• 502
    son zamanlarda “trol” denilen hesapların oyuncağı olmuş platform, özellikle çocukların yönettiği taraftar hesaplarınca türetilen algılar, söylemler neredeyse bütün futbol hesaplarına sıçramış durumda, haliyle çok fazla şey oluyormuş gibi algılıyorsunuz fakat sadece laf kalabalığı oluyor.

    kendi içinde gündemi ve o gündemin peşinden koşan yangıncıları var.
  • 503
    ülkemizdeki malum sosyal medya merakından nasibini zannımca, en azından kulüp bazında en çok alan mecradır.

    mesela genelde yakınma maksadıyla deriz ya "yoldan geçen adamı başkan yapsan bunu yapmaz" vb. şeklinde, heh işte burası tam o mecra.

    bu mecraya bakıldığında güzide memleketimizde 20-30 milyon kişi hem kulüp hem devlet başkanlığı görevini aynı anda görürken bir de ek olarak gündeme göre uzman doktor/avukat/bilimadamı.

    nefret ediyorum şu sosyal medyadan. kullanmıyorum zaten ama çıktı çıkalı doğu üst olsun kale arkası olsun farketmiyor dolu her yerde meraklıları, nasıl gözüme batıyor anlatamam. story çekmek için gelen mi dersin, periscope'dan maç yayınlayan mı dersin, ne ararsan var.

    ulan ne güzel derdik eskiden kapalıdasın farkında mısın diye. farkında olan baya az insan kaldı maalesef. yani bağırma hadi ona lafım yok, herkes istediği gibi destekler. istersen çekirdekçi ol banane, zamanlar değişti. ama milletin keyfini gazını baltalayan şu etkileşim meraklılarından ciddi manada gına geldi. kardeş paylaş yarıda fotoğraf işte, ya da ne bileyim maç başlayınca bir tane çek koy istiyosan da maç boyunca yayın yapma be hacı.

    şimdi bu profile hemen herkes aşinadır, tt arena ile birlikte paket olarak geldi bunlar.

    twitter'a ise şuradan bağlayacağım ki, bu malum paylaşım merakını haiz dostlar şimdi twitter'da cirit atmakta. malum seyircisiz ortam ya, paylaşım harmanlığı diz boyu. birbirlerinin gazına da geliyorlar paylaşımlar altında. sanırsın adamı başkan yapsan yarın kanteyi getirecek paşa.

    hayır ben de memnun değilim elbet mevcut gidişattan transfer özelinde lakin, milyonlarca insan burada gaza gele gele zarar veriyor.

    ulan biri havaya sıksa cavani'yle anlaştık geliyo dese, getiremediniz diye sövecek milyonlar var. düşünsene, yıllığı bilmem kaç milyon euro olan adamı getiremediniz diye sövecek milyon tane hesap var. bir de bu adamlar kar açıkladık mali denge diye övünenler, kendisi yapmış gibi. kafayı yersin.

    ezcümle, twitter adamı kral yapıyor işte. herkes her şeyin başkanı, herkes en iyisini biliyor. en iyisini bilen herkesler arasında meşhur olanların bildikleri gazlanıp gerçekler unutuluyor. sözlüğü bu yüzden seviyorum. biraz kopacak gibi oldu mu konu realizmi doruklarında yaşatan bir yazar hemen beliriyor.

