resim
Adnan Polat
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 1710
    ah be adnan polat... şu kulübü ne kadar "çocukça" yönettiğini kaç kere daha ispatlayacaksın, merak ediyorum doğrusu.

    "yeniden yapılanma", "birleşme" adı altında, transfer konusunda bu takıma çağ atlatmış birini, onu geçtim; bizim gibi sevinen, bizden, içimizden birini, bir yöneticiyi değil; adeta bir abiyi kulüpten kopardın önce. haldun üstünel'i...

    keita'yı yolladın bu kulüpten. önceleri anlamadık ne olduğunu. sonra çıkıp, "yaptıkları, bir galatasaray oyuncusuna yakışır cinsten değildi. galatasaray forması sorumluluk ister." açıklamasını yaptın. sindirdik bir nevi.

    bir süre sonra, dünya futbol tarihine adını altın harflerle yazdırdın belki de, kendi oyuncusuna gelen resmi teklifi, internet sitesinden yayınlayan ilk kulüp başkanı olarak. hayır, neyi, kime ispatlamaya çalışıyorduk ki biz? "baak, inanmıyordunuz, alın işte arda'yı istiyolar yeaaa!" dercesine, bir çocuk gibi davrandın adeta. kendince basınla aşık attın.

    frank rijkaard için, sene sonunda durum ne olursa olsun, yeni sözleşme önereceğini belirttin çok kesin bir ifadeyle. o frank rijkaard, değil sezon sonunu; devre arasını bile göremedi.

    laf futbol takımının başarısızlığına geldiğinde, en sevmediğim şeyi yaptın hep; "şanssızlık" kelimesinin arkasına sığınarak. ben bunu kahvede söylesem yaka paça dışarı atılırım belki. ama sen hiç görmedin, takımda 2 sene boyunca baros haricinde forvet oyuncusu olmamasını. ya da görmek istemedin.

    elano'yu gönderdin sonra. bir kez daha dünya futbol tarihine geçecek komiklikte hem de... öyle belliydi ki yaptığının ne kadar saçma olduğunu fark ettiğin; açıklama bile buram buram beceriksizlik kokuyordu. alay konusu oldun, ödemediği sözleşme bedeliyle kâra geçen ilk kulüp başkanı olarak.

    kazım kazım katıldı sonra bu kulübe. evet, o kazım. yaptıklarını anlatmaya lüzum yok, dilim de varmıyor zaten. koyan kazım değildi aslında bu taraftara. koyan, keita'ydı. çok sevdi bu taraftar onu. fakat sen "disiplinsizlik"le suçladığın keita'yı gönderirken, hagi'nin istediği kazım için "bu kulübün belli bir duruşu var." demedin, ya da diyemedin. bir kez daha tükürdüğünü yaladın. kazım'ın transferinin açıklanmasında da her satır arasında yüz kızarıklığın gizliydi senin. öyle ki; kazım transferini bile satır aralarına sıkıştırmıştın, utancından, yüz kızarıklığından.

    40-50 yılda bir stat yapar bir kulüp. belki de daha uzun bir sürede... demem o ki; sen bir stadı çocukluğunda görürken; bir sonrakini ömrünün sonlarına doğru ya görürsün, ya göremezsin. ve böyle bir şerefe, sen, galatasaray spor kulübü başkanlığındayken nail oluyorsun. deprem olsa, orada ölmeyi yeğleyecekken; "başbakan ayrıldı" bahanesiyle stadın açılışında bile bulunmuyorsun tam olarak. ve evet, tekrar ediyorum: galatasaray spor kulübü başkanıyken.

    kabahatler, kabahatleri getiriyor, gün geçtikçe batıyorsun. "özrü kabahatinden büyük" deyimi seninle özdeşleşiyor; ve bu sefer de yüzlerce, binlerce galatasaray taraftarını provokatörlükle suçluyorsun, galatasaraylılıklarına laf atıyorsun.

    kendi stadında, en çok emeği geçen isimlerden "özhan canaydın"ın kemikleri sızlatılıyorken, sesini bile çıkaramıyorsun başbakanın hatrına. yetmiyor; onaylıyorsun da tüm söylenenleri.

    sayamıyorum artık hepsini. bu kadar kısa dönemde, bu kadar olumsuz işi bir arada sunabilen bir yönetim daha görmedi bu gözler.

    yolun sonu... lütfen, bırak, git artık. evet olmadı seninle. ve zorladığın her gün, biraz daha batıyorsun.
  • 1162
    yazmak istemiyorum aslında kendisi hakkında, çünkü başlarsam sonu nereye varacak, yazı ne şekilde gelişecek bilmiyorum ama kendisi benim için üzüntülerimin kahramanı olmaktan öteye geçememiştir...

