• 6102
    en büyük hatası futbolcuları aldıkları yıllık ücrete göre değerlendirmemesidir. pardon bunu yerli futbolcular için yapar yabancılar için yapmazlar.

    evet selçuk aldığı yıllık ücret paralelinde top oynamıyor.
    ulan feghouli oynuyor mu ? 3,85 milyon euro alıyorsun. ayıptır insan utanır maçtan çıkarken bir afralar tafralar.
    ya muslera ? ulan dünyanın en çok kazanan kalecileri sıralamasında ilk 10 en kötü ilk 15'desin. son 3 senedir oynadığın topa söyleyecek laf bulamıyorum. ben olsam utanır paramda indirime gidin derim diyeceğim neredeyse. yazık o aldığın paraya.
    söyledik sneijder balon dedik yatıyor yattığı yerden akıl almaz paralar alıyor dedik bak şimdi katar'da bülent serttaş'a penaltı atıyor. evet evet bunları söylediğimiz için bizi yerin dibine soktuğunuz sneijder.

    en kısa sürede gerek muslera gerekse feghouli'den kurtulmak gerekir. hem de en kısa sürede. şu an bu katkı düzeyinde ki bu adamlara bu paraları verecek lüksümüz yok.
  • 6103
    şike yapsaydı düşürülmesi için yürüyen galatasaray taraftarlarının olacağından ben de eminim ve işte tam da bu yüzden iyi ki galatasaray'lıyım.

    eleştriliyor bu durum ama, öncelikli olarak hakem, mhk yerine takımdaki defektler ağırlıklı olarak taraftarın gündeminde olduğu için de iyi ki galatasaray'lıyım. ağlak feylezof, algıcı aykut falan yazıp hemen akabinde top oynamadığımız maçlardan sonra hakem de hakem yazmayan taraftarlar çoğunlukta olduğu için, iyi ki galatasaray'lıyım.

    genele vurulduğunda ve instagram varoşları çıkarıldığında, olaylara mantıklı ve sebep analizi odaklı yaklaşan taraftardır.
  • 6105
    özellikle son 25 yılda yaşanılan tartışmasız başarılar ve futbol takımının dominant özelliği nedeniyle "şımarık" olarak tabir edeceğimiz renktaşlar topluluğudur. şımarık olmakta haklıdır zira sözlükte ve dünyada galatasaray taraftarı yaşı araştırılması yapılsa hayatlarının %70'inde galatasaray şampiyonluğu görmüş insanlar mevcut; inşallah bu oran %90 olur.

    akdeniz insanı olmanın verdiği sıcakkanlılık, ülkemizde ve dünyada son dönemde prim yapan fevrilik ve empati yoksunluğu gibi olgular ile birleşen yaklaşım nedeniyle kimse alınmasın, kimse darılmasın ama üzülerek söylüyorum ki taraftarlık olgusunu kaybedip seyircilik olgusuna kaymaktadır.

    sorun, yapılan eleştirilerin objektiflikten uzak ve tamamen skora bağlı sinir ile, eleştiri sınırlarını aşarak saldırı mahiyeti taşıyacak hale gelmesidir. bu saldırılar, kendi içimizde sinirimizi bozduğu gibi, dışarıya karşı da oyuncularımızın piyasa değerlerini düşürmektedir.

    18 şubat 2018 kasımpaşa galatasaray maçından sonra yazılanlara bakıyorum;

    - "muslera kaleyi acilen carrasso'ya devretmeli, 3 sezondur bok gibi oynuyor" : yahu arkadaşım, gören de önünde chiellini bonucci ikilisi, bekte marcelo ile dani alves var sanacak 3 sezondur. kaybettiğin maçlara aç bak, bu adam bu sene dışında standart dahi oynamıyor. 10 metrelik kaleye gelen her yan topa vurdurursan kaleci illa gol yer. ne yapsın mala ile duvar mı örsün kaleye? türkiye'de kendisinin yarısı kadar dahi olmayan fabri beşiktaş taraftarı tarafından göklere çıkartılırken biz adamdan memnun değiliz.

