• 8
    son yapılan süper lig 2024-2027 dönemini kapsayan ve beın media group tarafından kazanılan ihale ve mevcut tff düzenlemelerine göre, bir kulübün tek başına havuzdan çıkıp kendi maçlarını yayınlaması veya başka bir kanala satması mümkün değildir.

    ​türkiye'de futbol maçlarının yayın hakları, 5894 sayılı türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanun gereği münhasıran tff'ye aittir. kulüpler bu hakları bireysel olarak değil, tff aracılığıyla toplu bir "havuz" sistemiyle devrederler.

    ​ihale şartnamesine göre, süper lig'de yer alan tüm takımlar bu merkezi satış sistemine tabidir. bir kulübün "ben kendi yayınımı yapacağım" diyerek havuzdan ayrılması, mevcut hukuksal altyapıda mumkün degildir. ha şunu yapabilir, tazminatını öder, yayıncı kuruluşu stada sokmaz. ama o zaman da arkasında tonla tazminat öder, hatta ligden bile ihraç edilebilir mevcut yasal düzenlemelere göre.

    ihaleyi alan yayıncı kuruluş (beın sports/digiturk), maçların canlı yayın haklarını münhasıran yani tek yetkili olarak satın alır. yani bu süre zarfında başka hiçbir mecra (kulüp kanalları dahil) maçı canlı yayınlayamaz.

    ancak ve ancak, kulüp baskı yapar, havuz sistemindeki dağılım oranı değişebilir. yayın sistemine üye olanların takim belirtme zorunlulugu olur. bu da ayrıca bir katsayı olarak kullanılır. ya da başka başka kriterler getirilir. onda da ipi başkalarının elinde olan tff'nin gönlünü yapmak zaten pek mümkün degildir.
  • 9
    galatasaray'ın avrupa devlerine karşı ekonomik anlamda geride kalma sebebidir. galatasaray'ın hak ettiği yayın geliri, aldığından çok daha fazlasıdır. anadolu kulüpleri galatasaray sayesinde paket satıp yayın geliri elde etmesine rağmen her maçımızdan sonra saçma sapan algı çabalarına giriyor, futbolcu transferi sırasında ortalığı karıştırıyor ve galatasaray'a düşmanlık besliyorlar. galatasaray'dan aldıkları oyuncuları ıslıklıyorlar, "aklıyla kalbi çelişmiş olabilir" diyorlar, fenerbahçe'den aldıklarına iyi davranıyorlar.

    üstelik yayıncı kuruluş galatasaray'a küfür edilirken sesi kısmıyor, olası penaltı ve kırmızı kart pozisyonlarını en kötü açılardan veriyor, dümdüz manipülasyon yaparak taraflı yayıncılık sergiliyor. galatasaray yönetiminin bu ihaleden çıkıp kendi maçlarını kendi yayınlayacağı sisteme geçmesi gerekiyor.
  • 12
    şöyle bir düşüncem var benim. tabii zor ama yayın havuzundan çıksak ve iç saha maçlarımızı youtube katıl üstünden yayınlasak.
    yıllık abonelik 3 bin tl olsa ve 500 bin kişi alsa yaklaşık 1,5 milyar tl yapıyor.
    bunun ne kadarı kulübe kalır bilmiyorum ama reklamlar filan derken 2 milyar tl’yi geçer diye düşünüyorum.
    yabancı bir çekim ekibiyle anlaşılır ve yayınlar 4k kalitesinde çekilir.
    kolay bir iş değil ama düşünülebilir bence.
  • 13
    https://www.deloitte.com/...ll-money-league.html

    bu deloitte tarafından her yıl yayınlanan futbol endüstrisinin parasal boyutlarını gösteren en "muteber" rapor. 2025 yılı linkini paylaştım.
    ilk 10'u yazmıyorum sonrasını yazıyorum:
    takımlar/gelirleri formatında euro para biriminde ve milyon bazında sıralarsak:
    11- inter 537 €
    12-dortmund 531 €
    13 - a. madrid 454 €
    14 - aston villa 450 €
    15- milan 410 €
    16- juve 401 €
    17- newcastle u. 398 €
    18- stutgart 296 €
    19- benfica 283 €
    20- west ham 276 €
    273 m eur ile 21. sırada biz varız. kaynak: https://www.webaslan.com/...-oldu-SXHBQ172292SXQ

    şimdi burası önemli
    deloiite formatına göre:
    bizim commercial yani ticari gelirimiz : 156 €
    matchday yani maçgünü gelirlerimiz : 79 €
    broadcasting yani yayın hakkı ise :38 €

    bu yayın geliri rakamına uefa yayın gelirleri de dahildir. yani sadece süper ligden aldığımız tutar değil.
    peki şampiyon olsanız süper ligde yayın gelirinden aldığınız rakam ne biliyor musunuz?
    6-8 milyon eur.
    bakın 10 m eur değil.

