• 97
    maçın kadıköy'de oynanacak olması toksik galatasaray taraftarının yokluğu açısından takımımıza avantaj getirebilir. futbolu çok biliyormuş gibi akan oyunda oyuncusuna sürekli direktif veren, istediği olmayınca homurdanan, takımını sürekli bozan, taktığı oyuncuları yerin dibine sokan, oyuncularına ve hocasına destek vermeyi bilmeyen bir taraftarın yokluğu bize çok iyi gelecektir.

    geriye kalıyor bize yüze 40 oranında olsa bile haklarımızı verebilecek bir hakemin varlığı. çok zor ama adaletin kırıntısı şu maça uğrasın. maçın sonunda ortada fener diye bir takım kalmayacaktır.
  • 179
    çocukluğum, gençliğim fenerbahçe'nin bize karşı galip gelmesiyle geçti. benim için galatasaray zorluklarin, imkansizliklarin, kaosun takımıydi. belki de bu yüzden galatasarayliyim. belki galatasaray benim içimdeki kaosun bir tezahürüdür. ve galatasaray her zaman bu kaostan çıkıp dinginlige ulasmasini, sampiyon olmasini ya da en azindan onurlu bir şekilde mücadele etmesini bildi. galatasaray belki de benim olmak istediğim şeydi. yaşı çok genç olmayanlar hatırlar biz fener'e kaybederiz ama şampiyonluk bizim sözünü. böyle geçti bir ömrün çocukluğu. bir haftalik hüzün sonra haftalarca süren bir mutluluk hali. içimde yine öyle olacağına dair bir his var. umarım galatasaray'a gönül veren herkes her maç her an galatasaray ne zaman bir cümlenin bir parçası olsa mutlu olurlar ama olmazsa da bu takim, bu arma mücadeleye devam eder. hic kimse merak etmesin. beni 30 yıldır yaniltmayan tek gerçek. kazanacaksiniz!
  • 665
    mis gibi skor. derbide, ezeli rakibimizle deplasmanda oynayıp, 1 puanı alıp gidiyoruz. artık şampiyonluk yolunda biz avantajlıyız.

    maçın başından beridir burda, teknik direktöründen oyunculara kadar her şeyi eleştiren küçük hıncallar, fm kariyer modda fenerbahçe deplasmanında, çok istedikleri oyuncu değişikliklerini erkenden yapıp fener’i yenebilirler. biz gerçek hayatta, skordan da, oyundan da, hocadan da çok memnunuz.
  • 33
    bayern ve manu gibi takımları içerde dışarda tempodan başını döndüren takım, avrupa mesaisi dolayısıyla ligde 2.-3. viteste oynuyor diye oynadığı oyun kendi taraftarı tarafından bile underrated görülüyor ama bu maç özelinde benim içim çok rahat.

    bir süreliğine ya da tamamen avrupa defterini kapatacağımızdan dolayı sadece lige konsantre olacağız. o vakit 2 takımın arasındaki fark anlaşılacak işte.

    zinde bir zaha, ziyech, davinson ile çıkacağımız karşılaşma olacaktır. daha icardi, kerem, abdulkerim, boey gibi faktörlere girmiyorum bile. fener’in bu savunmasına yukarıda saydığım her oyuncu gol atabilir.

    haklının acelesi yok. o gün gelsin görürüz hep birlikte.
  • 157
    ferdi'nin koşularını takip edecek bir sağ kanatla çıkmamız lazım. en uygun profil barış alper görünüyor, zaten fener maçlarını bir başka oynuyor aslan parçası. ziyech'le başlarsak ferdi çok rahat eder.

    aynı şekilde osayi'nin koşularını da zaha veya kerem takip etmeli. bek oyunculaına alan yaratmazsak merkezde etkili olabileceklerini sanmıyorum. üstelik top kaptırdıklarında bek oyuncularını kontralarla geriye koşturarak dirençlerini kırabiliriz.
  • 155
    önde basıp ilk 15 dakikada fişi çekmek isteyen bir fenebahçe’yi yeniden darmadağın edeceğimizi düşünüyorum. eğer ismail jesus’un yaptığı hatayı yapar ve iç saha maçı diyerek basarsa sanki biz bu fenere basarız.
    ancak şu anda beni endişelendiren şey fenerbahçe’nin ne oynayacağından çok bizim hangi galatasaray’ı izleyeceğimiz sorusunun cevabı…

    bayern-manchester maçlarındaki istekli takım mı yoksa mıymıymıy 4. terim dönemi gibi düşük tempolu son haftaların düşüşteki takımı mı… umarım ilki gerçekleşir ve fenerbahçe’yi yeniden rencide ederiz.
  • 705
    fenerbahçe'nin, kendi geri dörtlü kaleci arası mesafesini, maximum kısalıkta tuttuğu maç. çünkü geçen sene 3-0 kazanan kadıköy maçı, fb'de büyük bir travma yaratmış.

