resim
Okan Buruk
Görev:Teknik Direktör
Takım:Galatasaray
Yaş:52
Uyruk:Türkiye
  • 17476
    24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçında kendisini gerek açıklamaları ile gerekse maç içinde çok gergin gördüm.

    bence yabancı hakem mevzusuna bu kadar negatif bakmaması gerekiyor. bu konuda fenerbahçe’nin yaratmış olduğu algıyı daha da pekiştirmiş oluyor. sadece yabancı hakemin iki tarafın da onayı ile seçilmesi gerektiğini söylemesi yeterli idi.
  • 17477
    sonuna kadar savunacağımız, arkasında duracağımız, içerden ve dışardan gelen saldırılara karşı göğüs gereceğimiz efsane hocamızdır.

    benim düsturum belli. galatasaray'a dünya üzerinde okan buruk'tan daha faydalı olacak veya daha büyük hizmetlerde bulunacak ikinci bir teknik direktör yok. bunu düşünmemin sebebi ise okan buruk'tan tamamen bağımsız. birlikte yaşadık, hep beraber gördük. çok daha sakin, çok daha dingin, çok daha huzurlu futbol ortamlarında ne kariyerli yabancılar; ne efsane türkler bir sezonu çıkartamadılar. ne kadrolar, ne bütçeler kimlerin elinde çöp oldu. okan buruk; hem fenerbahçe'nin amansız ve kesintisiz çirkinliklerine karşı camianın sembol ismi olurken hem de firesiz şekilde yerel dominasyonu sürdürüyor. bu, eşine benzerine pek rastlanmayan bir durum.

    96-2000 dönemiyle pek kıyaslandığı için açıkça yazayım:

    96-97 sezonu - 22-23 sezonu (iki takım da avrupada mücadele etmemiş)
    97-98 sezonu - 23-24 sezonu (iki takım da ön elemeden şampiyonlar ligine katılmış, nispeten kura şansı olan 97-98 takımı 23-24 takımından daha az puanla sonuncu olarak şampiyonlar ligine veda etmiş)
    98-99 sezonu - 24-25 sezonu (iki takım da yerel liginde fırtına gibi eserken avrupa'ya erken şekilde veda etmiş)

    günümüzdeki çılgınlığı en doğru tanımlayan sözlerden biri 96-2000'de sosyal medya olsa galatasaray uefa kupasını hayalinde bile göremezdi sözü. bugün inanılmaz çirkin, seviyesiz bir ortamda; topyekün üzerine gelen saldırılara karşı aslanlar gibi mücadele eden hocamızla gurur duyuyorum. avrupa başarısı da yerel lig başarısıyla paralel şekilde gelecekse kendisinden başka kimseyle gelmeyecek buna adım gibi eminim. büyük bütçe verildi lafı da saçmalıktan başka bir şey değil, iki takımlı ligde tek rakibin devre arası 200 milyon euro sıkarken biz 50 milyon euroluk takımdan mı şampiyonluk bekleyelim?

    galatasaray teknik direktörlüğü koltuğunu uzun zamandır en hakkaniyetli ve en gurur veren şekilde doldurduğu için okan buruk'a sonsuz kez teşekkürü ben kendime borç biliyorum. iğrençliklerden medet uman rakibi sezon sonu maymun gibi zıplatacağı günü iple çekiyorum. başarıların daim olsun hocam, kendi oluşturduğun saçma başarı standartından ödün verdiğin anda ilk sana vuranlara karşı biz hep arkandayız.
  • 17478
    maç sonunda rakibin teknik direktörüne bir dolu laf söyleyen hatta ağlama olaylarını falan geçtim bir de taktik vermeye kalkan psikolojisi iyice bozulmuş ve galatasaray'ı yerel lige mahkum etmiş, galatasaray'ın büyük hedefleri için yetersiz teknik direktör.

