• 27
    muslera sonra gelecek arkadaşın allah yar ve yardımcısı olsun.
    çok iyi bir kaleci gelse bile muslera bundan iyiydi diyip sosyal medyadan anasına, ölmüş halasına küfür edilecek.

    bence o yüzden sonrasında alacağımız ilk kaleci çok kötü bir yabancı olsun, taraftarlara ölümü gösterip sonrasında orta seviye bir kaleci alalım hem taraftar işte bu oldu desin hem de para harcamayalım boşuna ve de bu iş huzur içinde çözülsün..
  • 35
    camia olarak başarısız kararlar ve yöneticiler neticesinde yaşadığımız kaotik dönem. öyle uç bir dönemdi ki, ne fenerbahçe ne de beşiktaş böyle bir şey yaşadı. onlarda mert günok öncesi veya volkan demirel sonrası için bir "karanlık dönem" diyemiyorsun, çünkü onlar bir şekilde bu süreci yönettiler ve kaosu en kısa sürede çözüme ulaştılar. fenerbahçe geçen sene altay bayındır ile bir problem yaşadı ancak bizim kabuslarımıza giren uzun soluklu "karanlık dönem" kavramı ile boy ölçüşecek derinlikte değildi.

    biz ise bu travmayı atlatamayıp korkuya tutunarak hareket ettik ve büyük bir hata yaptık. o dönemde yaşanan başarısızlıklar, yanlış scouting, zayıf planlama ve kısa vadeli çözümler yüzünden geldi. ciddi yönetimsel hatalar ve plansızlık bizi o kaosa sürükledi. bu hataların sebebi, kaleci değişimi değil, yanlış seçimlerdi. leo franco hangi scouting raporu ile seçildi veya zapata'nın beğenilen kaleci meziyetleri nelerdi, morgan de sanctis iyi kötü bir şekilde götürüyordu neden bir şans daha verilmedi ? kimse bu soruların cevabını mantık dahilinde veremez.

    bugün de aynı korkuyla hareket ederek muslera’yı alternatifsiz gördük ve ortaya çıkan sonuç bu oldu. 38 yaşına gelmiş bir kalecinin fiziksel düşüş yaşaması kaçınılmazdır. onu yıllarca sahada tutmaya devam etmek, hem takımın geleceğini riske atar hem de muslera gbi biir efsanenin kariyerini gereksiz yere yıpratır.

    galatasaray’ın yapması gereken, korkularına teslim olup değişimi geciktirmek değil, doğru isimleri bulup kontrollü bir geçiş süreci planlamaktı ve bunu malesef yapamadık.
  • 36
    dünyada bir sürü iyi kaleci olduğu için ve bunların fiyatlarını ödeyebileceğimiz durumda olduğumuz için muhtemelen bir daha yaşamayacağımız dönemdir.

    varsa cebinde paran, burada futbolu takip edenlere dahi sorsalar bizler iyi kaleci öneririz kulübümüze. kendileri beceremiyorlarsa biz talibiz. yeter ki paradan haber verin. ha elinde bonservisi olan kaleci de var bu yaz için. oradan da ekmek çıkar bize.

    yeter ki niyetin olsun. muslera ve mondragon’dan daha iyilerini bile buluruz. muslera 2-3 sene daha top oynasın diye sürekli korku pompaladılar, sonuç ortada.
  • 37
    2007-2011 arasında orkun-aykut-de santis-leo franco-ufuk-zapata kalemizi korumuştu. bu zaman diliminde;

    1 türkiye ligi şampiyonluğu (07-08)
    1 süper kupa (08-09)
    1 uefa son 16
    1 uefa son 32 yaşadık.

    4 yılda galatasaray için oldukça başarısız bir dönemdi ancak tek sorun kaleciyle açıklanabilir değildi. yanlış hoca tercihleri, transfer politikası, yönetim beceriksizliği bunda etkendir. ligi bilen feldkamp ile kalede küme düşen erciyesspor'un kalecisiyle de şampiyon oluyorsun ancak ligden bihaber olan ya da yetersiz yabancı hoca ve tecrübesiz yerli hocalarla kalende prime muslera da olsan bir şey yapamazdın zaten ki kaldı ki yapamadın da. ( 2015 yaz- 2017 yaz ile 2019 yaz- 2022 yaz)
  • 38
    şampiyon olarak ve türkiye kupası kazanarak tamamladığımız 2024-2025 sezonunun sonu itibariyle kalecimiz fernando muslera'nın ayrılacağı konuşuluyor. kalsa bile en fazla bir sezon bizimle olacak. işte bu yüzden 2007'de girdiğimiz ve 2011'de son bulan krizi hatırlamamız, geçmişten dersler çıkarmamız gerek.

    muslera sonrası x kaleci öncesi karanlık dönem şeklinde yeni bir krizi, ligde dominasyonu elde ettiğimiz ve avrupa başarısına doğru koştuğumuz bu zamanlarda yaşamak, isteyeceğimiz en son şey. evet muslera er geç gidecek ama sonrasında file bekçimizi sezonlar sürecek deneme yanılma transferlerle veya anı kurtaracak biçimde seçmek olmaz. zaten içinden dersler çıkarabileceğimiz mondragon sonrası muslera öncesi diye bir dönemimiz var ve güncel durum itibariyle bu dönemi tekrar hatırlamakta bana kalırsa fayda var.