    divanda mete ikiz bey bizi juve ile kıyasladı.
    juve avrupada gelirde 16. sırada
    biz ticari gelirlerde juve ile kafa kafayayız. maç gününde %22 daha fazlayız.
    ama işte yayında fark korkunç. arada neredeyse 140 m eur fark var.

    yani galatasaray'ı al italyaya koy, geliri direk 400 €+ demek.
    sıralama olarak ilk 15 de demek. her yıl şampiyonlar ligi demek.
    ya da premier lige koy, gelir 375 € + olacak demek.
    bizim şampiyonumuz 6-8 m € yayın hakkı alırken premier lig sonuncusu 120 €+ pay alıyor.
    rakamların arası o kadar açık ki, yaklaşamıyorsunuz bile.

    sonuç olarak, bu yayın ihalesi; özellikle havuz mantığını masaya yatırıp tartışmak lazım.
    anadolu kulüpleri korunsun diye kurulan mantık bize ciddi el freni oluşturuyor.
    anadolu kulübü korunsun ama bizde makası açacak sonuçlara sebebiyet vermesin.

    ben küçük kulüplerin sonuçlarının ne olduğunu ve nelere sebebiyet verdiklerinin farkında olduklarını düşünerek hareket ettikleri kanaatinde değilim.
    hatırlarsanız, yine anadolu kulüplerinin hakkı korunsun diye kurulan kulüpler birliği başkanlığına ali koç bey istifa etmesin tekrar başkan olsun diye neredeyse yalvarmışlardı.
    kindar düşünmüyorum ama en azından kimin maçı izleniyorsa ona biraz daha porsiyon verilebilir düşüncesindeyim.
    yoksa şuanki durumda biz resmen diğer kulüpleri sırtımızda taşıyoruz.
  • 14
    mevcut havuz sistemi anadolu kulüplerini çok güzel koruyor maaşallah. allah nazarlardan saklasın.

    son 20 yılda batmayan, batıp isim değiştirmeyen, amatöre inip çıkmayan veya tamamen kepenk indirmeyen anadolu kulübü neredeyse kalmadı. kasası iki kuruş para gören anadolu kulübü iki-üç sene içinde malum gruplar tarafından soyulup soğana çevriliyor. büyük oranda üç büyükler üzerinden elde edilen para, “türk futbolu kalkınsın” denilerek anadolu kulüplerine de pay ediliyor ama günün sonunda bu para türk futbolunda kalmıyor. hep başka kişilerin cebine gidiyor.
    mevcut sistemin sürdürülmesi ne üç büyüklerin yararına ne de türk futbolunun yararına. anadolu kulüplerinin yönetim yapısı değişmedikçe havuz sisteminden verim alınması imkansız. tabi ilk önce türkiye’de bazı şeylerin değişmesi lazım.
  • 15
    havuz sisteminden ziyade, para kazanma kapasitesi çok düşük olan ihale. juventus'un serie a'dan aldığı pay tek başına süper ligin toplam havuz miktarından fazla.

    ancak görüyorum ki erden timur ve icardi ile başlayan galatasaray fenerbahçe'nin orantısız yükselişi, samsun göztepe gibi planlı takımların varlığı ve kocaeli antep gibi sürpriz takımların varlığıyla ligin izlenebilirliği pandemi sonrası dönemin zirvesine çıkmış durumda. tff'nin ve kulüpler birliğinin en büyük iki hedefinin
    1- mevcut özet ve görüntü kullanma politikalarının bırakılarak gerekirse ucuza ama 100 tane kanalın özet alıp kullanabildiği bir yapıya geçmesi
    2- toplam havuz miktarının mevcut rakamın en az 3-4 kat potansiyelinde olan bir anlaşma yapması.
  • 16
    havuzdan çıkamayız ama kendi maçlarımızın yayın haklarını alabiliriz.

    3 büyükler kendi maçlarının yayın haklarını federasyondan ihale ile satın alsınlar sonra da youtube'dan abonelik usulü yayinlasinlar.

    federasyon da artık aldığı parayla havuz mu yapar ne yapar onlara kalmış. galatasaray kendi maçı icin 20 verip, abonelikten 100 alirsa büyük kar eder.

    taraftar da verdiği paranın doğrudan kulübe gittiğini bildiği için içi rahat olur.
  • 17
    havuzdan çıkmamız mümkün değil.
    telefona gerek kalmaz, kimse cürret edemez buna.
    para yönünden de hiçbir beklentim yok, katar sermayesi sarayla ne kadar üzerinden anlaşırsa odur, hiç uzatmayalım.
    buraya kadar mevzu hiç futbol kamuoyuna düşmez.
    futbol adına konuşulacak şey çekim ve görüntü kalitesi.
    lanet olası ceza sahası içindeki pozisyonlarda bile net götünü alamıyoruz yayıncı kuruluştan.
  • 19
    yurtdışına satmadan artması mümkün değil.
    bu satışın olması için de, tamamen farklı zihniyette bir pazarlama firması ile anlaşılması gerekir.

