resim
Milan Baroš
Takım:Kariyer Sonu
Mevki:Santrfor
Yaş:44
Boy:1.83
Uyruk:Çek Cumhuriyeti
  • 3199
    bu baros düşmanlığının sebebi ne arkadaş hala anlayamadım.bu adam değil miydi rijkaard'ı bitirme operasyonunda tek başına savaşan, bir şeyler yapmaya çalışan, en azından sadece oyununa konsantre olan ? ya da bu adam değil miydi emre piçi sakatlayana kadar her maç yardıran, 3'ten aşağı attığı zaman eleştirilen ? ve bu adam ligin ilk 10 maçında yedek kalmayı, oyuna 70'lerde, 80'lerde girmeyi dert etmeyip her girdikten sonra oyuna katkı yapan, penaltı yaptıran ya da goller atan ? ve bu adam şimdi formayı kaptı, elmander'le uyum yakaladı ve elinden geleni yapıyor.ha formda mı ? son vuruşlarda formsuz evet.ama bu baros'un hala ''king'' baros olduğunu değiştirmez.
    yürüyedur sen king biz arkandaydık, arkandayız ve olmaya da devam edeceğiz!
  • 5530
    iyi ki doğmuş dediğim, zamanında (2008-2009 senesinden 2011-2012 senesine kadar sanırım) bizim formamızı terleten sağlam golcüdür. üstteki renktaşımın da belirttiği gibi zaman zaman rakipleri, zaman zaman da bizi delirtirdi. o gol de nasıl kaçar dediğimiz şeyler de yapardı, olmadık yerde gol de atardı. galatasaray'da gol kralı da oldu, çok iyi performans da sergiledi. ama ilginçtir takımımızdaki tek şampiyonluğunu bizdeki son senesinde yani 2011-2012 sezonunda yaşadı. o sezon özelinde de aklımda 2-1 kazandığımız 16 ekim 2011 galatasaray bursaspor maçının son dakikalarına doğru bizi öne geçiren golü atıp sarı renk forma ile sahada koşuşu kalmıştır.
    bir de belki yanılıyorumdur ama sanırım kendisi hala bir derbide galatasaray adına hattrick yapan son futbolcudur. (21 aralık 2008 galatasaray beşiktaş maçı)
  • 5347
    turkiye'ye gelen en iyi santrforlardan biriydi, ozellikle alisilmadik yeteneklerinden dolayi. ulkede santrfor anlayisi biraz da hakan sukur'un etkisiyle pivot santrfor tanimiyla esdegerken baros gibi gezgin, ust duzey dripling ve bitiricilik yetenekleri olan biri gelince rakip savunmalar saskina donmustu. 2008-2009 skibbe galatasaray'inin hucumu turkiye icin ust bir seviyedeydi, malesef merkez orta saha yetersizligi o takimi cok kotu etkiledi. taraftar dedigin surekli kadro kurar, ben de kewell-arda-lincoln-baros dortlusunun arkasina 2012 melo-selcuk'u koysak neler olurdu hep merak etmisimdir. ilginctir ertesi sezon lincoln ayrilip bu hatta keita gibi cilgin atan bir adam gelmesine ragmen orta saha merkezi problemini cozemeyen galatasaray yine basarili olamamisti... bu tur 3-5 sene boyunca bir mevkinin problemini cozememe isi az rastlanan bir sey degil, galatasaray 2014-2015-2016 yillarini sag beksiz gecirdi desek yanlis olmaz...

