resim
Renato Sam-Na Nhaga
Takım:Galatasaray
Mevki:Merkez Orta Saha
Yaş:18
Boy:1.72
Uyruk:Gine-Bissau
  • 389
    galatasaray formasıyla çıktığı ilk resmi maçında elinden geleni yapan 18'lik topçumuz. gerçekten çok beğendim.
    özellikle maçın son dakikalarında orta alanda topla buluştuğunda, baskıya gelen rakibi ince bilek hareketiyle geçmesi müthiş detaydı. son adamken kaptırır diye düşünmüştüm ama cidden o kısa sürede onu yapması çok değerliydi. üstüne birde gaza gelip sürekli baskı yapması falan da cabası.

    kısacası, ilk lig maçında benden tam not aldı. umarım gelişimini devam eder de müthiş bir oyuncu kazanırız.

    (bkz: 13 şubat 2026 galatasaray eyüpspor maçı)
  • 377
    modern orta saha başlangıcında olan topçu. yere sağlam basıyor, oyun görüşü var, enerjik ve yaşına göre olgun.
    olacak çocuk belli olur derler.
    maşallah diyelim. maç içinde top her ayağına geldiğinde tribünlerin oley çekmesi beni çok duygulandırdı. 18 yaşında olup tuvalet sonrası annesinin kıçını silmesini bekleyenler var sonuçta. çocuk ne zorluklarla buralara gelmiş.
    allah utandırmasın genç aslan.
    (bkz: 13 şubat 2026 galatasaray eyüpspor maçı)
    beğendiğim yeni topçumuz.
  • 392
    sahada ayakta kalabilen ve tempo yapabilen gencecik topçumuz. adam ilk maçında ikili mücadele kazanıyor. top saklıyor. alan kat ediyor. topu alıp yüzünü dönüyor. şimdi anlıyor muyuz neden altyapıdakiler oynayamıyor veya oynatılamıyor. çünkü hiçbiri ayakta kalamıyor. top saklayamıyor. eksra hiçbir özellikleri yok. hiçbiri nhaga gibi ışık veremedi. hiçbirinin fiziksel özellikleri nhaga'ya yakın değil. yani her 18 yaşında adam oynatılsın diye bir şey yok. oynayabilen her adam oynar yaşına bakmadan. nhaga buna müthiş bir örnek oldu. üzerine koyarak gideceği belli. çok net ışığı var. ama taraftarın çocuğu rahat bırakması lazım. ne gereksiz övmeye ne de gömmeye gerek yok. bırakın topunu oynasın.

    (bkz: 13 şubat 2026 galatasaray eyüpspor maçı)
  • 331
    şu anda kendisinin üzerinden okan hocaya yapılan zamanında kerem ile barış üzerinden fatih hocaya da yapılmıştı.

    fatih hoca o zaman çıkıp "onların da zamanı gelecek. ne zaman hazır olurlarsa o zaman oynayacaklar" demişti.

    okan hocanın da bence aynı minvalde kestirip atması lazım. başka türlü bu iş farklı yerlere gidecek.

    daha ülkeye geleli 10 gün oldu en fazla 3 antrenmanda yer aldı.

    okan hocayı yermek için şimdiden hakkında gelecek planları yapılmaya başlanmış bile.

    hatta üzerine kiralanmış bile.

    bekleyelim görelim.
  • 146
    2024 yaz aylarında soler, bernat, ndour, gharbi, nhaga'nın bulunduğu benfica'nın genç oyuncu listesine giriyor.