    şöyle başlayayım; kendisi kulübü düze çıkaracak insan olarak hepimizin rüyalarının başkanıydı. özhan canaydın dönemi zaten kangren gibiydi, gelen futbolcular, harcanan paralar, stat belirsizliği, tutarsız yönetim, amatör şubelerin berbat durumu, kaynakların doğru kullanılamaması gibi birçok sorunla başbaşaydık...sonra adnan polat çıktı ortaya, bi baktık canaydın' la beraber. yine istikrarsız bir yönetim oluşmasına rağmen takım olgusu yaratılarak şampiyon olduk ve adnan polat da başkan oldu...

    kendi adıma konuşmam gerekirse ben insanlara güvenmek isterim, güven de sözünün arkasında durmakla olur...hatalar tabii ki olur ama insan bir kişiye, kuruma veya bir kuruluşa güvenini kaybederse eğer, bunun tamiri biraz zor olur...

    işte adnan başkan da bizim güveneceğimiz bir başkan profili ortaya koydu...peki ya ne dedi ?

    "biz kulübü poroofosyonellere bırakıyoruz..." dedi...ve adnan sezgin futbolun başına geldi. ne ilginçtir ki dünyada pfofesyonel 5 hocayı say bana deseniz birine bu 5 kişiden biri olması muhtemel insanlardan biri olan frank rijkaard' ı kovdu...

    "rijkaard' ın arkasındayız " dedi... dediği de doğru çıktı....arkasından halletmişler adamı(!)

    "ekonomik olarak yüksek meblağlarda transfer kimse bizden beklemesin" dedi...elano, misimoviç,keita, de sanctis, kewell, baros (ki çoğu profesyonelce davranılarak yapılan son gün transferleri) bu futbolculara paralar aktı, gidenler gitti, kalanlar gitmek istiyor... burada belirmeliyim ki ben bu transferlere karşı değilim ancak, taraftar tepkisinden çekinerek son gün transferi yaparsan ve saldım çayıra mevlam kayıra mantığını güdersen burada profesyonellikten bahsedilemez...

    basketboldaki halimiz de çok kötü...kimse bana iyi demesin* fenerbahçe 'ülker' ile euroleague'de liderliğe oynarken, bizi kafe kıravn' a muhtaç bırakması da başkanın bize attığı kazıklardan biridir...

    cemal nalga olayına değinmek bile istemiyorum, tam profesyonelce yapılmış bir iş bu... " ekibin süpermiş başkanım "....şimdi o cemal nalga yüroligde harika maçlar çıkarıyor...biz hala şamfırt' ı türkleştiriyoruz...( yaşasın mehmet orelyo ! )

    bir tek tekerlekli sandayle basketbol takımımız bizi onurla temsil ediyor ama onlara da tam destek verildiği kanısında değilim...en azından takımın formalarına şanlı logomuzu dikebilirlerdi ama kim takar onları...biz futboldaki forma satışlarına bakalım di mi başkanım....

    önce turuncu...kabul.
    sonra mor... o da kabul.
    parçalı var! logo tarafı kırmızı olması gereken! ben bunu kabul etmem başgan...bunun sadece adı parçalı...
    bu sene iki tane farklı renk forma var....ohh mis gibi satar...
    biri açık bok rengi, diğeri açık pembe rengi...
    parçalıdan ne haber...bok gibi....
    zaten forma kalitesi de artvin hopaspor'dan hallice...
    bak forma dedim ya başkan, formaların götü başı reklam dolu...devlet tarafından birileri(!)ne peşkeş çekilen türk telekom ve onun iştirakı avea, sırtta da mis gibi aşırı dinci (ya da fetocu) ülker...yaşasın aristokrat galatasaray !

    bi de ekonomik düzelme ayağına" futbol takımına ilgimiz eksik kalmış" diye bir söz söyledin ya adnan başkan...burda bütün taraftarlara yaptığın sahhtekarlıktan öte bişey değildir...
    sen bana 100 liraya reklamlı formaları sat, her maça fahiş fiyatta bilet sat, dergi sat, sadece futbol takımının oldugu kanalı kilitle, sonra onu da sat, daha bir maç yapmadığın stadın koltuğunu sat, sonra bana da gel de ki "ilgisiz kalmışız"...hani bahsettiğin profesyoneller, nerdeler ? yok !