    takımdaşlığı bir kenara bıraksak, sadece derbileri bile büyük kulüpler kendi pazarlama strateji üzerinden pazarlasalar, belki de lig boyunca kazandıkları parayı sadece bir derbi maçta kazanacaklardır.

    galatasaray fenerbahçe maçını canlı yayınlayacak onlarca ülke bulabilirsin.

    kesinlikle farklı bir firma tarafından ihale kızıştırılılmalı, körler sağırlar birbirini ağırlar mantığında, saçma sapan rakamlarla kazanılan bir ihale olacaktır.
  • 20
    yurt dışına satılamaması da tff yönetiminin beceriksizliği. milyonlarca türk var dünyanın her yerinde(cidden avrupanın her yerinde inanılmaz sayıda türk var) ve hala türk takımlarının maçlarını seyrediyorlar.

    ben isveçte yaşıyorum burada yayın yok. burada olan türkler bizi ya da fb yi tutuyor. hatta göç etmeyenler bile böyle yani burada doğanlar da türkiye den takım tutuyor ve izliyor. herkesin evinde mecbur yasal olmayan platformlar var.

    ben mesela mail attım. kendi takımımın maçlarını izlemek istiyorum diye. hatta çevremdekilere de attırdım. bir şey değişir mi sanmıyorum neden çünkü pazarlamazsan adam senden gelip zorla almaz.

    pazarlamadan hiç anlamam ancak en basit haliyle alırsın türklerin toplam sayısını ülkedeki. yaparsın bir anket kimler olsun ister gibi. sonra verilerle konuşursun. belki saçmadır belki de daha farklı yürüyordur bilmiyorum ancak biz pl değiliz bize gelip sizden yayın hakkı talep ediyoruz diyeceklerini sanmıyorum. ayrıca tl nin değersizliği de eklersek oldukça karlı olur her iki taraf için de.
  • 22
    uzun uzun yazıp kendinizi boşuna yormayın. ülke futbolunu dünya pazarına açmaya, kulüplere daha iyi mali destek sağlamaya niyeti olan tff, hakemlerine ve hakem kararlarına bir standart getirir. yanlı çekim yapan yayıncı kuruluşa gereken ayarı verir. oyunu sulandırmaya çalışan oyuncunun da, teknik ekibinde gözünün yaşına bakmaz. kurum yoneticilerinde ve yönetiminde şeffaflık ilkesini benimseyip, aldığı kararları harfiyen uygular.

    hiç ekstra yollara sapmaya da gerek yok. ülkede oturulan hane başına 100-200 tl gibi sabit bir ücreti faturalara yansitsalar zaten dünya kadar para eder. paket derdi yok, abonelik ile uğraşmak yok. mis gibi oturduğun yerden açarsın trt spor'u istediğin lig maçını izlersin. yurt dışına da ister internet üzerinden abonelik sat, istersen oraya da 4-5 euro/dolar gibi bir ücret belirle tamamdır bu iş.
  • 23
    değeri olmayan ligin ihalesi.

    türkiye'de futbol değil sidik yarışı ve sürekli galibiyet seviliyor. millet stada eğlenmek için değil rakibini yok etme amacıyla gidiyor. e haliyle ligin değerinin bu olması normal. ülkenin en üst klasman ligi'nde stadlar iki üç takım harici dolmuyor. ülkede bir futbol kültürü yok ki ihalesi değerli olsun. esasen taraftar desteği olan, iyi kötü mali dengesini tutturan her takım türkiye'de başarılı oluyor. ama bu takımlar bir elin parmağını geçmiyor işte.

    koca ankara'da gençlerbirliği maçlarına gidiyorum. 6 milyonluk şehir 19 bin kişilik stadın yarısını bile zor dolduruyor. ankaragücü maçları da takım başarısız olduğundan mütevellit yine boş. yani bu liglere erilen paralar çok bile. bu stadlar 6 hafta arka arkaya full oynasın, takımlar konuşulsun. bir de siz o zaman görün. ülke olarak gs, fb, bjk magazini takip ediyoruz. bu futbol değil.

    galatasaray olarak avrupa vizyonu ve lise geleneği olmasa biz de bu düzenin bir parçası olacaktık. ama bir vizyon size neler getiriyor işte. yine de bu ligde olmak bir şanssızlık bizim için.
App Store'dan indirin Google Play'den alın