• 1776
    fatih hocanın içi gidiyordur şimdi şu jenerasyonu kullanamadığı için. en son "adam tayfası" burak yılmaz, arda turan, emre belözoğlu, selçuk inan, caner erkin ve gökhan gönül'le mücadele ediyordu. burak yılmaz hariç bu adamların hiçbirinin bir daha milli takıma alınacağını düşünmüyorum.

    tff ilk defa doğru bir şey yaptı ve herkesi temizledi. fatih hoca da dahil. hoca bize gelip şampiyon yaptı. bu adam tayfasını da bir çırpıda sildiler.

    umarım bu güzel jenerasyonu ilerde aykut kocaman gibi bir adama emanet etmezler. bu çocukları oynatacak bana göre birkaç hoca var şenol güneş ve kemal özdeş, onlar olsa daha iyi olur. ama eminim ki fatih terim şu kadroyu kullanamadığı için içi gidiyordur. çünkü hala ben olsaydım dünya kupasındaydık filan diyor. aklı milli takımda. milli takımdayken de aklı galatasaray'daydı.

    umarım bu jenerasyon bize avrupa şampiyonası ve dünya kupası izlettirir.
  • 1778
    son 5 senede atılan gollerin sahipleri çok dağınık olan milli takımımız. ki son 5 senede forma şansı bulan isimleri saysak da takriben 60-70 futbolcuya ulaşırız derim ben.
    son 5 senede tüm resmi maçlarda atılan gollerin sahipleri:

    cenk tosun 11
    burak yılmaz 10
    hakan çalhanoğlu 9
    cengiz ünder 4
    arda turan 4
    selçuk inan 4
    ozan tufan 3
    emre akbaba 3
    mevlüt erdinç 3
    serdar aziz 2
    volkan şen 2
    yunus mallı 1
    çağlar söyüncü 1
    okay yokuşlu 1
    mehmet topal 1
    emre mor 1
    ahmet çalık 1
    mehmet topal 1
    oğuzhan özyakup 1
    olcay şahan 1
    caner erkin 1
    tarık çamdal 1
    ahmet ilhan özek 1
    olcan adın 1
    bilal kısa 1
    umut bulut 1
  • 1779
    savunma yapamayan takım. ne olursa olsun, kim gelirse gelsin şu takıma savunma yaptıramadı. bu durumda yapılacak tek şey ofansif oynamak. kazanırız kaybederiz önemli değil, en azından top oynarız. kaan ayhan, çağlar söyüncü, okay yokuşlu ve mehmet topal ile 4 stoperli oyun oynadık 10 eylül 2018 isveç türkiye maçında yine iki gol yedik. salın bari şu takımı da en azından gol atsın.

    harun tekin
    mehmet zeki çelik - serdar aziz - çağlar söyüncü - ömer bayram
    okay yokuşlu
    cengiz ünder - hakan çalhanoğlu - emre akbaba - yunus mallı
    cenk tosun

    sal takımı sahaya şu şekilde oynasın keretalar.*
  • 1780
    hala tam olarak aynı duyguları hissetmesem ve “işte benim takımım” diyemesem de, siyasteçilerin, zübük, karaktersiz idarecilerin ve karakter yoksunu “adam”ların insanları soğuttuğu milli takımın neden “onların milli takımı”’ndan “bir maçlığına da olsa “bizim milli takım”’a geçtiğini özetlemiş güzel bir yazı;

    https://www.gazeteduvar.com.tr/...akimi-yeniden-sevmek
  • 1781
    bize yaşattıklarıyla her zaman gurur duyduğumuz, kadrosunda barındırdıkları ve içinde dönen pislikler yüzünden her ne kadar bir zamanlar soğusak da artık türkiye halkı tarafından daha çok sahiplenilmeye başlanmış ülkemizin futbol takımı.