    - "linnes orta yapamıyor amk" : adam dün bangır bangır top oynadı. ileri top taşıdı. 8 kasımpaşalı arasından ceza sahasındaki tek adam gomis'in kafaya top indiremedi diye yetersiz bulduğunuz adam, ne fenerbahçe'nin beki isla'dan, ne de beşiktaş'ın beki gökhan'dan kötü değil. maçı kazansak büyük topçu olacaktı, kazanamadık "amk senin" oldu. bu adam galatasaray kadrorsunda, iki beki de yeterli derecede yedekleyen, hiçbir zaman "ya amk buna mı kaldık" demeyeceğin bir adam. biz real madrid değiliz. real madrid demişken açıp bir carvajal'i de izlemenizi tavsiye ederim 2-3 maç, sonra linnes değerlendirmesi yapalım.

    - "fatih hoca donk'un oyununun içine sıçtı" : öncelikle donk yoktu olm. fatih hoca gelmeden donk mu vardı? donk ne amk demiyor muyduk burada? fatih hoca kendisini çapa olarak 4-3-3'te iki orta sahanın arkasına yerleştirdi, antalya ve paşa maçlarında iyi verim aldı. serdar sakatlanmış iken de stopere çekti. doğru yanlış tartışılır ama ben kulübede hummels veya boateng göremediğimden, ahmet çalık'ı stopere koyacağına donk oynasın derdim. yine kendisini stopere çektiğinde oynayacak 3. bir orta saha oyuncusunun olmaması (404 not found gibi yok) da hocanın kusuru mu?

    - "gomis iyi bitirici ama işte al veri yok top indiremiyor" : bırakın da bayıldığı maçın devamında top indiremesin adam. antalya maçında takır takır atılan her degajı, dikilen her topu babam indirmediğine göre, bir oyuncu hakkında kötü oynadığı ilk maçtan sonra sallamayın. zaten senin kafandaki kadar top indirse, hızlı olsa, adam geçse galatasaray'da ne işi var adamın real madrid, liverpool, arsenal bangır bangır bunları yapabilen forvet arıyor.

    galatasaray bir his takımıdır. kaybedince hayata küser, kazanınca mutlu oluruz. karşılıksız sevginin en güzelini sarı kırmızı renklerde buluruz. hedef her zaman şampiyonluktur ancak şampiyonluk her zaman gelen bir şey değildir. kadro kalitesi, alternatif oyuncuların olmadığı sürece dünyanın bölgesinde en iyi 4-5 adamına bile sahip olsan şampiyon olamayabiliyorsun ve bizim kadromuz, ideal bir şampiyonluk için yeterli değil. 9 adam alınmasına, hatta yuto ile 10 adam alınmasına rağmen, ne rotasyon oyuncumuz, ne de net bir hamle oyuncumuz var.

    bu önerme sadece bizim için geçerli de değil. geçen senenin sonunda şampiyon olup şampiyonlar ligini kaldıran,sene başında, morata, danilo, pepe gibi adamları satıp yerine adam almayan real madrid, ronaldo, ramos, bale, marcelo, isco, modric, kroos, casemiro, benzema, varane, asensio gibi dünyanın hemen her takımında oynayabilecek adamları olmasına rağmen lider barcelona'nın 17 puan gerisinde, ligde 23 maçın 13'ünde puan kaybetmiş. neden? çünkü bazı bölgelerde iyi adamlar var ama bazı bölgelerde derinlik yok.

    bu sene, şartlar ne olursa olsun 21 hedefinden sapmadan, ancak takımın underachieve etmediği göz önünde bulundurularak eleştiri dozunu ayarlayarak destek verilmeli. gelecek sene 3-4 nokta atış transfer ile "uzay takımı" olarak nitelendirilen beşiktaş'ın da, fenerbahçe'nin de, akbilşehirin de içinden geçmek işten dahi değil. ancak dediğim gibi, bu süreçte, gerekli ve fark yaratacak oyuncular gelene kadar elimizde olan oyunculara "boktan" yaftası yapıştırmamamız, gelecek senelerde de bu oyuncuların iskeletin önemli parçalarını oluşturacak adamlar olduğunun bilinci ile hareket etmemiz lazım.

