• 5028
    --- alıntı ---

    red report
    @redreport_
    dönemin başbakan yardımcısı cemil çiçek:

    ali sami yen stadının arsasını 1 milyar 25 milyon tl’ye sattık. tt arena’yı ise 191.5 milyon tl’ye yaptık. elimizde kalan fazla paradan 475 milyon tl’yi devlete aktardık.

    (25.02.2011)

    --- alıntı ---

    bu arada o zamanlar euro kuru 2.2 falandı 200 milyon euronun üzerinde bir para yani. kimse babasının hayrına yapmadı ve o stadın açılışında ve sonrasında galatasaray’a yapılan terbiyesizlikleri unutmadık.
  • 5030
    az önce zemine çim rulolarının yerleştirildiği, koltukların yeni yeni takılmaya başlandığı bir fotoğrafla karşılaştım. olm minicik lan sanki sahanın uzunluğu 50 metre gibi. birçoğumuz istisnasız her gün bilgisayarının başına geçip yapılışını izledi. inşaatın durduğu günler aklıma geldi de, okula gittiğimde kafamda hayal kurardım açılır kapanır çatıyı. nasıl oldu anlamadım ama bir şekilde yapıldı o stad. ulaşım olarak çektiğimiz çileler daha yeni yeni düzeliyor.

    evet, dış cephesi çok kötü ancak şu an afedersiniz ama s*k*mde bile değil. inşaat döneminde kurduğum hayallerin hiçbiri olmadı bile. artık bir yerden sonra lanet olsun bitsin de şu koltuklara oturalım 52000 kişi başka bir şey istemiyorum diye çok dua etmişimdir. neyse, ilgili görsel aşağıda,

    http://futbolingo.com/...rk_telekom_arena.jpg
  • 5031
    hiçbir zaman sevemediğim mabedimiz. öncelikle ben beylikdüzünde oturuyorum ve ulaşımın ne kadar sıkıntılı olduğunu biliyorsunuz. istanbulun merkezinde oturan birisi için bile sıkıntı. fenerbahçenin stadına metrobüs durağında inip biraz yürüme mesafesiyle gidiliyor. beşiktaşın stadının ulaşımı aynı şekilde güzel. fakat bizim stadın ulaşımı cidden sıkıntılı. önce metrobüsle metro durağına gidiyorsunuz ardından metroda ayrı aktarmalar vesaire. dönüşten bahsetmiyorum bile. maç çıkışında o kadar insanı birkaç turnikeden geçirmek nasıl bir zihniyetin eseri acaba. turnikeyi geçtikten sonra metro için kart basılan yerlerdeki sırayı söylemiyorum bile. hele önemli bir maçsa yandınız. aynı zamanda stad kültürü yok. beşiktaşın ve fenerbahçenin stadı kendi semtlerindeyken bizimki ise dağ başında. insan keşke mecidiyeköyde başka bir araziye yapılsaydı diyor... şehrin göbeğinde olan şanlı yuvamızı bizden rant uğruna alıp dağ başında stad verdiler. hala yediremiyorum kendime...
  • 5038
    bu sabah* bildiğiniz üzere istanbul'da yoğun yağış vardı.

    stadımıza giden yürüme yollarından birinde de toprak kayması olmuş, toprağın altındaki borular ortaya çıkmış. baya her maç günü binlerce insanın yürüyerek çıktığı tepelerden biri.

    hatta ntv'den muhabirler gördüm belki medyaya düşer.

    o stat bir gün başımıza yıkılmazsa iyi, güzelim mecidiyeköy'den nerelere geldik. he soran olursa devlet galatasaray'a stat yaptı.
  • 5041
    herhangi bir anket ile fifa serisine dahil olmayacak olan stadyum. abi yıllardır bu anketler dolaşıyor, 1. olduğumuz da çok oldu fakat hiçbirinde oyunda stadımız yoktu. zaten bu anketleri yapanlar fifa'nın yapımcıları değil. senin benim gibi normal bilgisayar kullanıcıları kafasına göre anket hazırlayıp prim kasıyor, başka bir amacı yok. fifa'nın ya da ea'nın bunları taktığı da yok zaten.
  • 5043
    uzun zamandır yazmadığım sözlüğe, öğrenciliğimden kalma benzerlikler taşıyan bir gecede bir şeyler karalamak istedim. üniversite zamanımda bilgisayarı her açtığımda mutlaka bir sekmede sözlüğün sayfası da olurdu, iyi takip ederdim. güzel olurdu arka planda çalan (bkz: gece vardiyası şarkı listesi) başlığına girebilecek şarkılar eşliğinde romantik şeyler karalamak. bu girdi de onlara benzer bir yazı olacak gibi duruyor. yani en azından başlamadan önce öyle planlıyordum. bundan sonrası spontane gelişecek gençler.