    tldr; twitterdan milyonlarca insanı kulübe zarar veren şekilde yönlendirdiği için nefret ediyorum. yönlendirmenin asıl sebebi ise etkileşim/paylaşım hastalığı.
  • 509
    acayip troll dolmuş ortam. resmi hesabın birlik beraberlik mesajına, ultraslanın kenetlenme fotoğrafına yönetim istifa yazacak kadar haysiyetsizler. uzun süredir kaosa çekmeye çalışıyorlar zaten şimdi gün tek yürek olma günüyken bu yönde karar alınmış, konsantre olmuşken yine ortamı bozma derdindeler. tüm taraftarın sağduyulu olması lazım. yönetimi hocayı seversin, sevmezsin ama şu an kenetlenme zamanı. kaostan çok çekti bu kulüp ama bazıları kaostan besleniyor. bu güruhun sadece rakip takım taraftarları ve trollerinden oluşmadığı içten içe yönetim çöksün isteyen çakma galatasaraylılardan oluştuğu da çok belli. gerçek taraftar her şeyin farkında olmalı.
  • 510
    içinde tek bir doğru bilgi yer alıp almadığını merak ettiğim sosyal mecra. 28 kasım 2020 çaykur rizespor galatasaray maçından sonra maçın hakemi atilla karaoğlan için galatasarayın kadrolu hakemi olduğu yönünde algı yapılıyor. önce 2 kez orta 2 kez var hakemi olduğu ve bu maçlarda galatasaray 12 puan aldığı yazılmış. biraz aşağılara inince dezenformasyon başlıyor. biri yazmış 4 kez orta hakem oldu başka hakem mi yok?. biri yazmış 4 kez orta hakem 2 kez var hakemi olmuş. bu maçların tamamında galatasaray 3 puan aldı. şaka gibi bi ortam.
  • 511
    bu mecrada akılsız, boş çırpınışlarda olan, komik duruma düşen, çapsız, yeri geldiğinde hadsiz ve ahlaksız, pişkin, arsız ve bizatihi yüzsüz olan taraftarın veya bir akıma kapılıp peşinden gidenlerin takımlara göre yüzde olarak dağılımı, o takımların geniş güncel dönem başarısızlıkları ve bundan doğan çekememezlik duygusu ile, taraftarların kendi içinde kendilerinin de dahil olduğu topluluklarını uyutma saçmalıklarıyla orantılıdır.

    üç büyükler özelinde konuşursak; her takım taraftarının kemiklekmiş, gelenekselleşmiş, olumlu/olumsuz karakteristik davranış/tepki özellikleri, bu sebepler çevresinde olgunlaşıp yerleşik hayat geçmiş olgulardır.

    son dönemlerde, karakter haline gelmiş bu olgulara kökünden en çok dahil olan camiaların hangileri olduğu sorusu için:
    (bkz: fenerbahçe ve beşiktaş taraftarları)
  • 519
    insanı ziyadesiyle umutsuzluğa sürükleyen bir platform. öyle leş içerikler öyle etkileşimler alıyor, öylesine sağlıksız içerik üreticileri öyle kitlelere ulaşıyor ki gerçekten insan kendini sorgulamaya başlıyor. manipülasyon ise öyle bir noktaya geldi ki, insan kendi yazdığı bir şeyin bile doğruluğundan şüphe ediyor artık. üstelik tüm bu karmaşaya rağmen ciddi ciddi cadı avı yapılabilecek durumda. çok basit prosedürlerle yer/kimlik tespiti yapılıp dava okunabiliyor. ancak çok enteresandır buna rağmen şişirme etkileşim sayılarına, gizli hesaplara müdahale edilmiyor. müdahale edilmese bile insanlar bundan geri durmuyor...

    yetmez gibi öyle bir yere geldi ki artık, kimin ne yüzden linç edileceği bile kestirilemiyor. bundan 8-10 sene önce beğendiğimiz hesapları paylaşıp yaymaya çalışırdık. şimdi özellikle etkileşime girmeye korkuyorum ben, ya diyorum bir konuda bir şey söyleme ihtiyacı olur da bunların eline düşer diye. bu gerçekten inanılmaz bir sansür. sansür deyince aklımıza ilk gelen, yasa yoluyla yapılan sansürden bile daha ağır...

    en aynı tarafta olduğum hesaplara bile güvenemiyorum artık. sadece burada isim olarak var olan hesapların hiçbirine güvenmiyorum. gerçekte tanıdığım insanlar, tanımasam da bildiğim insanlar dışında takip etmiyorum. önüme düşenleri yok sayıyorum. darılmacası gücenmecesi yok. bu twitter'in defosu değil bu arada, bizim insanımızın sorunları.
  • 520
    galatasaray üzerinden prim yapan birçok çöp kovasını barındıran platform. ülkemizde herkes, her şey üzerinden prim yapmak ve prim kasmak için çırpınıyor zaten bu çok da şaşılacak bir durum elbet. twitter'dan bu hesapları takip etmek de bize bir şey katmaz zaten. sözlükteki en kötü entry, bu platormda atılmış en rasyonel twit'e tercihimdir. fakat...