    keske bugun baros gibi bir santrforla oynayabilsek.
  • 5442
    kendisi galatasaray tarihinde gol kralı olmuş ve iz bırakmış forvetlerdendir. bir forvette olması gereken özelliklerin neredeyse hepsi kendisinde ortalama üstü mevcuttu. ama benim için en önemlisi kimse mücadele etmezken o mücadele etti ve özellikle insanların hatırlayacağı o dönemin hocası olan frank rijkaard'ı göndermek için çabaladıkları malum ankaragücü maçında * kendisinin tek başına verdiği mücadele unutulamaz. kendisi benim için unutulmaz futbolculardandır ve bana göre herkesin özlemle hatırladığı ve 40 yaşında gelmesini istediği drogbadan da daha çok galatasarayda iz bırakmıştır.efsane demek abartı olur ama benim ömür boyu iyi hatırlayacağım eski galatasaray futbolcusudur.
  • 5426
    sahsim adina galatasarayda forma giydigi icin cok mutlu oldugum, inanilmaz sevdigim eski golcumuz. sakatliklar ve geldigi takimin yonetiminin bozuklugu nedeniyle tam anlamiyla potansiyelini ortaya koyamasa da bence kendisini epeyce sevdirdi taraftara.

    ilk geldigi hali su anki kadromuzda fatih terimin elinde olsa acaba nasil bir performans alirdik kendisinden gercekten merak ediyorum.
  • 4949
    geldiği günü hatırlıyorum dün gibi. coşmuştuk arkadaşlarla. sezona da müthiş başlamıştı. konyaspor'a uzaklardan taktığı golde kaleci kıpırdayamamıştı bile. lincoln ile oynadıkları ikili oyunlar herhalde son zamanlarda galatasaray'daki en güzel hücum organizasyonlarındandı. arka arkaya ankara takımlarına 3-4 atıyorduk lincoln-baros sayesinde, beşiktaş'a 4 atmıştık. sonra devre arası girdi, ligten koptuk sonraları belki ama uefa'da dolu dizgin devam ediyorduk...
    o sezon 5-2 yenildiğimiz kocaelispor maçı'nda kaçırdığı penaltı çok üzmüştü beni, skibbe'nin de kovulmasını hiç istememiştim ama bu penaltı neden oldu diyebiliriz, en azından bahanesi oldu...

    2009-2010'da da malum sakatlığı yaşayana kadar iyiydi sonrasında da oyun olarak toparlasa da vücut olarak toparlayamadı, sık sık sakatlandı ne yazık ki... bunda takımın kazanması adına kendini paralamasının da payı çok fazla. orta sahaya kadar geliyordu top alabilmek için. orta sahasız oynuyorduk bir zamanlar...

    2010-2011'in başlangıcında belliydi aslında her şeyin çok kötü olacağı.
    ama bu adam yine ayaktaydı. karpaty lviv'e karşı kendi sahamızda 2-0 geride iken bu adamdır takımı ateşleyen, takımı yeniden maça döndüren. kewell ile beraber takımın oyuna dönmesinde büyük pay sahibidir. hırsı her zaman aklımda kalacak.
    yine o sezon içinde bazı futbolcular maç satarken kendisi sakatlıktan yeni dönmüş olmasına rağmen kendini yırtmış ve 4-2 lik ankaragücü mağlubiyetini engelleyememiştir. sedyeyle çıkarken çekilen fotoğrafına bakın, milan baros'u daha iyi tanımak için...

    2011-2012'de de şampiyonlukta payı çok büyük. 4-4-2'nin iyi işlemesinde büyük pay sahibiydi. hiçbir maçta silmedim baros'u, her zaman samimiyetine inandım çünkü. 2-2 lik fener derbisinde son saniyede direkten dönen top kahrolsun! ama orada o pozisyona girebilecek tek adam baros'tu belki de o zamanki kadroda. zira baros kadar pozisyon bilgisi yüksek bir forvet daha yoktu kadroda herhalde o gün.

