• 884
    bundan yaklaşık 1 ay 4 gün önce sözlükle ilgisiz istekler kısmına bir entry girmiş, şans dileyin, dua edin demiştim. (bkz: #1950340)

    sonrasında sözlükten 1 aylık ceza yediğim için (bkz: #1952557), güzel haberi ancak şimdi veriyorum.

    dilediğiniz şanslar da ettiğiniz dualar da tuttu dostlar :) o işi aldım, çalışmaya başlayalı da 3 gün oluyor. amerika'ya, virginia eyaletine yolu düşen olursa başımın üstünde yeri var. seviyorum hepinizi :)
  • 1072
    çok mutluyum sözlük. ofiste sebepsizce "kostaaaaass" diye bağırıyorum. vuruş anlamında da, psikolojik anlamda da inanılmaz zor bir goldü dünkü maçta atılan gol. 22. şampiyonluğumuzun yürüşünde 22 numaralı formayla atılan bu gol duygusal olarak beni ve eminim sizleri de çok etkiledi. futbol güzel ama galatasarayla çok daha özel.

    iyi ki varsın cimbomum!
  • 994
    vallahi nereye yazacağım bilemedim.
    nihayetinde çok sevindiğim için bu başlığa yazmak geldi içimden.
    29 nisan 2018 galatasaray beşiktaş maçı ve 6 mayıs 2018 akhisarspor galatasaray maçlarını kazandık ama bana göre benim sevdiğim yüzünden:))
    kendisi galatasaraylı değil ama benim yüzünden galatasaray’a sempati ile bakıyor.
    bu iki maçtaki stresimi, öncesindeki endişelerimi görünce benim stresimi azaltmak için sürekli galatasaray lehine evrene mesajlar gönderdi ve biz bu maçları kazandık ve belki şampiyonluğu kazandık böylece.
    tabii benim bu maçlar sonrası mutluluğumu görünce ; eeee artık o sözlüğe yazarak benim hakkımı teslim edersin dedi kendisi ve ben de söz verdim buraya yazacağıma.
    şimdi sözlük yönetiminden bir ricada bulunacağım tabii olur olmaz bilemiyorum ama eğer şampiyon olursak benim sevdiğimi sözlüğe yazar olarak alalım.
    maçlardan önce buradan evrene bir mesaj göndersin:))) biz de rahat rahat maçlarımızı seyredelim.
  • 960
    işte bu beeeee!!!

    en son eurocup finalinden sonra, içten gele gele, hissede hissede çığırdım bunu sözlük!
    devamı bugüneymiş! (bkz: 20 ocak 2018 galatasaray seçimli olağanüstü genel kurulu)

    geçenlerde -kim olduğunu hatırlayamadım kusuruma bakmasın- bir yazar dostum, "sinerji yaratmalıyız, bu başlığı yukarı çekmeliyiz, gündemimiz bu olmalı" minvalinde yazmıştı genel kurulla alakalı. kendi kendime "yazma" dedim yüc, bırak, gir toteme, hiçbir şey yazma sözlüğe. yazmadım. sandıklar açılırken televizyonu açıp canlı izlemedim. buradan takip ettim. galatasaray sözlük sinerji ekibine bu şekilde destek verdim kendimce...

    şimdi tekrar haykırıyorum;

    "işte bu beeeeeee!!! işte buuu!!!"

