• 16661
    ifade özgürlüğü tehditi altında olan sözlüğümüz.

    twitter, başlangıçta sosyal bir bilgi paylaşım alanıydı. ifade özgürlüğü olduğu için gelen filtresiz kalabalıkla bugüne geldi.

    ınstagram, başlangıçta nitelikli fotoğraf paylaşma alanıydı. ifade özgürlüğü olduğu için gelen filtresiz kalabalıkla bugüne geldi.

    ekşi sözlük, başlangıçta dijital ve katılımcı bir bilgi ansiklopedisiydi. ifade özgürlüğü olduğu için gelen filtresiz kalabalıkla bugüne geldi.

    galatasaray sözlük, adım adım bu eşiğe doğru yuvarlanıyor. eşiği geçtiği an tepetaklak gider zaten. ama ifade özgürlüğü var deriz arkasından.

    günümüz dünyasında nitelikli olan hiçbir olgunun içerisinde filtresiz bir ifade özgürlüğü olamaz.

    bizim galatasaray kültürü dediğimizi bugün diğer kulüplerden ayıran da filtresiz bir ifade özgürlüğü değil belki de acımasız filtrelerdir. bu filtreler bugün çoğumuzun genel kurul üyesi olmasını engeller mesela. ama o engeller, bizim hayranlığımızın sebebidir aynı zamanda.

    sözün özü, sözlüğümüzün de acımasız filtrelere ihtiyacı var. belki beni de dışarıda bırakacak filtrelere.
  • 16662
    galatasaray taraftar her zaman diğer takım taraftarlarından daha naif daha usturuplu olmuştur, futboldan da diğer takım taraftarlarının anladığından daha fazla anlar ama naif olmakla saf olmak arasında bir çizgi var. bazı arkadaşlar saflığın bile ötesinde bakıyor olaylara. rakip takım taraftarları 90 dakika hakeme ve rakibe sövüp ceza almazken bizim tribünde ''a'' dense kapama cezası geliyor ama bakıyorsun en az küfür edilen stad bizimki. beşiktaş taraftarı her maç galatasaray'a küfür ediyor, fenerbahçe taraftarı her maç hem galatasaray'a hem hakemlere sövüyor, yetmiyorsa rakip oyunculara sallıyorlar. eski topçularına ve efsanelerine bile galatasaray maçından sonra maç sattı diye ithamlarda bulunuyorlar. fenerbahçe'ye karşı iyi oynayan eski oyuncularını linçliyorlar.

    nkfvas demeyelim, rakip takıma karşı kötü oynayan oyunculara laf atmayalım, hakemi hep yenmek zorundayız sonuç olarak biz ne oynadık ki, en değerli oyuncularımıza hakaret edelim, rakibin yaptıklarına karşılık vermeyelim. sonra ne mi oluyor, galatasaray şike yaptı, galatasaray oyuncu ayartıyor, galatasaray f*tocu, galatasaray şöyle, galatasaray böyle. alemin enayisi biz miyiz?

    örnekle başlıyorum, gökhan sazdağı kayserispor oyuncusu, eski fenerbahçe futbolcusu, altyapı ürünü. gökhan fenerbahçe maçında her duran topun başına geçti, topları rezalet kullandı, yetmedi bomboş 2 şutu tribüne yolladı, yetmedi bir de penaltı yaptırdı. maç sonu da gitti fenerbahçeli oyuncularla güle oynaya muhabbet etti. gökhan maçta sıkıntılıydı diyenler oldu biri de bendim ama bu eleştirildi, bu maçtan sonra bir samsun-galatasaray maçı oynandı, emre kılınç asistlik pas verdi, okan kocuk fenerbahçe maçında yediği gole benzer gol yedi ve maçı sattı diye sayfalarca yazı yazıldı, medya kuruluşlarında taylan-okan-emre kılınç linçlendi, bunun amacı neydi? amaç çok belli galatasaray'a ve eski oyuncularına itibar suikasti yapmak. biz bunu sadece fikir olarak söyleyince olur mu öyle şey, maç satan adam mı olur diye linçleniyoruz ama fenerbahçeliler kazımcan üzerinden gökhan ile benzer hatalar yapınca tv programlarında bile utanmadan maç sattı diye algı yapıyor ve bu algı da oturuyor.