    2012-2013'e geldik, fatih terim kendisini kadroya dahi almıyordu. imparatora saygım sonsuz, vardır bir bildiği. zira hep beraberler; antrenman sırasında, maç sırasında... ancak mevcut durumda ben hiçbir zaman onaylamadım baros konusundaki bu tutumunu.
    baros muhtemelen hâlâ takıma verebileceği şeyler olduğunu düşündüğü için kadroda kaldı. belki tekrar oynama fırsatı bulur ve kendisini gösterebilirdi. ama o fırsat bu sezon hiç verilmedi... para için kalsaydı yarım sezonluk ücretini de alırdı, sözleşmesinin bitmesini beklerdi diye düşünüyorum. sanırım drogba'nın gelişi ile umutları tükendi.

    akşam bilgisayarı açtım ve gittiğini öğrendim. içimden bir parça koptu. milan -the king- artık galatasaray'da değildi. neden lan? elbette son zamanlardaki form durumu ihtiyaçlarımıza cevap vermiyordu ancak bu şekilde mi olacaktı lan? böyle miydi lan hamburg'a atarken o golü? böyle miydi sakatlıktan dönüşünü beklerken? böyle miydi?...

    yolu her zaman açık olsun. kendisi galatasaray'ın efsaneleri arasına çoktan girmiştir benim için. güle güle milan the king!

    milan baaaarooooossss! milan baaaaroooossss! oley oley oley!...
  • 5365
    kendisine olan hayranlığımdan dolayı amatör ligde 15 numaralı formayı giyerdim. kulüp hocamız galatasaraylıydı; kulübün duvarları fatih terim'le olan fotoğraflarıyla doluydu. bu yüzden forma rengimiz de sarı kırmızıydı. oyuna yedek kulübesinden dahil olduğumda maçı izleyen polisler, "ooooo milan baros" diye tezahürat ederlerdi bana şakayla karışık. bugün 23 yaşına geldim, futbolculuk zamanımdan kalma arkadaşlarımla ne zaman karşılaşsam bana "baros" diye sesleniyorlar halen. o yüzden baros'un bendeki yeri bambaşkadır :)
  • 5290
    bir forvetin şu tarz koşular yaptığını kendisinden sonra görmedik. ders niteliğinde hiç fazla araştırmadan aklıma gelen üç gol.

    hamburg maçı. arda ve lincoln'e pres var. baros kaçıyor ve kaleciyle karşı karşıya.
    https://www.youtube.com/watch?v=ObRu9PLYbSc

    bursa maçı. top defanstan çıktığı anda baros'u takip edin. başından beri nereye gideceğini biliyor.
    https://www.youtube.com/watch?v=55H0RgP_AFo
    4:30'dan itibaren.

    şu video'da 3:50'den sonra. beşiktaş maçı. lincoln'e topu veriyor ve sonra 4 beşiktaş defansı boşa odaklanmış oluyor.
    https://www.youtube.com/watch?v=s1VTsVeUHyg

    edit: link tekrar güncellendi
  • 4953
    28 maçta 8 gol 9 asist ile oynadığı sezonda şampiyonluğa katkısı çağlar birinci ile kıyaslanmaktadır. üstelik 90 dakika bazında baktığınızda sahada kaldığı süre 15 maça falan tekabbül ediyor.

    maşallah ne güzel izliyormuşsunuz maçları.

    http://www.transfermarkt.com.tr/...ieler_3216_2011.html

    buyrun tek tek hesaplayın bu adam geçen sene oynamasa sadece istatistiki anlamda* 12 puan kaybediyoruz.
  • 3133
    muslera nın elleri...yanlış çıkışları
    semih in sarı kartları..zamanlama hataları
    hakan balta nın..sigarası..gamsızlığı
    sabri nin..ortaları..kendisi
    servet in sümüğü..adam astırması
    gökhan ın camlığı..takozluğu
    aydın ın patlaması..konyası
    kazım ın kelepçesi..bencilliği..vurdumduymazlığı
    melo nun sertliği(küçüğün değil)..deliliği
    eboue nin sahte düşüşleri..sağ bek ten başka yerde oynamaz oluşu(he amk.)
    baros un kartları..beceriksizliği..sakatlıkları
    emre ç nin fiziği..çalımları
    elmander in tek forvet oynamazlığı..ağırlığı(kıvırmayın zamanında bu da vardı)
    selçuk un geri dönüşeri..pas atamayışları
    ayhan ın yaşlılığı ..pas hataları
    çağlar ın kazmalığı..yeteneksizliği..
    fatih terim in egosu..inatçılığı..vs..vs..
    götünüze girsin..!..net