    yahu sen galatasaray teknik direktörüsün, ne işin var rakibin hocasının risk almamasından ve sen olsaydın alıp almayacağından. böyle bir soruya bir galatasaray teknik direktörünün vermesi gereken cevap kibarca, rakibin taktiği hakkında yorum yapmayacağını belirtmektir. bu futbol kulübünden gerets, mancini, riekerink gibi ne beyefendi insanlar geçti. iddialı açıklamaları ile tanınan fatih terim bile böyle sorulara gayet usturuplu cevaplar verirdi. dünyanın en iyi forvetlerinden birisini, rakibin 2 stoperinin arasında kaybettiğinin analizini yapmak yerine, takımının derbide 2 yıldır kaleyi tutan 1 tane şut çekmesine, 4 aydır kayseri maçı dışında, 1 tane bile rahat maç izletmediğine bakmak yerine, rakip takımın taktiğiyle, yaptığı değişikliklerle, ağlaması ile uğraşan teknik adamla galatasaray'ın işi olmamalı.

    eğer kendisiyle devam edilirse, gelecek sezon avrupa arenasında yine büyük hüsranlar yaşayacağımızı düşünüyorum ve işin kötüsü bu sezonu şampiyon kapatırsa muhtemelen kendisiyle devam edilecek.

    hepimize sabır diliyorum.
  • 17479
    rekortmen teknik direktörümüz. allah başımızdan eksik etmesin.

    senelerdir kalbim kırık olduğu dönemde bile kendisini takip ederdim. okan hocanın osimhen gelene kadar 3-5-2 oynattığına, lemina gelene kadar 4-1-4-1 oynattığına hatta bunu geçtim, 3 orta sahalı oyun oynattığına şahit olmadım.

    bunlar iyi işaretler. hocamızın arayış içinde olduğunun işaretleri. illa benim kafamda 4-2-3-1 var. ben bunu oynarım demiyor.
    hoca bir şeyler deniyor, şartlara uyum sağlamaya çalışıyor.

    lemina konusunda hata yaptığının elbette farkında. en büyük zararı o gördü. ama ne yaptı? 21.02.2025 az maçı sonrası "lemina gibi değerli bir oyuncuyu yazamadık" dedi. bu kendi itirafıydı aslında. keza 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçında lemina'ya uygun taktik ve sistem oluştuması, maç sonrası lemina'ya sarılması bence gözden kaçmamalı.

    okan hocama bundan sonrası için de güvenim tamdır. 25. şampiyonluk sonrası gelecek sezon avrupa'da başarı bekliyorum artık hocam.
  • 17481
    ligin bitimine 12 hafta kala 6 puan gerideyken derbiye kazanmaya değil de kaybetmemeye çıksa ne hocalığını bırakırdım ne korkaklığını. suyun karşı yakasında ise tam olarak bahsettiğim şeyi yapan ve zorlu fikstürümüze kendinden daha çok güvenen portekizli ise special one olarak adlandırılıyor. ben kendisinden razıyım, allah'ın izniyle bu sezon da ite köpeğe şampiyon cimbom yazdırıp gerçek 5.yıldızı göğsümüze takacak.
  • 17482
    derbinin ardından, derbiyle ilgili paylaşımlar yapmak için biraz beklemeyi gerekli gördüm. çünkü insanların üzerinde benim bakış açıma göre anlamsız bir sinir, gerilim vardı.

    futbolda "dün yoktur, bugün vardır" sözünün teknik direktörler için geçerli olmadığını düşünüyorum. zira futbolcular mental ve fiziksel olarak kötüye gidebilirler. ancak teknik direktörlerin fiziksel durumlarını konuşmak anlamsızken, mental durumlarının gerilemesi de daha kısa bir şekilde dönemsel yaşanır ve icra ettikleri mesleği fazla etkilemez. dolayısıyla okan buruk'un yıllardır gösterdiği derbi performanslarına ek olarak, iki yıldır üst üste şampiyon olması, bu sene de en yakın rakibine 6 puan ve 1 averaj fark atması olağanüstü bir şeydir. üstelik dikkatinizi çekmek isterim, bunu ali koç gibi bir adama karşı yapıyor takımı, taraftarı ve yöneticileriyle birlikte. koç soyadının ne kadar güçlü olduğu zaten ortada. velhasıl burası çok şey anlatıyor zaten. biz derbiye geçelim.