    fenerbahçe açık futbol oynamaktansa, defansif oyun taktiği uyguladı. yani bildiğin beraberliğe yatıp, kontrada gol kovaladı. fenerbahçe, galatasaray'ın kadro kalitesi ve oyun tarzına göre, bir kadıköy maçına çıktı. çünkü galatasaray'ın zaafı; kapanan takımları açmak ve gol noktalarında bitiricilik.

    galatasaray'ın bu iki sorunu çözmedikçe, avrupa'da iyi defans yapan takımları yenmesi çok zor.

    edit: şöyle düşününce... formsuz icardi, kazanılamayan her maç en çok eleştirilen kerem, tutmayan bir ton milyon euroluk transfer...

    iki maçtır hayatında ilk kez sol bek oynayan barış alper, sözleşme yüzünden yönetimle sorun yaşayan nelsson, yüzü hiç gülmeyen ziyech...

    iki sezondur 90 dakika çıkaramayan mertens, iki maçtır ilk on bir başlayan, taraftarın yerine kaan'ın, hatta ndombele'nin oynamasını istediği, üçüncü seçenek kerem demirbay...

    üstelik 6 şampiyonlar ligi ön elemesi + 6 şampiyonlar ligi grup maçı oynamış, gruptan çıkamamayı başarısızlık olarak görüp, kendi teknik direktörünü eleştiren bir camia...

    yani sezonu erken açmış, yorgun, sakat, fiziksel, mental bir dünya problemi olan bir galatasaray. sadece bir futbolcusu cezalı diye, sıradan bir orta sıra serie a takımı kıvamında, defansif mantıkla sahaya çıkan, en büyük övünç kaynağı, kendi sahasında ezeli rakip yenebilmek olan bir fenerbahçe.
  • 167
    macera aramaya gerek yok.

    kazimcan sol bek başlamalı, barış sağ açık. tete ve ziyech ile olmaz. hele tete ile hiç olmaz. sözlükte fanatikleri kusura bakmasın bu takım onların deneme tahtası değil. tete şu haliyle barışın ancak formasını taşır.

    zaha'nın da oynamasına gerek yok. sol açık kerem, ortada mertens. zaha'nın bir katkısını göremedim. bu maç da öyle olur. aldığı topları ezer.

    orta sahada da güçlü olmak için kaan ve torreira oynamalı. ndombele 18'e yazılmasa neden diye sormam. gerek yok, etkisiz futbolu kafasında bitirmiş bir adamın böyle bir maçta sahada olmaması gerekir.
  • 182
    beraberlik veya tek farklı galibiyet beklediğim lig maçı. fizik gücü bize göre yüksek, faul almayı ve yapmayı seven fenerbahçe hakemin çaldığı yanlı düdüklerle ilk 10dk ve bölüm bölüm oyun üstünlüğünü alacaktır. geçen senekiler gibi rahat maç olmayacak. bunda takımımızda yüzde ellisiyle oynayan isimlerin olması bir etken. fakat bariz üstün olduğumuz bir taraf var ki bizim hocamız çok iyi. geçen seneki maç gibi barış alper'den ekstra katkı alınacağını (bu sefer sol bekteyken), ikinci yarı yapılacak hamlelerle oyunun tamamen bize döneceğini düşünüyorum. okan hocam işini bilir.
  • 152
    yarıda kalacağını düşündüğüm müsabakadır. her ne kadar hakemlere “ne olursa olsun maçı bitirt” talimatı gelse de fener taraftarı azıtıp çakmak, sopa vs gibi türlü türlü maddeleri sahaya atarak işi zıvanadan çıkaracak, hakemler soyunma odasına gitmek zorunda kalacak. akabinde federasyon skandal kararla maçı hükmen tayin etmek yerine başka gün ve zaman seyircisiz oynatacak. sonrasında süper kupa finalinin yurt dışında oynatılma kararı aslında kötü değildi geyikleri dönecek. ne derbiler oynatıldı, bu mu oynanmayacak derseniz fener taraftarındaki gerginlik hiç bu seviyede olmadı. komplo teorisi gibi görünse de bugünün şartlarında oldukça gerçekçi bir senaryo maalesef.
  • 102
    nihayet önümüzdeki maçtır. şahsen çok endişeli değilim. bunun 2 ana sebebi var: hocaya, takıma güvenim ve baskı altında olan tarafın fenerbahçe olması.