    genç renato nhaga, casa pia ile profesyonel sözleşme imzaladı. ağustos 2024
    https://pbs.twimg.com/...=jpg&name=medium

    sezonun son haftaları* süre almaya başlıyor, o periyotta çok iyi bir braga maçı çıkararak bütün dikkatleri üzerine çekiyor.
    https://pbs.twimg.com/...=jpg&name=medium

    hemen ardından sezon biter bitmez ilk kez gine milli takımının 25 kişilik listesine seçiliyor. mayıs 2025
    https://pbs.twimg.com/...=jpg&name=medium

    yaz ayları kulüp 3 yıllık sözleşme yeniliyor. tem 2025
    https://pbs.twimg.com/...=jpg&name=medium

    yeni sezonda* porto'ya karşı 11'de başlıyor. casa pia 4-0 yeniliyor fakat nhaga yine dikkatleri üzerine çekiyor.
    topla buluşma 38
    isabetli pas 15/20 (75%)
    uzun top (isabetli) 4 (1)
    top sürme girişimi (başarılı) 2 (2)
    zeminde ikili mücadele (kazanılan) 10 (10)
    tehlike engelleme 4
    toplam müdahele 4

    milli arada milli takımı temsil etmek için gine-bissau'ya döndü ve çocukken temsil ettiği iki futbol akademisini ziyaret ediyor. eylül 2025
    https://staticx.noticiasilimitadas.pt/...8cbd02ed6&w=1920

    ekim ayına girerken ligde en fazla faul yapanlar sıralamasında pablo felipe'den sonra zirvede kendine yer buluyor:
    ligde verilen fauller 2025/26
    26 pablo felipe
    24 renato nhaga
    23 clayton
    22 chiquinho
    21 gustavo sá
    20 sorriso
    19 andré luiz
    19 mathias de amorim
    18 cassiano
    18 pedro maranhão

    bir başka istatistik,
    yerdeki ikili mücadelelerde kazanmada 21 yaş altı futbolcular içinde zirvede.
    top 10 leagues best u21 midfielder players - ground duels won (avg per 90)

    1-renato nhaga - 9.53
    2-said el mala - 9.34
    3-senny mayulu - 9.08
    4-christ ınao oulai - 8.6
    5-amorim - 8.17
    6-mathias de amorim - 8.02
    7-djaoui cisse - 7.8

    comparisonator

    benfica'ya karşı tipik bir top kapmayla beraber pozisyonun devamında ilk profesyonel golünü atıyor. kasım 2025
    https://x.com/...590190764671036?s=20

    kış transferinin son günlerine girerken bizimle anlaştığı yazılıyor. şubat 2026
    https://x.com/...767435030000066?s=20

    ikili mücadeleye girmekten çekinmeyen çabukluğuyla çok top kazanan aynı zamanda faul yapmaktan da çekinmeyen iki yönlü genç bir merkez orta sahaya sahip olmak üzereyiz gibi duruyor. hayırlı olsun.
  • 197
    yeni transfer 18 yaşında gineabisau’lu orta saha oyuncusu.

    portekiz liginin vasat takımından geliyor. aynı marcao gibi..

    geldiği ülke senegal’in güneyinde, eski portekiz sömürgesi olup portekizce konuşulan, bazı sınırları cetvelle çizilmiş, 2.2 milyon nüfuslu küçük bir afrika ülkesi. afrikadaki eski portekiz sömürgesi ülkeler genel olarak, kültürel olarak afrika’dan daha ziyade kırsal brezilya’ya benzerler. ginea bisau’nun milli futbol takımı biraz gariban bir takım. öyle pek afrika şampiyonasına, dünya kupasına filan kalamıyor. nhaga, yeni milli oyuncu olmuş. neyse ki takımı sadece eleme gruplarına gidiyor , şampiyonalara pek kalamıyor.

    bizim için renato’nun en iyi olan göstergesi yaş grubunda büyük liglerde en çok top kapma istatistiğine sahip olması. appiah çağrışımı yapıyor.

    sonuçta bizler ve galatasaray scout ekibi, trabzon scout ekibinden daha iyi bilecek değiliz ki yahu!