    şerefinize dostlar, daha güzel günlere! fiççuçuv fiççuçuv hahahah bu gece bardaaaa gönlüm hovardaaa çalsın sazlar oynasın kızlaaaarrr hahahaha * *
  • 151
    dün doğum günümdü sözlük. birisi var. bana bir hediye almış. hayır iki. bir galatasaray kupası, bir de atkı. bugünse bana üçüncü hediyemi verdi. yine sarı kırmızı. o sarı kırmızı sözlük. artık her şey biraz daha sarı kırmızı. çok mutluyum sözlük. ellerim terli. çok uzaktayım kendisine, ama az önce konuştuk. biliyorum hala uyuyamadı. ben de uyuyamadım. şimdi elimde biram, uzun aradan sonra mutluluğuma içiyorum. mutluluğuma sözlük. şerefe!
  • 807
    ne zamandır yazayım istiyorum ama bir türlü kısmet olmadı sözlük. sonunda hayatımı ucundan da olsa düzene koyabildim bir aydır özel bir firmada proje mühendisi olarak çalışıyorum, tabi haliyle başlangıçta saha sorumlusu olarak tecrübe kazanma aşamasındayız. geceli gündüzlü yorucu bir tempo olduğundan pek uğrayamadım da bu ara sözlüğe. sevgiyle kalın ilk fırsatta yeni sezon, gelenler gidenler konusunda derin bir analiz yapabilmek dileğiyle.
  • 850
    http://9gag.com/gag/a2mYQ1w?ref=fbp

    7 yaşındaki jack, paris saldırılarından sonra harap edilen texas camisine ipad almak için biriktirdiği 20 doları bağışlıyor. bunu öğrenen amerikalı müslümanlar topluluğu da jack'e ipad hediye ediyor.

    arada insanlık adına güzel haberler de alabiliyoruz...

    bu olay da 2.5 yıllık yazarlığımda ilk defa bir duvara bir şey yazdırttı bana.
  • 1240
    sevgili dostlar,
    şubat ayının sonunda barınaktan 1,5 yaşında erkek bir köpek aldık. kerata başta çok iyiydi, evde falan harikaydı, ama zamanla dışarıda sorunlar ortaya çıkmaya başladı: insanlar, çocuklar, arabalar, bisikletler, scooterlar ne olursa olsun her şeye havlama ve atlama. eşim iki kez yere düştü toplum içinde, ağlayarak eve geldi. birkaç kez de psikolojimi bozdu (birden arkamızda beliren iki çocuğa havladı). resmen eşimle hata mı yaptık diyorduk antrenor ile zaten normal çalışıyorduk ama bunun üstüne değil bu sonradan oluşan bir problemdi.

    neyse dikişleri alındıktan sonra genel kontrol için aynı veterinere götürdük. ilk buluşmada resmen dünyanın en tatlısı olan hayvan sürekli havladı vs. sonra veteriner dokunurken 10 saniye hırladı ve ısırmaya çalıştı. veterinerin çok iyi bir insan olduğu ortaya çıktı ve köpeğin bu hale gelmesine üzüldü, bize davranış veterineri önerdi.

    haziran başında davranış veterinerine gitmeye başladık, ilk seans 1.5 saat sürdü ve ardından köpeği anlamaya çalıştı ve sonunda saldırganlık sorunu olmadığını, sosyallesme surecini kacirmasindan dolayi genel bir anksiyete sorunu olduğunu söyledi. (barınaktan aldığımızdan beri köpeğin 1.5 yıllık ömrünü bilmiyoruz). bize iki tane anksiyete ilacı verdi ve bunlara ek olarak karşı kondisyonlama denen(counter conditioning) bir yöntem başlattı:
    ilk hafta sadece evde bizi takip ederken, sakinleştiğinde ve yemeği gösterdiğimizde oturduğunda onu besledik.
    sonra aynısını dışarıda yaptık.
    sonra sadece insan gördüğünde mama yedi. hatta öyle bir hale geldi ki esime gore adam sabahlarıyemek yiyebilsin diye insanları arıyor ve ilk gördüğü kişide hemen oturup esime bakıyor :)

    neyse, 2 ay sonra onu dışarı çıkarmak bizim için bir zevk oldu. nerede o stresli gezintiler, nerede şimdiki durum. ayrıca eğitmen ile köpeklere karşı nasıl davranılması gerektiği konusunda (köpek gördüğünde heyecanla havlar vb.) çalışmalara başladık. bu konuda nasıl hareket etmemiz gerektiğini anladık (maalesef tasma düzeltme gibi negatif yöntemlere kopegimiz cevap vermiyor. bu yüzden sadece pozitif sekildeçözmeye çalışıyoruz, ancak düzeltilmesi zor).