    ben yoruldım amk..siz yorulmadınız..
    4 yıldır acı çekiyoruz az biraz sevinelim diyoruz..basit bir semt takımı taraftarı kadar tutkulu olamıyor beyefendiler...spor yorumculukçuluk oynayan egosu skilesiceler..teknik direktörlerce becerilesiceler.
    her girdiğimizde sözlüğe, limon sıkıyorsunuz zevkimize..

    az biraz mutluluk yaşayamıyor musunuz..hasta ruhlu herifler..
    cuma dan sonra, 2 gün daha yeni geçti..takım antreman bile yapmadı az soluklanın..
    ..
    (bkz: galatasaray taraftarındaki, taraftarlıkla aşırı çelişen objektif olma hastalığı)
  • 4803
    galatasaraysözlük'te öyle bir durum yaratıyor ki bu adam, ben yazmaktan, cevap vermekten bıkmayacağım, herhalde karşı taraf da bıkmayacak, takımdan ayrılsa bile yıllar boyu akıllarına geldikçe saçmalamaya devam edecekler. ara ara çıkıp, ''paragöz, karaktersiz, takıma zerre katkısı yoktu'' diyorlar, adamı yoktan yere sinirlendiriyorlar, sonra da 'baros fanboy'u' diyorlar. kendiniz çalıp kendiniz oynuyorsunuz resmen, siz saçma şeyler yazmazsanız, böyle şeyler de olmaz, ama tutamıyorsunuz kendinizi herhalde, kişisel problemleriniz varsa açıklayın, borç aldı benden vermedi, sevgilime sarkıntılık yaptı falan diye anlatın da bilelim.. bu kadar unutkan olunamaz ya, ulan daha 1 sene geçmedi zaten adamın en son forma giydiği zamandan beri, kötü niyetlisiniz net bir şekilde. konu baros falan da değil artık, bu zihniyetteki adamların kime ne tepki vereceğini kestiremiyorum ben, endişe veriyor haliyle de, bugün 'adamın dibi ya' dediğimiz selçuk, muslera, ne bileyim semih'e falan, yarın neler dersiniz en ufak yanlışta, allah akıl fikir versin size.
  • 2780
    hagi hakeme itiraz edince bravo koçum, baros itiraz edince oouuvv!

    sürekli darbe alan, rakip defans ile bir başına boğuşan her futbolcu kadar isyan ediyor hakeme. gözünüzü seveyim bu takımda hakeme itirazdan tek kart gören adam o ise, diğerlerinin ruhsuzluğunu eleştirin baros'tan önce.

    bir de şunu göz önünde bulundurun. hagi zamanında hakemin üstüne ya da rakip takımın üstüne topluca hücum eden bir takım var iken şimdi bunu yapn tek tük futbolcumuz var. o zamanki takım her ne kadar hırslı, azimli ise şimdikiler de bir o kadar ruhsuz. 2000 ruhu dediğimiz olguda hakeme itirazdan sarı kart görmek eleştiri sebebi değildir.

    takımın en efendilerinden suat kaya bile hakemi çekiştiriyordu sırf rakip futbolcuya sarı kart göstermedi diye bir pozisyonda. ahh ulan harbiden taraftar olarak evrim geçirmişiz. adamların maaşına, kartına, tüyüne kılına eleştiri getirir olmuşuz.

    edit: bu arada baros'a kafa atacak hakeme alkış tutacak adam, adam değildir benim nezdimde.
App Store'dan indirin Google Play'den alın