    topun sadece 49 dakika oyunda kaldığı, sayısız faulün yapıldığı ve oyunun sürekli durduğu bir derbi izledik. oyunun özellikle defans kısmını iyi oynadı, fenerbahçe kanatlarına her zaman düzgün ve boşluk vermeden pres yaptırıp en-nesyri'nin topla buluşmasını engelledi. sezar'ın hakkı sezar'a bu konuda davinson sanchez' başta olmak üzere tüm defans oyuncularımızın payı var. orta saha hakimiyetini de mario lemina önderliğinde çok iyi ele aldı. rakibinin neredeyse iki katı isabetli pas yaparak takımı gerektiğinde oyun içi dinlendirmesini bildi. ancak işin hücum hattında gerçekten çok kötü bir galatasaray izledik. belli ki kazanmaya değil, averajı korumaya çıkmıştık maçta. rcs'de topla buluşma oranımızın düşük olmasına ek olarak, ileri de rakibe ön alan presi yapmaktansa, sahada disiplinli ve formasyona bağlı şekilde dizilişimizi ancak böyle açıklayabiliriz. yenilmezlik sermizi de devam ettirmiş olduk.

    kötü yaptığımız şeylere yaratıcılığı eklemek istiyorum. mauro ıcardi'nin toplu ve topsuz oyundaki yaratıcılığından yoksun kaldıktan sonra oyunumuz zaten gerilemişti. üstüne mertens'in olmaması ve morata'nın yokluğunda tamamen yaratıcılıktan uzak kaldık. lucas torreira'nın performansının derbi seviyesinde olmaması, gabriel sara'nın ise tempoya ayak uyduramaması bizi bu duruma iten ana etkenler oldu. yaratıcılıkta eksik kalınca, haliyle ofansta da pek etkili bir takım olamadık. eren elmalı'nın 90 dakika sahada kalamamış olması ve yunus'un kart görerek ceza alması, ilerleyen karşılaşmalar açısından olumsuz bir etki yaratmıştır. sonuç itibariyle derbi iki tarafında oyununa yakışır şekilde, 0-0 bitti. kazançlı çıkan okan buruk ve galatasaray oldu. her zamanki gibi.
  • 17484
    okan buruk, türkiye liglerinde kazanabileceği tüm başarıları elde ederek ve kırabileceği rekorların neredeyse tamamını kırarak henüz 51 yaşında büyük bir başarıya imza attı. bu kadar büyük bir başarı elde edince, herkes avrupa'dan da başarı bekledi. ancak, beklediğimiz sonuçlar maalesef gerçekleşmedi. olacak diye bir şart yoktu ama avrupa'da başarı için umudumuz fazlaydı. bu yüzden camia olarak büyük bir hayal kırıklığı yaşadık.

    okan hocamızın, bizlerden daha büyük bir hayal kırıklığı yaşadığına inanıyorum. avrupa, bambaşka bir macera ve farklı bir strateji gerektiriyor. bu tecrübeleri zamanla kazanacak ve öğrenecek. sonuçta, kimse doğuştan bu tür deneyimlere sahip olamaz. hepimiz bu süreci yaşayarak öğreniyoruz. bir taraftar olarak, okan hocama güvenim tam.

    2025 sezonu tamamlandığında namağlup şampiyon apoletini de takacak. 5. yıldız, maç kaybetmediğimiz bir şampiyonlukla gelecek.
  • 17486
    sosyal medyada birisi söylemişti şu an ismini hatırlayamadım. okan buruk takımları 3. sezonda düşüşe geçer çünkü çok önde pres ile sürekli baskı oynatma isteği ve direkt geçiş hücümlarından kaynaklı yorulmalar ve kas sıkıntıları meydana geliyor demişti.
    o zaman takım da iyi gittiği için çok kaale almamıştım ama son 2 aydaki futbolu görünce hak vermemek elde değil. takım pres yapar halde idi pres yok, takım basar idi basamıyor ve takım doğru düzgün atağı yok. yani kötü oynamak başka ama bu takımın hiç mi bir planlı hücum atağı olmaz. hiç mi organize bir yapılanması olmaz. bir anda kontak kapatır gibi düşüşteyiz. çare bulunması gerek.
  • 17488
    kariyerinde galatasaray dışında üst üste 3 sene çalıştırdığı bir takım olmayan hocamız. ilk kez bize nasip oldu. en fazla başakşehir var, o da kupa avrupa ıvır zıvır toplam 79 maç. galatasaray ile totalde 134 maçı bulmuş şimdiden.