    sıra icardi gelince montaj görüntü o olmazsa maç içinde farklı dakikadan şortunu düzelttiği fotoğraf buluyorlar ve yine algı yapıyorlar, bizim taraftar ne yapıyor? oyuncusuna ceza bile kesiyor, biz mi çok naifiz yoksa rakip mi şeytan bilmiyorum ama bunun sonucunda zarar görecek olan galatasaray ve icardi, icardi topluma mal olmaya çalışırken ilk önce sahadaki kasaplarıyla sakatlamaya çalıştılar, o yetmedi yüzünde kırık oluştuktan sonra makyaj yaptı diye algı yaptılar şimdi de pascal nouma pozisyonuna sokmaya çalışıyorlar. rakip takım oyuncusu sahada yapınca ceza almıyor aynı hareketi ama icardi ülkeden sürülsün noktasına getiriliyor. bunu daha önce de yaşadık, felipe melo için de benzerini yaptılar. melo sahada ortalama bir fenerbahçeli oyuncudan(meireles-bruno alves) daha kötü şeyler yapmıyordu ama tek sıkıntı yaratan oydu. galatasaray taraftarı da bunu bir güzel yemişti en sonunda melo'yu erken yaşta kaybettik. melo hala futbol oynuyor, üstünden 10 sene geçti neredeyse. hedefe koyulmuş diğer isim de icardi ama onu da yemek gerekiyor demek ki, bunu içimize sızanlarla, medyada bulunan şebekleriyle, paralı trolleriyle, organize terörist troll ordusuyla yapıyorlar ama bir şekilde yapıyorlar ve çocukların sevgilisi, bir nesli galatasaraylı yapabilecek icardi'den herkesi soğutmaya çalışıyorlar. biz de bu kafada olduğumuz sürece başarılı olurlar.

    galatasaray alemin enayisi değil, galatasaray sözlük de enayi sözlük değil. galatasaray taraftarı her zaman hak edene hak ettiğini vermiştir, saldırgan değiliz ama saldırgan olacağımız zamanı da bilmeliyiz. galatasaray'a her ortamda itibar suikasti yapılırken biz burada polyannacılık oynarsak rakipler daha fazla tepemize binecek, çocuklar galatasaray'ı tutmak istemeyecek. galatasaray taraftarının saldırgan tutumuna geçmesi lazım, sözlük olarak saldırgan olalım, hakaret-küfür edelim de demiyorum ama rakip oyuncuların eleştirilmesine, her maç bize küfür eden, f*tocu diyen rakiplere karşı sallanmasına da karşı olmayalım. rakipler sistematik bir şekilde galatasaray'a saldırırken saf saf ''biz çok büyüğüz'' triplerine girmeden onlara hak ettikleri dilden cevap verelim.

    galatasaray en büyük, tek büyük ama galatasaray taraftarı büyüklüğünün farkında değil.
  • 16664
    maç günlerinde her şeyi ilk yazmaya çalışan taraftarlar yüzünden bazen çöplüğe dönüşüyor ne yazık ki.

    22 şubat 2024 sparta prag galatasaray maçı'nda gol atıyoruz, daha var golü görmeden millet ofsayt yazıyor başlığa. gol yiyoruz, daha hakem var'la konuşurken "berkan bozuyor galiba" yazıp duranlar, "ofsayt yok" diyenler. bir kitle var, anında entry girmezlerse yazarlıkları düşecekmiş gibi hissediyorlar herhalde. farazi farazi laflar.

    herkes tersten rıdvan dilmen*.
App Store'dan indirin Google Play'den alın