resim
Adnan Polat
Görev:Başkan
Takım:-
Yaş:72
Uyruk:Türkiye
  • 490
    yıllardır kulübün "bakkal" gibi yönetildiğini görmeyip şimdilerde ekonomik anlamda inanılmaz hamleler yaptığı halde galatasaray'ın haklarının savunulmadığı konusunda gereksiz, mantıksız ve fevri eleştirilere maruz kalan başkan.

    söyleyinsenize siz kimi beğenirsiniz? kimi görmek isterdiniz? eleştirirken ne kadar ekonomi bilirsiniz? şirketlerin birleşmesi gibi büyük bir hamle neden yapıldı biliyor musunuz? ben taraftar olarak endüstriyel zihniyete karşıyım arkadaş ama artık biliyorumki bu işler öyle eski zihniyette yürümüyor. kimse kusura bakmasın ama bugün fenerbahçe'nin ekonomik anlamda bu kadar iyi olmasının tek sebebi içinde işi gerçekten iyi bilen, şirketler, holdingler sahibi yöneticilerinin olmasıdır.

    bizde durum neydi? neden ekonomik anlamda bu kadar geride kalmıştık? kimin ve kimlerin yüzündendi bir düşünsenize.

    bazı şeyleri anlamıyorsunuz işte bu bu kadar basit.

    rijkaard ilk geldiğinde bas bas bağırdık; revizyon oluyor, futbol şubesi tamamen elden geçiyor, hemen herşey değişiyor, yeni bir sistem geliyor, yeni bir futbol anlayışı geliyor ilk bir kaç yıl kimse birşey beklemesin dedik. demedik mi? yalan mı? hemen herkes bu konuda mutabık kalmadı mı?

    sonra ne oldu?

    tribünlerden tepkiler... protestolar... o koltuktaki rijkaard değilde başka biri olsaydı taraftar isyan çıkarırdı! bakın yönetim falan demiyorum, taraftardan bahsediyorum. o koltuktaki rijkaard değilde x bir teknik direktör olsaydı çoktan kellesi alınmıştı.

    son dönemde galatasaray'daki sportif, kurumsal ve ekonomik açıdan olan gelişmeleri görmemek için kör olmak gerek. herkesin ağzına almaya korktuğu tüzük bile değişiyor bu kulüpte... haklarınızı verecek kişi bu adam. ama iki yanlışta kelle derdine düşerseniz yolunuz açık olsun. o kelleyi öyle kolay kolay vermezler adama.

