• 930
    2025-26 sezonunun en kötü takımlarından biriydi, belki de en kötüsüydü. hadi karagümrük, eyüp falan yine hoca farkını gösterdi dönem dönem ama antalyaspor full kayıptı. veysel sarı ile falan düşmemek mucize olurdu zaten. geçmiş olsun.

    taraftarlarının büyük bir kısmı bu akşamki sonuç ve küme düşmelerinden ötürü 3 büyük kulübü suçluyor. ama en azından galatasaray özelinde söylemek gerekir ki; çıkan kadrodan bağımsız, oyun olarak özellikle ilk yarıda elinden geleni yaptı bizimkiler. iki top da direkten döndü vs.

    (bkz: 17 mayıs 2026 kasımpaşa galatasaray maçı)
  • 931
    fazla ağlayan kulüp. açık ara bence ligin en kötü takımıydılar, 33 hafta sen rezil rüsva top oyna ondan sonra başkasından medet um. ligin ilk 3 sırasıda hedefsiz bir şekilde küme düşmeme oynayan takımla oynadı ve puan kaybetti. gayet normal bir olay. zaten nasri, eto gibi garip transferlerinden sonra çoktan küme düşmelilerdi ne halt yedikleri belli değildi iyi oldu.
  • 933
    süper lige en son 2015-2016 sezonunda yükselmişler. 10 sezon boyunca ilk 8'de tamamladıkları sezon sayısı sadece 1. çekirge bu sefer zıplayamadı tabi. son 4 hocalarının 3'ü alex de souza, emre belözoğlu ve erol bulut. sanırım içlerinde kendini tutamayan fenerli birileri de var.

    antalya, adana, mersin hepsi nüfus olarak ilk 10'da bulunan akdeniz sahil şeridi şehirleri. hepsinin futboldaki hali ortada. hele adana utanıyor mu bilmem. adanaspor -142 averajla ve adana demirspor -147 averajla bulundukları ligi bitirmiş. tam komedi.
  • 936
    yıllardır ligin 2.devrelerindeki fecaat performansları ile küme düşme hattına yakın yerlerde bitiriyorlardı. buna rağmen kadro kalitesini arttırma yoluna bir türlü gitmediler. son olarak hatırladığım kayda değer topçuları ve forvetleri haji wright'tı mesela (gideli 3 sene olmuş).

    veysel sarılar, erdoğan yeşilyurtlar, forvetsiz dizilişlerle düşmeyi sonuna kadar hak ettiler bence.
    umarım kafa olarak kendilerini düzeltirler ve yenilenmiş halde lige geri dönerler.
  • 937
    düşmeleri de kalmaları da umurumda değil normalde.

    ama ülkenin turizm başkenti olan en büyük şehirlerden birinin takımı adam akıllı yönetim oluşturamıyor, düzenli gelir yaratamıyor, düzgün sponsorluk desteği sağlayamıyorsa bi zahmet ligden düşsün.

    küçücük ilçe takımı villareal avrupa kupalarında ağırlık koyuyor. hadi antalya, konya, kayseri gibi takımlardan bunu beklemek haksızlık olur nitekim galatasaray, fenerbahçe ve beşiktaş da zorlanıyor avrupa’da lakin böyle büyük şehirlerin takımları ligde bari ilk 10 dışına çıkmasın.

    senelerdir stope tandeminde veysel sarı oynuyor. ekürisi de gördüğüm en berbat stoperlerden hüseyin türkmen. siz bu tandem ile işi son haftaya kadar taşıdığınıza şükredin.
  • 938
    ön söz: işbu entryde hiçbir takım/kişi suçlanmamakta veya herhangi bir art niyet ima edilmemektedir. sadece fikstür dediğimiz şeyin, rekabetin doğasını ne kadar etkileyebileceğini konu almaktadır.

    25/26 sezonunda küme düşen takım. öncelikle şunu söyleyeyim ki antalyaspor'u pek sevmem. sıkıcı kadrosu, berbat zemini, boş tribünleri, rezalet bir deplasman tribünü, herhangi bir camia kültürünün veya taraftarının olmaması... yani benim için hiçbir şey ifade etmeyen bir kulüp yıllardır ligde olmasına rağmen. buna rağmen bütün bu kişisel hislerden bağımsız bu sezon yaşadıkları şey, gerçekten de çok sıra dışı. yani acılarını, isyanlarını anlıyorum. evet, buraya bırakmamalıydılar bu işi falan ama neticede bu işin gerçeğinde son haftaya kalmak vardır.

    sondan bir önceki hafta şampiyonluğu ilan etmek için sahaya çıkan galatasaray deplasmanına gidiyorsun. ligin en kötü kadrolarından biri olmana rağmen ortaya bir karakter koyuyorsun, 2 defa öne geçiyorsun ancak yeniliyorsun.

    neyse, diyorsun. son hafta sen kendi evinde herhangi bir hedefi olmayan kocaeli ile oynayacaksın. rakiplerinden birisi lig 3.'sü trabzon deplasmanına, diğeri lig 2.'si fenerbahçe deplasmanına gidecek. diğeri de şampiyonu ağırlayacak. her şeyi geçtim, senin kazanman durumunda gençlerbirliği'nin deplasmanda trabzon'u yenememesi bile yetiyor. şimdi maçlara bakalım:

    17 mayıs 2026 trabzonspor gençlerbirliği maçı: 2 takım birbiriyle 3-4 gün önce kupa yarı finalinde karşıya gelmiş. trabzon son 15 dakikada attığı 2 golle geri dönmüş ve finale çıkmış. maçta da gerginlikler yaşanmış ancak ligin son haftasında oynanan bu maçta, gençlerbirliği çok da zorlanmadan 3-0 kazanıyor.

    17 mayıs 2026 kasımpaşa galatasaray maçı: galatasaray maça şampiyon olarak geliyor. kadronun yarısı kafilede bile değil, diğer yarısı sarhoş. 2 gün önce saatlerce kutlama yapılmış. galatasaray ilk yarıda bir şeyler yapmaya çalışsa da 2. yarı tamamen ''bitse de gitsek.'' modunda takılıyor ve kasımpaşa kazanıyor.

    17 mayıs 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı: hocasını yollamış, başkanını yollamış, tamamen dağılmış fenerbahçe'ye zaten güvenemezsin. maçta da eyüpspor 2-0 öne geçmiş. buna rağmen fenerbahçe yine dengesizliğini gösteriyor ve 3-2 yapıyor. ''tamam, kaldık.'' derken, maçın sonunda gelen bir gol ve 3-3.

    inanılmaz bir şey bu gerçekten. şu 3 maçta yaşanacak 100 senaryonun sadece 1-2 tanesi antalya'yı düşürebilirdi, o ihtimal gerçekleşiyor.

    tarihi bir şey bence yaşadıkları. normalde bu tarz durumlarda değil 3-4, 2 takım arasında bile ''rekabetin doğasına uygun davranma'' muhabbeti gündeme gelir, o büyük takımın nasıl oynayacağı mercekle incelenirdi. adamların 3 rakibi de bu tarz 3 maçtan istediğini aldı.

    yani şöyle bir şey oldu diyebilirim: antalyaspor; galatasaray, fenerbahçe ve trabzon ile toplam 6 maç yaptı. rakipleri ise bu takımlarla toplamda 5 maç yaptılar ve ligde kaldılar. büyük şanssızlık. işin daha trajikomik tarafı, antalya'nın bu 3 takımla oynadığı 6 maçta 16 puan almış olmasına rağmen düşmesi.

    kuş taşa çarptı harbiden.
App Store'dan indirin Google Play'den alın