    özetle, maçlardan sonra muslera'ya hayrettin, linnes'e tarık çamdal, gomis'e ali lukunku ve fatih terim'e hamza hamzaoğlu muamelesi yapılmaması, özellikle kalan 13 haftada, içeride dışarıda, skor ne olursa olsun destek verilmesi çok ama çok önemli. taraftarlık da bunu gerektirir zaten.
  • 6107
    2018 sezonunda tff ve mhk tarafindan göz göre göre ellerinden sampiyonlugun alinmasina izin vermemesi gereken taraftardir.

    elini tasin altina sokup bu carki kiracak organizasyonlar düzenlemelidir, hem tff hem mhk hem de gerekirse yayinci kurulus olan beinsport'a mail kampanyalari düzenleyerek bu kurumlarin hangi takimin taraftarlariyla dans ettiklerinin bilmelerini saglamalidir.

    sosyal mecralarda bosuna taktik teknik analiz kasip birbirinizi kirmayin, galatasaray ic sahada cok iyi oldugu icin deplasmanda takimin kazanmamasi icin görevlendirilmis kisiler var bunlar da bu zamana kadar kendilerini gizleyebildiler ama artik kritik bir döneme girdik sampiyonluk hala en fazla galatasaray'a yakin, birbirimizle transfer, oyuncu, taktik, teknik muhabbeti yapip bu firsati kacirmayalim, odaklanmamiz gereken sey galatasaray düsmanlarina karsi tepki göstermek, öyle tepkiler göstermeliyiz ki bir daha aleks tascioglu denen herif orta hakemin vermedigi penaltiyi calmaya cesaret edemesin, öyle tepkiler göstermeliyiz ki halis özkahya bir daha galatasaray'in maclarina cikamasin.

    bunun icin kulüple iletisim halinde olmaliyiz gerek burak elmas gerekse taraftarin rahatlikla ulasabilecegi diger yöneticilere ve camianin önde gelenlerine bu tepkimizi göstermeli gerekirse onlari da asip sesimizi yükseltmeliyiz.

    lig bitene kadar tüm galatasaray taraftar gruplari biraraya gelmeli ortak harekete gecmek icin organizasyonlar yapmalidirlar, bu isin sonu sampiyonluksa o sampiyonlugun gelmesi icin taraftarlar olarak sorumluluk almak zorundayiz.

    kendisine galatasarayliyim diyen herkes galatasaray'in bu mücadelesinin icinde aktif rol oynamalidir.

    halat ortada duruyor, eger bu halati hepberaber cekersek 21. sampiyonluk bizim olacak, secim sizin!
  • 6109
    2017-2018 sezonu şampiyonluğu için gerekli sinerjiyi hala yakalayamadığını düşündüğüm taraftarlardır.

    seyirci ortalamasının yüksek olması bir yere kadar iş görür. kendi sahamızdaki maçları da kazanıyoruz zaten.ancak eksik bir şeyler olduğu kesin.

    belki ikinci devrenin, ateşi yüksek maçlarını henüz oynamadığımızdandır.

    ancak görüldüğü üzere hakemler, federasyon, basın gibi sinsiler kahpelik konusunda performanslarını hiç kaybetmiyorlar.

    bizim sinerjimiz de, başımız bariz şekilde yakıldığında yerine gelecek.umarım geç olmaz.

    biz bu ülkenin en büyük camiası ve şampiyonluğun en güçlü adayıyız.bu şampiyonluğun oyunlarla, senaryolarla elimizden alınmasını böyle mal gibi izlersek kalemimizi zevkle kıracak bir federasyon, bu katliamı zevkle uygulayacak hakemler ve olanlardan zevk alacak bir medya var karşımızda.

    sözün özü; 23 şubat 2018 galatasaray bursaspor maçında eğer uyanmamıza vesile olacaksa haksız kırmızı kart görelim, skor olarak geri düşelim önce fatih terim sonra hasan şaş ve en son ümit davala abdürrahim albayrak'ın yanına gönderilsin. maç sonu kan revan bir galibiyetle kılıçları çekip sezonun geri kalanını kana bulayalım istiyorum.

    hikaye bir yerden tanıdık geldi mi ?