    cuma günü, eğitmen köpeğiyle doğru davranmayı öğretene kadar yaklaşık 20 dakika calistik (kopegin etrafindan gectik, cok bakip ses cikarmaya baslayinca kafa tasmasi ile suratimiza dogru cekip bir ses cikarttik ve suratimiza baktiginda odul verdik. bu sekilde kopek gordugunde yapmasi gerekenin ses cikarip heyecanlanmak degil bize bakmak oldugunu ogrettik) . köpekle tanıştıktan sonra, cagirdigimda yanima geldi. köpekle takılmak yerine benimle oynadi. eğitmen şaşırdı, başka bir köpek getirdi ve o köpekte de aynısı oldu. ayrıca topunu atınca ve o koşarken "dur" diyince durdu. eğitmene göre bir köpeğin başka bir köpekle oynamayı bırakıp sahibiyle birlikte olmayı istemesi ya da sahibinin emirlerine bu kadar uyması çok önemli ve zor, bu da köpeğimizin emir almayı sevdiği, bizle olmaktan mutlu oldugu ve bizim kopekten daha ilgi cekici oldugumuz anlamina geliyor.

    bunlara ek olarak aylar sonra son 2-3 günde iki kişiyle konuşurken köpeğimiz havlamayı kesti ve insanlar bizden 1m uzaktayken bize baktı, oturdu. bu, artık havlamak veya zıplamak onun stresli durumdaki ilk hareketi degil demek. oturup bize bakıp yemek için beklemek yapılan ilk hareket oldu. aylar sonra bir kişiye havlamasindan, üzerine atlamasindan korkmadık. bugün konuştuğumuz kişi de bir yabancı, bizi sürekli köpekle çalışırken görmüş, merak etmiş ve sormak istemiş . bu arada biz dışarıda antrenman yaparken insanlar gelip köpek egitmeni miyiz diye soruyorlar çünkü kimse köpeğini eğitmiyor, spor yaptirmiyor vs. herkes sadece yürüyor kopekleriyle.

    neyse bu da sevinc duvarına yazdığım yazı; 4 ay boyunca rahatça yürüyememekk, her köşede insan var mı, çocuk veya köpek var mı diye bakmaktan, rahatça yürümeye ve insanlarla konusabilmeye geldik.. hala gidecek yolumuz var (örneğin, insanlara kapalı bir alana rastladığında, misal asansör çıkışları ya da apartman icleri hala stresli oluyor) ama tünelin sonunda ışığı görüyoruz. eşim artık ağlamıyor, stresli halde sokağa çıkmıyor, aksine ikimiz de kopegi disari cikarmaktan zevk aliyoruz. köpeğimizle olan ilişkimiz de gelişti, bu yüzden akşamları kafamızı yastığa koyarken “bu hayvanla nasil ugrasacagiz” demiyoruz.

    türkiye'de egitmen bulmak zor biliyorum, davranış veterineri bulmak daha da zor. ama bu tür sorunlarınız varsa kesinlikle egitmenle ya da kendi halinizde ugrasmak yerien veterinerin (varsa davranis veterineri) ilaç takviyesi ile yapmanızı tavsiye ederim. kendi eğitmenimiz buna karşıyken bile köpeğimizde sonuçları görünce ilaca karsi olmaktan vazgecti çünkü 1.5-2 ayda belki 5-6 ay sürecek bir iyileşme elde ettik.

    edit: yabanci klavye var, o sebepten yazdigimi google translate'e koydum ama o da cumleleri sacma sapan bir hale getirdi, duzeltirken tekrar turkce karakterleri koyamadim...
App Store'dan indirin Google Play'den alın