23526
takımı kurumsal şirket gibi yöneten teknik direktörümüz. açıkçası bu durumun bir çok avantajı da var dezavantajları da var. hoca takım içinde papazlar ve kaptan pozisyonunu mini müdürler olarak kullanıyor. bu adamlara asla dokundurmuyor. ıcardi, torrik, kaan ayhan ve apokerim bu gruptaki oyuncular. yedek olan günay'dan da iyi destek aliyor. bu beş oyuncu takımı iyi konsolide ediyorlar. geçmişte muslera ve mertens de bu etki grubunda idi. ancak bu gizli organizasyon şeması oyun ve kadro seçimindeki eksikliklerimizi giderme konusunda bizi yavaşlatıyor. ayrıca bu grupla geçinmeyi başaramayan oyuncular da takımdan hızla ayrılıyor. yani iyi kötü belli bir kurum kültürü yaratmış okan hoca. bu anlamda üç sene üst üste şampiyonluk tesadüf değil.
bu nedenle asla yeni transferler hemen sahaya çıkamıyorlar. belli bir süreç dahilinde yavaş yavaş sahne alıyorlar. ön planda görünemiyorlar. farkındaysanız takımın bu sezon tartışmasız en formda ve başarılı oyuncusu uğurcan olmasına rağmen ön plana çıkamadı tam manasıyla.
takımda bir statüko mevcut. 2025 - 2026 özelinde ise artık statükoda yıpranma var. takımda topyekûn bir yenilenme lazım. okan hoca gelecek sene kalır mı kalmaz mi bilemem. ancak eğer kalırsa müdür organizasyonunda net değişime gitmek zorunda kalacak. zira takım yaşlanıyor, müdürler sivriliyor. bu nedenle bize yeni bir kan değişimi ufukta gözüküyor. şampiyonlar ligi sonrası takımda bir çok oyuncunun dünya kupası sonrası kariyer değişimine gitmek istemesi de sürpriz degil. bu anlamda takımda motivasyon düşüşü olması da normal. okan hoca gemiyi limana yanaştırabilirse eğer büyük bir iş yapmış olacak. zira takımın liverpool maçından sonrası gelen düşüşü, sadece bu sezonu değil, önümüzdeki sezonu da riske eden bir görünüm çiziyor. farkındaysanız liverpool maçlarında zirve oyununu oynayan barış alper, elenme arkasından dünya kupasını düşünerek kendini stand-by moduna aldı. bu örnekler takımda çok, ancak barış en sert iniş çıkışları yaşadığı için yazdım.
özetle kala kala dört maç kaldı ligde ama hocanın işi bütün sezonlardan daha zor. zira kendisi de dahil olmak üzere bu takım son dört senede hiç bu kadar motivasyon olarak düşmedi. nefesimiz finişe kadar yeter umarım. bu anlamda ben fener maçında beraberlik yerine galibiyet parolası ile maça çıkmamız gerektiğine inanıyorum. bu takımın son üç maçını kazanacağının hiç bir garantisi yok zira.
bu nedenle asla yeni transferler hemen sahaya çıkamıyorlar. belli bir süreç dahilinde yavaş yavaş sahne alıyorlar. ön planda görünemiyorlar. farkındaysanız takımın bu sezon tartışmasız en formda ve başarılı oyuncusu uğurcan olmasına rağmen ön plana çıkamadı tam manasıyla.
takımda bir statüko mevcut. 2025 - 2026 özelinde ise artık statükoda yıpranma var. takımda topyekûn bir yenilenme lazım. okan hoca gelecek sene kalır mı kalmaz mi bilemem. ancak eğer kalırsa müdür organizasyonunda net değişime gitmek zorunda kalacak. zira takım yaşlanıyor, müdürler sivriliyor. bu nedenle bize yeni bir kan değişimi ufukta gözüküyor. şampiyonlar ligi sonrası takımda bir çok oyuncunun dünya kupası sonrası kariyer değişimine gitmek istemesi de sürpriz degil. bu anlamda takımda motivasyon düşüşü olması da normal. okan hoca gemiyi limana yanaştırabilirse eğer büyük bir iş yapmış olacak. zira takımın liverpool maçından sonrası gelen düşüşü, sadece bu sezonu değil, önümüzdeki sezonu da riske eden bir görünüm çiziyor. farkındaysanız liverpool maçlarında zirve oyununu oynayan barış alper, elenme arkasından dünya kupasını düşünerek kendini stand-by moduna aldı. bu örnekler takımda çok, ancak barış en sert iniş çıkışları yaşadığı için yazdım.
özetle kala kala dört maç kaldı ligde ama hocanın işi bütün sezonlardan daha zor. zira kendisi de dahil olmak üzere bu takım son dört senede hiç bu kadar motivasyon olarak düşmedi. nefesimiz finişe kadar yeter umarım. bu anlamda ben fener maçında beraberlik yerine galibiyet parolası ile maça çıkmamız gerektiğine inanıyorum. bu takımın son üç maçını kazanacağının hiç bir garantisi yok zira.