    haa illa rahatlamak mı istiyorsunuz? klimayı açın.
  • 147
    adnan polat'a açık mektup,
    ah be büyük başkan, senin yüzünden adımız yalancıya çıktı. bizi bu tribünlerden direk mezara göndereceksin anlaşılan. yıllar yılı uğraştım seninle, hatırla manchester united maçının öncesini. takım 3-3 berabere kalmış o zamana kadar ki en büyük maçına çıkmak üzereydi. hasnun galip sokağına, geceden adam göndermiştim bilet için. adamım orada yattığı halde bilet alamamıştı, üstelik biletix icad olmamıştı henüz. ben de sana zehir zemberek bir faks göndermiştim. bu maçı acaba kim alacaktı, biz giremedikten sonra kapalıya kim girecekti? ne galatasaray'lılığını bıraktım ne de yöneticiliğini. beni arayıp ofisine çağırdın, masanda buruşmuş faksım ve bir tomar bilet vardı. oysa ben karaborsadan almıştım biletlerimi. senin verdiğin biletleri almadım, kendi biletlerimi gösterdim. ve o maçı 0-0 bitirerek ilk şampiyonlar ligi'ni oynayan takımlardan olmuş, ve şampiyonlar ligi toplarındaki 8 yıldızdan biri olmuştuk.
    bu sütunlardan sana çok saldırdım, heleki bu sezon skibbe'yle başladığın maceraya daha başından karşı geldim. ve her sene son sezonum diye yemin ettim. 1971 de başladığım trübün taraftarlığından bu sene emekli etmiştim kendimi. açıkça senden umudu kesmiştim, gönül rahatlığıyla tribünlerdeki yerimi bir başkasına devrederek takımı uzaktan sevmeye karar vermiştim.
    bin türlü günaha soktun beni, yarın mahşer gününde benden hesap sorulacağı zaman bende senden hesap soracağım! nereden çıktı şimdi rijkaard, yetmedi yardımcısı büyük neeskens. gelde sözünde dur gitme maça. yeminle söylüyorum, gerçi benim bu konuda ettiğim yemine de kimse inanmaz ya fatih terim dahil, rijkaard'dan başka kim hoca olsaydı sözümde ilk defa durmuş olacaktım. ve bir daha maça gitmeyecektim.
    galatasaray'lılık böyle bir şey işte, hızırdan umut kesilir ama galatasaray'dan kesilmez. bütün yazdığım, söylediğim kötü şeyleri bir anda sildin. bundan sonra istersen kulübü sat umurumda değil. istersen hiç transfer yapma, ben kombinemi aldım, bu sene de tribünlerdeyim. sonraki sene aslantepe'ye gitmeyen zaten galatasaray'lı değil. biz de bundan sonra ya malülen emekliliği bekleyeceğiz ya da direk stadyumdan karacaahmet'e.
    her işte bir hayır varmış lafı bu sene tam bize uydu. eğrisi doğrusuna denk geldi, büyük takıma yakışanı yaptın, helal olsun. ilk maçta gözün kapalıda olsun, tribünlerin tam ortasından beyaz saçlı, metin oktay formalı bendeniz ilk maçta sana el sallayacağım. ve artık takımla birlikte rijkaard'ı seyredeceğim. galatasaray senle açtığım gözümü seninle kapatacağım.
    ne mutlu galatasaray'lıyım diye nara atanlara. sporun, futbolun daha bir seyredilir, sevilebilir olması için keşke herkesin tutabileceği galatatasaray gibi bir takımı, bir başkanı ve içlerinde bulunmaktan onur duyacağı bir taraftar gurubu olsa.
  • 3732
    erden timur ile birlikte güçlü bir yönetim kurarak gelse, kulüp üzerindeki kara bulutları bir nebze dağıtabilirler. halihazırda galatasaray'ın en önemli projesi olan florya projesinde yetkili zaten. okan buruk ile de arası çok iyi olduğu için gelişi teknik heyete de iyi gelir. galatasaray başkanlığı için dursun özbek yerine yüz kere adnan polat'ı tercih ederim.
  • 1471
    sen bugün stadı terk ettin ya adnan polat, dışarı çıkıp seni ve galatasaray yönetimini savunanları, galatasaray taraftarını galatasaraylılıktan afaroz ettin ya, bize dilenci muamelesi yapanlardan bizim adımıza özür diledin ya, başbakana binlerce kez teşekkür edip özhan canaydın'ın adını bile ağzına almadın ya, bu tarihi günümüzü, hayatımız boyunca hatırlayacağımız bir anımızı siyasi mitinge çevirmelerine izin verdin ya en kötüsü bir galatasaray başkanının stadda binlerce televizyon başında milyonlarca kişinin önünde başbakanın karşısında boynu bükük durmasına göz yumdun ya

    işte sen bugün o stadı terk etmedin adnan polat,

    sen bugün ali sami yen'i rahmetli özhan canaydın'ı, metin oktay'ı, gündüz kılıç'ı, turgay şeren'i, alpaslan dikmen'i ve daha nicelerini, galatasarayı galatasaray yapan herşeyi, örf adet ve geleneklerimizi ve en fazla da galatasaray'ı galatasaray yapan biz büyük galatasaray taraftarını terk ettin...

    gözünün içine baka baka bağıra çağıra sana söyledik hatalarını bil istedik düzelt istedik, ağlama melis dedin sen bize, biz adnan sezgin istifa diye bağırırken yaptığı herşey göz önündeyken sen adnan benim kardeşin alın size kelle deyip haldun üstünel'i istifaya zorladın ya, 106 yıllık kulübün küçük düşürülmesine senin yönetimine ve önceki yönetimlere beceriksiz denirken, biz seni ve galatasarayımızı savunurken sen bize galatasaray taraftarı değilsiniz dedin ya...