    bu sebeple çalıştırdığı takımların üçüncü senede düşüşe geçmesi gibi bir veri götten sallamadır.
  • 17489
    neymiş, galatasaray takımı gerektiğinde savunma da yapabilirmiş.
    gereksiz inatları ve yanlış oyuncu tercihleri yüzünden avrupa’da iki maç fazla oynayıp bide rezil olarak elendik.
    sezon başında sara’yı aldıktan sonra lemina gibi bir orta saha daha alsak, üstüne bek ve kanat tercihlerini doğru yapsak şu an kendisi de daha rahat olurdu.
    bakın herkes herşeyi mükemmel yapamaz.
    iyi hocasınızdır ama transferde ve takım kurmada o kadar başarılı olmayabilirsiniz.
    hadi geçen sene para yoktu, üstüne erden bey coştu diyelim.
    bu sene hem para hem de vakit vardı ama aldığımız bazı oyuncuların durumu ortada.
    yanlış tercihler, yönetim savunuculuğu derken kendisini zora soktu.
    “her oyuncuyu ben istedim” diyor ama 8 milyon euroya aldığımız stoperi oyuna atamıyor.
    yardım al hocam, özellikle transfer konusunda.
    fikirlerine aşık olma, değişiklik her zaman gereklidir.
    o yüzden 24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçındaki gerçekçi fikirlerinden dolayı tebrik ediyorum.
    ayrıca skor almak istiyorsan ön hattı franky, sara, yunus, osimhnen ve iyileşince morata yapmalısın.
  • 17490
    ilk iki sezonunda 28 transfer yapan hoca. kendisi ısrarla transferler benim istediği oyunculardan oluşuyor demekte. bu 29 oyuncudan 3. senesinde takımda olan sadece 9 isim var. apo,tor,mertens,icardi,kaan,davinson,yusuf,demirbay,günay. kalan 20 tane oyuncu çer çöp oldu gitti hepsi zarar yazdı.
    bu sezon ise 13 transfer yapıldı. şimdiden giden bats var.jakobs,cuesta,jelert gibi elimizde patlayan totalde 30 milyonluk oyuncu grubu var.
    her şeyi ama her şeyi transfer ile çözmeye çalışan bir hoca okan buruk.
    terim’in böyle bir lükse hakkı var, mourinho’nun kariyeri ile öyle bir lükse hakkı var ama okan hoca’nın böyle bir rahatlık mertebesine ulaşması için daha çok vardı. kolaycılığa çok alışmış durumda ben artık çok sıkıldım her gelen transferin performansının düşmesinden, fiziksel açıdan geriye gitmesinden. üç yıl dolacak hala evimizde dandik lig takımlarını açarken zorlanıyoruz. okan buruk yönetiminde içeride tam 50 maç yaptık bunların 43 tanesini kazandık ve sadece 15 tanesi iki veya daha farklı galibiyet.
  • 17491
    24 şubat 2025 galatasaray fenerbahçe maçında;
    kalede günay mı muslera mı ikilemi vardı. kale belirsizdi, en azından taraftarlar için.
    sağ bek frankowski'nin henüz ikinci maçıydı ve ilk arena-derbi maçıydı.
    sol bek eren de durumu aynı. tek fark türk olması.
    iki stoperi abdülkerim ve davinson birbirini tanıyordu. ama daha önce üçlü defans denemeleri de yapılmıştı. orada da soru işareti vardı.
    ön libero lemina: onun da ikinci maçıydı, 5 sezon sonra arena çimlerine ilk kez ayak basıyordu.
    torreira yerindeydi ama yeni orta saha kurgusu vardı. onun da formu tartışmalı.
    sara ilk kez 10 numara oynuyordu. sakatlık sonrası fizik ve form seviyesi tartışılır durumda.
    sallai çok az sağ açık oynadı. frankowski ile tanışıklıkları yok.
    barış haftalardır formsuz. bunda yorgunluk faktörü çok fazla.
    osimhen diğer oyuncularla ortalar dışında bağlantısı olmayan oyuncu. mertens'siz oynuyor. mertens olsa da o top ona düzgün gelmiyordu zaten.