    "e bayram değil seyran değil sen hayırdır?" diyecekseniz eğer demeyin.

    gözümdeki yaşlar kurumadan sizinle paylaşayım dedim;

    https://www.youtube.com/watch?v=2WYhku2RvQI
  • 1783
    yeni takımın oturması birkaç sene alacak ama bu süreçte garip oyuncularda, garip oyunda ısrar ederek süreci uzatıyoruz. yoksa 20-24 yaş arası oyuncu grubundan olgun bir oyun beklemiyoruz. ne derseniz deyin fiziksel olarak mbappe gibi pogba gibi altyapıda önde başlayan, daha erken rekabete girip daha erken olgunlaşabilen bir fizik genetiğimiz yok. oyunu çok iyi öğrenmek, takım arasında anlaşmak gerekiyor. jenerasyonda emre belözoğlu gibi futbol olarak zeka küpü*, takımı yönlendirebilecek bir yeteneğimiz de yok. sancılı süreç olarak. ben yine de jenerasyona güveniyorum.

    edit: mesela

    (bkz: #2525526)

    edit2: tabi şunu da eklemekte fayda var. arda, emre gibi oyuncular psikolojik olarak bu kadar bitirmiş olmasalardı hasan ali gibiler yerine oyun aklını öğretmek, geçişi hafifletmek için kullanılırlardı ama bu konuda luce’nin de eli kolu bağlanıyor. muhtemelen bu yüzden hollanda gibi 2 sene iyi tokat yeriz, sonra açılırız.
  • 1786
    ne kadar küssek de kötü durumda olmasına üzülmekten kendimizi alamadığımız takım.
    94 doğumluyum 2002 dünya kupası maçlarını pek hatırlamıyorum ancak o günlerde insanlarda olan heyecanı hatırlıyorum. iki tane teyzenın evlerinin penceresinden birbirine heyecanla gol attığımız haberini verdiğini çok net hatırlıyorum. 2002 sonrasında babam televizyon karşısında milli maçları çok heyecanlı izlerdi gol attığımızda adeta kükrerdi. 2004 avrupa şampiyonası ve 2006 dünya kupası elemelerinde başarısız olmuştuk ama insanlar milli takıma üzülüyorlardı sahada da mücadele eden oyuncular vardı. euro 2008 bize çok güzel hisler yaşattı unutulmaz bir dönem geçirdik. ne olduysa 2008 sonrasında olmaya başladı. arda, caner, gökhan, burak jenerasyonu çok umut veriyordu ama egoları futbollarının önüne geçti. hiddink, abdullah avcı derken üst üste turnuva kaçırdık. fatih terim'le tam güzel bir takım yakaladık derken adm çetesi fatih terim'i yedi euro 2016 doğal olarak hüsran oldu. lucescu'nun sürekli olarak bahaneler araması da insanları bıktırdı. alttan alta sürekli bir yabancı sınırı tehditi gösterdi, kendisinden soğuttu. tabi ki işin bir de siyasi tarafı var. milli takım siyasete alet edildi, hükümete destek ile orantılı olarak milli maç alma durumu oluştu. spor bakanları insanları kutuplaştırdı derken insanlar milli takımdan soğudu. aslında ortada bir tezat da var istenmeyen parazitlerden ayıklanmış, genç bir kadromuz var ama az önce saydığımız etmenler nedeniyle bu kadro da göze giremiyor. ne yazık ki gelecek de karanlık görünüyor. yazık ülkece futboldan soğuyoruz her geçen gün.
  • 1787
    başkanlığını yaptığı dönemde beşiktaş'ı dibe vurduran, kulübün adının şike operasyonuna karıştığı sezon federasyon başkanlığına "seçilen" yıldırım demirören tarafından yönetilen futbolumuzun vitrini olan takım.

    yıldırım demirören döneminde milli takımda üç teknik direktörle çalışılmış, ikisini kendisi takımın başına getirmiş. galatasaray'la çok başarılı bir dönem geçiren fatih terim* ve galatasaray'la anlaşması gündemde olan lucescu.*

    teknik direktör seçimi gibi futbolcu seçimleri de sistemli ve akılcı: "futbola ilgisi yüksek milyonlarca gencimizi göz ardı et, avrupa'da yetişen türk asıllı futbolcuları toplamaya çalış." üst düzey gurbetçiler yetiştikleri ülkeleri seçerken, bize ikinci ya da üçüncü sınıf olanlar kalıyor. gerçi sorun değil, başarılı futbol ekolümüz sayesinde kalite açığını kapatabiliriz!