    işte sen bütün herşeyi o zaman terk ettin adnan polat...
  • 2416
    kendisinin seçimde tekrar seçilme olasılığı küme düşme olasılığımızdan daha azdır. birkaç gündür bu şekil bir karamsar tablo çiziliyor nedenini anlamış değilim.

    bir önceki seçimde tıkır tıkır işlemekte olan stat projesi, bilimum ekonomik atılımlar ve umut vadeden futbol takımına rağmen %56-44'lük bir farkla anca seçilebilmiş adnan polat'ın, futbol takımının dibe vuruşu ve stad açılışındaki rezaletin ardından bir de kulüp tarihinde ibra edilmeyen ilk yönetim ünvanını alıp, üzerine mali kongre mahkemeye taşınmışken ve karşılarında bu sefer çok daha güçlü bir liste ve net bir başkan adayı gelecekken tekrar seçilebileceğini öngörmek için bizim bilmediğimiz/göremediğimiz birşeyler biliyor olmak lazım.

    adam ibra edilmedi yahu birkaç gün önce, insanlar el kaldırdı indirdi ya hani, saydılar falan..
  • 3797
    burak elmas'la beraber tarihimizin en kötü başkanı sanırım kendisidir. kişisel kariyeri ve eğitim geçmişi gayet iyi olsa da kulübü şirket gibi kar zarar gözüyle yönettiğinden başarısız olmuştur. gerçi elindeki değeri tutup daha fazlasını kazanmayı bilmemek de ticari kafasını sorgulatır ama olsun. galatasaray'a uzak, şikeden hapis yatmış biricik dostu aziz yıldırım'a yakın olsun.

    dursun özbek arada bunu örnek gösterip, eskiden buzdolabı yoktu diyen kafa gibi güven oyu tazeleyebilirdi ama aklı başında bir camianın başında olduğu için yapamıyor*
  • 3690
    eski kırgınlıklar kenara koyulmuş. camiada herkes birleşmiş. dargınlar bir şekilde buluşmuş. muhteşem bir hava yakalanmış. ama ne oluyor? bir anda ortaya birileri çıkıyor. adnan polat'ı iyi hatıralarla anmaya çalışırım, -kötü şeyler de olur- diyerek en azından unutulması gereken kötü dönemleri dile getirmemeye çalışırım. ama sayın adnan polat, son dönemde saygıda kusur edilmemek adına isminiz tekrar anılmaya başlandı diye, tarihin tozlu bölümünden çıkıp, eskimiş ve köhne, vizyonu dar ve bilerek ya da bilmeyerek kime hizmet ettiği belli açıklamalar yapmayın. benzer söylemlerle başkanlığınız döneminde de sürekli bu oyunlara gelen, popülist yaklaşımlar sergileyen, fenerbahçe karşısında sürekli ezilen siz değilmişssiniz gibi, yıllar sonra bilirkişi gibi ortaya çıkıp mazide kalmış fikirlerinizle geleceğimizi yorumlamayın.

    bakın olay bir futbolcu meselesi değil tabi ki ama bu yıl bir hava yakalanmışsa en büyük pay icardi'nindir. sizin tekrar görünür olmanızı sağlayan şey icardi'nin golleridir. ama siz hala 15 yıl öncedeki dar vizyonda kalıp -o kadar para verilir mi?- gibi sığ bir yorum yapıyorsunuz, ortalığı karıştırmak için fırsat bekleyenlere. daha önce bizzat siz tarafından denenmiş ve başarısız olduğu defalarca kanıtlanan bu düşünce biçimi çoğu taraftar için karanlık bir dönemi temsil ediyor. bu söylemler devam edecekse ibrasızlığın utancıyla karanlık köşenizde size mutluluklar.
  • 3503
    sesiyle ters orantılı bir başkanlık performansı vardır kendisinin.* ses demişken, yani bir insanı ilk kez görürsün de sesi, yüzü vs. aklına hafızana kazınır ya işte ondan bahsediyorum. valla adnan başkanın sesi başkan olmadan önce de güven veriyordu yani. hani çoğu kez açıklama yaparken tv'nin bulunmadığı odalarda olsak bile elimiz kumandaya gidip ister istemez ses ayarı yapıyorduk. fakat velakin, başkanlığı sesi kadar gür ve kararlı olmadı. tam tersine her zaman sorgulanan, abuk sabuk kararların alındığı, galatasaray markasına zarar verilen yıllar oldu. kendisi aziz yıldırım ile mücadele etmek gibi saçma sapan bir uğraş içine girdi ve camiasının tabiatı gereğince saf dışı bırakıldı.