    işte böyle bir kadroyla, bu kadar yeni isimle, bu kadar kötü formda olan oyuncularla, az alkmaar maçının moralsizliği ve yorgunluğuyla sezonun maçına çıktık. birkaç oyuncunun olağanüstü iyi oynamasından dolayı ve diğerlerinin de en azından mücadele etmesiyle en kötü 1 puanı kaptık. ben buna kötü demem ama bu şartları yaratan da hoca, bunu kabul etmek lazım. hocanın artık buradan bile ders çıkarmasını ümit ediyorum.

    1- önce yönetime ve transfer mantalitesine taş atmak lazım. federasyonun saçma sapan bir transfer takvimi var diye her şeyi sona bırakmak zorunda değilsiniz. aldığımız frankowski falan 36 maçlık lig maratonunun 13'ünde falan forma giyecek. mart-nisan ayında hala takıma alışıyor olacak. bu saçmalığa artık düşmeyin. bu takım yazın transferi bitirmeli, kışa kalmayın artık. kışa kalıyorsanız ocak'ın başında halledin, şubat'ın sonunda değil.

    2- hocam sıra sende. transferle ayakta durmaya başladın. transfer yapma demiyoruz, zaten bu taraftar hep yönetime yüklenmiştir transfer konusunda ama sürekli transfer ihtiyacını yaratan da sensin okan hoca. oyuncu formları kabul edilebilir seviyede değil. rotasyonu ayarlamadığından as oyuncuları aşırı yoruyorsun, yedekleri ise küstürüyorsun. sonuç aşırı formsuz bir oyuncu topluluğu. sana yazar hocam.

    3- bu maçtan anlaşılıyor ki demek ki bu takım defans yapabiliyormuş. hem de kadro olarak daha oturmadan. sorun sistemmiş. farklı şeyler deneme vakti geldi okan hoca. sorun mertens'in oynaması falan da değildi. sorun çözülen ve çalışmayan sistemi görmezden gelmek. çözüm bekliyorum hocam. bence çok kritik bir facianın eşiğinden döndük. bir daha böyle galatasaray'ı fenerbahçe nah yakalar. oturup ağlasınlar salaklar. sen de okan hocam; bu takımın hali ne. lemina olmasa 1 puan alamıyorduk. sayın okan buruk; artık yeni bir şeyi inşa ettiğini, elindeki malzemeyi verimli kullandığını görmek zorundayız. 2,5 sezondur bu takımın başındasın. artık varacağımız menzil seni bahanesiz de bırakıyor.
  • 17492
    geçen hafta içeride oynadığımız fenerbahçe maçının 0-0 bitmesi ile avrupa rezaletinden sonra hiçbir şey yokmuş gibi savunulmaya devam edilen teknik direktörümüz. bu arada 6 puan öndeyiz evet ikili averajda da öndeyiz. ama kendi saha ve seyircimiz önünde tamamen kapanmış ve pozisyona girme ihtimali oldukça düşmüş bir takıma karşı belki de atacağımız tek bir gol ile sezonun fişini çekeceğimiz maçta 0.12xg ile maçı ancak tamamlayabildik. bu arada maçı da bizzati istemediği ve avrupa'da tercih etmediği lemina sayesinde tutabildi. bu yüzden 2 sezon boyunca oynamadığı ve 12 kişi mi oynayacağız diye milletle dalga geçtiği taktiğe maç boyunca sıkı sıkıya bağlı kaldı.