    neyse, gelelim söz konusu başlığı ziyaret etmemdeki meseleye. ben sakaryada doğmuş büyümüş dışarıya pek çıkmamış istanbulda falan da akrabası olmayan * bu sebepten ötürü de çok sıklıkla galatasaray maçlarını canlı izlemeye fırsat bulamamış bir çocuktum. *

    lise zamanlarında herkesin farklı tercihleri vardı. farklı üniversiteler, farklı şehirler falan. bizim de kafamız az karışık değildi hani. e halimiz de az çok ortada, böyle taştaşları yayarak tercih yapabilecek bir öğrenci değiliz yani. ama ne olursa olsun istanbulda olmalıydım. vermişim ben kararımı. ne okursam okuyayım ama istanbulda okuyayım. istanbulun başlı başına etikisi de var tabi ki ama bu kararımı kesinleştiren en net olay, çok da önemli olmayan bir tarihte (bkz: 3 nisan 2001 galatasaray real madrid maçı) özetini izlerken dayımın işte ben de bu maçtaydım demesi ile başladı. kendisi de öğrenciliğini istanbulda geçirmiş ve bu tarz nimetlerinden faydalanmış. böyle geçen birkaç muhabbetten sonra dedim kardeşim ben de gidecem şu anasını sattım şehrine. sanki sakarya istanbula 5 gün uzaklıkta amk. neyse koyduk ya kafaya, attık bir şekilde kendimizi yedi tepenin kucağına. o zamanlar ali samiyen kalmadı tabi. yavaş yavaş gökdelenler yükseliyor yerinde. ben de daha önce gitmemişim arenaya galatasaray maçı izlemeye. * neyse sakaryada doğmuş büyümüş ve sakaryada eğitim hayatına devam eden bir arkadaş ile * kararlaştırdık (bkz: 16 ekim 2011 galatasaray bursaspor maçı) için biletlerimizi aldık ve maç gününü beklemekteyiz. sıradan bir lig maçı herkes için ama vallahi şampiyonlar ligi maçı gibi bekledim ben.

    neyse efendim. gün gelmiş çatmış. istanbulda hava yağmurlu. bu bahsettiğim arkadaş da sakaryadan üniversite grubu ile geliyor. ben maça saatler kala çıktım zaten metronun tünelinden. bekliyorum gişelerin önünden ha geldi ha gelecekler diye. o zamanlar pasolig yok daha. ama bu arkadaşın gs bonus kartı ile almışız biletleri. ben o heyecan ile zaten beklemeden her türlü girerdim içeri ama malesef biletimi elime alabilmem için bu arkadaşın da mevcudiyetinin orada olması gerekiyormuş. yav arkadaş hiç mi hesaba katmazsın köprüdür trafiktir odur budur. içeride futbolcuları tribüne çağırırlar mesaj atarım. sesler yükselir mesaj atarım. ananons gelir mesaj atarım. saniye geçer mesaj atarım. o kadar çok neredesiniz diye mesaj attım ki şöförden daha iyi takip ediyorum yolu. hatta en son aradığımda telefonu kapatma gişelere gelene kadar dediğimi hatırlıyorum. maç ha başladı ha başlayacak. tam artık kafayı yemek üzere iken bu arkadaş geldi gişelerin önüne. ne kadar heyecanlı isem sıraya girmemişim de neredesiniz diye mesaj atarken yerdeki su birikintileri ile uğraşıyorum. gişelerin önü dolu amk. neyse sıraya girdik. sıra ilerlemez oldu. en ön sırada birisi gs bonus kart ile ilgili sıkıntı mı ne çekiyormuş. . taş duvarları yıkıp geldim demirleri söküp geldim hayatımı yıkıp geldim heeeey diye bağıra çağıra en önde milletin üstünde buldum kendimi. zaten hafif bir yükselmeyi bekliyormuş kalabalık güruh. sıranın falan amına koyulmuş * vaziyette hepimiz üst üste en öndeyiz. benim ülkemde ne yazık ki işler böyle yürüyor. sorun falan kalmadı anında çözüldü problemler. neyse aldık elimize kağıt biletimizi. o andan itibaren attığım deparı hayatımda belki bir belki iki defa atmışımdır.

    o güne dair herşey unutulur da, merdivenlerden çıkıp da sahanın yeşilini gördüğüm o an unutulmaz. böyle bir his böyle bir ayakların yerden kesilme şekli yok amk. güzel de maça denk gelmişiz hani. şimdi geriye dönüp baksan sıradan bir lig maçı ama tekrar izleseniz sizi alır çooook güzel yerlere götürür bu maç. bu maçta (bkz: 16 ekim 2011 galatasaray bursaspor maçı)
    tribün de gerçekten çok güzeldi. deplasman tribünün de iyi olmasının bunda etkisi vardır mutlaka. neyse maç 1-0 devam ederken içimden geçiriyorum çok şükür ayağımız uğurlu geldi ilk maçımız ilk galibiyet olacak şeklinde. derken serdar aziz attı golü. 1-1 e getirdi maçı. dedim senin şom ağzının ta amk çocuk. neyse ki kalbimiz temiz. baroş reis boş döndürmedi bizi ilk maçımızdan. bizim de arkasında olduğumuz kaleye bıraktı topu. heyy yavrum benim be maçta bitmek üzere hani. yav gel de tarif et işte o duyguyu. sadece yaşayan bilir yemin ederim.