    “ hey kalkedonyalılar, kantenin yanında gelen bonusu diye dalga geçsenize, bir şey deneyeceğiz”
  • 294
    tam bakmadım ama muhtemelen portekiz liginde porto, sporting lizbon ve benfica gibi takımlara karşı maça çıkmıştır.
    bu takımlar da genelde şampiyonlar ligi takımları oluyor.
    kadroya yazıldı veya yazılmadı diye yangın yapacak değilim.
    bence yanlış karar ama oldu artık yapacak bir şey yok.
    tecrübesi yok deniyor da, kimse anasının karnından şampiyonlar ligi tecrübesiyle doğmuyor.
    ozan kabak hangi tecrübeli ile şampiyonlar liginde maça çıktı acaba?
    ozan gibi bir sürü örnek sayabilirim.
    nhaga çıkar, oynar ve hata da yapabilir. hiç hata yapmadan nasıl gelişecek zaten bu oyuncular?
    27-28 yaşına gelmiş, bir sürü şampiyonlar ligi tecrübesi olan futbolcular bile hata yapabiliyor.
    hata denen olay zaten insan ırkına özgü bir durum.
    ben skilss değil ama maç videolarını önemserim, çünkü orada hataları da gösterilir.
    nhaga’nın gayet de potansiyeli yüksek, şans verilirse gelişime açık.
    eğer gelişip emre belözoğlu gibi bir futbolcu olacaksa şampiyonlar liginde ezilmesine asla kızmam.
  • 391
    ben çok beğendim hatta beklentimin üzerinde buldum kendisini 13 şubat 2026 galatasaray eyüpspor maçında ama henüz 18 yaşında olduğunu, bizim çok büyük bir takım olduğumuzu unutmamak gerekiyor. sakin sakin gelişmesini beklemeli, oynadığı her anda da bugünkü kadar abartmadan desteklemeliyiz kendisi. bugün artık iş goygoya döndü. ben de çok mutlu oldum, gülerek izledim hatta takımın da hoşuna gitti, her topu bir ara kendisine verdiler falan ama bugünkü maç bitmiş bir maçtı zaten.

    benim gördüğüm akdarıyla geliştirmesi gereken şeyler şunlar ilk gözüme çarpan; basit top kaybı yapmamalı. bu arada yapabilir, canı sağ olsun hatta emin olun bu konularda ben pek çoğunuzdan daha sabırlıyımdır genç oyuncuya karşı. bu sözlükte ozan kazabk bizde oynarken penaltı yapıyor diye ''büyük takım stoperi olamaz'' entyleri okudum ben. benim galatasaray'da izlediğim genç oyuncular arasında arda turan ile beraber büyük takım oyuncusu olabilecek en büyük potansiyeldi oysaki ozan kabak, oldu da zaten. çok hılzı bir oyuncu, hızlı da oynuyor ki bu iyi ve zamanla o pas hataları da azalır bence hızlı oyundan kaynaklı zaten, yoksa ayakları iyi.

    çok fazla koşup ama gereksiz koşup enerjisinin tüketiyor. biz koşan oyuncuyu seviyoruz tamam da bir örnek vereyim; osimhen gibi bir adam bile molde maçında yapılan müthiş pres sonucu gelen golün ardından gole sevinecek takati bulamadı kendisinde yunus ile birlikte. 13 şubat 2026 galatasaray eyüpspor maçında aynı pozisyonda bence gereksiz yere sol çizgide baskıya koştu, topu adamlar oradan çıkardılar, orta boş kaldı ve dönemedi. dönememesi normal, insan çünkü bu. o enerjiyi doğru kullanmayı da zamanla öğrenir. her pozisyonda herkese yardıma gitmesine gerek yok.

    şöyle bir örnek vereyim; barış alper yılmaz bize geldiğinde potansiyelliydi ama yine ona da 1. lig'de oynayamaz bile dendi. potansiyel ve performans ayrı iki şeydir, potansiyeli doğru kullanırsan performansın da artar. barış ilk geldiğinde de hızlı ve güçlüydü ama doğru kullanamıyordu. nerede ne zaman kullanması gerektiğini öğrendi. renato da enerjisini, pres gücünü doğru kullanamayı öğrenecek ki önünde bir de torreira gibi nefis bir örnek var.