    mesela djiku'nun kafası gol girse ya da oğuz'un aşırtmasını muslera mucize şekilde çıkarmasa ya da kör kurşun beleş bir gol yesek muhtemelen kabus gibi günler başlayabilirdi. ama bakıyorum şöyle üzerinden birkaç gün geçti. yine nerede boş boş övgüler var başlığında toplanmaya başladı. avrupa rezaleti unutulmuş, formsuzluk geçer ya diye yazılıp çiziliyor. yani seviye anamızın boş beleş ligine düştü. nasıl bir mürit kitlesi varmış arkadaş, nasıl bir efsunlanma yaşıyor bu tipler anlamak mümkün değil. gerçi ne önemi var bu maçta fenerbahçe'ye yenilse bile 2-3 maç sonra hiçbir şey yokmuş gibi övülmeye devam edilecekti.

    neymiş icardi sakatlanmış, morata'ya şu olmuş, buna bu olmuş, osimhen şöyle vs. yani milletin okan hocayı savunurken bile söylediği adamlara dünyanın ikonlaşmış takımlarında rastlayamaz iken, karşıda ligde seviye olarak yarışabileceğimiz bir fenerbahçe yarım bile olmayan beşiktaş varken yani kaç sezondur ligin seviyesi dip yapmışken, mucize işler başarmış gibi aksettirilmesini kabul edemiyorum. yani galatasaray taraftarının vasatlaşmış süper lig şampiyonluğunu kutsaması bir bana tuhaf gelmiyordur herhalde.

    okan hocanın kendisi gelmeden önce nice zorlu şartların da içinde bulunduğu durumlara rağmen bizim takım 22 şampiyonluk ile en yakın rakibine zaten 3 fark atmış idi. avrupa başarıları zaten malum. ali koç, acun vs. her ne kadar yırtınsa da saha içinde galatasaray futbol takımının yıldızlarının vasat anadolu takımlarına olan üstünlüğünü engelleyebilecek bir şansı yok. kaldı ki fenerbahçe ilk kez saha dışında çirkefleşmiyor.

    okan hoca dönemi için her zaman yazdım, söyledim yine söylüyorum. galatasaray tarihinin uzak ara en konforlu dönemi kendisine kısmet oldu. terim zamanından kalan ciddi bir rotasyonun üzerine erden timur sayesinde kadro kalitesi olarak 1-0 önde başlaması, icardi'nin ikonlaşması sayesinde uzun süren aradan sonra şampiyonluğun gelmesi kendisine ayrıca kredi sağladı. kötü ekonomik şartlara rağmen elindeki kadronun korunması üzerine her türlü kaliteli transferlerle desteklendi. onların birçoğunu istemedi gönderdi, şampiyonlar liginde en kolay elemeyi geçemedi ama kulüp yine ciddi meblağlar harcadı yine takımı kaliteli futbolcularla doldurdu. bu sezonun yarısında yine bazısını istemedi gönderdi yine kötü gidiş başladı, bu kez kendisine rağmen kulüp yine ciddi meblağlar harcadı yine kaliteli futbolcular ile yerlerini doldurdu.

    kendisi ile 2.5 senemiz geçmiş. ben şöyle bir bakınca kendisinin mühendislik anlamında galatasaray'a kattığı hiçbir şey göremiyorum. oturmuş bir oyun da yok zaten. siz şu adamı uyguna alın ben uğraşır geliştirir kazanırım gibi bir uğraşısı da yok. altyapı gibi bir derdi hiç yok. sadece hazır ne kadar harcarsan harca harcayıp getirin, olmazsa da gönderirim ne olsa yenisi gelir rahatlığı ile yerelde bir şekilde götürmeye devam ediyor. zaten ilk 2 ye hocasız bile girersin ki en büyük rakibimiz fenerbahçe'nin ne kadar kötü yönetildiği de ortada.

    bu süreç şampiyonluk geldikçe bir döngü gibi devam edecek. ama bir yerde işler ters giderse geleceğe sadece bir enkaz bırakacağı gün gibi aşikar. ortada da galatasaray taraftarının fazlası ile alıştığı sıradan başarılar var zaten. kimse kimseyi kandırmasın. ama öyle bir kitle var ki, her şartta her boşlukta aynı şekilde aynı kafada savunmaya devam ediyor. ben upuzun zamandır türk futbolunu ve galatasaray'ı takip ederim böylesi korunan biri görmedim. bunun da asla normal olduğunu düşünmüyorum.
  • 17493
    takıma 3 sene sonra bir zahmet skoru tutmayı öğretti. en azından artık orta sahayı lemina sara torreira kanatları da barış sallai yaptık mı, daha 2-0'dan 3-0'dan 3-1'den maç vermeyiz. şunu sezon başı yapabiliyor olsa bugün bambaşka şeyler konuşuyor olurduk.