    kendisi hakkında söyleyebileceğim özet ise, onca yıllık mesaiye rağmen galatasaray'ı tanıyamamış olmasıdır.
  • 3677
    ülkede herkes herkesi hafıza özürlüsü sandığı için çıkıp konuşuyor. sayın polat, dursun özbek camiayı barıştırma girişiminde olmamış olsa ve camia başarılı bir dönemde düzeni bozmamak için neyse deyip sessiz kalmasa sizin ekrana çıkacak durumunuz olmazdı. 90ların prensi 2000lerin başkanı 20:45cisi adnan polat'ı bu kulüp bu camia tarihte eşi benzeri olmamış bir şekilde tarihin çöplüğüne gönderdi. çöpe düşeni bile bağrına basacak kucaklayıcılıkta birileri bugün size el uzattı diye kafayı çıkartıp durmayın. unutmayın ki 2011'de başkanlıkta iken alınan kelleler gibi çok konuşan diller de kesilir. aynılar aynı yerde olurmuş. yarını bekleyip kankanız aziz yıldırım ile çıksaydınız basın karşısına. sizin yeriniz onun yanı yerinizi bilin
  • 3644
    başkanlığı başarısız geçse de önceki dönemlerinde kulübün efsane yöneticilerinden birisidir.

    2005-06 şampiyonluğu 2011-12 dahil hayatımda gördüğüm en efsane şampiyonluk olup kendisi de en büyük mimarlarından birisidir.

    başkanlığı döneminde ise aslında hem futbol hem de erkek ve kadın basketbol takımlarında iddialı takımlar kurmuştur. bence en büyük hatası tabanca gibi takımlarda bazı mevkileri çok yetersiz bırakması ve zamansız oyuncu satışlarıydı. şampiyon olmak için 1-2 mevki dahi vasat kalmamalı yoksa tolere etmek çok zor.

    mesela uefa kupasına giderken fernando meira satıldı. üstelik diğer stoperler sakat ve cezalı iken. sonra kewell stoper oynamak zorunda kaldı ve elendik. bir ara baros sakatlanınca forvetsiz oynadık. 2008-09 ve 2009-10 öncesi harcanan paraların karşılığı gelmeyince 2010-11 sezonu da tamamen kabus olmuştu. abdul kader keitanın satılıp yerine serdar özkanın alınması dışında orta saha mustafa sarp ve barış özbek, kale ise aykut, ufuk, zapata gibi isimlere emanet edilince olmadı tabi.
  • 3245
    bazı şeyler çok basittir. adnan polat galatasarayın geleceğini devlete peşkeş çekmiş, anlaşma yapıp şartlarına dahi uymamış, sırf kendi adı olsun diye stadı erken açtırıp hem stadı hem bizi rezil etmiş hem de tüm gelirleri 2016ya kadar temlik ettirerek aysalı da zorlamıştır.

    edit: bildim bileli hiçbir partiyi tutmam. son seçimde oyumu baraj altında kalan bir partiye verdim. meclisteki her partiden bir, hdpden iki katı tiksinirim. bütün bunlardan çıkan sonuç: adnan polat rezil bir başkandı. şecere dökmeye, ofsayt osmana bağlamaya gerek yok bunun için.
  • 1652
    bulunduğu makamın toki başkanlığından çok daha ulvi ve üstün olduğunu, yönetmeye 'çalıştığı' yapının 500 küsur yıllık geçmişiyle yeryüzünün en önemli kurumlarından biri ve türkiye çapında milyonlarca taraftara sahip olduğunu, bir çok yönüyle galatasaray adı verilen güzelliğin elinde muazzam bir güç barındırdığını, bu yönüyle değil toki başkanının başbakanın bile posta koyamayacağını bilmesi gerektiği bir kurumun ne kadar güçlü olduğunu bilemeyip erdoğan bayraktar adı verilen bir paralı çalışanın, kendisinden kat kat üstün olduğu ve ondan daha şerefli bir makamı yönettiği bir adamın laflarının altında kalmakla yetinmeyip bir de haklıdır diyen bir başkanın galatasaray'da bir gram yeri bile yoktur.

