876
bu çocuğun ilk 11 oynaması için bir maçta 8 gol 9 asist falan yapması lazım galiba. veteranlar, formsuzlar çatır çatır ilk 11 oynarken kerem maalesef bekletiliyor.
878
arda turan'ı değil onyekuru'yu kesmesi gereken oyuncu. çok benzer tipte oyuncular ve onyekuru çok formsuz, 4 maçtır böyle. hatta kendisinin özellik olarak onyekuru'dan artıları da var, dar alanda çok daha becerili oyuncu. kapalı savunmalara karşı çok daha iyi. atama bekliyor.
879
getireceği bonservisten bağımsız, bir an önce yurtdışına gitmesi gerektiğini düşündüğüm azimli, başarılı futbolcumuz. hiçbir şey bulmasa, forma adaleti bulur.
880
kendisini en iyi geliştirebileceği hocanın ellerinde olan futbolcudur. o da muhtemelen bunun farkındadır. çok büyük bir kazanç olacak bizim için. gerisi kuru gürültü.
881
sağ tarafta değil, sol tarafta oynaması gereken futbolcumuz. peki bu durumda onyekuru ne olacak?
882
kendisinin veya muadili genc yeteneklerin oynatilmamasinin nedeni tamamen ulkedeki fanatizm kulturuyle alakalidir. aldigi surelerin kademe kademe arttirilmasi, bugunlerde az sure almasi belki futbol tercihi olarak yanlis karar olabilir. buna katilirim cunku ben de istiyorum oynamasini tabi ki de fakat katilmadigim daha dogrusu hocayi elestirenlerin dikkate israrla almadigi durum, en ufak hatasinda cocugun sosyal medya hesaplarinin onbinlerce kufurlerle dolup tasacagidir. hem de maalesef kendi taraftarimizdan. herkesi kendiniz gibi akliselim zannetmeyin. yok oyle sey olmaz diyecekler icin hatirlatma, marcao’da aynisi yasandi. birkac hafta onceki olaydan bahsetmiyorum. ilk geldigi aylardi yuksek formla girip yeni sezonda mi ne kotu oynadigi donem vardi. binlerce mesaj yagdi kendisine ve anlamsiz sekilde adamin karisina. birkac hafta oncekini farkli takim taraftari trollere yorabiliriz fakat ilk yasanan hadisede futbol dunyasi uzerinde etkili bazi kucukbas hayvanlar bu denli her koldan saldirmiyordu o gunlerde. dertleri oncelikle kendi basarilariydi, baskalarini basarisiz olmaya zorlamak degil. ozan kabak orneginde ise cocugun ulke genc futbolcu ortalama profilinden farkli oldugu her yonuyle bagiriyordu. fen lisesi egitimi, dunya vatandasi olmaya elverisli mental yapisi vs. o yuzden “kerem oynatilsin artik” tezini tum kalbimle savunup elestirilere tamamiyle hak verirken, yazdigim sebeplerle olmayacak duaya amin dedigimin farkindayim. umarim zamanla herkes olur.
883
bu çocuk erzincanspor'da çok kolay yaptığı işleri süper lig'de bile yapabildiğini gösterdi. şu gol vuruşunu bilmem kaçıncı kez yapmıştır ve başarılı olmuştur. sadece gol vuruşu değil, yaptığı koşular, akıl dolu pasları da cabası. bu çocuk formayı giyecek vaziyete gelmiştir artık. ama sol açıkta. etkisini max.düzeyde tutmalıyız. onyekuru için de biraz rekabet ortamı oluşturulmalı. rehavet değil.
885
bir gün olur da 4-1-4-1'den vazgeçmeyi düşünürsek, kanatlarda değişmeli olarak onyekuru ve kerem'in, muhammed'in arkasında da sofiane feghouli'nin oynadığı bir 4-2-3-1 deneyebiliriz. aslında hatırlarsanız fatih hoca, dördüncü döneminin ilk maçlarında bu şekilde bir plan uygulamış, sonradan bir daha vazgeçmemek üzere 4-1-4-1'e geçmişti.