    hayırlı olsun takımımıza, çok iyi bir potansiyeli çok iyi bir paraya aldık.
  • 230
    iyi bir futbolcu olacağına inandığım oyuncu..

    içinde orhan uluca’nın da olduğu kendisi ile ilgili analiz videolarını seyrettim. herkesin birleştiği nokta, en kötü senaryo da bile kendisinden zarar edilmeyeceği yönünde. özetle hepsi de umutlu, zaman ve sabırla iyi
    bir oyuncuya dönüşme ihtimaline inanıyorlar.

    trabzon scout’unun işini çok iyi yaptığına inanıyorum. ilk güvence bu. sonrasında yoktan gelmiş, 15’inde afrikadan tek başına portekiz’e gitmiş, ilk başta seçilmemiş, bir yıl çalışmış, sebat etmiş, çok çalışmış, sonra seçilmiş. her şeyden önce, yoktan gelen, yırtmak zorunda olan azimli insanların başaracağına hep inanırım. iyi futbolcuların çoğu böyle. bu çocukta bu azim var.
    ayrıca yanında mütevazi bir ailesi var. belli ki aynı zamanda onların da umudu, onların da yükünü omuzunda taşıyor.

    önünde iyi bir örnek ve öğretmen olacak: lucas torreira. mevkileri aynı, tipolojisi ve karakter özellikleri benziyor. sadece onu antrenmanda ve maçlarda izlese, onunla konuşup bir şeyler öğrenebilse uçar gider.

    geldiği takım düşme potasında. portekiz takımının oyuncularının tekniği ve kapasitesi kısıtlı. sürekli pres yiyen, geride bekleyerek oynamak zorunda kalmış bir takım. buna rağmen 18 yaşında bu çocuk savaşa savaşa, orta alanda sayıları çok ve kendinden iri oyunculara karşı, top kapmaya, presten top çıkarmaya, hat kırmaya çalışmış hep. yani avlanılmamak için çaba vermek zorunda kalmış. şimdi ise avlanılan takımdan, seyircisini arkasına almış ve üst düzey futbolculardan kurulu, aksine pres yapıp karşısını boğan, avlayan bir takıma gelmiş vaziyette. metaforik gidersek, avken avcı olacak.
    dolayısyla aynı eforun, aynı çabanın getirisi, çarpanı, kaldıracı ve coşkusu galatasaray’da daha fazla. muhtemelen bir çok hatalarda yapacak ama deli deli ortada herkese basmasından dolayı da aslantepede seyirciyi arkasına alacak. maçların bazı anlarında, gene muhtemelen “hepiniz ileriye gidin, arka geniş alanı hep ben alırım” bölümleri olacak.

    ayrıca kesinlikle bu çocuğa boey’nin, barış’ın, sane’nin kendi şahsi trainer’ları gibi iyi bir kişisel trainer bulunsun. fiziksel gelişimi salt okan buruk’un vasat fitness ekibine kesinlikle bırakılmamalı.
  • 400
    ilk maçındaki* maceraları yüzyıllar sonra galatasaray tribününün organik bir tepki verdiği ilk olay olarak tarihe geçen aslan parçası.

    memur bıkkınlığıyla sahaya aldırış etmeden aynı playlisti sırasını bile değişmeden mırıldanan ultraslan, top rakipteyken yükselen ıslık, 65-70 arası herkesin en kıymetlisi cep telefonunu eline alıp ışık açması ve ara sıra 417 dolaylarında kalp masajıyla kendine gelir gibi olup geri dönen kapalı üst ruhu hariç böyle bir orta sınıf aktivitesi uzun zamandır denk gelmiyordu tribünümüzde.

    bizim gençlik yıllarımızda, yani bundan çeyrek asır önce falan; tribünler orta sınıf için bir eğlence ve kendini ifade alanı haline gelmişti. bilek, değnek hatta tüfek kavgaları ile sosyal medya arasındaki dönem bu açıdan eşsizdi. en yaratıcı pankartlar da, en yaratıcı tezahüratlar da, en unutulmaz tribün performansları da bu dönemde çıkmıştır. çünkü insanlar oyunun içine, içlerinden geldiği gibi dahil olabiliyordu. söyleyecek sözü varsa söyleyebiliyordu.