    bu galatasaray üzerinden primini kasıp, hep bir ağızdan aynı şeyleri geveleyen sürünün artık işe yaraması gerek. benim timeline'ımda spor twitleri paylaşan kimse olmuyor. ben de takip etmiyorum. buna rağmen her gün önüme saçma sapan galatasaray'ı karalayan twitler düşüyor. ana akım medyanın dışında kalan özgür basın kuruluşlarından bile anlamsız dilde ve ifadelerle twitler önüme düşüyor. ben özel alanımda bile bu derecede uzakta durmaya çalışıyorken her gün görüyorum. demek ki bu kadar aptalca, bu kadar irrasyonel gündem her daim ön planda. tahammül sınırlarını aşan bir aptallıktan bahsediyorum çoğu zaman. öyle ki, bazen çocukluktan itibaren her zaman heyecan duyduğum güzel hislere bile ötekileşebiliyorum salak saçma gündemlerden ötürü. x yönetici'nin y konuşması. z hakemin galatasaray maçı vs. vs.

    transfer dönemlerinde kan çektiği için duyum vardır diye baktığım ve aşina olduğum galatasaray hesaplarına bugünlerde göz gezdiriyorum. maşallah herkes ekmeğinde. bet hesabı reklamları vs. dolu. suyun öteki tarafına bakıyorum. adamlar video montaj gurusu olmuş. yani bunlar yazmaya değer şeyler dahi değil fakat bu kadar algı algı diyoruz. çıkıp da yanıt veren olmazsa, meydan boş bulunursa bize de izlemek düşer. karşı tarafta ana akım medyada bile 12numara ağzından konuşan elemanlar varken bizim taraftar hesaplarımız bile elini kirletmeye yeltenmiyor. açacağım en sonunda bir taylan ankaralı hesabı, sabah akşam ankaralı atiba ile falan atışacağım... deşarj da olurum aslında. kötü fikir değilmiş.
  • 521
    vasıfsız klavye komandolarının (doğal olarak) cirit attığı seviyesiz ortam. elbet takip edilesi, insana bir şeyler katabilecek insanlar var, ancak sayıları çok az. ve bahsettiğim tayfa ortamı tamamen ele geçirmiş durumda. he derseniz ki, bunlar ateş olsa cirmi kadar yer yakar, haklısınız. ama işte paralı parasız silahşörlerin ekmeğine öyle bir güzel yağ sürüyorlar ki, taraflı medyanın da katkısı ile rakip takımların yaptığı psikolojik algıya destek olabiliyorlar. bizim taraftan bakınca, aynı (yine herkesi söylemiyorum) genel anlamda bizim takımın muhabirleri gibi. fenerbahçeli, beşiktaşlı muhabirler canhıraş şekilde takımlarını haklı haksız savunurken, bizimkiler tarafsızlık ayağı ile tamamen siniyorlar. meydanı boş bulan karşı taraf da işe yaradığını görüp baskıyı arttırıyor, medya desteği ile, kendi adamlarının yardımıyla tff'de, mhk'da destek bulabiliyor. her hamleye karşı bir hamlemiz olması lazım. onların üslubu ile olmasa da, bize yakışan şekilde anlayacakları dilde.
  • 525
    takım ayırt etmeksizin bütün kulüplerin taraftar sayfalarının saçma sapan şeyler paylaşıp milleti galeyana getirdiği platform. bu trollerin yaptığı iş yetmedi, şimdi de anadolu kulüplerinin bir tarafı yanık başkanları, yöneticileri her maçtan sonra haklı da olsa haksız da olsa çıkıp hakemlere sallamaya başladılar. gerçekten mide bulandırıcı bir hal almaya başladı bu iş. her maç sonunda twitter' a ne zaman baksam bir pozisyonun alakasız bir şekilde anlık görüntüsü paylaşılmış ve onlarca yüzlerce retweet almış. sorsan ne futboldan anlar, ne maçı izlemiş ama pozisyonu taraftar sayfası izleyince; "vay şerefsiz x kulübü" diye paylaşıyor adam. bakın bunu galatasaray taraftar sayfalarını da içeri katarak söylüyorum, kesinlikle birini diğerinden ayırmıyorum. bu 17- 18 yaşındaki bebeler milleti birbirine kırdıracaklar yakında. ne yapılabilir, nasıl bir önlem alınabilir bilmiyorum ama bu iş tehlikeli noktalara varacak gibi görünüyor. eskiden bir laf vardı; " yöneticilerin konuşmalarına dikkat etmesi lazım, bizim söylediklerimiz yüzünden millet birbirine girebilir" diye. işte artık yöneticilerin ne söylediğinin zerre kadar önemi yok. çünkü yöneticilerden ayrı olarak twitter' da yüzlerce kanaat önderi var. tez zamanda hepsinin kapatılmasını dileğiyle.
App Store'dan indirin Google Play'den alın