    tüm bu akıl ve ahlak dışı yapıyı eleştirmesi beklenen spor medyasının görevi de teknik heyet operasyonlarında ve futbolcu seçimlerinde pr yapmaktan ibaret.

    bu tablo yaşanırken insanların aklıyla dalga geçercesine, "milli takıma ilgi neden azaldı?" sorusuna yanıt aranıyor. yanıt belli, futbol bahane... ver mehteri!
  • 1788
    80'lerin ortasından itibaren (neoliberalizme geçişle birlikte dizayn edilen toplumu göz önünde bulundurarak söylüyorum) ilgi kaybeden, 2016 avrupa şampiyonası'yla birlikte de türkiye'de yaşayan hemen herkes için "biten" milli takım.

    zannedildiği gibi 2002 ve öncesinde de kabul görmüyordu milli takım. unutuluyor tabii ister istemez. ya da "eski türkiye" öyle bir abartılıyor ki cennette yaşıyorduk izlenimi uyanıyor.

    milli takım 90'lardan sonra; cip tartışmaları, fethullahçı futbolcular, primler, "içimizdeki irlandalılar" gibi birçok kaotik durumlarla kamuoyunu meşgul etmiştir. en nihayetinde de yukarıda belirttiğim gibi artık yok hükmündedir.
  • 1789
    ukrayna, danimarka, yunanistan, kazakistan, gürcistan. ne mi bunlar ? 2006 dünya kupası için avrupa elemelerinde karşılaştığımız takımlar. aradan o kadar yıl geçmesine rağmen hala hatırlıyorum. google'a doğrulamak için bile bakmadım. o zamanlar da milli takıma tepki duymak için sebeplerim vardı. ersun bizden topçu almaz, ersen martin'i, hakan şükür'e tercih ederdi. ama gene de severdim. bu kadar yıl geçmesine rağmen hala grubunu hatırlarım.

    bugün ise 17 kasım 2018 türkiye isveç maçı skorunu arkadaş söyledi. bugün gelinen durumla ilgili laf kalabalığı yapmaya gerek yok. üzerine söylenecek her şey söylendi zaten. umarım bir gün o günlere dönmeyi dilediğim milli takımdır.
  • 1790
    şöyle bir milli takım görsek fena mı olur !

    mert günok / okan kocuk / harun tekin

    zeki çelik / burak kapacak - serdar aziz / ozan kabak / sadık çiftpınar - çağlar söyüncü / ertuğrul ersoy / merih demiral - hasan ali / umut meraş / ömer bayram

    okay yokuşlu / mahmut tekdemir / ozan tufan ( keşke kafanı düzeltsen . )

    abdülkadir ömür / irfan can / oğuzhan özyakup ( milli takımda kötü değil bence . )

    cengiz ünder / deniz türüç / serdar gürler - yunus mallı/ emre akbaba/ hakan/ yusuf - bilal başacıkoğlu / emre kılınç / emre mor ( kafanı düzeltsen keşke )

    enes ünal / umut bozok / cenk tosun

    burada bir 23 çıkarabilmek çok mu zor ey lucescu !
  • 1791
    nasıl başarılı olmasını beklediğimizi anlamadığım futbol takımı. bence başarılı olmamız zaten çok zor.

    şimdi, futbol bir takım oyunudur. mircea lucescu bir konuda haklı; kimse birlikte oynamıyor, birbirini tanımıyor. takım olarak oynamak çok zor bu yapıda. bunun daha da vahimi ne biliyor musunuz? takımın futbol eğitimini aldığı ülkeler de birbirinden farklı. belçika, hollanda, almanya ve türkiye'de altyapı eğitimini almış oyuncular vardı dün sahada. tamı tamına 4 ülke, belki de es geçtiğim bile olmuştur! türkiye altyapılı olanlar takımın yarısı diğerleri de yarısıydı. zaten türkiye altyapılarında ortak bir futbol eğitimi yok. türkiye futbolunun karakteristik özelliği nedir diye sorun, cevap alamazsınız. yok çünkü. bir şekilde futbolcu olan futbolcu oluyor. eleman azimliyse, şanslıysa bir yerlere geliyor. aksi takdirde sönüp gidiyor. şu genç nüfusla, bu futbol aşkıyla ve maddi gücün avrupa'ya göre kötü olmasıyla iddaa ediyorum adam gibi eğitim versek, liyakatla oyuncu yetiştirsek şu an avrupa'nın en iyi milli takımı olurduk. kulüpler de ciddi başarılar sağlardı ve oyuncu satışlarından iyi para kazanırdık. konuya dönersek, aynı takımda oynayıp birbirini tanımayı geçtim aynı futbol kültürünün eğitimini bile almamış 11 kişi sahadaydı dün. uzun dönemdir de böyle. biz bu takımdan da başarı bekliyoruz. diğer takımlar da dediğin gibi değil ki şeklinde diye bir argüman geliştirilebilir ancak kıyas yapılan takıma göre değişir. hatamız bu.

