rakibin rahat nefes almasını engelleyen, rakibi piton gibi boğan oyuncu. maçın 85. dakikasında rakip stoperin ensesine ilk dakikadaki iştahla çöken adamlardan. 2025-26 sezonunda bundesliga'da 1200'ün üzerinde yoğun koşu ve 300'ün üzerinde sprint üretmesi bunun tesadüf olmadığını gösteriyor. fmde work rate 19 stamina 18 aggression 17 verip kenara koydugun ama mac izleyince oha bu adam 90da hala sprint atiyor dedirten bir tarzı var.
alman disiplinini, güney kore çalışma ahlakıyla birleştirmiş gibi oynuyor. kariyerinde sağ kanat, 8 numara, 10 numara, kanat beki ve merkez orta saha dahil birçok rolde görev aldı. bu yüzden teknik direktörlerin sevdiği, rakiplerin ise pek sevmediği türden bir futbolcu.
top ayağındayken ilk bakışta etkileyici görünmeyebilir. çünkü amacı tribünleri ayağa kaldırmak değil, takımın ritmini yükseltmek. bir pozisyonda top kazanır, diğerinde boş alanı kapatır, sonra hücuma destek verir. maç bittikten sonra istatistik kağıdında değil, rakibin yorgunluğunda iz bırakır.
nürnberg'den borussia mönchengladbach'a yaklaşık 4,5 milyon euroya transfer edildiğinde bazıları yüksek bedel dedi. ancak gladbach'ın gördüğü şey sayı üretimi değil, modern futbolun en değerli özelliklerinden biri olan bitmeyen motordu.
galatasaray taraftarının anlayacağı dille anlatmak gerekirse,
lucas torreira'nın pres iştahını,
roland sallainin görev adamlığını,
khéphren thuram'ın dinamizmini aynı pakette sunmaya çalışan bir oyuncu.
can uzun olursa arkasına lazım olan oyunculardan.