*

  • 528
    galatasaray ile gurur duyuyorum. muhteşem bir mücadele verdik, bir an bile ezilmedik, kazanabileceğimiz 3-4 net pozisyon da bulduk. sallai muhteşem oynadı. sane , lemina, apokerim, uğurcan, osimhen tüm takımı tebrik etmek lazım. gerçekten gurur duyulacak bir oyun sergiledik. bu beraberlik hem ligi geri kazanacağımiz o işaret fişeği hem de avrupa'ya sert mesaj oldu. atletico kurtuldu elimizden. 90+4'de kaçan pozisyon gol olsa ilk 8 ihtimali bile belirebilirdi. sağlık olsun. hocaya da alkış. atletico gibi liverpool gibi takımlara karşı doğru oyunu bulduk.
  • 533
    çok iyi mücadele ettiğimiz bir maçtı. burası şu götürmez bir gerçek. ön alan presimiz bir şekilde tutuyor oyun içinde. ama organizasyon olarak atletico madrid'i birkaç adım daha önde gördüm. daha kontrollü daha rotasyonlu ve daha ne yaptığını bilen bir takım görüntüsündeydi. 2. yarı bence sara'nın girmesi ile ve atletico'daki oyuncu değişiklikleri sonrası onların organizasyonu kırıldı. maç ortada geçti hatta kazanabilirdik de. kısmet olmadı. bu maç ile birlikte kolay lokma olmadığımızı gösterdik. grup aşamalarını büyük bir mucize olmazsa geçtik.
  • 534
    bir kere konsantrasyonumuz bozuldu gol yedik. o da maçın başıydı zaten. son dk golünü atamamak biraz acıttı açıkçası.

    her ne olursa olsun çok büyük bir takıma karşı kafa kafaya oynadık. yeri geldi bastık boğduk yeri geldi orta sahada karşılık verdik.

    güzel maç oldu. birçok yabancı kaynak da izlenebilirliği en keyifli maç olduğunu söylüyor.
  • 535
    bu tip atletik bir takıma karşı lemina’nın performansıyla karşı durulabilirdi.

    oyun kurulumunda zaten mahir olmayan atletico, le normand stoperde olmadığı için oyun kurulumunda nispeten daha da zayıftı. osimhen gibi bir canavarın varlığı da öne doğru bir motor gibi gidebilen atletico’nun hızını yavaşlatmasında önemli bir faktördü.

    galatasaray’ın top ayağındayken ne yaptığını biliyor olması rakibin torkunu düşüren bir başka detaydı.

    geride topu iyi çevirsek de ön hatta sane dışında hatlar arasını oynamaya çalışan bir adam yok. yunus bas bas bağırıyor formsuzum diye, yerine sara düşünülmeli diye düşünüyordum ancak sara da kıvrak olunması gereken kriz kararlarında noksan kaldığını gösteren bir pozisyon yaşadı. her şeye rağmen sara’nın son pozisyonda orada olması fiziksel yeterliliğiyle alakalı, bu öncül bir koşul, gol kaçar ama önemli olan yeterlilik, orada olabilme yeterliliği.

    yunus belli ki fiziksel olarak yetersiz ki hücum ederken sallai’nin yerinde yunus, yunus’un yerinde sallai bulunuyordu ki gol anında da böyle oldu. muhtemelen boş alanlara patlayıcı koşu atıp, topu tutup çevirecek dermanı yok ki sallai’ye 100 metre alan kullanım görevi veriliyor. tersi beklenmesi gerekirken, sallai’nin yunus çıkana kadarki diriliği ile yunus çıktıktan sonraki diriliği arasında negatif anlamda fark vardı. istatistiklere bakmadım ancak gözle görülebildiğimi söylemeye çalışıyorum, şiddetli baskılara gidebilmesi net bir gösterge. sara ön taraftaki görevlerini yapabilecek dirilikte olunca nabzının yerine gelmesine fırsat buldu.

    bu kısmı uzattım ancak yunus’la alakalı ciddi bir sorun olduğu ortada… sonra çıkacaktır kokusu, gerek sakatlık, gerek yükleme gerekse bambaşka bir şey var ama kesin bir şey var… nedeni hiç önemli değil, form düşüklüğü çok doğal, bir futbolcu bütün sezon yüksek oynayamaz, bunu ancak doğa üstü güçleri olan bir kaç isim yaptı ki onlar tarihlerinin en iyileri oldular. burada sorun zaten ilk kez görev alacağı mevkide sezona başlarken arkasına adam koyulmamış ve “hallederiz” modunda sezona girilmiş olması. yani sorun takım planlamasında. yani yönetimde. yani başkanda. okan hocaya burada söz düşmez. orayı planlamak ve denetlemek başkanın görevidir. görevi hocaya verdiyse ve 3 sezondur onun başaramadığını görüp, iş adamından bozma futbol dünyasına yeni adım atan kişilere futbol şubesini emanet edip tüm topu üzerine atınca başkan olunuyorsa vah benim cimbomuma. işe yaramaz ve binbir skandala konu olan diğer ne idüğü belirsiz isimleri hala yanında tutması da bambaşka bir konu ama yine net bir yönetememezlik göstergesi. neyse…

    her ne kadar anomali osimhen ve sara’nın diriliğiyle yoktan bir son saniye pozisyonu yaratsak da o ana kadar 10 dakika kadar ciddi baskı yedik. fiziksel olarak daha da diri kalabilmenin yolu kenardan sara’nın bu maçtaki etkisini gösterebilecek 3-4 oyuncu atabilmek, hem lig için hem avrupa ihtimali için bu dirilikte ve potansiyelde oyuncuları ararız…

    yolumuz kötü değil. daha önce de belirttim, yine belirteceğim, her şeye rağmen bu takım tr liginin 2-3 gömlek üzerindedir, en avrupa takımına yakın takımıdır, hakemi federasyonu, dış iç mihrakı farketmez. okan buruk motivasyonunu kaybetmediği sürece şampiyon olacağız zira sezon bitimlerinde gazı açan bir fiziksel yükleme şekli var, şampiyonluğun ligin son 10-12 haftasından geçtiğini çok iyi biliyor…

    şampiyonlar liginde kağıt üzerinde 24. en değerli takımının ilk 24’e girmesi başarıdır. sonrası gelecek transferlerin adaptasyonu ve minik detaylara bağlıdır ki bu takıma singo da dahil olup da bir de üzerine 2-3 transfer ile kadro genişletilebilirse play-off+ bir tur başarısı işten bile değildir.
App Store'dan indirin Google Play'den alın