886
kendisini kullanıyor ve katkı da alıyoruz. maşallah ve eyvallah. hem skora ihtiyacımız olduğunda kullandık -ve sonuç da aldık- hem de skoru bulduğumuz ama genişletmek istediğimiz maçlarda kullandık.
aslında bu sezon bize çok fazla opsiyon sağlamıştı. 5 oyuncu değişikliği hakkından bahsediyorum. deneyebileceğimiz birçok kombinasyon vardı. genç oyunculara süre vermek anlamında...
dediğim gibi kerem'i zaten kullanıyoruz. sürelerinin hâlâ az olduğunu düşünebilirsiniz. belki de haklısınızdır. fatih terim ise bu sezon olabildiğince çok futbolcudan yararlanmaya, rotasyonu genişletmeye çalıştı. katkı da aldı. bazılarından çok, bazılarında az, bazılarından hiç. (not: yazan, burada babel'in sol kanatta kullanılmasından bahsetmektedir.)
bir oyuncu rotasyondaki süresini, illaki sonradan girerek kullanacak diye bir kaide yok.
kerem'e dönersek, elimizde hâlâ şöyle bir opsiyon olabilir. eğer 90 dk.ları çıkarabileceği düşünmüyorsak belki de artık ilk on birden başlayarak süre aldığı durumlara bakabiliriz. dediğim gibi elimizde 5 futbolcu değiştirme hakkımız var. ilk on birden bulunacak süreler oyuncuya farklı mesajlar verir. buradan kullandığı süreler, gözlem anlamında çok farklı veriler sunar. ilk on birle uyum anlamında, takım yorgun değilken, rakip yorgun değilken, rakibin direnci artmamışken veya kırılmamışken gözlemlenecek veriler değerli hem onun hem bizim için.
burada oyuncuyu ikna etme meselesi sıkıntı olabilir. fakat fatih terim varken bu da sıkıntı olmaz. oyuncusunu sakat olduğuna ikna eden bir teknik direktörden bahsediyoruz :) anlatır yani. dersiniz ki "ben seni on birde kullanacağım, bir 30-45 dk. oyna bakalım." dediğim gibi bu oyuncuya başka mesajlar verir. oyuncuya ilk on birde düşündüğünüzün mesajını verirsiniz. duruma göre süreleriniz artabilir ya da azalabilir. oyuncu kendisine şans verildiğinin, verilen şansı iyi kullanırsa kalıcı olabileceğinin mesajını alır. sıkıntı şurada: oyuncu iyi oynasa da, kötü oynasa da ilk maçlarda belirli sürelerde kullanılacağı iyi anlatılmalı. orada zaten fatih terim faktörü devreye giriyor.
not: bunu rotasyonu geniş tutup olabildiğince futbolcu kullanmaktan yana tavır koymamızdan bahsediyorum. arda turan'dan soso'dan, oğulcan'dan, onye'den vesaire illaki yararlanacağız. sürelerin kısıtlı olduğu iyi anlatılmalı.
bu konudaki fikrim sadece kerem aktürkoğlu özelinde değil. diğer her futbolcumuz için bu yöntem kullanılabilir. bence burada önemli olan, her oyuncunun teker teker denenmesi... mesela şey durumu vardır, hazırlık maçlarında. maç bir on birle başlar. sonra başka bir on birle devam eder. genç oyuncular ise maçın sonuna doğru sahaya atılır. genelde ideal on birle değil, ikinci on birle bile değil, beraber oynarlar. böyle bir durumda ne kadar sağlıklı veriler elde edebilirsiniz ki!?
elimizdeki veriyi artırmak için güzel bir fırsat var. hem 5 oyuncu değişikliği hem rotasyon genişliğine ihtiyacımız hem kerem'in verdiği katkı... hele bir de bu fırsatları orijinal mevkisinde, yani sol kanatta görme ihtimalimiz doğarsa tadından yenmez.
bu arada, kerem'in bize gösterdiği iyi şeyler yanında kötü şeyler de var oynadığı maçlarda. fiziksel olarak yetersiz olduğu -hem savunmada hem hücumda- birçok pozisyon var. bazen de 2-3 kişi arasına, kalabalığa girip top kaptırdığı pozisyonlar var. ikinci durum biraz da mevki değişikliğinden oluyor gibi geliyor bana. bu oynamakla, takıma uyumla gelişebilir.