    bir rezalet daha var ki o tam bir rezalet...

    yiğit şardan abimiz çıkmış "yönetim istifa diyesim geliyor ama yönetimde olduğum aklıma geliyor susuyorum" demiş...kulübü tam aziz nesin'lik yaptıklarının farkında değiller...hepsi zübük olmuş...

    ve sizin sayenizde(!) tarihinde hep akıllı insanları, zorba yönetimlere karşı muhalif olan gerçek galatasaraylıları bulunduran camia " rte' ye minnet duygusu besleme" konumuna getirilmiştir...bravo başkan bir galatasaralı olarak gurur duyuyorum....
    mustafa sarp, barış özbek, ayhan akman hakkında seni tebrik ediyorum başkanım...ben başkan olsaydım kanser olur, ölürdüm...iyi dayanıyorsun bunlara, seneye de aynen devam....

    bu yaptıklarınız sayesinde başkanım size olan güvenim sıfırın altında eksi sonsuzlara* düşmüştür.
    umarım tiz zamanda yönetimden düşmeniz vesilesiyle biz de kulüp de sizden, bilhassa adaşınız sezgin beyefendiden kurtulur, rahata kavuşuruz...

    sayenizde avrupa ligi' ni özler olduk....
  • 3628
    https://gss.gs/2K3.jpg

    galatasaray'ın 2021-2022 sezonuna sözleşmesi biten ya da kiralama süresi dolan futbolcular yüzünden yukarıdaki kadro ile başladığının farkında olmayacak kadar galatasaray futbol takımını takip etmeyen eski başkan. bir de ali sami yen arena'nın 10 yıllık isim hakkı ve dsmarta'a satılan iç saha hazırlık maçları vs yayın hakkı gelirlerini çarçur ettikten sonra fatih terim'in kapısına gidip bizi kurtarın demeleri ve reddedilmeleri durumu var tabi..
  • 3700
    hadi şeytanın avukatlığını yapayım, 2009 kışındaki meira satışının detayları genel kanıya bir miktar mukabil cereyan etmiştir.

    ilkin satış işlemi devre arası değil, türkiye transfer tahtası kapalı, rusya transfer dönemi açıkken şubat sonu mart başı civarı st petersburg ekibi zenit’e gerçekleşmiştir. zenit’ten teklif gelmiş, yönetim pek istekli olmamasına rağmen özellikle eşi istanbul’da çok mutsuz olan, kendisi de adaptasyon sorunları yaşayan fernando abimiz, izin isteyerek güzel de bir paraya transfer olmuştur. aynı meira’nın daha 1-2 hafta öncesinde asy’deki bordeaux maçında 7. saniyede korkunçlu fahiş bir hata yaparak neredeyse tura mal olacağını da unutmamak lazım.

    adnan başkanın bizi kırılıma sürükleyen en büyük hataları bence: 2008 yazındaki skibbe tercihi, 2010 transfer dönemi fiyaskosu (örn: keita, topal out pino, cana in) ve sonrasındaki teknik direktör değişimi, stat açılışındaki utanç verici hareketleri.
  • 3225
    çok geçmiş olsun dediğim eski başkan.

    https://twitter.com/...s/602139168316268544

    --- alıntı ---

    son dakika | galatasaray 33. başkanı adnan polat trafik kazası geçirdi. geçmiş olsun başkan !

    --- alıntı ---

    https://twitter.com/...s/602139670072467456

    --- alıntı ---

    şile - ömerli arasında trafik kazası geçirdi.

    kazaya kamyonun sebep olduğu öğrenilirken polat'ın ağır kazada ölümden döndüğü bildirildi.

