımın her şeyi sana bağlı gazları.. ve arda, onca sorumluluk sırtındayken kendisini futbol camiasındaki hatta bazen başka konularda da söz söyleme, fikir belirtme, yönlendirme, örnek olma ihtiyacında hissediyor. yapmayın etmeyin. ben ilk parladığı dönemde yeni yeni 'arda turan oleeey' denirken bu tezahüratı duyunca ayaklarının yerden kesildiğini söyleyen, durmadan kahkahalar atan arda'yı özlüyorum ve geri istiyorum. artık arda o değil. arda gülmüyor, arda gollerden sonra eğer kafası başka yerdeyse mesela bülent korkmaz görevden ayrılacak diye üzgünse yanına gelen takım arkadaşlarına sarılmayıp somurtuyor. yani gollerine anlam yüklüyor. halbuki golünü atmalı ve deliler gibi sevinmeli. bir çocuk gibi tepinmeli. bu çok sıradan bir olay olarak görünebilir ama arda hep sıradanı es geçiyor. kasılıyor, zorluyor hiç yakışmıyor ki.

    cüneyt tanman kendisine televizyondan seslenmiş ve fazla konuşmamasını, bunun hiç sağlıklı olmadığını söylemişti. arda hiç duymuyor bu önerileri galiba. bu duymayışının sebepleri arasında çevresinde kimlerin olduğu da önemli yer tutuyor sanırım. kimleri duyuyor, dinliyor.. arda'nın çevresindeki insanlar hep eleştirildi, evet.* ve ben her daim kendi özel yaşamı olduğunu düşünüp karışılmasını yanlış buldum. galiba ben de feci yanıldım ve bazı şeyleri atladım. çünkü arda mantalite olarak çocuksu halinden uzaklaşıp ağır abi olmaya yöneldi. bunda bu arkadaşlıkların etkisi vardır belki de cidden. yine de dediğim gibi özel yaşamıdır. neyse ne diyorduk, ha arda'nın çok konuşması. evet arda cüneyt kaptan'ın dediği gibi çok konuşuyor. mesela geçen sene 2-2 lik bükreş maçından* sonra çıkıp 'takımda herkes daha fazla sorumluluk alsın' diye uyarıda bulunuyor, yine geçen sene beşiktaş maçından* sonra 'bundan sonra asla ikinci kaptan olmam' diye rest çekiyor, lincoln'e verilen kaptanlık pazubandı yüzünden tavır alıyor, o sezon* boyunca 'ben solda oynasam daha' iyi diyor, aynı sezonun bitiminde verdiği bir röportajda ' ligde yeterince özverili olamadık. herkes ayhan, mehmet topal, sabri, hakan ve benim kadar oynasaydı şampiyon olurduk' diyor. bu sezonki ankaragücü maçı* sonrası baros'un kaçırdığı golü maçın kırılma anı olarak gösterme ihtiyacı hissediyor.. diyor da diyor yani.

    arda'nın, takımda kötü performans gösteren takım arkadaşlarını eleştirmek, teknik direktörlerin özelliklerini belirlemek, yönetimin kararlarına tepki koymak, emniyet müdürünü ziyaret etmek gibi görevleri olmadığını bilmesi gerekir. görevi çok basit. hani o çalım denemeleri yapıyor ya üst üste, onun gibi zorlamasın hayatındaki hiçbir şeyi. ayağına aldığı topu o herkeste kolay kolay olmayan oyun zekasıyla ve yine basitçe en uygun adamla buluştursun. goller atsın, attırsın, şartsız gülsün. cidden bu büyümüş de küçülmüş çocuk artık gitsin. zaten çocuk olan, evde bile top oynuyorum diyen arda gelsin. eğer bu şekilde devam ederse bir çok kişinin sempatisini kaybedecek, kafasını kendiyle alakasız konulara verirse futbolunu ileriye götüremeyecek. kaybeden biz olacağız. o, biz, hepimiz yani.
  • 1163
    gereksiz konuşmaları ve bencil oyunu ile insanların gözünde antipatik görünmeye başlamıştır. zaten galatasaray düşmanı olan medyaya çok fazla malzeme vermektedir bugünlerde. tez zamanda kulağının çekilmesi gereklidir. önünde emre belözoğlu, bülent uygun gibi örnekler var. medyanın büyülü dünyasına kendini kaptırıp karakterini kaybedenlerden olma arda. kendine çeki düzen ver.
  • 1165
    şuraya yazıyorum, 2-3 hafta kötü gidelim, arda da bu süre içinde çok iyi oynamasın, şimdiden efsane olmuş galatasaray kaptanı statüsünden "saçma demeçler verip hep şahsi oynayan, takımın kanseri oyuncu" statüsüne terfi edecektir. birilerinin gazına gelip "arda saçma konuşuyo yeaea, arda içi boş milliyetçilik yapıyo yeaea, arda da adam mı yeaea" şeklinde ötmeyin. kafatasınızın içinde beyin adını verdiğimiz cisim yerine herkes tarafından kullanılabilen bir kontrol paneli olduğunu çaktırmayın bari.
  • 1166
    bu gidişle başı yenecek futbolcular arasına girmiştir. oysa cristiano ronaldo gibi şöyle kafayı bir güzel demleyip barlardan otel odalarına 3-5 hatun kaldırsaydı taşşağına kurban arda denilirdi ama şimdi bu yaptıkları hiç hoş değil bir kerem. şimdi hepimiz onu galatasaraylı arda yerine milliyetçi arda olarak çağıracağız, yanlış yapmıştır, tüpsüz dalış yapmaya kalkmıştır, sakatlanma pahasına topa atlamıştır her maçta. sahada kız gibi dolaşmak varken sen defansa kadar koştur birçok maçta olacak şey mi arda? şerefsizin biri küfür etmiş, ey şerefsiz neden küfür ediyorsun diye sormak yerine kabahatli arda oluyor. ne yani sana mı sövmüşler ardacım, terim'e sövmüşler duymayıver. acun'la arkadaşlık kuruyorsun kurmayıver, felçli trt spikerlerine yardım programlarına çıkıyorsun çıkmayıver. yerli antrenör istiyorsun istemeyiver güzel ardacım. memleketi sen mi kurtaracan ardacım?