    (bkz: 25 şubat 2013 galatasaray orduspor maçı)
  • 6110
    bağırın avazınız çıktığı kadar bağırın. islıklayın.
    lanet olası telefonlarınız ile maçtaki pozisyonları çekip instagram, whatsap gibi mobil uygulamalarda paylaşacağım derdine düşeceğinize maçı kazandırın ve gomis'in maç sonu üçlüsünü çekip paylaşın.
    takımı milletin ağzına sakız etmeyin. uğruna belgesellerin çekildiği ali sami yen cehennemini rakip futbolculara iliklerine kadar hissettirin.
    büyük galatasaray taraftarı olarak dosta güven; tüpçüsüne, haşortmanlısına ve çakma filozofona korku verin!!
  • 6111
    stadyumdaki kesiminin ruhlarının öldüğünden şüphelendiğim, bir zamanlar her maçta stadyumunu cehenneme çeviren türkiye'nin en kalabalık taraftar grubu.

    23 şubat 2018 galatasaray bursaspor maçı 5-0 gibi bir skorla bitti. takım genel olarak muhteşem bir performans ortaya koydu. ceza sahasında rakip takım topla buluşamadan uzatmalarla 96 dakika oynandı. fark daha da büyüyebilirdi, ofsayt gerekçesiyle (temiz) verilmeyen gol var ki tartışılır. 2 topumuz direkten döndü. rakibi 11 kişiyken silmiştik, 10 kişi kalınca dümdüz ettik.

    tribünümüz ve tribünlerimizi yönlendirmesi beklenen ultraslan nasıldı dikkat eden oldu mu? hayatım boyunca futbolcunun formsuzunu gördüm, teknik adamların formsuz dönemlerine rastladım ama hiçbir zaman bir tribünün formsuz olduğunu görmedim. evet, galatasaray tribünü formsuz. taraftarlar doldurmuyor artık tribünleri, ellerinde cep telefonları ve çayları ile seyirciler bir turist edasıyla koltuklarına kurulup maç seyrediyorlar.

    ultraslan ise apayrı bir seviyede. skor 2-0 oluversin, arabesk ve damar ne kadar tezahürat varsa hemen giriyorlar, 30 dakika aynı tezahüratı yapmaktan hiç ama hiç sıkılmıyorlar. bazen o kadar arabesk takılıyorlar ki, araya bir türkü koyuverecekler diye korkmuyor değilim! takımı ateşlemek yok, rakibe ve hakeme baskı yok, hakkımız yendiğinde doğru dürüst bir tepki yok.

    maçtan önce bildiri dağıtılmış, çok sevinmiştim. takımı havaya sokarız, arkalarında olduğumuzu hissettiririz, hakemlere ve tff'ye de tepkimizi koyarız diye düşünüyordum. maçta 5 dakika sağlam bir tribün performansı olmadı. ilk yarının 30 dakikası ''koy bursa'ya'', ''bizim için bursa'ya koy'' minvalinde tezahüratların mırıldanmasıyla geçti. rakip 10 kişi kalınca da telefon ışık şovları, slow tezahüratlar başladı. yapmayın arkadaşlar, lütfen yapmayın. 6 atmışsak ''7! 7! 7!'' diye bağırın. her hafta deplasmanda hakemler salata yapar gibi doğruyorlar takımımızı. skordan bağımsız bunlara tepki gösterin.

    kim olduğunu, bu stadyumda kendi yarattığı cehennemden kimlerin çıkamadığını iyi bilmesi lazım stada giden taraftarın. çünkü sağlam tribün desteği sahada +1 adam demek. kükreyelim!
  • 6112
    1 mart bjk fb maci sonrasi verilecek cezalarin takipcisi olmasi gereken taraftar.

    feghouliye 3 mac ceza verenler bakalim boksor quaresma'ya kac mac ceza verecekler.

    mac boyu toplu kufur eden besiktas taraftarina bakalim nasil cezalar gelecek.