    biz buraya gelirken çok daha sıkıntılı bir süreçten geçtik. daha sancılı bir kadro mühendisliği, daha istikrarsız performanslar ve tabii ki şampiyonlar ligi yıpratıcılığı. buna rağmen kadıköy'e fenerbahçe ile aynı puanda geliyoruz. açıkçası ben fenerbahçe taraftarı olsam bu maça en azından 4-5 puan önde gelmeyi beklerdim, şu şartlarda huzursuz olurdum.

    bu sadece mevcut sezonun getirdiği durum. bir de genel bir tablo var. rakip yönetimin üzerindeki baskı, rakip taraftarın üzerindeki baskı ve pamuk ipliğine bağlı psikolojisi, rakip hocanın üstündeki baskı. ismail kartal zaten dokunsan ağlayacak durumda. şu maçta olası bir kötü gidişatı düzeltme ihtimali yok, kontrolü anında kaybedecektir işler ters gittiğinde.

    yani kısacası şunu diyorum: biz burada yenilsek üzülürüz, tadımız kaçar ancak devam ederiz. yer yerinden oynamaz. kazanırsak fenerbahçe komple dağılabilir. yönetim ve teknik ekibin zaten ensesinde duran bir top var, her puan kaybında o top patlıyor. üstüne bir de içerde bize yenilirlerse çok ama çok büyük kırılma yaşayabilirler. taraftarda zaten geçen senenin anıları taze. işler kötü gitmeye başladığı an o film gözler önüne gelecek ve stadyum bizim lehimize dönecek. bütün bunların üstüne fred'in olmaması da çok ciddi bir psikolojik kırılma yaratacaktır fenerbahçe cephesinde.

    bizde ise çok daha rahat bir yönetim ve teknik ekip var. bu maçları geçen sene oynadılar, güle oynaya çıktılar. okan hoca zaten ekstra seviyor fener'i. yine gerekeni yapacaktır allah'ın izniyle. umarım ortada macera aramadan kaan-torreira ile başlarız. tek düşüncem sol bekte kimin oynayacağı zira barış, karagümrük maçında pek iyi sinyaller vermedi.
  • 121
    takımımızda 7-8 futbolcunun yeri garanti gibi görünüyor. sakatlık nedeniyle sağ stoper davinson/nelsson, torreria yanına kaan/kerem/ndombele, sağ ön tete/ziyech gibi isimlerden birilerini tercih edeceğiz.

    8 ocak 2023 fenerbahçe galatasaray maçında ne yaptığımızı bilen çok doğru bir oyun stratejisi ile sahaya çıkmıştık. rakip teknik direktör değişmiş olsa da okan hocanın yine benzer bir strateji ile sahaya çıkacağını düşünüyorum. mümkün olduğunca fizikselliği arttırmaya çalışacak. bunun içinde olası alternatiflerden kaan ve tete'yi tercih etmesinin daha doğrusu olduğu kanaatindeyim.

    kaan savunmamız ve orta saha arasında katacağı sertlik ve dzeko'nun bu alanda topla buluşmasını engellemek açısından önemli bir görevi olacak. tete ise rakibin en güçlü hücum kanadında ama en zayıf da savunma kanadında oynayarak hem boey'i yardım getirme konusunda hem de ferdi'nin boşalttığı alanlara koşu atma konusunda önemli görevleri olacaktır. ziyech'in bek takibi ve savunma arkasına koşu atma konusunda sorun yaşayacağını düşünüyorum. bu nedenle tete daha doğru tercih olur. kaan - torreria ikilisi de geriye düşünce kısır bir oyuna sebebiyet verebiliyor. bu anda erken müdahale etmek şart.

    sol kanatta muhtemelen kerem ilk on bir çıkar ve zaha ise yedekten girer. on numara pozisyonunda topsuz oyun konusunda elimizi en çok rahatlatan mertens olacaktır. en uçta bu aralar formsuz ve de durgun da olsa icardi başlayacaktır. bu tarz maçlarda alışkanlıklar üzerinden devam etmek gerekiyor. büyük büyük yeni arayışlara gerek olmadığını düşünüyorum.

    beklediğim ilk 11; muslera, boey, nelsson, abdülkerim, bay, kaan, torreria, tete, mertens, kerem, icardi
App Store'dan indirin Google Play'den alın