    böyle oldu benim de bu stat ile tanışmam. çok şükür bizde yedik ondan sonra istanbulda okumanın ekmeğini birçok kez. tek ukde kaldı içimde o da işte şudur (bkz: #2096631).

    durumu olup da okuyanların vakitlerini çaldığım için özür dilerim. ama bu entry buraya kadar okuyan da şu maçın özetini izlesin bir zahmet.

    http://tr.beinsports.com/...ursaspor-2-mac-ozeti

    allaha emanet.
  • 5048
    passolig belası sayesinde hala daha içine giremediğim stadyum. açılalı 8 küsur yıl oldu, üçüncü havaalanından istanbul'a giderken önünden geçmek haricinde sokağından bile geçemedim...

    ergenlikte hep ali sami yen'e özenirdim, burdan gidenlere özenirdim, ailemle kavgalar ederdim. sonra "uni" yıllarında bir şekilde birkaç kere ayak basmayı başardım. sonra yıllar geçti, işinde gücünde koca adam olduk. artık istanbul'a gitmek için aileyle falan kavga etmeye gerek yok, zaten tanıyanlar bilir arada sırada basketbol için yollara düşüyorum.

    ancak bu passolig belası yüzünden bir futbol maçına gitmeyi düşünmüyorum bile. kktc vatandaşıyım ve kimlikle türkiye'ye giriş çıkış yapabiliyorum. ama nasıl oluyorsa ülkeye girişte kimlik kartı yeterli iken ülkede bir maça girmek için pasaport çıkartmam gerekiyor. 300 küsur lirayı sadece passolig çıkartmak için kullanacağım bir pasaporta ödeyeceğim. gideceğim tek girişlik kart için bile olsa 50 lirayı malum kuruma ödeyeceğim, hem de fişleneceğim. döneceğim bir de bilet parası vereceğim.

    yine de işte ara ara şeytan dürtmüyor değil...

    (bkz: ruhumu okşuyor inceden inceden)

    bonus track:

    (bkz: elbet bir gün buluşacağız)
  • 5050
    --- alıntı ---

    galatasaray'dan kapasite hamlesi: 62.500!

    falcao ve yapılan flaş transferler sonrası galatasaray taraftarı kombinelere akın etti, sarı-kırmızılı yönetim de tribün kapasitesini artırarak hem talebi karşılamak hem de maddi kaynak sağlayabilmek için harekete geçti.

    buna göre türk telekom stadı'nın kapasitesi 10 bin artırılacak. stadın 52 bin 500 olan seyirci sayısı 62 bin 500'e çıkarılacak. süper lig ve kupa maçlarında taraftarlar avrupa'da bazı ülkelerde olduğu gibi kale arkasında ayakta maç izleyecek. bunun için ingiltere'den özel demir korunaklar getiriliyor. açılır kapanır koltuklar iç saha maçlarında kapatılacak ve böylece alan açılacak. koltuklar, avrupa mücadelelerinde uefa'nın istediği şekle getirilecek.

    cim-bom'da kombine satışının şimdiden 40 binlere ulaştığı dile getirildi. bu da ilginin ne kadar büyük olduğunun bir göstergesi...

    galatasaray yönetimi'nin diğer bir düşüncesi de deplasman takımının tribünlerinden avantaj sağlamak... kurala göre rakip takım taraftarı için yüzde 5'lik bir kontenjan ayırmak zorunda kalan sarı-kırmızılılar, fenerbahçe, beşiktaş ve trabzonspor ile oynanacak maçlar dışında bu bölümü dolduramıyor. bu nedenle deplasman tribününü de ikiye bölecek olan aslan, satılmayan bölümlere de kendi seyircisini almayı planlıyor.

    başvuru yapıldı

    bu düşüncelerini hayata geçirmek için önce gerekli izinleri alacak. türkiye futbol federasyonu'na bu konuda başvuruda bulunan sarı-kırmızılılar, buradan gelecek cevabı bekliyor. tff yönetimi de ilk toplantısında konuyu ele alacak.

    --- alıntı ---

    sporx

    https://www.sporx.com/...2-500-SXHBQ799202SXQ

    böyle bir şeyi gerçekleştirebilirsek çok tatlı olur. umarım haber doğrudur.
App Store'dan indirin Google Play'den alın