    bu kulüp ali uras gibi değerleri gördü. ali sami yen gibi domuz yağıyla topu yağlayan başkanı gördü. bu kulüp yıllarca türkiye'nin sesi oldu. büyük başarılarıyla türkiye'yi gururlandırdı. devlet madalyasına bile layık görüldü. yeri gelince evlatlarını çanakkale'lerde ve kurtuluş savaşı'nda kaybetti. bu ülke için iç ve dış mihraklarda kanını akıttı. akp denen 10 yıllık bir parti ile 500 küsur yıllık bir kurumun arasındaki farkı bilmeyen bir başkana ihtiyaç yoktur.

    biz galatasaray'ız adnan bey. toki'den de büyüğüz. erdoğan bayraktar'dan da. türkiye cumhuriyeti'nden bile yaşlıyız. bu öyle bir güçtür ki başbakan ile aşık bile atar. arkasında öyle büyük bir güç taşır ki, bir başbakan dahi milyonlarca kişiyi karşısına alamaz. ta ki dirayetsiz ve korkak bir başkanı görene kadar. toki başkanına posta koyamayan, milyonlarca galatasaraylı'ya, galatasaray'a ve rahmetli başkan özhan canaydın'a ezik diyen bir kendini bilmezi istifaya ve özür dilemeye davet edemeyen bir başkan, nasıl bir kurumu yönettiğini bilmiyordur.

    bizi rezil ettin adnan bey. gerçekten rezil ettin. masaya yumruğunu vuramadın ya bundan sonra ne yapsan tutunamazsın. seni messi getirmek bile kurtarmaz. bazı kulüpler için hassas anlar vardır. kritik anlar. o kritik anlar olmazsa olmaz tavırları gerektirir. o tavırları sergilemediğin sürece yerin altına girmen gerekir. senin en büyük sınavın kral topçular almak değil, böyle bir olayda galatasaray'ı kollamandı. sonuna kadar kollamandı. onu da beceremedin. o halde senin fonksiyonun nedir adnan bey? nedir allah aşkına? söyle de bilelim. ve lütfen, bırak git. galatasaray'ı bize bırak git.

    kendimizi öyle hissettirdin ki, günahım kadar sevmediğim haluk ulusoy'u bile az buçuk tanıdığım için onun başkanlığına bile razı olurdum. çünkü bilirdim ki o bile galatasaray'ı böyle bir durumda sonuna kadar korurdu. elinden geleni yapardı. onu aşağıya indiren yine aynı kitleydi. hükümet denen kitleydi. hani şu spora siyaseti bulaştırmadığını söyleyen hükümet. haluk ulusoy'u yerinden indirmek için kırk takla atan hükümet.. en azından haluk ulusoy bile koskoca hükümet ile savaşmıştı..
  • 1882
    kendisine 1-2 soru sorup çıkacağım.

    1- "240 kamera ile tespit yapıcaz" demiştin bu kameralar sadece ıslık çalanları mı tespit ediyor?
    2- bu kameralarda ıslık ve yuhalamaya duyarlı sensörler mi var?
    3- deplasman seyircisi kafamıza her türlü boku atarken kameralara çalışıyor muydu?
    4- eğer kameralar çalışıyorsa kafamıza her türlü boku atan deplasman seyircisini de tespit edecekmisiniz?
    5- tespit edecekseniz ne gibi bir yaptırımda bulunacaksınız?
    6- ....

    son soru bu amına koduğum kameraları bi tek bizi mi çekiyor?
    eğer bir tek bizi çekiyorsa el sallıyorum bunu da çek http://bit.ly/avT2bT
App Store'dan indirin Google Play'den alın