    bu mactan cikacak her ceza galatasaray ile dogrudan ilgilidir. hakkimizi yedirmemeliyiz. bize verilen cezalarin digerlerine de uygulandiginin takipcisi olmak zorundayiz.
  • 6114
    samiyende son 4 senenin maclari, arenanin ilk yillari ve gectigimiz yil e bilet almak mecburiyetinde kalan bir taraftar olarak soyluyorum. 50 bin kisi icinde 7-8 bin kisi bir fiil beste soyluyor. sebebine gelirsek eskiden kapali yonetirdi stadi simdi az ve diger tribunlere uzak kalan pegasus. hele benim gibi 417 deyseniz "ne beste soyluyor bunlar eslik edeyim?" diye dinlemeye calisiyorum. taraftarlarin hur iradesine ambargo koyan arabesk montanalar bari kapaliya transfer olun sesimiz ciksin. bu aksam oynayan '12 subat 2018 galatasaray antalyaspor maci' ında 20 kisilik antalyalilarin sesini daha cok duydum denilebilir. 4 tribunun 1 i beste soyluyor diger 3 tribun bakiyor arkadas. bu durumdan hic hosnut degilim. birde -benim koltuguma oturmussunuz - tayfasi ayri geriyor, ee mesaleyi gectim beste soylenmiyor arkadas. onbeşerli gruplar halinde gelen, kafalari guzel tayfalar 2. nakarata giremeden baska yer rererara diye dahil oluyor. bu durum her gecen yil katlanarak artiyor ve olumsuz bir hal aliyor.
  • 6116
    haddim olmayarak bir isteğim var bizlerden; ali sami yen'de telefonlarımızı cebimizde tutalım istiyorum biz olan güzide topluluktan.
    gerçi dünya genelinde bir problem bu; konserlerde, maçlarda vs.
    fotoğraf sanatı güzeldir anı yakalamak enfes bir nimet ama herkes martin paar değil sbt.
    anı yaşamak varken ve google görsellerde futbolcuların ya da konser veren sanatçının fotoğrafları varken ve görevliler etkinlik fotoğraflarını sunuyorlarken zaten resmi sitelerde...
    üstelik pek kimsenin de maçtan sonra o fotoğraflara baktığını düşünmüyorum.
    lütfen yek vücut olalım, arşı inletebileceğimiz çok güzel marşlarımız var, ses veriyorum; cimbom başı dik yürür!
  • 6120
    her konuda eleştirebilir ama pisliğin üstüne örtmeme konusunda kimse tek laf söyleyemez. kulübü zarar görecek olsa da, galatasaray taraftarı her zaman doğrunun yanında olmuştur. yaklaşık 2 yıldır cavanda transferini sorgulamış, ndiaye'ye verilen paranın peşine düşmüş, donk transferine büyük tepki göstermiştir. bu büyük bir gurur kaynağıdır. hepinize helal olsun...
  • 6121
    bazı konular da çok eleştirsem de türkiye'nin en temiz ve en güzel insanlarla dolu olan taraftardır.

    misal en sevdiğim bir yönlerden birisi de galatasaray'ın parasına en çok sahip çıkan, yapılan transferde oyuncu ne kadar iyi olursa olsun ve pahalı olduğu anda büyük bir tepki koyar.
    galatasaray'ın paraya mı ihtiyacı var. örnek yellow friday de olduğu gibi tüm türkiye akın akın tüm parasını harcayacak bir taraftara sahibiz.

    kısaca örnek vermek gerekirse galatasaray taraftarı hem aşık, hem muhasebeci, hem müşteri, hem de sahibi gibi davranıyor. daha ne kadar güzel bir taraftar olunur ki. *
  • 6122
    dünya değişiyor. o değiştikçe her yeni jenerasyonun onu algılayışı ve ondan beklentileri de başkalaşıyor. kulüple taraftar arasındaki ilişkinin biçimi; sevgi, sadakat ve aidiyet ağırlıklı bir ilişkiden, para, tüketim ve eğlence odaklı bir ilişkiye doğru evriliyor, ya da evrildi bile. galatasaray taraftarının bu değişimden payını almadığını düşünmek hatalı olacaktır. dünya dönüşürken galatasaray taraftarı saf kalamazdı ve dünya büyürken galatasaray taraftarı kirlenmiş değil. herkes kadar, her şey kadar biz de etkilendik, şekil değiştirdik. ama hala daha, pek çoğumuz, büyük bir gururla galatasaray lehine yapılan yanlıştan hicap duyuyor ve bu yanlışı dile getirebiliyor; ve hala daha, pek çoğumuz, galatasaray'a yakışmayan tavrı, hareketi, söylemi; futbolcuyu, yöneticiyi, başkanı çekinmeden eleştirebiliyoruz. bence, bu, bizi diğerlerinden, yani şikeyi sindirebilen, aşile atılan tekmeyi mazur görebilen, her hafta edilen küfrü normalleştirebilenlerden ayıran temel unsurdur.
App Store'dan indirin Google Play'den alın