    --- alıntı ---
  • 3120
    bilgilendirme kartları twitter'a kadar düşmüşken nasıl oluyor da ortada şeffaflık olmuyor?
    eskiden raporlar siteye konurdu 20 milyon taraftardan 200 bin kişi biletam anlamıyla anlamazdı yazılanları. çoğunda terimler olurdu çünkü.
    bu sene ise en basit düzeyde hazırlanan bilgi kartları var. basketbolun futbolun amatör sporların tek tek gelirleri giderleri gösterilmiş. öyle terim falan kullanılmamış. görsellerle açıklamışlar.
    ve ben bunları twitter denen yerden görüyorum. sen üyesin be adam sen nasıl görmüyorsun?
    bu takımı borç batağına sürükledin şimdi de ben şöyle süperdim böyle süperdim diye atıp tutuyorsun.
    kaybolan yıllarımızı geri ver desek şirketlerin bu yılların yüzde 1'ini ödeyemez polat.
    ayağını denk al. kankalerinin laflarıyla gelip boş boş konuşma.

    bu arada şu 3 yıllık kombineleri salla gelsin her yıl kombine peşine düşüyoruz. ayrıca locaları 3 yıllığına satan kimdi adnan polat?
  • 3075
    madem haksızlığa uğradığını düşünüyor, kendisinin başkanlık yaptığı yönetim zamanında yapılan yanlışlar yüzünden spk tarafından bize kesilen cezayı da kendi cebinden ödesin lütfen. hazır olmayan stadı kendi zamanında açtırmak için her yere onlarca taviz veren, galatasaray'ın ilerlemesini istemeyen ve her projesine, icraatına çomak sokan, galatasaray'a düşman aziz yıldırım ile ''kanka'' olan birisinden de farklı bir şey beklenmezdi. kendi kibiri ve hıncı galatasaraylılığının önüne geçiyor ve git gide her gün daha rezil bir duruma düşüyor. ne elde edecek bilmiyorum böyle yaparak, ama galatasaray tarihinde şimdiden kara bir leke olarak yerini aldı. yazık.
  • 3191
    15.12.2014 tarihli galatasaray 15/16 sezonunda avrupa'ya gidemeyecek ve bütün futbolcuları maaşları ödenmediği için kaçacak açıklamaları bir öngörüden çok temenniymiş gibi duruyor.

    hayır sonra ne olacak, geçip galatasaray'ın karşısında hain hain gülecek mi anlamadım.
    galatasaray taraftarını hükümete sattığı gün istifasını verip inzivaya çekilmeliydi oysa ki...
  • 3043
    kendisi şu anda olsaydı fatih terim galatasaray'da olmazdı. muhtemelen gene alman üçüncü sınıf bir teknik direktörle anlaşır, yaz döneminde ne kadar beleş oyuncu varsa toplar, transferin son gününde ise taraftarın gazını almak için bir tane isimli oyuncu alır, ligin ikinci yarısında ise teknik direktörü kovup yerine hakan ünsal'ı falan getirirdi. futboldan , insan yönetiminden anladığı budur. 0 . abdul kader keita'yı zorla gönderip yerine serdar özkan'ı alan bir zihniyetin nesini savunalım?
  • 374
    seçimler sırasında salonda adnan öztürk tarafında bulunan bir üyenin "''seçim bu sene daha güzel ve heyecanlı oluyor" sözlerine, ''doğru. daha güzel oluyor, çünkü sandıkları 24'e çıkardık. kimse sıra beklemiyor. herhalde bunu kastediyorsun'' karşılığını vererek beni sandalyeden düşüren başkanımız.*

    (bkz: galatasaray spor kulübü ayar tarihi)*
  • 3490
    son zamanlarda ibra edilmeyi hak etmediği görüşü dillendirilmeye başlanan başkan. 2011 yılında da böyle düşünenleri tenzih ederek söylüyorum ama sanırım bu görüşün yayılmasında mustafa cengiz'in ibra edilmemesi etkili oldu.

    ama o yıla geri dönecek olursak çoğu kişi bu duruma haklı olarak sevinmişti. takım çok kötüydü, 3 yıldır şampiyon olamıyordu falan bunlar bir tarafa ama idari yönden gerçekten başarısızdı.

    bir kere aziz yıldırım'ın baskınlığı altında ezildi. onun sözüne uyduğu sık dillendirilen bir şeydi.

    adnan sezgin ile beraber yaptığı berbat transferler maddi olarak büyük zararlar verdi.

    mecidiyeköy'deki stat yeri bırakılarak yeni yere taşınıldı. devlet o işten kar etmesine rağmen herkesin diline stadı galatasaray'a devlet yaptı, sakızı verildi.

    en önemlisi de ibra edilmediği kongrede herkes, tt arena açılışındaki toki başkanı ve cumhurbaşkanı'na yapılan protestolar sırasında iktidar tarafından kulübün küçük düşürülmesine sesi çıkmadığı gibi iktidardan yana tavır almasının etkisi altındaydı.

    ve daha bir sürü berbat hatalar. şimdi bunların çoğu unutulunca kalpler yumuşamış olabilir ama her olayı devrindeki düşünce yapısı ve duygu durumu ile değerlendirmek lazım.