    aradan geçen çeyrek asırda her şey gibi tribünler de değişti. sosyal ve ekonomik çöküşün yansımaları ne yazık ki aşırı şekilde negatif oldu. fakirin olağan öfkesi zengine ya da godomana değil okumuş ve iyi insanlara yöneltildi. bunu yaparken de kötünün kucağına itildiler üstelik.

    yapılan toplum mühendisliği çalışmalarından bahsetmiyorum bile...

    entry tarihi itibarı ile dün akşam nhaga topu ayağına aldığında yaşanan eğlenceyi burada bile daha o dakikalarda asrın en büyük hatası ya da ayıbıymış gibi yerden yere vuranlar vardı. oysa hem samimi hem de düşündüren bir tepkiydi. en başta beklenmeyen bir şeydi. hakem hatası olunca 20 senedir aynı tezahüratın çıktığı bir tribünden böyle bir tepki çıkmasını kestirmek güçtü. çocuğa sevgi gösterisi mi yapıldı yoksa bütün transfer dönemi boyunca yapılmayan orta saha transferine dair tepkiler o şekilde mi tahvil edildi, düşünce kaldıran bir ikilem bence.

    bu tepki bana efsane koç aydan siyavuş'un anlattığı sakızlı muhallebi hikayesini hatırlatmıştır.

    --- alıntı ---

    sene 1993 ya da 1994 olmalı. galatasaray basketbol takımının başında aydan siyavuş var. kadro iyi ama bir türlü doğru kimya tutturamıyorlar, yabancıların biri gelip, biri gidiyor. ligin ilk yarısında fenerbahçe’yi yenerek taraftarlarını umutlandıran ve üst sıralara tutunabileceği mesajını veren sarı-kırmızılılar, ikinci yarıyla birlikte orta sıralarda yer alan yıldırımspor ve oyak renault gibi takımlar önünde yenilgiye uğrayarak, serbest düşüşe geçiyor. ve bu şartlar altında, fenerbahçe ile oynanacak rövanş gelip çatıyor. siyavuş, yakın çevresine “bu maçı da kaybedersek beni kovarlar” diye fısıldıyor.
    fenerbahçe maçı kaybediliyor. hem de çok farklı… maçtan sonraki pazartesi günü şubenin yöneticisi faruk süren, koç siyavuş’a telefon ediyor: “öğleden sonra benim ofisime bir uğrasana.”
    emektar antrenör, karısına, dostlarına durumu anlatıyor, “buraya kadarmış” diyor ve süren’in fındıklı’daki ofisinin yolunu tutuyor. tahmininin aksine, güleryüzle karşılıyor onu süren… dereden tepeden konuşuyorlar, laf bir türlü basketbola ve takımın durumuna gelmiyor. sonunda siyavuş, ayağa kalkıyor: “faruk bey, ben izninizi istemek durumundayım, florya’ya, antrenmana yetişmem lazım.”
    süren sekreterini çağırıyor ve “hani aydan beye bir şey ayırmıştık, onu getirsene buzdolabından kızım” diyor. siyavuş şaşkın, tecrübeli yönetici geniş bir gülümsemeyle açıklıyor: “geçen gün sakızlı muhallebi getirmişler, çok güzeldi. yerken senin de kulaklarını çınlattık. baban çok severdi, sen de seversin diye düşündüm ve bir tane ayırdım.”
    rahmetli siyavuş bu öyküyü anlatırken, oracıkta telaşla kaşıkladığı sakızlı muhallebiden hiçbir tat alamadığını, o gün yaşadığının, gerçek bir sevgi gösterisi mi, yoksa süren’e özgü ilginç bir uyarı biçimi mi olduğunu, asla anlayamadığını söylemişti.

    --- alıntı ---

    (bkz: #2007825)
App Store'dan indirin Google Play'den alın