    başka ülkelerden aldığımız oyuncular da zaten oradaki milli takımlara girememiş oyuncular oluyor. yetenekleri sınırlı. bizimkiler de iyi eğitimli değil genelde. böyle olunca da yeterince iyi olmayan ve birbirini tanımayı geçtim birbirlerinin futbol kültürünü bile tanımayan adamlarla maç kazanmaya çalışıyoruz.
  • 1794
    maalesef demirören ve hocamızın el ele halkı soğuttuğu takım.
    demirören yaptıkları yapmadıkları, adam tayfayı affetmesi vb unsurlarla milleti bezdirirken, fatih hoca da kavga ortamını bitirememesi, gökhan töre ömer toprak hakan çalhanoğlu meselesini doğru yönetememesi. euro 2016 rezaletine çare olamaması, deplasmandaki izlanda maçıydı galiba tam hatırlamıyorum (bilenler hatırlatsın) üçlü oynayarak fantazi yapıp topalı defansa koyması sonucu hasan şaşın elleriyle taşısalar gol atamazlar dediği takımdan 3 tane yiyip dönmemiz. şapkadan öküz çıkartmaya çalışarak ozan tufanı sürekli oynatması, mehmet topalı (ömer toprak olayını çözemediği için) başarılı olmadığı defansta oynatması, basın toplantılarında ben bilirim, siz biliyosunuz, susuyorsam sebebi var tarzı açıklamalarıyla hiçbir şey söylememesi sanki takımın sahibiymiş gibi türk milletine hesap vermek ve hangi oyuncu ne yaptıysa anlatmak yerine her şeyi kendi halletme çabasına girip başarısız olmasıyla buna neden oldu maalesef.
    terimi hangimiz sevmiyoruz? bu durum milli takımın şu halinden sorumlu olduğu durumunu değiştirmiyor sayın galatasaraylılar.
  • 1796
    şöyle bir jenerasyona sahip;

    kale:
    uğurcan çakır
    mert günok
    berke özer
    okan kocuk

    defans:
    ozan kabak
    merih demiral
    çağlar söyüncü
    ertuğrul ersoy
    kaan ayhan
    serdar aziz
    sadık çiftpınar
    zeki celik
    mert müldür
    hasan ali kaldırım
    ömer bayram
    hüseyin türkmen
    yusuf acer

    orta alan:
    dorukhan tokoz
    okay yokuslu
    emre akbaba
    yusuf yazıcı
    irfan can kahveci
    tarkan serbest
    oğuzhan ozyakup
    hakan calhanoglu
    mehmet ekici
    atalay babacan

    kanat:
    cengiz ünder
    abdulkadir ömür
    yunus mallı
    kenan karaman
    yunus akgun
    emre mor
    barış alıcı

    forvet:
    cenk tosun
    güven yalçın
    enes ünal
    umut bozok

    çat-çat aklıma gelenleri yazdım. elbette unuttuklarım da vardır.
    çok heyecan verici, çok genç bir jenerasyon.