    (bkz: ne dediler/#2684208)

    kendisi de röportajında açık bir şekilde hissedildiği gibi galatasaray'ın başarısına üzülmüş gibi duruyor. hatta galatasaray'a rakiplerin yaptığı haksız iftiraları destekler nitelikte açıklamalar yapmış. ayrıca yine stadı cumhurbaşkanı yaptı, diyerek galatasaray'ın bunun karşılığını fazlasıyla ödemesine rağmen devlet tarafından destekleniyor algısını devam ettirmiş.

    açıkçası bu röportajı duyunca resmen galatasaray'a düşman olmuş gibi bir hisse kapıldım. ya da sadece iktidarın galatasaray'ı ve fatih terim'i durdurmak istediğini sezmiş ve beni başkan yaptırırsanız o işi hallederim demektedir.

    eğer bir idari ibra sistemi koymuşsanız, sorun olan bunun uygulanması değildir. sorun olan kime karşı, ne sebeple uygulanıp ne sebeple uygulanmadığıdır. bence adnan polat idari ibrasızlığı hak etmiştir. mesela dursun özbek hem idari hem de mali ibrasızlığı hak etmiştir. burası galatasaray. galatasaray iktidardan da muhalefetten de büyüktür.

    fatih terim konusuna gelecek olursak; galatasaray'da başarı her zaman profesyonel ve akıllıca davrananlar sayesinde yakalanmıştır. eğer sadece galatasaray'ı çok sevenler başarılı olsaydı, bu görevler için 30 milyon adayımız olurdu.

    fatih terim de ne zaman profesyonel davrandı, o zaman galatasaray'da başarılı oldu. ne zaman da duygusal tarafı ağır bastı, o zaman başarısız oldu.

    adnan polat, barcelona efsanesini yaratan rijkaard'ın eline bam üçlüsünü vermiş başkan. adam ondan sonra genç yaşta bir daha iflah olmadı, teknik direktörlüğü bıraktı.

    eğer fatih terim adnan polat'ın teklifini kabul etseydi, şu anda 17-19 arası bir şampiyonluk sayısı ile fenerbahçe'nin 4. yıldızına yetişmeye çalışıyorduk. yani fenerbahçe ile yer değiştirmiş olurduk.
  • 2894
    şebek erman toroğlu'nun, geyik boynuzu kaya'nın, senli benli konuştuğu, koskoca galatasaray'ın başkanına profesyonel galatasaray taraftarı olarak lan deme hakkını kendimde görüyorum, kimse kusuruma bakmasın. takım şampiyonluk potasındayken, en büyük maçına çıkmak üzereyken neyin nesi lan adnan, hokkabazların soytarısı olman.

    20 sene önce oynanmış ankaragücü maçı için sıkıştırıyorlar akılları sıra. ayı gökmen de odun kesicinin hınk deyicisi. neymiş? ankaragüçlü santrfor korner atıldıktan sonra ileriye doğru niçin koşuyormuş? niye koşacak lan adnan söyleyemedin mi? adam ofsayttan çıkıyor. hem sen bilmiyormusun? bari galatasaray taraftarı doğruyu bilsin diye neden söylemezsin? o maçta galatasaray'ın şampiyon olması için hezimete mi ihtiyacı var dı? 1-0 yense bile şampiyon olacağı maçı sanki satın almışız gibi yıllardır manipüle edilmesine cevabın yok mu? soramadın mı? lan adnan o maçta ankaragücü kadrosunda ayı sinan, fikret ve ziya doğan'ın olduğunu, beşiktaş'ın şampiyon olması için bu 3 futbolcunun elinden hiç bir şey gelmediğini beşiktaş taraftarı acaba biliyormuydu?

    lan adnan, sen çocukken galatasaray taraftarımıydın? öyle söyledin, aynı yaşlardayız, bütün maçlara gittik hemen hemen , seni hatırlamıyoruz. bilsek söyleriz, haldun üstünel bizle beraber tribünlerin kahrını çekti, kapalı demirlerine çıktı, sen çıksaydın seni de hatırlardık.o zamanlar loca da yoktu, gerçi olsa ne yazardı sen gene gidecek değildin ya.. biz demiryolcu çocuğuysak sen de inşaat kalfası ibrahim'in çocuğuydun, hangi tribüne takıldın?, hangi maça gittin?

