• 1
    (bkz: arcane)

    2. sezonunu beğenmediğim dizi. hatta, tamamını tek seferde izlemek için tüm bölümlerin yayınlanmasını beklerken sürekli övgü okuduğumdan hayal kırıklığıyla birlikte öyle sinir oldum ki acaba ilk sezonu da kötüydü ama sürekli övüldüğü için algılarımla oynandı da kandırıldım mı diye düşündüm.* ilk sezonu vakit bulunca oturup tekrar izleyeceğim.

    sosyal medya tayfasına oynayan bir sezon olmuş. sosyal medya tayfasına oynadığı için de hepsi puanı basmış diziye. ancak zaman geçtikçe, senaryodaki sorunları falan millet yazmaya başladıkça bir aydınlanma olur. ki başlamış zaten.

    https://x.com/.../1862533580666151085

    twitter'da milletin birbirine yakıştırdığı karakterleri shiplemek için senaryoyu darmadağın etmişler. yine alt metinler imgelerle falan anlatılıyor ama diziye derinlik katan konular bu shipleme işleri için hep kenara itilmiş. bu shipleme saçmalığından dolayı karakterlerin ana kişilikleri bozulmuş. bu aşk hikayelerinin bazı kısımları da wattpad hikayesi kıvamında. o derece kötü.

    dizinin temposunun da içinden geçmişler. tam dövüş sahnesi başlayacak, nabız zirvede iken araya duygusal basılmış flashback giriyor. veyahut zınk diye origin hikayesi sokuşturuyorlar. dövüşlerde de sürekli jump cut kullanmışlar. iyi ve doyurucu bir dövüş sahnesi yok neredeyse. ilk sezondaki dövüş sahneleri shounen anime seviyesi kaliteliyken ve dünyada artık animasyonların dövüş sahneleri normal filmlere ilham olacak seviyeye gelmişken bu sezonda dövüşlerde jump cut kullanmak nereden geldi anlamadım. bütçeden kısmak içindir büyük ihtimalle ama bu yapım gelmiş geçmiş en pahalı animasyon dizi 250 milyon $ maliyetiyle. bu maliyete bu dövüş sahneleri olmamış.

    bir de game of thrones'un son sezonunda yapılan hataya düşüp çözümlenmesi gereken çok fazla konuyu sadece 9 bölümlük bir sezonda işlemeye kalkışmışlar. dizinin yaratıcılarından biri de özür dilemiş zaten bu durumla ilgili.

    https://www.reddit.com/...learn_from_it_after/

    spoiler vermeden yazabileceğim eleştiriler sanırım bu kadar ama ufak da olsa spoilerlı bir eleştiri yazmak istiyorum.

    --- ufak spoiler ---

    artık iyi karakterlerin kötü karakterlerin bütün yaptıklarını iki cümlede unutup bağrına basması işinin bırakılması lazım.

    --- ufak spoiler ---

    başka eleştiriler de yazılabilir. eminim ki şu an aklıma gelmeyen veya gözümden kaçırdıklarım da vardır ama başka bir diziye geçmek istiyorum.

    (bkz: the penguin)

    2022'de çıkan the batman filmindeki oswald cobb'ın hikayesini anlatan dizi. dizi, filmden sonrasını anlatıyor ve direkt 2. filme bağlanacak. filmlerin yönetmeni ve bu dizinin de yapımcısı matt reeves tarafından bu şekilde belirtildi.

    dizi ilk iki bölümde bayağı sürükleyici şekilde başlıyor ama tempo daha sonra düşüyor. toplamda 8 bölümlük bir dizi için biraz keskin bir düşüş bu. ancak karakterleri çok iyi anlatmayı başarıyor. özellikle son 2 bölüm oswald cobb karakterinin kişiliğini çok iyi anlatan sahnelere sahip.

    bu dizide de ne yazık ki son zamanlarda moda olan, tam hikaye bağlanacakken bütün anlatımı bırakıp origin hikayesi servis etme durumu var. bu eskiden lineer anlatım modayken alışılagelmişin dışında bir teknik olduğu için etkileyiciydi ama artık her yapımda olduğundan bir özelliği kalmadı. ayrıca çoğu yapım bunu hikaye içine iyi bir şekilde yediremediğinden akıcılığı bozuyor. bu dizide bu yöntemin kullanılmasının anlamı da var, karakterin kişiliğinin anlatımını destekliyor ancak yine de akıcılığa zarar vermiş.

    bunlar sadece benim ufak eleştirilerim yoksa dizi iyi. sopranos falan gibi mafya dizilerini seviyorsanız izleyebilirsiniz.
  • 3
    (bkz: pulse)

    miami'de bir sağlık merkezinde çalışan doktorların hayat ve çalışmalarını ele alan netflix dizisi. grey's anatomy'yi izlemiş ve beğenmiş olanlar için güzel bir seçenek. pulse'ın baş rol oyuncusu willa fitzgerald da grey's anatomy ile benzerlikten bahsetmişti röportajlarının birinde.

    https://www.youtube.com/watch?v=npthM-sgSG8

    yetenekli ve güzel bulduğum willa'nın da bu rolden de başarı ile çıktığını düşünüyorum.
  • 4
    the sopranos'u yeni bitirdim. sonu beni çok derin düşüncelere götürmedi değil açıkçası. etkisinden çıkamadım hala daha hatta.
    ancak dizi bana göre dünya sıralamasına ilk beşlerde girecek kadar iyi miydi tartışılır. dizideki isimleriyle junior amca, tony soprano, sil, paulie, ralph, johnny sack karakterleri çok iyi oyunculuklar sergiliyorlar.
    yalnız bu diziyi buraya taşımamdaki amaç şu. çok dizi izlemişimdir fakat bir dizide bu kadar yemek yendiğine hiç şahit olmadım. sürekli kahvaltı, öğlen yemeği, akşam yemeği. sürekli bir şey yiyorlar. tony şişkosu sürekli yemekte. sürekli mekan değişiyor yemek geliyor. toplantı, eğlence, cenaze fark etmeksizin sürekli yemek yeniyor. makarnanın her türlüsünü gözümüze soktular resmen. anladık en italyan dizi sensin de gerçekten bir süre sonra bayıyor. çok gerçekçi olsun diye herhalde hep yemek geçişleri koymuşlar. ne barbeküleri bitiyor ne domuz sandviçleri.
    bir de izlediğim en kıl kadın karakter carmela soprano olabilir. evet skyler white bile bundan iyi diye düşündüm bir süre. varoş ama elit görünmek için değişik değişik tiplere giriyor. tony ayrı pislik şişko, carmela ayrı. çocukları onlardan daha ayrı baş belası.
    soprano sülalesi komple berbat.

    https://www.youtube.com/...JY&start_radio=1
  • 6
    (bkz: odwilz)

    hbo'daki adıyla "the thaw". polonya polisiyesi, 3. sezonu yayınlanıyor şu ara. her sezon 6 bölüm, her bölüm 45-50 dk. ana hikaye sezonlar arasında bağlantılı. iskandinav polisiyelerinden aşina olduğumuz o kasvetli, gri-mavi filtre burda da var. başroldeki hanımefendi çok çekici. beni epey sardı, iyi akıyor öneriyorum.

    https://youtu.be/0500_PvVzec
App Store'dan indirin Google Play'den alın