• 1
    ne yazık ki çarpık bir şekilde işlemektedir. bir oyuncuyu temsil eden onlarca menajer adıyla insan bulunmaktadır. bunlar ayrı ayrı kulüplerle gidip görüşme yapmaktadırlar ve bu yüzden hem kulüpler hem de oyuncular ciddi zararlara uğramaktadır. bu sistem şu şekilde işlemektedir. fifa menajerlik lisansı olan bir kişi kendi şirketini kurup altında eşini dostunu çalıştırmaktadır. bu kişiler ne yazık ki lisanslı değildir. mehmet topuz transferinde yaşananlar bu sistemin çarpıklığının en güzel örneklerinden birisidir.

    avrupa' da da bu işler ne kadar aynı olmasa da çok iyi yürümemektedir. örneğin de nigris' in ölümünde menajerlerinin birinci dereceden suçlu olduğunu düşünmekteyim. oyuncuya futbol oynayamaz teşhisi konulmasına rağmen larisa' ya transferini gerçekleştirip bir anlamda oyuncunun hayatıyla oynamışlardır.

    normal bir insanın fifa menajerliği kurslarına katılmak için 100 bin isviçre frangı teminat göstermesi gerekiyor. bu para da oyuncunun yaşaması muhtemel maddi ve manevi zararlarda menajerden kesiliyor. ne yazık ki ülkemizde bu parayı vermemek için kaçak bu işleri yapan insanlar cirit atıyor ve ne yazıktır ki milyarları götürüyorlar.

    ayrıca fifa menajerliği kursları ingilizce ve fransızca olarak yapıldığı için bu insanların zaten bu kurslara katılabilmeleri gibi bir durum olacağını sanmıyorum.
  • 2
    ülkedeki rantçılığın bir diğer versiyonudur. menajer tayfasından 3-5 kişiyi tanıyanlar bilirler ki, eğitimsiz, 2 kelime konuşmayı bilmeyen tam şark kurnazıdır yerli menajerler. kendi bireyselliklerinde olan hiçlikleri, sırtlarından geçindikleri futbolcuları sömürerek giderir bu tayfadakiler.
    genç futbolculara nasıl yanaştıklarını da biliyoruz da neyse kanıt göster dense bir sürü sorun yaşarız ama, kızlar size hasta olacak oğlum diyerek yanaştıkları, ailelerinin yokluklarını suistimal ederek kendilerine bağladıkları kaç genç yeteneğin futbol hayatını mahvettiler ve hala mahvetmeye devam ediyorlar.
    eğitimin ve adaletin toplumsal seviyede yükselme oluşturamadığı her ülkede durum üç aşağı beş yukarı aynıdır. türk futbolunda - istisnalar hariç ki çok azlar - menajeri de aynı, yöneticisi de aynı, teknik adamı da aynı hepsi aynı...
    yeni gelecek yabancı oyuncu kısıtlaması ile birlikte iyice heybeyi dolduracak menajerler, birileri de bundan %10’ unu alacak tabi.
  • 3
    menejerleri anlamak için once topçulari anlamak gerekiyor.

    ben asker dönüşü antalya'da bir tatil köyüne gitmiştim. (bölüğe gelen yeni çaycı tatil köyü fotoğrafçısıymış son 1 ayım onu dinlemekle geçince onun çalıştığı tatil köyüne gitmiştim ^^ ).
    sivil hayat, gürültü patırtı fazla geliyor. her yer renk renk filan bir garip o sebeple tatil köyünün nispeten daha sessiz ve sakin bir bölümünde elde kitap uzanıyorum. (araziye uyum sağlama refleksleri devam ediyor haliyle)

    mayıs'ın 3. haftası veya son haftası daha tam turistler akın akın değil parti parti geliyorlar. sessizlik, kitap ve elde içecek - cennet hissiyle (askeri mavinin 50 tonu çarşaflardan sonra renkli havluya uzanma lüksü) takılırken ara ara etrafta yeni gelenler gelip yüzüyor vs vs.

    futbolcuların genelinin ne olduğunu kesinlikle anladığım an; 3 rus kız sessiz diye belki bulunduğum havuz kenarına gelip suya giriyorlar(geleneksel rus mayoları ile) ortalık hâlâ sessiz. bir anda bir bağırış çağırışı oluyor ve 3 tane apaçi bağırarak havuza kızların yanına atlıyor. alfa gibi olanı havuzdan çıkıp şort mayosunu tanga gibi yapıyor; sözüm ona kıza cilve yapacak (evet o kadar kötü bir manzara eve gerçekten yaşandı).