    şu anda bahsettiğim mondragon sonrası dönemde 6 farklı kalecimiz oldu fakat hiç biriyle istikrar sağlanamadı. kaleciler ya galatasaray için yeterli değildi ama denendi ya da kalıcı olmayacağı bilinen, anı kurtarmak için yapılan transferlerdi. bu dönemi efsanemiz fernando muslera ile kapattık ve kendisine öyle sıkı bağlandık ki şanlı galatasaray formasını en çok giyen yabancı futbolcumuz oldu.

    fernando muslera'nın ayrılığı sonucunda şu anki yedek kalecimiz günay güvenç'in as kalecimiz olması konuşuluyor fakat ben kendisini "şu an için" yeterli görmüyorum. evet günay iyi bir kaleci, bu sezon türkiye kupasında iyiydi ama 3 senedir çok iyi ilerlemeler kaydettik ve ligde çok büyük bir dominasyon kurduk. hedefimiz kademe kademe avrupa'da başarılar sağlamaya başlamak. günay, yetenekli bir kaleci olabilir ama gözümüz kale konusunda arkada kalmamalı. avrupa'da zaten zorlanıyoruz, oyunu kurma konusunda iyileştirmeler yapıyoruz, buna göre transferler yapıyoruz ve bunları yaparken gözümüz kale kısmında kalmamalı. defansımız iyi davinson sanchez ve abdülkerim bardakçı isteneni veren oyuncular. bana göre kaleye başarılı, kendini kanıtlamış bir yabancı transfer yapılmalı ve savunma konusunda içimiz rahat olmalı. bu sayede avrupa'daki oyun sistemimize daha çok eğilebiliriz.

    bir diğer husus günay as kaleci olursa kim yedek olacak? örneğin şu anda günay, muslera'nın yedeği olarak çok iyi bir oyuncu ama elimizde veya ligde günay'a yedek olabilecek ya da olmayı kabul edecek oyuncu var mı? bana kalırsa günay bu şekilde yedek devam etmeli ve ona olan sevginin, saygının baki kalması sağlanmalı. kaç senelik oyuncumuz, kaptanımız, efsane dediğimiz muslera yuhlandı günay da yuhlanırsa, bir şekilde morali bozulursa ne olacak? şu an için ben bunun alınacak risk olduğunu düşünmüyorum çünkü avrupa'da başarılı olmaya başlanacaksa artık başlanmalı. bir sezon daha avrupa'da başarısızlık getirebilecek bu tarz riskler alınmamalı.

    kale konusunda yapacağımız en iyi şey bir yabancı oyuncu almak. zaten elimizde günay var, ligdeki oyuncularda günay'dan daha iyi performans gösterebilecek kaleci olduğunu sanmıyorum. umarım ligdeki takımların birinden kaleci transferi yapılıp günay'ın üstüne konmaz. dediğim gibi bu işe yaramaz bizde zaten günay var ama seneye hata lüksümüz yok o sebepten kaleye para harcanmalı. savunma hattımız zaten iyi durumda ve kaleci sorunu yüzünden problem çıkmasın. sonraki sezon durum ne olacak belli değil. barış alper yılmaz gidecek mi, osimhen'e ne olacak, sakatlıktan dönen icardi nasıl bir tutum sergileyecek, alvaro morata ile bir sistem kurulacak mı gibi sorular bizi bekliyor. rüştünü ispat etmiş bir kaleci alınarak odağımızı hücum kısmındaki sorulara vermeliyiz.

    not: sözlükte tartışılan ligdeki iki isme de değinmek istiyorum. bu kişiler günay'dan iyi olsalar bile alınmaları hata olur.

    ilk isim: uğurcan çakır zaten trabzon'un kalecisi ve kaptanı. senelerdir orada, kendisi gelmek istemiyor belli. gelmesini ben de isterdim fakat oraya ait olduğunu belli etti. pek yarar sağlayacağımızı sanmıyorum.

    ikinci isim: berke özer eyüp kalecisi. bence bu ismi almakla mert hakan yandaş'ı almak arasında fark yok. sebeplerini şu arkadaşlar güzelce açıklamış. (bkz: #4207656) ve (bkz: #4207662)
App Store'dan indirin Google Play'den alın