    seneye de şampiyonlar liginde başarının anahtarı bu el freni denen oyun olacak. öyle haldır huldur hurra saldırarak ancak şerefli mağlubiyet alırız. fatih terim bile hurra presten ve ön alan baskısından 5-0lık chelsea maçı sonrası vazgeçmiş uefa kupasında daha kontrollü futbol oynatmıştı.
  • 17494
    sezon başından beri bas bas bağırdık. adı skoru tutmak veya oyunu tutmak her neyse, şunu yapmasını öğütledik. bu kadar dar rotasyonda skoru aldıktan sonra hurra diye hala saldırmanın gereksiz olduğunu oyuncuların aktif dinlenme moduna geçmesi gerektiğinden bahsettik hep. sonucu bize avrupa'da zayıf ekiplerin come back yapmasına olanak tanıyarak puanlar kaybettik. bunların akabinde de şubat ayında ortaya çıkan yorgunluktan ötürü takımdaki kritik oyuncuların koşmaya mecali kalmadı. umarım geçici bir durumdur bu ve antrenman programı tabii ki buna göre ayarlanmıştır. kritik haftalara girerken kondisyon durumumuz çok önemli olacak.

    diğer yandan da kolay değil. rakipleri her türlü çamuru atarken kendisi bunlarla da uğraşıyor. arsız bir rakiple mücadele ediyoruz ve kulüpte sadece kendisi var. böyle bir yönetim varken umarım yalnızlaştırılmaz.
  • 17495
    üç az alkmaar maçı oynadık.
    içerde oynadığımız fenerbahçe maçından sonra alkmaar maçları canımı bir kez daha yaktı.
    hocam biz madem "gol yememeliyiz" konsetpli oyun oynayabiliyorduk,
    neden alkmaar deplasmanında böyle oynamadık.
    bak sağ bek, sene başından beri sara mertens ve torreira nın alternatifsiz oluşu konularına girmiyorum bile.
    lemina yerine cuesta'yı yazma konusu da hadi helal-i hoş olsun.

    ama hocam yazık değil mi?
    sana da yazık taraftara da yazık futbolculara da yazık.
    bak bu oyuncular özellikle yukarda saydıklarım soluksuz içerde dışarda önde baskı uygulamaya çalışan rakibi kovalayan top oynadılar.
    e haliyle yoruldular.
    formları da tabi olarak düştü.
    antrenaman temposuna kadar eleştirildin.
    insanlar maç başı koşu mesafesini söylüyor sürekli ama,
    10 km fazla koşan takım,
    ne yoğunlukta maç yapmış ve yedek rotasyon kalitesini neymiş bunu söylemiyorlar.
    bizim takım 70'den sonra hep düştü. sebebi yorgunluk ve yedek kalitesi çok basit.

    şu takıma devre arasında fena takviyeler yapılmadı.
    rotasyonda da elimiz güçlenmişti.
    fener maçında oynadığımız oyunun aynısı alkmaar maçında deplasmanda oynasaydık,
    avantajlı skorla dönseydik biz bu takımı eler yolumuza devam ederdik.

