• 1901
    şampiyonlar liginde çeyrek final oynadığımız 12-13 sezonunda schalke ile eşleştiğimiz son 16 eşleşmesi 12 mart, real madrid eşleşmesi ise 9 nisan'daydı. yani şampiyonlar liginde 10. maçımızı 9 nisanda oynamıştık. bu yıl ise 12. maçımızı 18 martta oynadık. yani hem çok maç yaptık hem de dar fikstürde bunu yaşadık. bu maçların 2'sini juventus, 2'sini liverpool, 1'ini manchester city, 1'ini atletico madrid ile oynadık. oynadığımız maçların yarısı kadro kalitesi olarak bizim 2-3 katı iyi takımlara karşıydı. yeni format güzel gibi gözükse de gerçekten çok yıpratıcı, bu sezon özelinde ligde fenerbahçe devre arası takımı tamamen değiştirip çok puan kaybettiği için şampiyonluk şansımız devam ediyor.
  • 1902
    yeni formatıyla çok yorucu olan lig.
    eskiden 6 maça çıkılıyordu. bu takımlardan biri 1. torba ekibi oluyordu. genelde 2. torbadan çok baba bir takım gelmiyordu. kendi torbandan kimseyle oynamıyordun. 4. torba ise görece kolay rakip oluyordu.
    şimdi her torbadan 2 takımla oynuyorsun. ekstra efor harcaman gerekiyor. başarılı olduğun sezonda takıma etkisi büyük oluyor. zaten sürekli oralarda oynayan bir takım değilse daha çok etkiliyor takımı.
  • 1903
    fiziksel yorgunluğu geçiyorum, mental yıpranma için de hazırlıklı olunması gereken lig.
    3 kırılma maçı oynadık 25-26 sezonunda. 1'i olumlu sonuç oldu, 2'si olumsuz.
    1-lig aşamasında oynadığımız liverpool maçı. bayadır ligde lidersek, şampiyonlar liginde ilk 24 yaptıysak tamamen bu maç sayesinde. alanyaspor'a karşı şansa kazanmış takım 4 gün sonra liverpool'u yenince bunun gazıyla 2 ay sorunsuz gitti.
    2-juventus rövanş maçı. turu geçen bizdik ama o gün itibar kaybettik, özgüven yitirdik. juventus o maçtan sonra bir daha yenilmedi kendi liginde. spalletti kovulacak iken sözleşme uzattı. nasıl kazandığın ve kaybettiğin de önemli oluyor bazen. bu maç galatasaray'ı sadece iç sahada iyidir kalıbına itti.
    3-liverpool rövanş maçı. maalesef uefa'nın da bizi tornaya getirmesiyle feci dayak yedik. lang'ı, osimhen'i kaybettik. teknik direktörümüz sakat adamı oyundan alamadı, o bile şoktaydı. 8-9 atacakları maç 4-0 bitti. uğurcan dışında kimsenin forsu kalmadı takımda.

    hocamız bile itiraf ediyor: bu takımın özgüveni düşük diyor. motivasyon problemi zaten hep olmuştu. motivasyon eksikliği+özgüven düşüklüğü sadece sonuçtur. asıl sebep takımın bir oyuna ikna edilememesi. elbette şampiyonlar liginde başarılı bir sezon geçirdik, en azından beklenti anlamında. ama bu sezon bizi öyle kırdı ki, ilk defa okan buruk'un ilk 3 sezonunun aksine dördüncü sezonda takım form ve istikrar bulamıyor. yaklaşan dünya kupası da sanırım etkenlerden birisi. milli ara da takımı dağıttı.
  • 1906
    2026-27 sezonu için muhtemel torbalara göz gezdirildiğinde olası 4. torbanın aşırı zayıf olmasından mütevellit toplam puan ortalamasının yükseleceği öngörülen turnuva,

    önünüzdeki sene 12 puandan aşağıda kalıp ilk 24 yapmak pek mümkün görünmüyor, zira 4. torba takımları muhtemelen erkenden kopacaklar,

    galatasarayımızın planlamasını "4. torbaya 0 puan kaydı" mottosuyla yapması şart.
App Store'dan indirin Google Play'den alın