bir diğer konu ise takımla çalışmalara ek, bireysel çalışmalar ile ilgili. "sprint"ini daha efektif hâle getirebilirsiniz. doğru vücut duruşunu, el-kol-bacak pozisyonlarını birer kas hafızası hâline getirebilirseniz. bunun için 100-200 metre atletizm eğitmenleri tutulabilir mesela. aynı şey onyekuru için de geçerli.
ki ikisinin de biraz güç antrenmanı yapmasına da hayır demem açıkçası. ikisi de ayakta kalmayı pek sevmeyen(!), beceremeyen futbolcular.
hele şöyle haland gibi, bale gibi bacak yaparlarsa tadından yenmez (:
bacak önemli. fetiş değil yani... gerçekten!
887
kendisini ikinci lig takımından tutup getiren galatasaray futbol takımıdır, fatih terim'dir. önünde onyekuru, feghouli, arda, oğulcan, babel gibi isimler olmasına rağmen şans veren yine fatih terim'dir.
galatasaray'ımızın yetenekli kanat oyuncusu.
888
galatasaray’ın mevcut durumda fernando muslera ile birlikte en formda oyuncusudur.
7 mart 2021 galatasaray sivasspor maçında uzun süre almasını dilerim.
girdiği her maçta gerçekten fark yaratan, topu alıp götüren bir profil çizdi.
fatih hoca belki olası kötü sonuçta günah keçisi ilan edilmesin diye oynatmıyor olabilir ancak şu şartlarda kendisine gerçekten ihtiyacımız var.
falcao, belhanda gibi oyuncularla puan kaybedeceğimize kerem aktürkoğlu ile kaybedelim. bana göre kayıp da etmeyiz. performansını arttırıp kendini geliştirirse bu kirli ligde fazla kalacağını düşünmüyorum.
889
arda'nın 1400 dakikaya, babel'in 1000 dakikaya yakın süre aldığı takımda sadece 300 dakika süre alması ve sadece 1 kez ilk onbirde sahaya çıkmış olması, kendisine verilmiş bir ihsan değil, kendisine yapılmış bir haksızlıktır.
890
fatih terim'in forma adaletsizliğine kurban giden bir diğer oyuncu.
23 yaşına gelmiş, hala genç futbolcu ayağı çekiliyor.
söylenenin tersine takımımız genç oyuncuların gelişimi için çok kötü bir yer. sakat olmadığı sürece terim prenslerini oynatır, uzun vadeli kazanç değil, kısa vadeli başarı peşinde koşar. yav iyisiyle kötüsüyle 25 sene oldu, tanıyın artık bu adamı.
891
neredeyse oynadığı her maç oyuna ciddi manada tempo kattı. gol ve asist katkısı da çok iyi ama bir türlü ilk 11 çıkmıyor. bunun nedenini bir türlü anlamıyorum. gazeteci olsam ilk soracağım soru bu çocuğun neden 11 çıkmadığı olurdu.
892
fatih hocamız malesef babel'i kendisinden ileride görüyor. geçmişe değil geleceğe yatırım yaptığımız için kendisi yerine babel tercih ediliyor sanırım.
895
bir tarafta onye diğer tarafta kerem. ortada mustafa muhammed. var bir hayalimiz. oyun hızımızı hissedilir şekilde yukarı çeken oyuncularımızın başında kendisi geliyor.
897
25 yaşındaki taylan antalyalı yerine the walking dead cast'ı selçuk inan'ı oynatan ve bahane olarak da "genç o daha zamanı var" diyen hocamızın gözüne inen perdeden nasibini almış gençliğinin son yıllarındaki futbolcumuz. bu çocuğun bu yaşlarda formamızı düzenli giymesi gerekiyor. ağaç yaşken eğilir derler ya kerem artık eğilecek yaşta değil oynayacak yaştadır.
22 yaşındaki çocuğa genç değil demiyorum ama anlatmak istediğimi anlamışsınızdır umarım. 22 yaş bir futbolcu için bir şeylerin artık oturmuş olması gereken yaştır. artık düzenli oynaması lazım.
oynatırsın olursa olur, olmazsa da olmadı dersin ama bu çocuğun düzenli olarak forma giymesi lazım.
898
babel kadar degeri yok belli ki hocanin gozunde. zaten forma adaleti olmayan bir sistemden ne beklenir.