    geldiğimiz noktada,
    haftada bir maç yapacağımız için takım 2 bilemedin 3 haftaya toparlanır.
    kimse antrenmana vs ye de takılmaz.
    ama şunu planlayamamak sana eski yazar.
    caride yerel lig şampiyonluğu bence başarısızlıktır.
    şu takımın avrupada en az çeyrek final görmesi lazımdı.
  • 17500
    okan buruk çok yanlış konuştu, hiçbir şey üretememesine rağmen maç sonu basın toplantısı tam bir faciaydı gibi şeyler duyunca açtım konuşmayı dinledim.
    okan buruk galatasaray kariyeri boyunca bir sürü hata yaptı. çok kritik virajlarda başımızı öne eğdirdi. göz göre göre artık inat mıdır yoksa taktik sadakati midir bilemiyorum bile bile lades dedi ve çok puan çok tur kaybettirdi.
    bunlar sürecin olmazsa olmazları bence. gönül elbette böyle şeyler olmasın istiyor ama bize kolay yoldan gülmek yok hem coğrafyamız gereği hem de son yıllarda avrupa'da kaybettiğimiz winnerlığımız gereği.
    bunların hepsine ben kabulüm. futbolcu grubunu kaybetmediği sürece okan hocanın takımımızdan gitmesini asla istemiyorum. çok para harcamasına vs ben de çok kızıyorum ama total balance düşünüldüğünde bence artıda kapatacak takıma ve oyunculara kattıklarıyla.
    hiçbir oyun planı yokmuş vs gibi yorumlar da görüyorum tabi ama bu yorumlara da ancak acıyabilirim.
    okan buruk başarısızsa galatasaray organizasyonu başarısız olduğu içindir. okan buruk bu organizasyonun içinde en çok sırıtan asla değildir hatta en başarılı halkalarındandır.
    evet facia bir basın toplantısı verdi demişlerdi ben de merak edip izlemiştim.

    öncelikle hakemin oyunu ne kadar durdurduğunu söyledi durdu ve yüzde yüz haklıydı. ben maçları robot yönetirmiş gibi izlediğimden hakem isimlerini falan pek hatırlayamam. maçı izlerken küfür kıyamet giderim ama sonra tipini bile unuturum ama cüneyt çakır'ı unutacak kadar da bunamadım.
    hakem tam bir derbi cüneyt çakır'ı maçı yönetti. bence osimhen'in pozisyonu penaltı ve birkaç da küçük hatası var ama maçı okan buruk'un söylediği gibi çok kötü falan yönetmedi.
    okan buruk hakem maçı çok kötü yönetti diyince söylediği diğer mantıklı şeyler konuşulmuyor elbette. bu çok büyük bir iletişim hatası. hakemin 4. hakemini hiç dinlememesini ki türk olduğu için dinlemediğini iddia ediyor bunun hakkında düşünülmeli, maribor ile olan illiyet bağını, oyunu aşırı durdurmaya ve maçı adeta 0-0'a bağlama arzusunu daha çok dillendirmeliydi. daha çok dillendirdiği kısım bütün diğer haklılıklarını değersiz kıldı.

    crying one meselesinde de hak vermeden edemedim. belki ben de fanatiğimdir kim bilir. ama sene başından beri seninle uğraşan ve buna rağmen devamlı övdüğün biri işin bokunu çıkarıp monkey-jungle falan diye sayıklamaya başlayınca her şeyi de söyleyebilirsin bence. yine de okan bence efendiliğini korumuş.
    ayrıca onlar ne isterse oluyor tamam onlar belirlesin biz oynarız ifadesi de çok doğru. ne istediler de olmadı?
    fenerbahçe'nin nasıl keskin bitirdiğini ve oyunda yaptığı iyi şeyleri kendisi anlattı bu rakip camiadan asla duyamayacağınız bir şey.
    ilk birkaç dakikadan sonra sakinlemiş ve sonlara doğru daha makul konuşmaya başlamış ve asla bir facia basın toplantısı geçirmemiş.
    türk futbolunun rezil halleriyle ilgili suçu direk karşıya atmayı içine sindirememiş ki bence objektif olan fenerbahçe'nin ortamı gerdiğidir. bu anlamda kendisi bir taraftar gibi konuşmuyor ve daha akil davranabiliyor ve hepimiz suçluyuz diyebiliyor.
    son olarak türk bir spor adamı olarak mourinho'nun türk bir hakeme sözlü sataşmış olması belli ki çok gücüne gitmiş ama bunu da popülizmle basına satmaya çalışmamış. başka bir türk hoca olsa bizim ülkemize gelip ekmeğimizi yiyen vs vs diye cümleye başlayabilirdi.
App Store'dan indirin Google Play'den alın