    otel bekâr erkek almıyoruz diye rezervasyonda arıza çıkarmış, eski işyerimden bir yazı gönderterek özür dileterek rezervasyonu yaptırmış olduğum için ben tabi şoktayım.

    akşam yemeğinden sonra arkadaşlarla bir masada sohbet halindeyken kızlar bir anda pat diye masamıza oturmuştu, biz ne oluyor diye tam soracakken baktık aynı sırtlan ekip ortalıkta geziniyor muhtemelen bunları arıyorlar bulunca darlayacaklar gene.

    bu şahıslar ne böyle derken 2. gün öğrendim 2. lig topçusu. yani menejersen ve parlak topçu varsa böyle 1 tatil ile geleceğini bağlarsın. apartmanınıza gelse sopa atarsınız o kadar laf anlamaz adamlar. çoğu beden işçisi , eğitimsiz, cahil, sopalık eşşek. ve sömürmekte çok çok kolay, güzel bir tatil köyüne yolla gerekirse ortamını ayarla beraber gidip adam o an kölen olacak kontratı gözünü kırpmadan imzalar.

    bir de menejerlerin para kazandırdığı eş dost kitlesi vardır, hiçbir şey yapmazlar . belki bir kafede 15 dk otururlar topçularla ve en az 100.000€ komisyon bunlara gider.
    eski bir meclis başkanının yeğeni, emre belözoğlu'nun da kankası 1,5 - 2 milyon € kazanmıştı bu şekilde 1 2 saat içerisinde

    ekleme: tabi ki 1.lig ve super ligde forma şansı bulanlar biraz daha eğitilmiş veya gün görmüş olabiliyor ama kendini eğiten ve yetiştiren azınlıkta kalıyor.
    bir ara bilinen bir takımın topçulari kapışmıştı , mecidiyeköy e inen e5 bağlantı yolundan sağa profiloya giden bir yol vardır. orada binanin altinda discorium gibi bir mekân vardır. bir orası bir e gayrettepe discorium da linda kovalarlardı.
    yani super lige gelince dahi törpülenme çok olmuyor.
    linda mevzusunu google da aratabilirsiniz.

    bu arada ne kadar gereksiz bilgi varmış kafamda öğrenmiş oldum sevgili sözlük
  • 4
    tamamen soygun duzenidir. emekciler yani futbolcular uzerinden rant döndürme işidir. futbolcular da, zaten her alanda oldugu gibi biat kulturunun hakim oldugu futbolda da bu işler böyle dönüyor diyerek ses cikarmamaktadir. zaten cok buyuk bir cogunlugu analitik zekadan yoksun oldugundan dolayi sorgulamaya yeltenemiyor. haliyle menajerler, teknik direktörler, kulüp yöneticileri bu pastayi paylasiyor. zannediyormusunuz ki, belli bir sezonundan itibaren yabanci oyuncu sinirlamasi geleceği icin ellerini ovusturmuyorlar! tabii ki timsah gibi yattilar suyun icine gelecek avantalari bekliyorlar. zira yabanci oyuncular uzerinden bu vurgunu yapamiyorlar.

    oyuncular soylemez zaten aforoz edileceğini bilir. diyelim a futbolcusu yillik 2 milyon aliyor. yok! 2 milyon girmiyor onun cebine. en iyi ihtimalle 1 milyon giriyor. evet en iyi ihtimalle. kalani da duzeni tutanlara gidiyor. simdi diyeceksiniz ki denetimi var bilmem nesi var, bilmem nesi var. o islerde de cok guzel dolaniyorlar arkadan arkadan. zaten ben size diyeyim, tum ust liglerdeki kuluplere yigalim butun denetim elemanlarini kayit disi paralardan dolayi 2-3 kulup haricinde tum kuluplere kayyum atanmazsa ben de hicbir sey bilmiyorum.

    not: bu bahsettiklerim tabii ki turkiye'de olmaz. isbu girideki tum kurum, kurulus ve kisiler hayal ürünüdür.

    edit: imla.