    şebekler soruyor, sen denizli'ye teşvik verdin mi? diyor. koskoca galatasaray başkanına sen diyenlere cevap vermeye kalkıyorsun. desene adnan, denizli'nin o maçı almak için paraya ihtiyacı mı vardı? ziya şengül de çölde kaynak suyu bulmuş, açığımızı yakalamış gibi sırıtıyor. maç uzamış, uzaması kimin işine geliyor? nitekim o uzatma dakikalarında fenerbahçe beraberlik golünü bulmuş, türkiye'ye gelmiş en büyük 3 futbolcudan biri anelka yedek bekliyor. sen galatasaray'ı savunma aczine düşüyorsun.

    nerede adnan o 1 milyon dolar. köy bakkalının muhasebesi mi galatasaray defter-i kebiri, yoksa çakıl taşı mı o kadar para? senin enerji işine yatırdığın paranın 500 de biriymiş, ne kadar ufak değil mi? çay kahve almışınız gibi hatırlamıyorsun bile madem o kadar ufak para, bunun için mahkemeye gitmeye değer mi?. bir tır seramik parası, koysana yerine.

    galatasaray taraftarı, ultraslan yanımda diye kolpa yapıyorsun. madem öyle gelsene arena'ya. takım senden kurtulduktan sonra yeniden dirildi seyretsene, senin eserin değil mi yoksa arena? 300 çapulcu dediğin insanlarla yüzleşsene. kimi kandırıyorsun? hangi galatasaray taraftarı senin için iyi hisler besliyor?

    liselilere bin şükür olsun ki bizi senden kurtardılar. hagi hayal kırıklığım dı dedin. senin hayalin ne lan adnan? bütün galatasaraylıların bırak hayalini, rüyasını gerçek yapmış biri için soytarıların önünde, milyonlarca izleyiciye karşı söylediğin laftan sonra hangi galatasaraylı senin arkanda olacak?

    yayın boyunca başbakan'a yalamalık yaptın. ha hakkını yemeyelim, kral'ın da kemiğini yaladın. haksızlık ettim dedin. galatasaraylı bir milletvekili senin pişmanlıklarını belki dikkate alır, belki holdinginizin yollarına gül döker devam et.

    çok net belli oluyordu yüzünden. galatasaray'ın önlenemez yükselişinden en çok sen üzüntü duyuyorsun. galatasaray attıkça muhtemelen kan işiyorsun. bu muhteşem sezonu imkanı olup canlı izlemeyen galatasaraylıyı bu taraftar affeder mi? şu ortamda maça gitmeyenin galatasaray hakkında söyleyecek sözü olur mu?

    lan adnan, en kritik haftada, en tetikçilerinin programında ne işin vardı? sana ilk sen dediklerinde iki laf söyleyip çekip gitseydin, bu taraftar yine de seni sapına kadar savunurdu. bize layık bir konuşma yapamadın, bari sussaydın da anılar güzel kalsaydı.
  • 1876
    serdal adalı denen şahısa cevap vermemelidir.
    beşiktaş gibi bir takımın asbaşkanı galatasaray başkanıyla eşit görülmüş olur.
    malum şahısa cevabı florya tesislerinin bekçisi veya çaycısı cevap vermelidir.

    edit : sanırım dediklerim yanlış anlaşıldı mesaj atılıp yazılanlar editlendiğine göre.
    ben galatasaray başkanı serdal adalı gibi kendinden düşük seviyede birine cevap vermemeli diyorum yoksa sonsuza kadar sussun galatasaray'ın üzerinden oyun oynanmasına izin versin dediğim yok.önce yazılanı okuyun ondan sonra bir zahmet yazın.
  • 3702
    fernando meira satışı ile ilgili bir sebep daha var. fenerbahçeli mahmut özgener, yayın haklarından gelen hak edişi, biraz erken isteyen kulübümüze vermemiştir. zaten finansal olarak dardayken meira biraz da mecburen nakit akışı için satılmıştır.

    ilginç yanı satıldıktan kısa süre sonra bir sakatlık geçirerek futbol hayatına son vermiştir. bizim 2009 uefa'sını alamamızın sebebi takımın kondisyonunun dk 60'dan sonra çivi gibi çakılmasıydı. yoksa turlarda ilerlerdik.

    bu da tabi ki teknik heyete ve saçma sapan işlere yazar.
App Store'dan indirin Google Play'den alın