    çok umut vaad ediyor.
    2-3 turnuvada, iyi bir teknik direktörle fark yaratabiliriz.
  • 1797
    çok umut vaat eden bir jenerasyona sahiptir. bu jenerasyonun başına da yeni nesili anlayan kısmen genç bir hoca getirilmelidir.

    kaleciler: mert günok, okan kocuk, muhammed şengezer, gökhan akkan, berke özer *, ismail çipe

    sağ bekler: zeki çelik, kaan ayhan, mert müldür

    sol bekler: hasan ali kaldırım, umut meraş, duhan aksu, yusuf acer

    stoperler: ozan kabak, merih demiral, çağlar söyüncü, serdar aziz, sadık çifpınar, ertuğrul ersoy, hüseyin türkmen, yiğithan güveli,

    kanatlar: cengiz ünder, abdulkadir ömür, yunus akgün, deniz türüç, bilal başacıkoğlu, orkan çınar, emre mor, kenan karaman, kerim frei, halil akbunar, emre kılınç, harun alpsoy, emrah başsan,

    (gbkz: ostasaha göbekler (dmc + amc)) : dorukhan toköz, okay yokuşlu, tarkan serbest, irfan can kahveci, emre akbaba, mehmet ekici, hakan calhanoglu, muhayer oktay, abdülkadir parmak, yusuf yazıcı, robin yalçın, furkan soyalp, hakan çalhanoğlu

    forvetler: cenk tosun, güven yalçın, yunus mallı, umut bozok, enes ünal, kubilay kanatsızkuş

    daha bu isimlere altyapılardan da parlak olacak isimler gelecektir.

    teknik adam önerim ise hem gurbetçi futbolcu psikolojisini hem de yerli ortamı bilen birisinin olması. erol bulut olabilir. tayfun olabilir.
  • 1798
    çok değil, 10 sene öncesine kadar maçlarını sıkı sıkıya takip ettiğim, yendiğinde gurur duyduğum, yenildiğinde üzüldüğüm takım-dı. her alanda olduğu gibi siyasetin spora ve özellikle milli takıma karıştığı bu düzende artık maçına öylesine bakıp 15. dakikasında uyuyakaldığım bir takıma dönüştü. artık koyacak sıfat bulamadığım kaşarlanmış futbolcuları ve yöneticileri, milli marş olarak mehter marşı dinletip sonra yabancı sınırını istiklal marşı okunmasına bağlayan zihniyetler değişmediği sürece jenerasyonmuş kaliteli futbolmuş zerre umrumda olmayacaktır. kendi ülkemizde yabancı kalıyoruz renkdaşlarım, başka söze gerek yok diye düşünüyorum.
  • 1799
    futbol dünyanın her yerinde kirlidir. yarın öbür gün ülkedeki siyasi yapı değişse bile bu degismez. ingiltere milli takımında terry milletin karısına atlıyordu. almanya'da mesut'a yapılanlar ortada ve ırkçılık devam ediyor. fransa ligi kukla ligine dönüştü. ispanya takımları her spor alanında tiyatro çeviriyor. herkesin sahiplendiği dönem olan 2002'de forveti fetöcü olan takım. durum buyken tutmayanı anlarım ama futboldan temiz olmasını bekleyeni anlayamam.
  • 1800
    uzun yıllar sonra bir çok insanı heyecanlandıran, "sonraki maç ne zaman" dedirten oyun oynayan, birlik olan takımdır.

    1 sene önce "genç körelten takım" demiştim

    (bkz: #2342643)

    hocalar, sistemsizlik, veteran topçular ve kaotik ortam nedeniyle bırakın oyuncuların kendisini gösterebilmesini, genç körelten bir takım olmuştuk o zaman.

    şuan takımın neredeyse tamamı yenilendi, volkan demirel, arda turan gibi isimlerden de arınması bile şuan için yeterli.

    emre belözoğlu ve burak'ı ayrı tutuyorum, şuan adamlar hakediyor. kimse de aksini iddia edemez.

    bu takıma ozan kabak, cengiz ünder hatta emre taşdemir'in de eklenmesi ile muhteşem bir jenerasyonu harekete geçirmiş olacağız.

    şenol güneş de bana göre abdullah avcı ile birlikte bu jenerasyonu en doğru yönlendirebilecek adamlardı.

    bu çocukları sahada görmek bana keyif veriyor.

    çok iyi işler yapacak bu çocuklar, çok.
App Store'dan indirin Google Play'den alın