    vuralım bunu, zaten milliyetçi çıktı, artık top oynayamaz. yarın birgün kanoute gibi "free palestine" mesajı koyar formasının altındaki atlete. ardacım, topunu oyna, paranı al, sezon sonunda msaya gelince çatır çatır pazarlık yap, istediğin parayı vermezlerse veren kulübe git. gördüğün gibi "aşk" ayağı g*t ayağı, sevgi, hoşlanma, etkileşim, ruh olayları falan boş. insan bir makinedir, sen de öylesin, bilmiyorsan öğren.
  • 1167
    kendisini uyarmak bütün taraftarların hakkıdır. bunda gocunulacak bir şey yok. elbette arda fikirlerini söyleyebilir, ama bunu ben milliyetçi bir insanım, yabancı teknik direktör olmaz tarzı söylerse sıkıntı orada başlar. son maçlarda arda turan'ın artan bencil hareketleri bu aşırı milliyetçiliğine bile bağlanabilir. hatta baros'a, elano'ya atmadığı paslar gibi.

    fatih terim'den aldığı terbiye ile emre belözoğlu karakterine bürünmesinden korkulmaktadır. kendisini çok sevdiğimiz için doğal olarak da bu tarz hareketleri sonrası içimizi bir korku kaplıyor . fatih terim bir dönem daha kalsaydı zaten milli takımda arda'yı tamamen kaybedebilirdik.

    kanımca basının ve bazı yorumcuların arda'yı messi ile kıyaslamalarından sonra arda'da messi havasına girmiştir. oysa arda'nın bilmesi lazım. bugün kendisini messi ile karşılaştıran basın yarın arda'yı maldonado ile karşılaştırır. basın böyledir. düştüğün an üstüne çıkar. nakavt etmek için vurur. arda'nın bunu çok iyi bilmesi lazım. pasaportum farklı olsaydı yurtdışında oynardım gibi saçma açıklamaları bırakması lazım. tamamen galatasaray'a konsantre olması lazım. bencilliği bırakması lazım. yoksa dediğim gibi aç kurtlar önünde yitip gider arda.

    emre belöozğlu ile olan kankalık ilişkisi ayrı bir karın ağrısı zaten. futbol tarihinin görmüş olduğu en çirkef oyunculardan biri olan emre ile böyle samimi olması hangi galatasaraylı'nın içine siniyor? demezler mi bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyim diye?

    neyse ki galatasarayımız'ın başında frank rijkaard gibi bir adam var. biraz olsun içimi rahatlatıyor bu durum. arda'nın gerekli mental olgunluğu kazanması fran rijkaard sayesinde olacaktır.
  • 1172
    zorlarsak hitler ile kıyaslanacak futbolcudur kendisi. evet evet zorlayalım iyi niyetimizi ispatlamak için. mustafa sarp'a top atarsa milliyetçi, kewell'a top atarsa liberal demokrat. böyle mi olacak ne olacak yav, kafam karıştı valla?

    emre belözoğlu'nun saha dışında çirkeflik yaptığını gören el kaldırsın. varsa malzeme, ben de arda onunla takılmasın derim kendimi "babasının" yerine koyarak. emre sahada başkası oluyor kardeşim, en azından ben öyle biliyorum. tokatı yiyince yumruk atmaya çalışıyor, tekme yiyince "sen bittin oğlum" hareketi çekiyor.

    arda eleştirilmemeli diyen bir tane galatasaraylı tanımadım, ama medyadaki bazı çıkar peşinde koşan çevrelerin, galatasaray kulübü ve oyuncuları üzerinden gazete ve tv'lerinde rant devşirmenin derdinde olan ensesi kalınların ağzıyla konuşanların kendilerine çeki düzen vermeleri, silkelenip kendilerine gelmeleri gereklidir. neden bir oyuncumuzu eleştirirken o rantiye güruhuyla aynı dili kullandıklarına "galatasaray'lıların" çok ama çok dikkat etmeleri gerekir.
  • 1173
    insandir.

    herseyden once insandir. mukemmel degildir haliyle. galatasaray kaptani da olsa, messi'nin kopyasi da olsa kendi fikirleri, hisleri ve tercihleri vardir. yaptigi en buyuk hata bunlari *medya ile paylasmaktir. milli takim'in basina turk teknik direktor isteyebilir, sonuçta o çalisacak yeni teknik direktorle bizler degil, ama medya bu laflari evirip çevirip zamani geldiginde "sok sok sok" tadinda bizlere sunacaktir.

    (bkz: ftk'dan elendikten hemen sonra arda'nin kiz arkadasi ile olan resimlerin ortaya çikmasi)

    durum abartildigi kadar vahim degildir. hele hele kaptanligini tartisacak kadar hiç degildir.

    son olarak; canimizdir. zaten bu kadar firtinada bu yuzden kopmaktadir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın